İçeriğe geç

8.6 · Seviye 2 · Sayılara soru sormak

Faktoring ve alacak finansmanı

Alacağı vadesinden önce paraya çevirmenin maliyetini hesaplar

Finans Akademisi — M08, İşletme Sermayesi · 1.602 kelime · 2 vaka durumu · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Vaka kişileri ve kurumları kurgusaldır; araştırmalar, standartlar ve kaynaklar gerçektir. Derslerdeki hesaplar yeniden hesaplanarak denetlenir.

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Faktoring, faturalı alacakların bir faktoring şirketine devredilerek vadesinden önce paraya çevrilmesidir.
  2. Maliyet iskonto, komisyon ve teminat tutarından oluşur; doğru ölçü, kesilen toplamın eline geçen paraya oranının yıllığa çevrilmesidir.
  3. Rücu hakkı olan faktoring ekonomik olarak bir kredidir; rücu hakkı olmayan faktoring kredi ile ödememe sigortasının birleşimidir.
  4. Faktoring, etkin maliyeti ve devrettiği riskle banka kredisiyle karşılaştırılarak seçilir.

Açılış

İlkbahar sezonu yine yaklaşıyor ve Murat Bey geçen nisandaki maaş günü sıkışıklığını tekrar yaşamak istemiyor. Bir faktoring şirketinin temsilcisi şirkete gelip bir öneri sunuyor: "Bayi alacaklarınızı bize devredin, parasını bugün ödeyelim. Bayiler vade gününde size değil bize ödesin. Üstelik isterseniz bayinin ödememe riskini de biz üstlenelim."

Öneri cazip görünüyor: kasa dolacak, bankaya gitmek gerekmeyecek, belki Karaman bayisinin riski de devredilecek. Murat Bey'in aklına tek bir soru geliyor: bu hizmetin bedeli, bankanın işletme kredisinden ucuz mu, pahalı mı?

Tek fikir

Faktoring, alacağın bir finans kuruluşuna devredilerek vadesinden önce paraya çevrilmesidir. Maliyeti, kesilen iskonto ve komisyonların eline geçen paraya oranlanıp yıllığa çevrilmesiyle bulunur ve banka kredisiyle bu oran üzerinden karşılaştırılır. Fark, yalnız fiyatta değil, ödememe riskinin kimde kaldığındadır.

Kavram

8.1'den bu yana alacakların paranın işin içinde beklediği yerlerden biri olduğunu gördük. 8.5'te bir çeki bankaya iskonto ettirmenin, tahsilatı öne çekmenin bir yolu olduğunu gördük. Faktoring aynı fikrin daha kapsamlı bir biçimidir: tek bir çek değil, bir alacak portföyü bir finans kuruluşuna devredilir.

Türkiye'de faktoring şirketleri ilgili kanuna göre bankacılık düzenleyicisinin denetiminde çalışır ve yalnızca faturayla belgelenebilen gerçek bir mal ya da hizmet satışından doğan alacakları devralabilir. Bu kural, ticari ilişkiye dayanmayan senetlerin finansmanını engellemek içindir.

Faktoringin en önemli ayrımı, alacağın ödenmemesi riskinin kimde kaldığıdır.

Rücu hakkı olan faktoring ekonomik olarak bir kredidir: işletme parayı erken alır, ama bayi ödemezse geri öder; tıpkı 8.5'te iskonto ettirilen çek gibi. Rücu hakkı olmayan faktoring ise bir krediyle bir sigortanın birleşimidir: işletme parayı erken alır ve bayinin ödememe riskinden kurtulur. Bu ikinci hizmetin fiyatı daha yüksektir, çünkü faktoring şirketi riski üstlenir ve borçluyu kendi değerlendirir.

Faktoringin maliyeti birkaç parçadan oluşur. İlki iskonto faizidir: alacağın vadesine kalan gün sayısı için kesilen faiz. İkincisi komisyondur: tahsilat ve hesap hizmeti için alacak tutarı üzerinden alınan bir pay. Üçüncüsü, bazı sözleşmelerde, alacağın bir kısmının teminat olarak tutulmasıdır; işletme alacak tutarının tamamını değil bir kısmını peşin alır, kalanı borçlu ödeyince alır. Bu parçalar bir arada değerlendirilmeden faktoringin gerçek maliyeti bilinemez. Doğru ölçü, kesilen bütün tutarların işletmenin eline gerçekten geçen paraya oranı ve bunun yıllığa çevrilmesidir.

