İçeriğe geç

8.4 · Seviye 2 · Sayılara soru sormak

Ticari borç ve erken ödeme iskontosu

Tedarikçiden vade almanın faydasını ve erken ödeme iskontosunun yıllık maliyetini hesaplar

Finans Akademisi — M08, İşletme Sermayesi · 1.602 kelime · 2 vaka durumu · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Vaka kişileri ve kurumları kurgusaldır; araştırmalar, standartlar ve kaynaklar gerçektir. Derslerdeki hesaplar yeniden hesaplanarak denetlenir.

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Tedarikçinin tanıdığı vade işletmeye verilmiş bir kredidir; bedeli fiyatın ya da iskontonun içindedir.
  2. Erken ödeme iskontosundan vazgeçmenin örtük faizi, iskontonun kalan tutara oranı ile ek gün sayısının yıllığa çevrilmesiyle bulunur.
  3. İskontoyu almak, örtük faiz borçlanma maliyetinden ya da nakdin getirisinden yüksekse kârlıdır; yüksek faizli ortamda sonuç çoğu zaman tersine döner.
  4. Tedarikçi kredisi bankadan ucuz olabilir, ama vadeyi aşmak ya da sık ek vade istemek ilişkiyi yıpratır.

Açılış

Elif'in masasına sac tedarikçisinden yeni bir teklif geliyor: "Faturayı on gün içinde öderseniz yüzde 2 iskonto, aksi halde 60 gün vade." Satın alma müdürü heyecanlı: "Yüzde 2 bedava para. Yılda iki yüz milyonluk sac alıyoruz; dört milyon tasarruf eder."

Finans müdürü aynı teklife bakıp başka bir şey söylüyor: "Bedava değil. Elli gün erken ödemek için o parayı bir yerden bulacağız. Ya kasadan çıkacak, ya bankadan faiziyle alacağız. Yüzde 2'yi o faizle karşılaştırmadan karar veremeyiz." Elif iki cümlenin de doğru olabileceğini düşünüyor; hangisinin daha doğru olduğu bir hesaba bağlı.

Tek fikir

Tedarikçi vadesi bir kredidir; erken ödeme iskontosu onun fiyatını açığa çıkarır. İskontonun örtük faizi borçlanma maliyetinden ya da nakdin getirisinden yüksekse iskonto alınır, düşükse alınmaz. Faizler yüksekken hesap çoğu zaman sezginin tersini söyler.

Kavram

8.2'de vadeli satışı satıcının gözünden gördük: müşteriye verilen vade, satıcının açtığı bir kredidir. Bu derste aynı ilişkinin öbür ucundayız. Alıcı için tedarikçinin tanıdığı vade, faizsiz görünen bir kaynaktır ve 8.1'deki nakit dönüşüm döngüsünü kısaltan tek koldur.

Ticari borcun faizsiz görünmesi yanıltıcıdır. Tedarikçi vadenin maliyetini bir yere koyar: ya fiyatın içine, ya da peşin ya da erken ödeyene sunduğu bir indirimin içine. İkinci durumda vadenin bedeli görünür hale gelir.

İskontoyu bir faize çevirmenin yolu basittir. On gün içinde ödeyene yüzde 2 iskonto, aksi halde 60 gün vade veren bir tedarikçi, aslında şunu söyler: elli gün daha beklemek isterseniz, 98 liralık borç için 2 lira fazla ödeyeceksiniz. Bu, elli günde 98 lira üzerinden 2 liralık bir faizdir. Yıllığa çevrildiğinde ortaya çıkan oran, iskontodan vazgeçmenin, yani tedarikçi kredisini kullanmaya devam etmenin örtük faizidir.

Karar bu oranı bir alternatifle karşılaştırmaya dayanır. İşletme erken ödemek için bankadan borç alacaksa, karşılaştırma banka faiziyle yapılır. Kasada boşta duran bir nakit varsa, karşılaştırma o nakdin mevduat ya da başka bir yerdeki getirisiyle yapılır. Örtük faiz alternatiften yüksekse iskontoyu almak kârlıdır; düşükse tedarikçi vadesini sonuna kadar kullanmak daha ucuzdur.

