İçeriğe geç

9.5 · Seviye 2 · Sayılara soru sormak

Skandalların ortak deseni

Enron ve Wirecard vakalarında hangi işaretlerin önceden görülebildiğini okur

Finans Akademisi — M09, Sayılara Güvenmek · 1.639 kelime · 2 vaka durumu · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Vaka kişileri ve kurumları kurgusaldır; araştırmalar, standartlar ve kaynaklar gerçektir. Derslerdeki hesaplar yeniden hesaplanarak denetlenir.

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Enron ve Wirecard farklı yöntemlerle kuruldu ama benzer izler bıraktı: kârla nakdin ayrışması, ilişkili taraflar, anlaşılmaz açıklamalar ve doğrulanamayan rakamlar.
  2. Enron'da kârın bir kısmı, gerçek bir ekonomik amaçtan çok tablo sonucu üretmek için kurulan ilişkili ortaklıklardan geldi.
  3. Wirecard'da bilançonun yaklaşık dörtte biri, varlığı doğrulanamayan emanet hesaplarıydı; uyarı işaretlerinden biri çöküşten iki ay önce kamuya açıktı.
  4. Desen bir soru listesidir: aynı işaretleri taşıyan şirketlerin çoğu skandala dönüşmez.

Açılış

Ortaklar toplantısında genç bir ortak, Murat Bey'in rakip hakkındaki notlarını okuyup gülümsüyor: "Bu kadar işaret varsa rakip bir sonraki Enron demek." Masada kısa bir sessizlik oluyor. Murat Bey başını sallamıyor. Notlarının hiçbirinde hile kelimesi geçmiyor ve geçmesini de istemiyor.

Akşam eve dönünce bir soruyla oturuyor: büyük skandallarda tablolar önceden ne söylüyordu, ve onun rakipte gördükleri bunlara ne kadar benziyor?

Tek fikir

Büyük muhasebe skandalları farklı sektörlerde ve farklı yöntemlerle kurulsa da benzer izler bırakır: kârla nakdin ayrışması, ilişkili taraflarla karmaşık işlemler, anlaşılmaz açıklamalar ve bağımsız biçimde doğrulanamayan varlık ya da hasılat. İzler bir soru listesidir, hüküm değildir.

Kavram

Bu modülde dört işareti tek tek gördük: nakitle desteklenmeyen kâr, erken ya da şişkin hasılat, satışın önüne geçen alacak ve stok, ilişkili taraf işlemleri. Bu ders iki büyük skandalı, birbirinden yirmi yıl ayrı iki şirketi okuyor ve bu işaretlerin orada nasıl bir araya geldiğini soruyor.

İlki Enron. Amerikan enerji şirketi 2001 sonbaharında birkaç hafta içinde çöktü. Yönetim kurulunun kurduğu özel soruşturma komitesinin 2002 başında yayımladığı rapor, çöküşün merkezine şirketin finans direktörünün yönettiği ortaklıklarla yapılan işlemleri koyar.

Rapora göre o dönemin kurallarında bir şirket, bağımsız bir sahibin özel amaçlı işletmenin varlıklarının en az yüzde üçü kadar risk altında sermaye koyması ve işletmeyi bu sahibin kontrol etmesi koşuluyla, onu bağımsız bir dış taraf gibi ele alabiliyordu. Enron'un işlem yaptığı yapıların bir kısmı bu koşulları sağlamadı. Şirket Kasım 2001'de 1997'den 2001'e kadarki tablolarını yeniden düzenleyeceğini açıkladı.

Raporun en ağır bulgusu düzeltmenin büyüklüğü değil, işlemlerin amacıdır. Komite, en önemli işlemlerin birçoğunun gerçek bir ekonomik amaca hizmet etmek ya da riski devretmek için değil, tablolarda istenen sonucu üretmek için tasarlandığını yazar. Bazı işlemler şirketin yatırımlarındaki büyük zararları, onları bir üçüncü taraf karşılayacakmış gibi göstererek gizledi; oysa o üçüncü taraf ekonomik olarak yalnız Enron'un çıkarı bulunan bir işletmeydi. Komiteye göre bu işlemler yüzünden 2000'in üçüncü çeyreğinden 2001'in üçüncü çeyreğine kadar raporlanan kâr, olması gerekenden yaklaşık 1 milyar dolar yüksekti.