Faktoringin bir faydası da bilançoya ilişkindir, ama bu dikkatle okunmalıdır. Rücu hakkı olmayan faktoringde alacak bilançodan çıkar ve yerine nakit gelir; borçluluk oranları iyileşir. Rücu hakkı olan faktoringde ise risk devreden işletmede kaldığı için, muhasebe standartları alacağın bilançoda kalmasını ve alınan paranın bir borç olarak gösterilmesini isteyebilir. 4.8'de gördüğümüz gibi, bilançoda görünmeyen yükümlülükler okurun dipnotta araması gereken kalemlerdir.

Faktoringin bir de ters yönden işleyen bir biçimi vardır. Büyük bir alıcı, örneğin bir otomotiv üreticisi, bir finans kuruluşuyla anlaşarak kendi tedarikçilerine bir program sunar: tedarikçi, alıcının onayladığı faturayı vadesinden önce bu kuruluşa devreder ve parasını erken alır. İskonto faizi, tedarikçinin değil büyük alıcının kredi değerliliğine göre belirlendiği için, küçük tedarikçi kendi başına bulabileceğinden daha ucuz bir finansmana erişir. Bu yapıya tedarikçi finansmanı ya da ters faktoring denir. Elif'in şirketi gibi büyük bir otomotiv üreticisine parça satan bir yan sanayi şirketi için, böyle bir programın varlığı 8.1'deki alacak süresini fiilen kısaltabilir. Ama programın koşulları, alıcının vadeyi uzatmasına da zemin hazırlayabilir: alıcı, tedarikçisinin erken ödeme alabildiğini bildiği için kendi ödeme süresini uzatmaya daha rahat karar verir. Bu yüzden program sunulduğunda, alıcının ödeme süresinde bir değişiklik olup olmadığı da sorulmalıdır.

Son olarak faktoringin bir işaret değeri vardır. Bir şirketin alacaklarını düzenli olarak faktoringe vermesi, ya nakit yönetimini sistemleştirdiğini ya da bankadan kredi bulmakta zorlandığını gösterebilir. Okuma notunda bu kalemin hangi nedenle kullanıldığı sorulması gereken bir sorudur. Dipnotta faktoringe verilen alacakların tutarı, rücu hakkının kimde olduğu ve bu tutarın yıllar içinde nasıl değiştiği aranır; hızla büyüyen bir faktoring kullanımı, bankaların şirkete daha az kredi açtığının bir işareti olabilir.

Vakalarda

Sonra bunu bir faiz oranına çeviriyor: kesilen toplam tutarı eline geçen paraya bölüp yıllığa çeviriyor.

Etkin maliyet yıllık yaklaşık 0,6. 8.2'de kullandığı işletme kredisi faizi yıllık 0,48'di. Rücu hakkı olan faktoring, yani riski kendisinde tutan bir finansman, bankadan pahalı. Murat Bey bir senaryo daha soruyor: Karaman bayisinin alacaklarını rücu hakkı olmayan faktoringe vermek. Temsilci bu bayi için teklif vermekten çekiniyor; önce bayinin mali tablolarını görmek istiyor. Murat Bey bunun da bir bilgi olduğunu not ediyor: faktoring şirketinin bir bayiyi değerlendirme biçimi, o bayinin riskini dışarıdan bir gözün nasıl gördüğünü gösteriyor. Banka tarafında da tam bir karşılaştırma yapıyor: 5.6'da banka kısa vadeli kredi için ortakların kişisel kefaletini ve alacakların bir kısmının temlikini istemişti. Banka kredisinin fiyatı düşük, ama teminat koşulları ağır; faktoring daha pahalı, ama ortakların kişisel kefaletini gerektirmiyor. İki seçeneğin karşılaştırılması yalnız faiz oranıyla değil, bu koşullarla birlikte yapılmalı. Kararı şu: sezon finansmanı için önce banka limiti kullanılacak; faktoring yalnız banka limiti dolduğunda ve yalnız güçlü bayilerin alacakları için devreye girecek.