Finans ders kitaplarının çoğu düşük faizli ekonomilerde yazılmıştır ve orada iskontoyu kaçırmak neredeyse her zaman pahalıdır: yüzde 2'lik bir iskontonun örtük faizi, banka faizinin kat kat üstündedir. Türkiye'de, banka kredilerinin yıllık faizi kırkların üstüne çıktığında, hesap tersine dönebilir. Örtük faiz banka faizinin altında kalabilir ve o durumda iskontoyu almak için borçlanmak para kaybettirir. Bu yüzden ezberlenmiş bir kuralı değil, her teklifte iki oranı yan yana koymak ve faizler değiştikçe bu karşılaştırmayı yenilemek gerekir.

Basit yıllığa çevirme, iskontonun gerçek maliyetini biraz küçük gösterir, çünkü yıl içinde bu elli günlük kredi yedi kez yenilenir ve her seferinde maliyet bir öncekinin üstüne eklenir. Bileşik hesap bu yenilenmeyi hesaba katar.

Basit hesap yaklaşık 0,149, bileşik hesap yaklaşık 0,159 verir. Karar çoğu zaman değişmez, ama iki oran birbirine yakın olduğunda hangi yöntemin kullanıldığını belirtmek gerekir.

Bir de vade uzatma pazarlığı var. Bir tedarikçiden ek vade istemek, onun karşılığında bir fiyat farkı kabul etmek demektir; bu fiyat farkı da aynı yolla bir faize çevrilir ve banka faiziyle karşılaştırılır. Ek vadenin örtük faizi banka faizinin altındaysa, tedarikçi işletmeye bankadan daha ucuz bir kredi açıyordur. Tedarikçinin bunu neden kabul edebileceği de anlaşılır bir şeydir: alıcıyı yıllardır tanır, malın kendisini teminat gibi görür ve iyi bir müşteriyi rakibe kaptırmamak için kendi finansman maliyetinin bir kısmını üstlenmeye razı olabilir.

Son olarak ticari borcun kötüye kullanılabileceğini hatırlamak gerekir. Vadesini aşmak, örtük faizi sıfıra indirir gibi görünür, ama bedeli başka biçimde ödenir: tedarikçi bir sonraki teklifte fiyatı artırır, ödeme süresini daraltır, hatta malı teslim etmeden önce para ister. 8.1'de Zeynep'in şirketinde gördüğümüz uzun borç süresi tam bu riski taşıyordu.

Vakalarda

Yıllık yaklaşık 0,15. Şirketin lira kredilerine bankanın uyguladığı faiz ise, bu derste örnek alınan rakamla, yıllık 0,45. Erken ödemek için bankadan borç almak, 0,15'lik bir krediyi 0,45'lik bir krediyle değiştirmek demek. Elif bunu yıllık rakamlarla da görmek istiyor. 8.3'te hesapladığı haftalık sac tüketimini yıla çeviriyor.

Dört milyonluk tasarruf için yaklaşık on üç milyonluk faiz ödenecek. Satın alma müdürünün "bedava para" dediği teklif, borçla finanse edilirse şirkete yılda yaklaşık 8,7 milyon lira kaybettiriyor. Elif bir soruyu daha cevaplıyor: 8.3'te stok azaltımından kasaya dönecek 12 milyon lira bu iskonto için kullanılsa olmaz mı? Olur, ama aynı para yıllık 0,45 faizli lira krediyi kapatmakta kullanılırsa, 0,15'lik iskontodan üç kat daha fazla kazandırır. Nakit nereye konursa konsun, karşılaştırma aynı iki oran arasında yapılıyor. Bir senaryoyu daha deniyor: şirketin hiç kredisi olmasaydı ve kasada boşta para dursaydı ne olurdu? O zaman karşılaştırma banka faiziyle değil, o paranın vadeli mevduatta kazanacağı faizle yapılırdı. Mevduat faizi de iskontonun örtük faizinin üstündeyse, parayı mevduatta tutup tedarikçiye vadesinde ödemek yine daha kârlıdır. Yüksek faiz ortamında iskonto, ancak tedarikçi onu çok daha cömert tuttuğunda ya da faizler düştüğünde anlam kazanır. Kararı yazıyor: iskonto alınmasın, vade sonuna kadar kullanılsın, ve faizler iskontonun örtük faizinin altına inerse hesap yeniden yapılsın.

