L00-P02-M01-D07
Çift Kodlama
Fonksiyonel Tıp Akademisi — L00, Oryantasyon ve Öğrenmeyi Öğrenme · 1.829 kelime · 3 kanıt kartı · ≈ 8 dk okuma · 14 dk dinleme
Açılış sahnesi
Gece üçe çeyrek var ve Doruk mutfakta, beş haftalık kızının ilk mama biberonunu tek başına hazırlıyor. Otuz bir yaşında, bir oto boya atölyesinde çalışıyor; eşi yorgunluktan uyumuş, kutuyu ona bırakmış. Kutunun yan yüzünde hazırlama adımları altı satır hâlinde yazılı, arka yüzünde ise aynı altı adım altı küçük çizimle gösterilmiş. Yazıyı okuyunca sırayı hemen kavrıyor: önce eller, sonra kaynatılıp soğutulmuş su, sonra toz, en son çalkalama.
Takıldığı yer dördüncü satır: "ölçeği silme doldurun." Silme ne kadar silme, toz ölçeğe bastırılacak mı? Arka yüzdeki dördüncü çizime bakınca cevap orada duruyor. Ölçeğin kenarı kutunun ağzındaki plastik şeritten geçirilmiş, üstü dümdüz, içi bastırılmamış ve yanında tepeleme dolu bir ölçek çarpıyla işaretlenmiş. Yazı sırayı taşıyordu, çizim ise ölçeğin nasıl görünmesi gerektiğini; biri ötekinin taşımadığını taşıyordu.
Tam o sırada annesi Saniye Hanım sesi duyup kalkıyor, kutuyu nazikçe elinden alıyor ve çizimlerin altındaki kısa yazıları yüksek sesle okumaya başlıyor: "Bir, ellerinizi yıkayın. İki, suyu kaynatın." Söylediği her şey doğru ve yeni hiçbir şey eklemiyor. Doruk onu dinlemek zorunda kaldığı için dördüncü çizime bakmayı bırakıyor ve tam bakması gereken anda gözü çizimden kopuyor.
Bu derste ne olacak
İlk iş, iki kanalı birbirinden ayırmak ve aynı bilgiyi iki kez saymanın neden yanlış bir hesap olduğunu görmek. Kazancın kaynağını bundan sonra arayacağız; Doruk'un kutusunda olduğu gibi, iki kanal birbirini tamamladığında kazanç var. Aynı içeriği iki kanaldan birden vermenin neden zarar verdiğini ise Saniye Hanım'ın okumasından yola çıkarak konuşacağız, çünkü sunum yapan hemen herkes aynı şeyi yapıyor. Dersin sonunda bu kavramın en yaygın yanlış kullanımı olan, kişinin tercih ettiği kanala göre öğretme fikrini ele alacağız.
Sıfır noktası
Modülün ilk dersi çalışma belleğinin dar olduğunu göstermişti. L00-P02-M01-D01 aynı anda tutulabilen öğe sayısının sınırlı olduğunu kurdu ve o darlığı bir nöbet devrinde kaybolan tek bir satırla somutlaştırdı. Şimdi o darlığa bir ayrıntı ekliyoruz. Sınır tek bir havuz değil; sözel malzeme ile görsel malzeme kısmen ayrı işleniyor.
"İki kat" ifadesinin neden yanlış olduğunu Doruk'un kutusu gösteriyor. Yan yüzdeki altı satır ile arka yüzdeki altı çizim on iki ayrı talimat değil, aynı altı adımın iki ayrı temsili. Kazanılan şey miktar değil, aynı adıma iki ayrı yoldan ulaşabilmek; kodlama dersindeki dört kapı da bir bilgiye giden yol sayısının onu bulmayı belirlediğini göstermişti. Önceki dersin sonunda andığımız masa çizimi de böyleydi: broşürdeki cümlelere yeni bir iddia eklemiyor, aynı ilişkiye bir bakışta girilen ikinci bir kapı açıyordu.
