İçeriğe geç

7.8 · Seviye 2 · Sayılara soru sormak

Yüksek enflasyonda oranlar

Tarihî maliyetle kayıtlı varlıkların ve parasal kalemlerin oranları nasıl bozduğunu görür

Finans Akademisi — M07, Oran Analizi · 1.601 kelime · 2 vaka durumu · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Vaka kişileri ve kurumları kurgusaldır; araştırmalar, standartlar ve kaynaklar gerçektir. Derslerdeki hesaplar yeniden hesaplanarak denetlenir.

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Yüksek enflasyonda tarihî maliyetli tablolar devir hızını ve kârlılığı şişirir, çünkü eski varlıklar ve eski amortisman küçük kalır.
  2. Eski maliyetle satılan stok brüt kârın içine bir stok kazancı katar; yenileme maliyetiyle hesaplanan kâr bunu ayıklar.
  3. Nominal büyüme fiyat ve miktar olarak ayrılmadan gerçek büyüme bilinemez.
  4. Düzeltilmiş tablo yoksa en büyük bozulmalar kaba hesapla düzeltilir, ya da en azından oranın hangi yönde yanıldığı not edilir.

Açılış

Murat Bey bu modülde kendi şirketi için bir dizi oran hesapladı ve çoğu iyi çıktı: özkaynak kârlılığı rakipten yüksek, aktif devir hızı rakipten hızlı, brüt marj sektör medyanının üstünde. Muhasebe müdürü oranlara bakıyor ve bir soru soruyor: "Fabrika binası bilançoda kaç lira duruyor?"

Murat Bey 4.3'ü hatırlıyor: on beş yıl önce 20 milyon liraya alınan bina, bugün net 12,5 milyon lirayla kayıtlı. Benzerini bugün yapmak 120 milyon liraya mal olurdu. Müdür devam ediyor: "O zaman bu oranların hepsi, bugünün lirasıyla yapılan satışı on beş yıl önceki lirayla kayıtlı bir binaya bölüyor. Oran iyi çıkıyor, çünkü cetvel yanlış."

Tek fikir

Yüksek enflasyonda tarihî maliyetle tutulan tablolar oranları sistematik biçimde bozar: eski ve ucuz kayıtlı varlıklar devir hızını ve kârlılığı şişirir, eski maliyetle satılan stok marjı büyütür, nominal büyüme gerçek büyümeyi saklar. Oranı okumadan önce payın ve paydanın hangi yılın lirasıyla yazıldığını sormak gerekir.

Kavram

6.4'te enflasyon muhasebesinin tabloları nasıl yeniden ifade ettiğini gördük. Bu derste düzeltme yapılmamış tablolarla, ya da düzeltilmiş ve düzeltilmemiş iki tablo karıştırılarak hesaplanan oranların nasıl yanıldığını adım adım izliyoruz. Bunun pratik bir önemi var: yönetim raporları, bütçeler, banka sunumları ve birçok küçük şirketin tabloları hâlâ tarihî maliyetle hazırlanıyor. Bu belgelerden oran hesaplayan okur, oranın hangi yönde yanıldığını bilmek zorunda.

Birinci bozulma duran varlıklardadır. Bir bina, makine ya da arsa yıllar önceki fiyatla kayıtlıdır; hasılat ise bugünün fiyatıyla. Bugünün satışını dünün varlığına böldüğünüzde aktif devir hızı yüksek çıkar. Varlık kârlılığı ve özkaynak kârlılığı da aynı nedenle yüksek çıkar: payda küçüktür. Üstelik amortisman da eski maliyet üzerinden hesaplandığı için gider küçük, kâr büyüktür. İki bozulma aynı yöne gider. Bu yüzden eski bir fabrikayla çalışan bir şirket, yeni kurulmuş bir rakibinden yalnızca varlıkları daha ucuza alındığı için daha verimli ve daha kârlı görünebilir.

İkinci bozulma stoktadır. Aylar önce alınan hammadde ya da üretilen mal bugün satıldığında, satışların maliyeti eski fiyattan, hasılat yeni fiyattan yazılır. Aradaki farkın bir kısmı işin gerçek kazancı değil, malın depoda beklerken değerinin artmasıdır.