İkincisi Wirecard. Alman ödeme şirketi 2020 yazında çöktü. Şirketin kendi açıklamalarına göre bağımsız denetçi, konsolide bilançonun yaklaşık dörtte birine denk gelen 1,9 milyar avroluk emanet hesabı bakiyesinin varlığı için yeterli kanıt bulamadı ve denetçiyi yanıltmak için sahte bakiye teyitleri verildiğine dair işaretler olduğunu bildirdi.

Dört gün sonra yönetim kurulu, bu bakiyelerin büyük ihtimalle var olmadığını ve üçüncü taraflar aracılığıyla yürütüldüğü söylenen işin daha önceki tanımlarının doğru olmadığını açıkladı. Üç gün sonra iflas başvurusu yapıldı.

İki vakayı yan yana koyunca dört ortak iz görünür. Birincisi, kârın büyük kısmı şirketin kendi ana işinden değil, dışarıdan bakanın göremediği yapılardan ya da üçüncü taraflardan geliyordu. İkincisi, işlemlerin karşı tarafında şirketin içinden birinin çıkarı vardı: komiteye göre Enron'un finans direktörü bu ortaklıklardan en az 30 milyon dolar kazandı. Üçüncüsü, bilgi tablolarda vardı ama anlaşılmıyordu: komite, Enron'un açıklamalarının ortaklıkların varlığını gösterdiğini, ama işlemlerin özünü açık ve eksiksiz anlatmadığını yazar. Dördüncüsü, en kritik rakamlar bağımsız biçimde doğrulanamıyordu: Wirecard'ın Nisan 2020'de bir başka denetim şirketinin özel incelemesi sonrasında yaptığı açıklama, üçüncü taraflar aracılığıyla yürütülen işte hasılatı kanıtlamak için gereken verilerin hepsinin elde edilemediğini, çünkü verilerin esas olarak üçüncü tarafların kontrolünde olduğunu söylüyordu. Bu cümle çöküşten iki ay önce kamuya açıktı.

Bu desenin bir sınırı da var ve en az desenin kendisi kadar önemli. Skandalları sonradan okuyoruz ve işaretleri, sonucu bildiğimiz için kolayca birbirine bağlıyoruz. Aynı işaretleri taşıyan şirketlerin çoğu hiçbir zaman bir skandala dönüşmez; 9.3'teki taramanın sonradan yakalanan vakaların ancak yarısını önceden bulduğunu hatırla. Desen, hangi sorunun sorulacağını söyler; hangi şirketin suçlu olduğunu söylemez.

Deseni kullanmanın pratik bir yolu, izleri tek tek değil birlikte saymaktır. Tek bir iz çoğu zaman sıradan bir iş kararıyla açıklanır: uzun vade, büyük bir müşteri, karmaşık bir sözleşme. İki ya da daha fazla iz aynı yerde, aynı işlemde ya da aynı karşı tarafta buluşuyorsa okuma derinleşmelidir. Ne yapılacağı okurun yerine bağlıdır. Kredi veren banka teminat ve daha sık rapor ister, tedarikçi vadeyi kısaltır, ortak genel kurulda bilgi alma hakkını kullanır, çalışan maaşın ve primin düzenli ödenip ödenmediğine bakar. Hiçbiri bir suçlama gerektirmez.

Vakalarda

Tablo iki sütuna ayrılıyor. Rakipte birinci ve ikinci iz açıkça var: kârın yarısından fazlası nakde dönmemiş ve bu farkın büyük kısmı bir akrabanın bayisinde. Üçüncü ve dördüncü iz ise yok: rakip ilişkili işlemleri saklamamış, denetçi bunları özellikle işaretlemiş ve alacak, varlığı doğrulanabilecek bir şirketten. Murat Bey ertesi sabah ortaklara kısa bir cevap yazıyor: rakip agresif bir büyüme yolunda ve riski tek bir bayide toplanmış; bu bir kredi ve yoğunlaşma riski. Ama Enron'u ve Wirecard'ı tanımlayan şey, görülmeyen yapılar ve doğrulanamayan rakamlardı; rakipte bunun işareti yok. Benzetmeyi notlardan çıkarıyor.