Maliyet yüksek, yaklaşık 0,68. Kerem bunun içinde neyin satın alındığını düşünüyor: hastane yalnız parayı erken almıyor, sigorta şirketlerinin ödemeyi geciktirme ya da itiraz etme riskini de devrediyor. Sigorta şirketleri büyük ve ödeme güçlü kurumlar; ödememe riski düşük. Hastane, düşük bir riski yüksek bir fiyatla devretmiş olacak. Kerem önerisini yazıyor: bu alacaklar için faktoring değil, sigorta şirketleriyle ödeme süresi pazarlığı yapılsın; faktoring, ödeme gücü belirsiz küçük kurumların alacakları için düşünülsün. Finans direktörü bir noktayı ekliyor: hastanenin kredi limiti dolarsa, faktoring tek ulaşılabilir kaynak olabilir; o gün geldiğinde pazarlık gücü de azalacak. Kerem bu yüzden şimdiden iki faktoring şirketinden teklif alınmasını ve kayıt altına alınmasını öneriyor.

Ne biliyoruz

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışFaktoringin maliyetini yalnız iskonto faiziyle ölçmek.
Doğrusu

Komisyon ve teminat olarak tutulan tutar da eklenmeli, maliyet eline geçen paraya oranlanmalıdır.

Yaygın yanlışRücu hakkı olan faktoringde riskin devredildiğini sanmak.
Doğrusu

Borçlu ödemezse para geri istenir; ekonomik olarak bir kredidir.

Yaygın yanlışDüşük riskli alacakları rücusuz faktoringe vermek.
Doğrusu

Risk devrinin bedeli ödenir, ama devredilen risk zaten küçüktür.

Yaygın yanlışFaktoringi bankaya karşı her zaman pahalı ya da her zaman ucuz saymak.
Doğrusu

Karşılaştırma her teklifte etkin maliyet ve risk devri üzerinden yapılır.

Finans Defteri

Defter: Faktoring sayfası: alacak tutarı ve vadesi, iskonto, komisyon, eline geçen para, etkin yıllık maliyet, banka faiziyle karşılaştırma ve rücu tercihi.

Özet

  1. Faktoring, faturalı alacakların bir faktoring şirketine devredilerek vadesinden önce paraya çevrilmesidir.
  2. Maliyet iskonto, komisyon ve teminat tutarından oluşur; doğru ölçü, kesilen toplamın eline geçen paraya oranının yıllığa çevrilmesidir.
  3. Rücu hakkı olan faktoring ekonomik olarak bir kredidir; rücu hakkı olmayan faktoring kredi ile ödememe sigortasının birleşimidir.
  4. Faktoring, etkin maliyeti ve devrettiği riskle banka kredisiyle karşılaştırılarak seçilir.

Kendini sına

  1. Murat Bey'in şirketi 20 milyonluk alacağı faktoringe verirse eline ne kadar geçer ve etkin yıllık maliyet nedir?
  2. Rücu hakkı olan ve olmayan faktoring arasındaki fark nedir?
  3. Kerem neden sigorta şirketlerinden olan alacaklar için rücusuz faktoringi önermiyor?

Yanıtlar

  1. Örnek yıllık 0,5 iskonto faizi ve 0,005 komisyonla yaklaşık 17,43 milyon lira; etkin yıllık maliyet yaklaşık 0,597. Bu, yıllık 0,48'lik banka kredisinden pahalı.
  2. Rücu hakkı olan faktoringde borçlu ödemezse faktoring şirketi parayı devreden işletmeden geri ister; risk işletmede kalır. Rücu hakkı olmayanda ödememe riski faktoring şirketine geçer ve bu yüzden fiyat daha yüksektir.
  3. Çünkü sigorta şirketlerinin ödememe riski zaten düşük. Rücusuz faktoringin yaklaşık 0,68'lik etkin maliyeti, küçük bir riski yüksek bir fiyatla devretmek anlamına geliyor. Ödeme süresini kısaltmak için pazarlık daha ucuz bir yol.

Sonraki derse köprü

Bu modülde vadenin, stoğun ve alacağın maliyetini hep bir faiz oranıyla ölçtük. Türkiye'de o faiz oranının arkasında yüksek enflasyon var. Sonraki ders enflasyonda işletme sermayesini ele alıyor: vadenin, stoğun ve peşin ödemenin değerinin fiyatlar hızla yükselirken nasıl değiştiğini göreceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.