Stok kazancı gerçek bir lira kazancıdır, ama tekrarlanabilir bir işletme kârı değildir: satılan malın yerine yenisini koymak için bugünün fiyatını ödemek gerekir. Kâr hesabında satılan malın maliyeti yerine onu bugün yeniden üretmenin ya da almanın maliyeti kullanılsaydı, kârın ne kadarının bu kazançtan geldiği görülürdü.

Üçüncü bozulma büyüme oranlarındadır. 1.6'da gördüğümüz nominal ve reel ayrımı oranlarda da geçerlidir. Hasılat yüzde elli büyüdüyse ve fiyatlar yüzde kırk arttıysa, satılan miktar çok daha az büyümüştür. Devir hızı, marj ve kârlılık bu nominal büyümenin üstüne kurulursa, şirket gerçekte durduğu yerde büyüyor gibi görünür.

Dördüncü bozulma parasal kalemlerdedir. Kasa ve alacaklar enflasyonda satın alma gücü kaybeder, ama tarihî maliyet tablosu bunu göstermez; cari oran kâğıt üzerinde değişmeden kalırken kasadaki liranın aldığı şey azalır. Borç tarafında ise nominal faiz oranının büyük kısmı enflasyonu telafi etmek içindir; faiz karşılama oranı düşük çıkar, ama 6.4'te gördüğümüz parasal kazanç tabloya girmediği için borcun reel olarak erimesi görünmez.

Bu bozulmalar şirketler arasında eşit dağılmaz. Varlıkları eski ve büyük olan ağır sanayi şirketlerinde birinci bozulma, stoğu uzun süre bekleyen şirketlerde ikinci bozulma, nakdi ve alacağı bol olan şirketlerde dördüncü bozulma ağır basar. Bu yüzden iki şirketi düzeltilmemiş tablolarla karşılaştırmak, enflasyondan farklı ölçüde etkilenmiş iki rakamı yan yana koymak demektir; fark işin kendisinden değil, varlıkların yaşından ya da stoğun süresinden gelebilir.

Bu bozulmalar karşısında okurun üç seçeneği var. Mümkünse enflasyona göre düzeltilmiş tabloları kullanmak. Düzeltilmiş tablo yoksa, en büyük bozulmayı kaba bir hesapla düzeltmek: eski varlıkların yaklaşık bugünkü değeri, stoğun yenileme maliyeti, büyümenin fiyat ve miktar bileşenleri. Hiçbiri mümkün değilse, en azından oranın hangi yönde yanıldığını notuna yazmak.

Vakalarda

Tek bir binanın bugünkü değeriyle yazılması, özkaynak kârlılığını dörtte birden onda birin altına indiriyor. Murat Bey 7.6'da ortağa söylediği cümleyi yeniden düşünüyor: devir hızındaki üstünlüklerinin önemli bir kısmı, binanın on beş yıl önceki fiyatla kayıtlı olmasından geliyordu. Sonra stoğa bakıyor. Depodaki bir makinenin maliyeti 228.000 lira, satış fiyatı 300.000 lira. Makine üretildiğinden bu yana sac ve işçilik fiyatlarının örnek olarak yüzde yirmi arttığını varsayıyor.

Brüt kârın neredeyse üçte ikisi, makinenin depoda beklerken değer kazanmasından geliyor. Murat Bey bunun neden önemli olduğunu görüyor: satış ekibi bu kâra bakarak fiyatı düşük tutabilir, ama şirket bir sonraki makineyi bugünün fiyatından üretecek. Fiyat listesini güncellerken tarihî maliyeti değil yenileme maliyetini esas almayı genel müdüre önermeye karar veriyor.

