İçeriğe geç

7.4 · Seviye 2 · Sayılara soru sormak

Likidite

Cari oranı ve asit-test oranını hesaplar; yüksek likiditenin her zaman iyi olmadığını görür

Finans Akademisi — M07, Oran Analizi · 1.630 kelime · 2 vaka durumu · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Vaka kişileri ve kurumları kurgusaldır; araştırmalar, standartlar ve kaynaklar gerçektir. Derslerdeki hesaplar yeniden hesaplanarak denetlenir.

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Cari oran bütün dönen varlıkları, asit-test oranı stok hariç olanları, nakit oranı yalnız kasayı kısa vadeli borçlarla karşılaştırır.
  2. Üç oran birlikte okunduğunda likiditenin depoda mı, müşteride mi, kasada mı durduğu görülür.
  3. Oranlar bilanço gününün fotoğrafıdır ve vade uyumunu göstermez; likiditenin asıl sınavı nakit akışı ve nakit tahminidir.
  4. Yüksek likiditenin bedeli şirketin durumuna göre değişir: olgun bir şirkette boşta para, zarar eden bir şirkette hayatta kalma süresidir.

Açılış

Murat Bey'in şirketinin kredi sözleşmesini yenilemek için bankadan bir analist geliyor. Analist bilançoyu açıp ilk sayfada bir rakamın altını çiziyor: "Dönen varlıklarınız kısa vadeli borçlarınızın neredeyse iki katı. Kâğıt üzerinde rahatsınız." Sonra bir rakamın daha altını çiziyor: "Ama bu dönen varlıkların sadece küçük bir kısmı nakit. Yarın bütün tedarikçileriniz ödeme isteseydi, ne kadarını karşılayabilirdiniz?"

Murat Bey cevap veremiyor. 5.6'da ilkbaharda maaş gününü zorlukla karşıladıklarını hatırlıyor; o gün bilançodaki "iki kat" ona hiçbir şey kazandırmamıştı.

Tek fikir

Likidite oranları, bir şirketin bir yıl içinde ödemesi gereken borçlarını elindeki kısa vadeli varlıklarla karşılayıp karşılayamayacağını ölçer. Cari oran bütün dönen varlıklara, asit-test oranı stok hariç olanlara, nakit oranı yalnız kasaya bakar; yüksek likidite de ayrı bir bedel taşır.

Kavram

4.2'de likiditeyi bir varlığın değerinden fazla kaybetmeden ne kadar hızlı nakde çevrilebildiği diye tanımlamıştık. Bu derste o fikri bütün şirkete uyguluyoruz: kısa vadeli borçlar kapıya geldiğinde, onları karşılayacak varlıklar hazır mı? Soru basit görünür, ama cevabı varlıkların ne kadar hızlı nakde döneceğine bağlıdır ve bu yüzden aynı soruya üç ayrı sertlikte cevap veren üç oran kullanılır.

Cari oran en yaygın likidite ölçüsüdür, ama en gevşek olanıdır. Dönen varlıkların içinde stok vardır ve stok ancak satıldığında, satıldıktan sonra da vadeli satışsa tahsil edildiğinde nakde döner. Depoda bekleyen makine, yarın gelen bir tedarikçi faturasını ödemez.

Asit-test oranı stoğu dışarıda bırakarak daha sert bir soru sorar. Ama içinde hâlâ alacaklar vardır ve alacaklar da vadesinde ödenmeyebilir. En sert soru yalnız kasaya bakar.

Bu üç oranı birlikte okumak, likiditenin nerede durduğunu gösterir. Cari oranı yüksek ama asit-test oranı düşük bir şirketin likiditesi depodadır; asit-test oranı yüksek ama nakit oranı düşük bir şirketin likiditesi müşterilerin elindedir. Murat Bey'in şirketi gibi bayilerine uzun vade veren bir şirkette likiditenin büyük kısmı alacaklarda bekler ve 5.6'da gördüğümüz gibi, takvim uyuşmadığında kâğıt üzerindeki oran kasada karşılık bulmaz.