O gün masadaki öteki seçenek, aylık yüzde 4 faizli bir banka kredisiydi; on iki ayla çarpıldığında yıllık 0,48. Tedarikçinin ek vadesi bankanın yarısı fiyatına bir krediymiş. Murat Bey bu sonuçtan bir kural çıkarıyor: işletme kredisine başvurmadan önce, tedarikçiden ek vadenin fiyatını sormak. Ama bir sınırı da görüyor: 5.6'da tedarikçi, gelecek sezon şirketi daha sıkı bir vadeyle karşılayacağını hissettirmişti. Tedarikçi kredisi ucuzdur, ama sık kullanılırsa ilişkiyi yıpratır ve bir sonraki pazarlıkta bedeli başka yerden ödenir. Murat Bey bu yüzden kuralına bir şart ekliyor: ek vade yalnız mevsimsel sıkışıklıklarda, yılda en fazla bir kez ve önceden konuşularak istenecek; bunun dışında tedarikçiye vadesinde ödenecek. Böylece tedarikçi, şirketi sorun çıkaran değil öngörülebilir bir müşteri olarak görmeye devam edecek ve gerçekten gerektiğinde ek vade kapısı açık kalacak.

Ne biliyoruz

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışErken ödeme iskontosunu bedava para sanmak.
Doğrusu

İskontoyu almak için erken ödenen paranın bir maliyeti vardır; o maliyet iskontonun örtük faiziyle karşılaştırılır.

Yaygın yanlışDüşük faizli ekonomiler için yazılmış kuralı ezberlemek.
Doğrusu

Kredi pahalıyken iskontodan vazgeçmek, iskontoyu borçla almaktan daha ucuz olabilir.

Yaygın yanlışTicari borcun faizsiz olduğunu düşünmek.
Doğrusu

Vadenin bedeli fiyatın içinde ya da iskontonun içinde saklıdır.

Yaygın yanlışVadeyi aşmayı ucuz bir finansman sanmak.
Doğrusu

Bedeli bir sonraki teklifte daha yüksek fiyat, daha kısa vade ya da peşin ödeme talebiyle ödenir.

Finans Defteri

Defter: Tedarikçi sayfası: tedarikçi, ödeme koşulları, iskontonun ya da ek vadenin örtük faizi, karşılaştırılan iki oran ve karar.

Özet

  1. Tedarikçinin tanıdığı vade işletmeye verilmiş bir kredidir; bedeli fiyatın ya da iskontonun içindedir.
  2. Erken ödeme iskontosundan vazgeçmenin örtük faizi, iskontonun kalan tutara oranı ile ek gün sayısının yıllığa çevrilmesiyle bulunur.
  3. İskontoyu almak, örtük faiz borçlanma maliyetinden ya da nakdin getirisinden yüksekse kârlıdır; yüksek faizli ortamda sonuç çoğu zaman tersine döner.
  4. Tedarikçi kredisi bankadan ucuz olabilir, ama vadeyi aşmak ya da sık ek vade istemek ilişkiyi yıpratır.

Kendini sına

  1. On günde ödemede yüzde 2 iskonto, aksi halde 60 gün vade koşulunun örtük faizi nedir?
  2. Elif'in şirketi bu iskontoyu bankadan borçlanarak alsaydı yılda ne kazanır ya da kaybederdi?
  3. Murat Bey'in tedarikçiden aldığı ek vade neden banka kredisinden ucuzdu?

Yanıtlar

  1. 0,02 ÷ 0,98 × 365 ÷ 50 ≈ 0,149, yani yıllık yaklaşık yüzde 15.
  2. Yıllık 208 milyonluk alımda iskonto yaklaşık 4,16 milyon. Elli gün erken ödenen yaklaşık 28,5 milyonu bankadan bulmanın faizi, derste kullanılan 0,45 oranıyla yaklaşık 12,8 milyon. Sonuç yılda yaklaşık 8,7 milyon kayıp.
  3. Otuz gün ek vade için yüzde 2 fiyat farkının örtük faizi yıllık yaklaşık 0,2433; masadaki banka kredisi yıllık 0,48'di. Tedarikçi bankanın yaklaşık yarısı fiyatına kredi açmıştı.

Sonraki derse köprü

Bu modüldeki vadelerin çoğu Türkiye'de bir kâğıda bağlanır: ileri tarihli bir çek ya da bir senet. Sonraki ders çek ve senedin nasıl işlediğini, ciro zincirini ve karşılıksız çıkma riskini ele alıyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.