Yüzde yirmilik büyümenin yaklaşık yarısı satılan parça sayısından, kalanı fiyattan geliyor. Büyüme gerçek, ama rapordaki rakamın yarısı kadar. Elif bunun 7.3'teki devir hızlarını da etkilediğini görüyor: alacak ve stok lira olarak satışla aynı oranda büyümüştü; depodaki parça sayısı ise yaklaşık miktar kadar artmış olmalı. Elif bir şeyi daha fark ediyor: avro kurunun yükselmesi, yeni sözleşmenin lira gelirini otomatik olarak büyütüyor. Kur bir yıl düşerse, aynı sayıda parça satılsa bile lira hasılat küçülecek ve rapordaki büyüme bir anda daralma gibi görünecek. Yönetim raporuna bir satır eklemeyi öneriyor: hasılat büyümesini fiyat, kur ve miktar olarak ayrı gösteren bir satır. Kapasite ve yatırım kararları miktara göre verilir, fiyata göre değil; yeni pres hattının gerekçesi de satılan parça sayısının büyümesine dayanmalı.

Ne biliyoruz

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışEski ve ucuz kayıtlı varlıklarla çalışan bir şirketin yüksek devir hızını ve kârlılığını yalnız iyi yönetime bağlamak.
Doğrusu

Paydadaki varlıklar eski lirayla yazıldığı için oranlar şişmiş olabilir.

Yaygın yanlışBrüt kârın tamamını tekrarlanabilir işletme kârı saymak.
Doğrusu

Bir kısmı stoğun depoda beklerken değer kazanmasıdır; bir sonraki mal bugünün fiyatından alınacaktır.

Yaygın yanlışNominal büyümeyi miktar büyümesi sanmak.
Doğrusu

Hasılat artışının fiyat ve miktar bileşenleri ayrılmadan kapasite ve yatırım kararı verilmez.

Yaygın yanlışDüzeltilmiş ve düzeltilmemiş tablolardan alınan rakamları aynı oranda kullanmak.
Doğrusu

Pay ve payda aynı esasla yazılmamışsa oran anlamını yitirir.

Finans Defteri

Defter: Enflasyon ve oran sayfası: tabloların esası, düzeltilmiş ve düzeltilmemiş iki devir hızı ve iki özkaynak kârlılığı, büyümenin fiyat ve miktar bileşeni, oranların hangi yönde yanıldığına dair bir cümle.

Özet

  1. Yüksek enflasyonda tarihî maliyetli tablolar devir hızını ve kârlılığı şişirir, çünkü eski varlıklar ve eski amortisman küçük kalır.
  2. Eski maliyetle satılan stok brüt kârın içine bir stok kazancı katar; yenileme maliyetiyle hesaplanan kâr bunu ayıklar.
  3. Nominal büyüme fiyat ve miktar olarak ayrılmadan gerçek büyüme bilinemez.
  4. Düzeltilmiş tablo yoksa en büyük bozulmalar kaba hesapla düzeltilir, ya da en azından oranın hangi yönde yanıldığı not edilir.

Kendini sına

  1. Murat Bey'in şirketinde bina bugünkü değeriyle yazılsaydı özkaynak kârlılığı nasıl değişirdi?
  2. Bir makinenin brüt kârının ne kadarı stok kazancı?
  3. Elif'in şirketinde yüzde yirmilik hasılat büyümesinin ne kadarı miktardan geliyor?

Yanıtlar

  1. Yıl sonu bakiyeleriyle 0,24'ten yaklaşık 0,0949'a inerdi. Özkaynak 107,5 milyon büyür, net kâr ise fazladan amortisman nedeniyle 4,3 milyon küçülürdü.
  2. Tarihî maliyetle brüt kâr 72.000 lira, yenileme maliyetiyle 26.400 lira. Aradaki 45.600 lira, yani brüt kârın yaklaşık üçte ikisi, makinenin depoda beklerken değer kazanmasından geliyor.
  3. Yaklaşık yarısı. Hasılat 1,2 katına çıktı, ortalama fiyat örnek olarak 1,08 katına; miktar çarpanı yaklaşık 1,111, yani satılan parça sayısı yaklaşık yüzde on bir arttı.

Sonraki derse köprü

Bu modülde oranların dört ailesini tek tek kurduk, her birinin hangi soruya cevap verdiğini ve hangi tuzağa açık olduğunu gördük, onları özkaynak kârlılığında birleştirdik, sektörle karşılaştırdık ve enflasyonun nasıl bozduğunu izledik. Sonraki ders bir atölye: bir şirket için on oranlık bir oran panosunu iki yılla kuracak ve her oranı bir soruya bağlayacaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.