Oran küçük ve aracıların hepsi bilinen, lisanslı kuruluşlar. Ama Zeynep Wirecard'dan bir ders çıkarıyor: aracıda bekleyen para, şirketin kendi bankasındaki para kadar kolay doğrulanmaz. Denetim komitesine üç öneri sunuyor. Aracılardaki bakiyeler her ay şirketin kendi satış kayıtlarıyla mutabakata bağlansın. Yıl sonu teyitleri aracılardan doğrudan denetçiye gelsin. Grup içi satışlar izahnamede ayrı bir tabloda gösterilsin. Sunumunun son cümlesi şu: halka arzdan sonra okurun soracağı soruları şimdiden kendimize soralım.

Murat Bey deseni bir başkasının tablosunu yargılamamak için kullanıyor; Zeynep kendi tablosunu sorgulamak için. İkisinde de desen bir hüküm değil, bir soru listesi.

Ne biliyoruz

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışBirkaç işaret görünce bir şirkete "bir sonraki Enron" demek.
Doğrusu

İşaretler skandala dönüşmeyen birçok şirkette de görülür; hüküm vermek için doğrulanmış bilgi gerekir.

Yaygın yanlışBilgi tablolarda yazıyorsa sorun yoktur sanmak.
Doğrusu

Enron'un ortaklıkları raporlarda anılıyordu; sorun, açıklamaların işlemin özünü anlatmamasıydı.

Yaygın yanlışDenetimden geçmiş tabloyu doğrulanmış her rakam saymak.
Doğrusu

Denetim kanıta dayanır; kanıtın kaynağı şirketin kontrolündeyse ya da üçüncü taraflardan dolaylı geliyorsa güvencesi zayıflar.

Yaygın yanlışSkandalı tek bir kötü kişiye bağlamak.
Doğrusu

İki vakada da yönetimin, kurulun, danışmanların ve denetçinin gözetiminde boşluklar birlikte çalıştı.

Finans Defteri

Defter: Dört iz sayfası: dört satırlık tablo, "bilmiyorum" satırları için sorular ve şirket hakkında hüküm değil, bir risk cümlesi.

Özet

  1. Enron ve Wirecard farklı yöntemlerle kuruldu ama benzer izler bıraktı: kârla nakdin ayrışması, ilişkili taraflar, anlaşılmaz açıklamalar ve doğrulanamayan rakamlar.
  2. Enron'da kârın bir kısmı, gerçek bir ekonomik amaçtan çok tablo sonucu üretmek için kurulan ilişkili ortaklıklardan geldi.
  3. Wirecard'da bilançonun yaklaşık dörtte biri, varlığı doğrulanamayan emanet hesaplarıydı; uyarı işaretlerinden biri çöküşten iki ay önce kamuya açıktı.
  4. Desen bir soru listesidir: aynı işaretleri taşıyan şirketlerin çoğu skandala dönüşmez.

Kendini sına

  1. Murat Bey rakipte dört izden hangilerini buluyor ve neden benzetmeyi notlarından çıkarıyor?
  2. Enron'un düzeltmesi 1999 kârının ne kadarına denk geliyordu?
  3. Zeynep'in şirketinde dördüncü iz neden ödeme aracılarında aranıyor?

Yanıtlar

  1. Kârın yalnız 0,45'inin nakde dönmesini ve farkın ilişkili bayide toplanmasını buluyor. Ama rakip ilişkili işlemleri açıklamış, denetçi onları işaretlemiş ve alacak doğrulanabilir; skandalları tanımlayan gizli yapılar ve doğrulanamayan rakamlar yok.
  2. 248 ÷ 893 ≈ 0,278; yani raporlanan kârın yaklaşık dörtte birinden fazlası.
  3. Çünkü satışların parası bu aracılar üzerinden geliyor ve bir kısmı yıl sonunda onların hesabında bekliyor; şirketin kendi bankasındaki para kadar doğrudan doğrulanamıyor.

Sonraki derse köprü

Skandallar çizginin öbür yanında duruyor. Ama birçok yönetici hileye varmadan, kurallar içinde kalarak rakamları beklentiye yaklaştırır. Sonraki ders kazanç yönetimini ele alıyor: kurallar içindeki tercihle hile arasındaki çizgi nerede ve beklentiyi tutturma baskısı yöneticileri nereye iter?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.