Mekanizma
Kazanç tamamlamadan geliyor
İki kanal aynı şeyi söylediğinde ikinci kanal boşta kalıyor. Birbirini tamamladığında ise her biri diğerinin taşıyamadığını taşıyor. Bir süreci düşün: sözler adımların sırasını ve nedenini iyi taşıyor, şema ise adımların ilişkisini ve hangi parçanın nereye bağlandığını. Yalnız metinle anlatıldığında ilişkiyi okurun kafasında kurması gerekiyor; şema o kurma işini üstleniyor ve sözlere gerekçeyi bırakıyor.
Doruk'un dördüncü adımı bu bölüşümün küçük bir örneği. "Silme doldurun" sözü neyin yapılacağını söylüyor ama doğru sonucun neye benzediğini söylemiyor; bunu sözle anlatmak için ölçeğin kenarını, tozun yüzeyini ve bastırılmamış içini ayrı ayrı tarif etmek gerekirdi. Çizim bunların hepsini tek bir görüntüde veriyor, yanındaki çarpılı tepeleme ölçekle de yanlışın neye benzediğini gösteriyor. Buna karşılık çizim, tozun sudan önce mi sonra mı konacağını ancak numarasıyla söyleyebiliyor. Sıra yazıda daha sağlam duruyor.
Notun son cümlesi kararı belirliyor. Bir görsel, içeriğin yapısını taşıdığı ölçüde ikinci kanal sayılıyor; taşımıyorsa yalnız sayfada yer tutuyor. Kutunun ön yüzündeki gülümseyen bebek resmi bu anlamda bir kanal değil. Arka yüzdeki dördüncü çizim ise tam olarak bir kanal.
Doruk'un kutusunda yazı yan yüzde, çizimler arka yüzde duruyordu; dördüncü satırı okuyup dördüncü çizimi bulmak için kutuyu her seferinde çevirmesi gerekiyordu. Bu çevirme işinin her biri, zaten dar olan belleğinden ödenen küçük bir bedel. Bu yüzden şemanın etiketleri açıklamanın içine, çizimin hemen yanına yerleşmeli, dipnota ya da başka bir yüze değil. Aynı bilgiyi iki adımda toplamak zorunda kalan okur, o iki adımı da belleğinden ödüyor.
Aynı içeriği iki kanaldan vermek
Şimdi en pratik ve en sık yapılan hataya geliyoruz, yani Saniye Hanım'ın iyi niyetle yaptığı şeye. Onun okuduğu yazılar çizimlerin taşıdığı hiçbir şeyi eklemiyordu; üstelik Doruk'u, çizime bakarken aynı anda bir sesi de izlemek zorunda bıraktı.
Kartın notu Saniye Hanım'ın okumasını da açıklıyor, yalnız bu kez yön ters. Kartta görsel kanalı ekrandaki yazı meşgul ediyordu; mutfakta ise Doruk'un dikkatini çizimden, o çizimi zaten anlatan bir ses çekti. İki durumda da sorun aynı içeriği taşıyan iki akışın aynı anda gelmesi. Buradan sunum hazırlayan herkes için sade bir kural çıkıyor: ekranda konuştuğun sözler yazmaz, konuşmanın gösteremediği şey yazar. Saniye Hanım'ın yardımı da çizimleri okumak yerine, Doruk'un soracağı "ne kadar silme" sorusunu beklemek olurdu.
En yaygın yanlış kullanım
Çift kodlama, kendisiyle hiç ilgisi olmayan bir fikirle sürekli karıştırılıyor. Doruk'a "sen elle çalışan birisin, sana resimli anlatmak lazım" demek kolay; ama bu cümle çift kodlamadan değil, başka bir iddiadan geliyor.
Yaygın yanlış"Ben görsel öğrenenim, o yüzden metin okumak bana uymuyor."
İki ayrı şey burada birleşiyor. Bir biçimi tercih etmek gerçek; o biçimin senin için daha çok öğretmesi ise ölçüldüğünde çıkmayan bir sonuç. Pratik karşılığı ters yönde: tercih ettiğin kanalı tek başına kullanmak, ikinci kanalın taşıyabileceği bilgiyi bırakmak olur.
Doruk'un gecesi bunun iki yönünü birden gösteriyor. Yalnız çizimlere bakan biri tozun suya mı, suyun toza mı konacağını karıştırabilirdi; yalnız yazıyı okuyan biri ise "silme"nin ne demek olduğunu tahmin etmek zorunda kalırdı. Doruk'a yarayan şey onun hangi tür öğrenen olduğu değil, iki kanalın her birinin öbürünün boşluğunu doldurmasıydı.
