8.2 · Seviye 2 · Sayılara soru sormak
Vadeli satış gizli bir kredidir
Müşteriye verilen vadenin maliyetini ve vade farkının hesabını gösterir
Finans Akademisi — M08, İşletme Sermayesi · 1.600 kelime · 2 vaka durumu · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
Vaka kişileri ve kurumları kurgusaldır; araştırmalar, standartlar ve kaynaklar gerçektir. Derslerdeki hesaplar yeniden hesaplanarak denetlenir.
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Vadeli satış, satıcının alıcıya açtığı bir kredidir; maliyeti alacak tutarı, faiz oranı ve vadenin yıl içindeki payıyla hesaplanır.
- Vade farkı bu maliyeti fiyata yansıtır; yansıtılmadığında vade, gizli bir fiyat indirimidir.
- Peşin indirimden vazgeçmek tedarikçiden kredi almaktır; örtük faizi banka faiziyle karşılaştırılır.
- Yüksek enflasyonda her vade günü pahalıdır ve vade farkı güncellenmezse fiyatın reel değeri aşınır.
Açılış
Bayi toplantısında Murat Bey'e bir öneri geliyor. Konya'nın en büyük bayilerinden biri: "Bu sezon makineleri aynı fiyattan alalım, ama vadeyi 120 günden 150 güne çıkarın. Rakibiniz bize 150 gün veriyor." Satış ekibi öneriyi cazip buluyor; fiyat aynı kalıyor, tek değişen ödeme tarihi.
Muhasebe müdürü toplantıdan sonra Murat Bey'e kısa bir not bırakıyor: "Fiyat aynı kalmıyor. 30 gün fazladan vade, bayiye 30 günlük faizsiz kredi vermek demek. O krediyi biz bankadan faiziyle alıyoruz."
Tek fikir
Müşteriye verilen her vade günü, satıcının müşteriye açtığı bir kredidir. Bu kredinin bir maliyeti vardır: paranın o süre boyunca başka bir yerde kazanabileceği ya da borçlanırken ödenen faiz. Vade farkı bu maliyeti fiyata yansıtmanın yoludur; yansıtılmadığında vadeli satış, satış fiyatından gizlice yapılmış bir indirimdir.
Kavram
8.1'de alacak tahsil süresinin paranın işin içinde kaldığı sürenin bir parçası olduğunu gördük. Bu derste o süreye bir fiyat koyuyoruz. Bir şirket malını teslim edip parasını 120 gün sonra aldığında, aslında iki ayrı iş yapar: malı satar ve alıcıya 120 günlük bir kredi verir. Fatura bu ikisini tek bir rakamda birleştirdiği için ikinci iş görünmez; satış raporunda yalnız birinci iş yazar, ikincisinin maliyeti ise finansman giderinin içinde, başka bir satırda kaybolur.
Bu kredinin maliyeti, 0.4'te gördüğümüz paranın zaman değerinden gelir. Satıcı parayı vade boyunca beklerken ya o parayla bir borcunu kapatabilir ve faizinden kurtulabilirdi, ya da onu bir yerde değerlendirebilirdi. Basit bir hesapla bu maliyet, alacak tutarının yıllık faiz oranıyla ve vadenin yıl içindeki payıyla çarpılmasıyla bulunur. Hangi faiz oranının kullanılacağı şirketin durumuna bağlıdır: borçla çalışan bir şirket için en anlamlı oran kendi borçlanma faizidir, nakdi fazla olan bir şirket için ise o nakdin getirebileceği faiz.
Vade farkı iki biçimde uygulanır. Ya vadeli fiyat peşin fiyatın üstüne çıkarılır, ya da vadeli fiyat sabit tutulup peşin ödeyene indirim yapılır. İkisi ekonomik olarak aynı şeydir; ikincisi, bayilere daha önce önerilen erken ödeme indirimidir. Hesabın kendisi basittir. Peşin fiyatı 100 lira olan bir mal 90 gün vadeyle satılıyor ve satıcının yıllık faizi 0,4 olsun.