Türkiye'de alacakların okunmasında bir özellik daha var. Ticari alacakların bir kısmı açık hesap değil, ileri tarihli çek ya da senet olarak durur. Bu belgeler bankada iskonto ettirilerek vadesinden önce paraya çevrilebilir, bu yüzden bazen nakde yakın sayılır. Ama karşılıksız çıkma riski taşırlar ve iskonto bedelsiz değildir; bu konuyu bir sonraki modülde ayrıntılı göreceğiz. Asit-test oranını okurken alacakların ne kadarının çek ve senetten oluştuğunu dipnottan bulmak, oranın ne kadar güvenilir olduğunu gösterir. Bir başka özellik de kısa vadeli banka kredileridir: birçok şirket bu kredileri vadesinde kapatmak yerine yeniler. Yenileme sürdüğü sürece oran düşük görünse de sorun çıkmaz; banka yenilemeyi durdurduğunda ise düşük oran bir gecede gerçek bir sıkıntıya dönüşür.

Likidite oranları bir anın fotoğrafıdır. Bilanço gününün oranı, yılın başka bir günündeki durumu söylemeyebilir; 4.1'de gördüğümüz gibi yıl sonuna doğru yapılan geçici işlemler bu oranları kolayca güzelleştirir. Ayrıca oranlar borçların ve varlıkların vadelerinin uyumunu göstermez: on ay sonra tahsil edilecek bir alacak, gelecek hafta ödenecek bir borçla aynı satırda durur. Bu yüzden likiditenin asıl sınavı nakit akış tablosu ve nakit tahminidir; oranlar ilk bakışı sağlar.

Yüksek likiditenin de bir bedeli vardır. Kasada bekleyen para çoğu zaman düşük getirilidir ve fiyatlar hızla yükselirken alım gücünden sürekli kaybeder; enflasyon muhasebesi dersindeki parasal pozisyon kaybı bunun tablodaki karşılığıydı. Gereğinden fazla stok, taşıma maliyeti ve eskime riski taşır. Gereğinden yüksek bir cari oran, işin parasını verimsiz kullandığının işareti olabilir. Ama bu bedelin ne kadar olduğu işin yapısına bağlıdır: zarar eden ve yeni para bulmakta zorlanabilecek bir şirket için kasadaki fazla para bir israf değil, hayatta kalma süresidir. Likiditeyi yargılamadan önce bu yüzden şunu sormak gerekir: bu şirketin nakde ne zaman ve ne kadar ihtiyacı var?

Son olarak, likidite ile kârlılık aynı şey değildir. Kârlı bir şirket likidite sıkıntısına düşebilir; 5.6'daki rekor satış yılı bunun bir örneğiydi. Zarar eden bir şirket ise kasasında bol para taşıyabilir. Bir sonraki derste göreceğimiz borçluluk oranları, bu ikisinin arasındaki köprüyü kurar.

Vakalarda

Cari oran rahat görünüyor; asit-test oranı hâlâ birin üstünde; nakit oranı ise her lira kısa vadeli borcun karşısında on iki buçuk kuruş nakit olduğunu söylüyor. Likiditenin büyük kısmı bayilerin elinde. Sonra analistin ikinci sorusu geliyor: bankayla yapılan anlaşmadaki on beş milyonluk asgari kasa şartı tutturulamadığında ne oldu? 4.5'te gördükleri gibi, uzun vadeli kredinin 48 milyonu kısa vadeli borca taşınacaktı.

Bir sözleşme maddesi, varlıklar hiç değişmeden cari oranı neredeyse yarıya indiriyor ve asit-test oranını birin altına itiyor. Murat Bey bankanın neden yıl sonu nakdine bu kadar önem verdiğini şimdi daha iyi anlıyor: koşul, oranların arkasındaki takvim riskini yakalamak için konmuş. Analist bir senaryo daha soruyor: 4.1'de konuşulan erken ödeme indirimi tutsaydı ve bayiler 20 milyonluk alacağı 19,4 milyona erken ödeseydi, kasa nasıl görünürdü?

Nakit oranı üç katından fazla yükseliyor, cari oran ise neredeyse yerinde duruyor, çünkü alacak nakde dönüşmüş ama ikisi de dönen varlık. Bu, aynı likiditenin bir kalemden ötekine taşınmasının oranlara nasıl farklı yansıdığını gösteriyor.

Oranlar olağanüstü yüksek. Olgun ve kârlı bir şirkette bu oranlar paranın boşta beklediğini söylerdi. Ama Zeynep'in şirketi zarar ediyor ve bu yılın bütçesinde işletme faaliyetlerinden 20 milyon nakit çıkışı öngörülüyor. Zeynep kasadaki paranın bu çıkışa kaç yıl yeteceğini hesaplıyor.