Vakadaki birinci sunum, dersin üç hatasını tek bir odada topluyor. Sayfadaki yazı konuşmayı yineliyor, fotoğraflar süreci değil yalnız havayı taşıyor ve katılımcılar bu kalabalığı zenginlik sanıyor. İkinci sunum ise Doruk'un kutusunun iyi yanını büyütüyor: şema yerleşimi, ses gerekçeyi taşıyor ve etiketler şemanın üstünde duruyor.
Klinik gerçeklik
Sağlık bilgisinde karşına çıkan görseller çoğunlukla ikinci kanal işi yapmıyor. Bir ürün sayfasındaki beyaz önlüklü fotoğraf, laboratuvar görüntüsü ya da dönen moleküler animasyon içeriğin yapısını taşımıyor. Yalnız güven hissi üretiyor ve bu ders açısından boş bir kanal; kutunun ön yüzündeki gülümseyen bebek gibi.
Buna karşılık bir risk grafiği, bir akış şeması ya da yüz kişiyi gösteren bir ikon dizisi gerçekten yapı taşıyor. Aynı sayı yazıyla verildiğinde okurun kafasında kurması gereken ilişki, orada zaten kurulmuş oluyor. İlaç kutularındaki kullanım çizimleri de, iyi hazırlandıklarında, Doruk'un dördüncü çizimi gibi sözün zorlandığı bir şeyi gösteriyor: bir damlalığın hangi açıyla tutulacağını ya da bir tabletin nereden bölüneceğini.
Ayrımı tek bir soruyla yapabilirsin: bu görseli kaldırsam, metin aynı şeyi anlatmak için kaç cümle daha yazmak zorunda kalır? Cevap sıfırsa görsel süstür ve ona ayırdığın dikkat, metinden alınmış dikkattir. Cevap birkaç cümleyse görsel çalışıyordur ve metinle yan yana, aynı anda okunacak biçimde durmalıdır.
Kendini sına
- Saniye Hanım'ın yüksek sesle okuması neden yardım etmedi? Doruk'un hangi kanalını ve hangi anda meşgul etti?
- "Çift kodlama iki kat bilgi verir" cümlesi neden yanlış? Kutudaki altı satır ve altı çizim üzerinden cevapla.
- Bir görselin ikinci kanal sayılabilmesi için ne yapması gerekiyor? Cevabını birinci kartın notundaki koşula dayandır.
- Bölünmüş dikkat neden bir kapasite maliyeti üretiyor? Kutunun tasarımını bu açıdan nasıl düzeltirdin?
- Ekranda yazılı sözlerin zarar vermesinin sebebi yazı mı, eşzamanlılık mı? Cevabını kartın notundan gerekçelendir.
- Çift kodlama ile öğrenme stili iddiası birbirine ters iki şey söylüyor. İkisini yan yana yaz.
- Bir görselin süs mü yoksa yapı mı taşıdığını hangi soruyla ayırt edersin? Kutunun ön yüzündeki resme ve dördüncü çizime ayrı ayrı uygula.
Bir sonraki derse köprü
Bu modülde şu ana kadar bilginin nasıl işlendiğine baktık: ne zaman tekrarlandığına, bakmadan üretilip üretilmediğine, hangi sırayla çalışıldığına, neye bağlandığına ve kaç kanaldan geçtiğine. Hepsi malzemenin kendisiyle ilgiliydi. Doruk'un gecesinde ise malzemenin dışında kalan bir şey daha vardı: loş mutfak, gecenin sessizliği, uykusuzluğun ağırlığı.
Bir şeyi öğrendiğin yer, o an duyduğun sesler ve içinde bulunduğun hâl, sen fark etmeden izin bir parçası oluyor. Sonra o çevre değiştiğinde hatırlama zayıflayabiliyor ve bunu bilgiyi unuttuğunu sanarak yaşıyorsun. Sıradaki ders, malzemenin etrafına sessizce eklenen bu çevreyi, iç hâlinin de ona dahil olduğunu ve bir bilgiyi tek bir ortama fazla sıkı bağlamanın bedelini ele alıyor: bağlama bağımlı öğrenme.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.