Yani aynı mal için 109,86 liralık vadeli fiyat ile 100 liralık peşin fiyat aynı değerdedir; vadeli fiyat sabit tutulacaksa peşin ödeyene yaklaşık yüzde 9 indirim yapılabilir. Vade uzadıkça ve faiz yükseldikçe bu fark büyür; çok uzun vadelerde basit faiz yerine bileşik faizle hesap yapmak daha doğru sonuç verir. Önemli olan, iki fiyat arasındaki farkın kredinin maliyetini yansıtıp yansıtmadığıdır.
Aynı hesabı alıcının gözünden de yapmak gerekir. Bir tedarikçi "peşin öderseniz indirim, yoksa vadeli" diyorsa, indirimden vazgeçen alıcı aslında tedarikçiden bir kredi alıyordur ve bu kredinin bir faizi vardır.
Örtük faizi bilmek bir karşılaştırma imkânı verir: tedarikçiye vadeli ödemek mi, yoksa bankadan borç alıp peşin ödeyip indirimi almak mı daha ucuz? 8.4'te bu soruya tedarikçi tarafından döneceğiz.
Türkiye'de vadeli satışın ayrı bir özelliği yüksek enflasyondur. Faiz oranları yüksekken her vade günü pahalıdır; ama satış ekipleri çoğu zaman fiyatı peşin fiyat gibi düşünür ve vadeyi bir hizmet olarak verir. Enflasyon yükselirken vade farkı güncellenmezse, uzun vade fiyatın reel değerini sessizce aşındırır: 120 gün sonra tahsil edilen lira, bugünkü liradan daha az şey alır.
Vade her zaman kötü bir şey değildir. Ticari kredi müşteriyle uzun bir ilişki kurar, malın kalitesini görmesi için ona zaman tanır ve bankaya erişimi zayıf müşterilere satış yapmayı mümkün kılar. Ama bu faydaların bir bedeli vardır ve bedel ancak hesaplandığında bir karar konusu olur.
Vakalarda
Mevcut vade zaten brüt kârın neredeyse üçte ikisini yiyor; ek 30 gün bunun üstüne her makinede yaklaşık 11.800 lira daha ekliyor. Murat Bey bunu bütün sezona yayıyor: ilkbaharda bayilere 110 milyonluk satış yapılmıştı.
Fiyat aynı kalırsa, bu dört milyonluk tutar şirketin kârından bayilere aktarılmış olur. Murat Bey bayiye iki seçenek sunmaya karar veriyor: 120 gün vadede mevcut fiyat, 150 gün vadede her makinede yaklaşık 11.800 liralık vade farkı. Bayinin cevabı kısa: rakip vade farkı almıyor. Murat Bey bunun iki anlama gelebileceğini biliyor: ya rakibin borçlanma maliyeti daha düşük, ya da rakip bu maliyeti görmüyor. 6.6'da rakibin ilişkili bayisiyle imzaladığı sözleşmede vadeyi uzattığını hatırlıyor ve ikincisinin daha olası olduğunu düşünüyor. Satış ekibine de bir değişiklik öneriyor: primler satış tutarına değil, vade farkı düşüldükten sonra kalan kâra bağlansın. Böylece satış temsilcisi uzun vadeyi bedava bir taviz olarak değil, kendi primini azaltan bir maliyet olarak görecek.
Yıllık kârın 30 milyon olduğu bir hastanede, kurumlara verilen ek vadenin maliyeti kârın yaklaşık üçte biri. Hesabın öbür yüzü de var: bir tedarikçi hastaneye peşin ödemede yüzde 10 indirim, aksi halde 90 gün vade öneriyor. Hastane indirimi kullanmıyor, çünkü nakdi alacaklarda bağlı. Bu, tedarikçiden alınan bir kredi; örtük faizi ne?