Yatırımcıya cevabı bu rakamla veriyor: bu likidite verimsizlik değil, şirketin kâra geçene kadar yaşayacağı süre. Ama yatırımcının sorusunda bir haklılık payı da görüyor: 6.4'te gördüğü gibi kasadaki para enflasyonda satın alma gücü kaybediyor. Fazla likiditenin bedelini tamamen yok sayamaz; paranın bir kısmını vadesine göre değerlendirmenin yollarını finans ekibiyle konuşmaya karar veriyor.

Ne biliyoruz

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışYalnız cari orana bakmak.
Doğrusu

Dönen varlıkların büyük kısmı stok ya da yavaş tahsil edilen alacaksa, yüksek bir cari oran yarınki ödemeyi karşılamaz.

Yaygın yanlışLikidite oranını yılın tamamını temsil eden bir ölçü sanmak.
Doğrusu

Oran bilanço gününe aittir; mevsimlik işlerde ve yıl sonu düzenlemelerinde yılın başka günleri çok farklı olabilir.

Yaygın yanlışYüksek likiditeyi kendiliğinden iyi ya da kendiliğinden kötü saymak.
Doğrusu

Olgun bir şirkette boşta bekleyen para olabilir, zarar eden bir şirkette ise hayatta kalma süresidir; yargı şirketin nakit ihtiyacına göre verilir.

Yaygın yanlışLikidite ile kârlılığı karıştırmak.
Doğrusu

Kârlı bir şirket nakitsiz kalabilir, zarar eden bir şirket bol nakit taşıyabilir.

Finans Defteri

Defter: Likidite sayfası: üç oran, likiditenin durduğu kalem, işletme nakdiyle karşılaştırma ve fazla ya da eksik likiditenin şirkete bedeli hakkında bir cümle.

Özet

  1. Cari oran bütün dönen varlıkları, asit-test oranı stok hariç olanları, nakit oranı yalnız kasayı kısa vadeli borçlarla karşılaştırır.
  2. Üç oran birlikte okunduğunda likiditenin depoda mı, müşteride mi, kasada mı durduğu görülür.
  3. Oranlar bilanço gününün fotoğrafıdır ve vade uyumunu göstermez; likiditenin asıl sınavı nakit akışı ve nakit tahminidir.
  4. Yüksek likiditenin bedeli şirketin durumuna göre değişir: olgun bir şirkette boşta para, zarar eden bir şirkette hayatta kalma süresidir.

Kendini sına

  1. Murat Bey'in şirketinde üç likidite oranı nedir ve likiditenin büyük kısmı nerede duruyor?
  2. Kredi sözleşmesindeki koşul ihlal edildiğinde cari oran ve asit-test oranı neden düşüyor?
  3. Zeynep'in şirketindeki yüksek likidite neden bir verimsizlik olarak okunmamalı?

Yanıtlar

  1. Cari oran yaklaşık 1,92, asit-test oranı yaklaşık 1,22, nakit oranı 0,125. Likiditenin büyük kısmı 70 milyonluk bayi alacaklarında duruyor; kasada yalnız 8 milyon var.
  2. Çünkü uzun vadeli kredinin 48 milyonu kısa vadeli borca taşınır ve kısa vadeli borçlar 64 milyondan 112 milyona çıkar. Varlıklar değişmediği halde cari oran yaklaşık 1,098'e, asit-test oranı yaklaşık 0,696'ya iner.
  3. Çünkü şirket zarar ediyor ve kasadaki 89 milyon, yıllık 20 milyonluk işletme açığına yaklaşık 4,45 yıl yetiyor. Bu para boşta değil, şirketin kâra geçene kadar yaşayacağı süre. Ama enflasyonda erimesi bir bedeldir ve paranın vadesine göre değerlendirilmesi düşünülmelidir.

Sonraki derse köprü

Likidite oranları kısa vadeli borçların karşılanıp karşılanamayacağını sordu. Bir şirketin toplam borç yükünü ve o borcun faizini işinden kazandığıyla ödeyip ödeyemediğini ise sormadı. Sonraki ders borçluluk ve faiz karşılama oranlarına geçiyor: borç/özkaynak, net borç/FAVÖK ve faiz karşılama oranını hesaplayacaksın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.