Hastanenin banka faizine çok yakın. Kerem iki tarafı birlikte görüyor: hastane bir yandan kurumlara faizsiz kredi verirken, öte yandan tedarikçisinden aynı faizle kredi alıyor. Alacakları on gün daha hızlı tahsil etmek, iki faizi birden azaltır. Bunu bir sonraki yönetim toplantısına götürmeye karar veriyor. Toplantıda soracağı soruyu da yazıyor: kurumlarla yapılan sözleşmelerde ödeme süresi için bir üst sınır var mı, ve bu sınır aşıldığında hastane gecikme faizi talep edebiliyor mu? Cevap hayırsa, hastane faizini kendisinin ödediği bir krediyi kurumlara bedava vermeye devam edecek.
Ne biliyoruz
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışVadeyi fiyattan bağımsız bir hizmet sanmak.
Aynı fiyattan verilen her ek vade günü, satıcının kârından alıcıya aktarılan bir faizdir.
Yaygın yanlışVade farkını hesaplarken şirketin kendi borçlanma maliyetini kullanmamak.
Borçla çalışan bir şirket için vadenin maliyeti, o süreyi finanse eden kredinin faizidir.
Yaygın yanlışPeşin indirimi yalnız bir indirim olarak görmek.
İndirimden vazgeçen alıcı tedarikçiden kredi alır; örtük faizi çoğu zaman banka faizine yakın ya da daha yüksektir.
Yaygın yanlışYüksek enflasyonda vade farkını güncellememek.
Faiz yükselirken eski vade farkıyla verilen uzun vade, fiyatın reel değerini sessizce aşındırır.
Finans Defteri
Defter: Vade sayfası: en büyük müşterinin vadesi ve alacağı, kullanılan faiz oranı ve kaynağı, vadenin yıllık maliyeti, varsa tedarikçi indiriminin örtük faizi ve iki faizin karşılaştırması.
Özet
- Vadeli satış, satıcının alıcıya açtığı bir kredidir; maliyeti alacak tutarı, faiz oranı ve vadenin yıl içindeki payıyla hesaplanır.
- Vade farkı bu maliyeti fiyata yansıtır; yansıtılmadığında vade, gizli bir fiyat indirimidir.
- Peşin indirimden vazgeçmek tedarikçiden kredi almaktır; örtük faizi banka faiziyle karşılaştırılır.
- Yüksek enflasyonda her vade günü pahalıdır ve vade farkı güncellenmezse fiyatın reel değeri aşınır.
Kendini sına
- Murat Bey'in şirketinde bir makineye verilen 30 günlük ek vadenin maliyeti nedir ve bütün sezonda ne tutar?
- Kerem'in hastanesinde alacak artışının yıllık finansman maliyeti kârın ne kadarı?
- Peşin ödemede yüzde 10 indirim yerine 90 gün vade kullanmanın örtük faizi nedir?
Yanıtlar
- Örnek yıllık 0,48 faizle bir makinede yaklaşık 11.836 lira. 110 milyonluk sezon satışında yaklaşık 4,34 milyon lira; fiyat aynı kalırsa bu tutar şirketin kârından bayilere geçer.
- 20 milyonluk alacak artışı örnek yıllık 0,45 faizle yılda 9 milyon lira tutuyor; 30 milyonluk kârın yaklaşık üçte biri.
- İndirim 0,1, kalan tutar 0,9; 0,1 ÷ 0,9 × 365 ÷ 90 ≈ 0,4506, yani yıllık yaklaşık yüzde 45. Hastanenin banka faizine çok yakın.
Sonraki derse köprü
Vadeli satış parayı müşteride bekletti. Para depoda da bekler: üretilmiş ama satılmamış makinelerde ve rafta duran hammaddede. Sonraki ders stoğun bağladığı parayı ele alıyor: fazla stoğun ne kadar nakit bağladığını ve onu taşımanın maliyetini hesaplayacaksın.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.