4.1 · Seviye 1 · Muhasebenin dili
Bilanço bir fotoğraftır
Varlıkların borç ve özkaynak toplamına eşitliğini ve bilanço gününün anlamını kavrar
Finans Akademisi — M04, Bilanço · 1.608 kelime · 2 vaka durumu · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme
- Ekonomi Akademisi’nde: Bilanço
Vaka kişileri ve kurumları kurgusaldır; araştırmalar, standartlar ve kaynaklar gerçektir. Derslerdeki hesaplar yeniden hesaplanarak denetlenir.
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Bilanço, bir işletmenin belirli bir gündeki varlıklarını, borçlarını ve özkaynağını gösterir; varlıklar her zaman borçlar ile özkaynağın toplamına eşittir.
- Bilanço bir günün stoğunu, gelir tablosu ise o güne gelene kadarki yılın akışını ölçer; iki tablo net kârın özkaynağa eklenmesiyle birleşir.
- Bilanço günü işletmenin yılı içinde sıradan bir gün olmayabilir; mevsimsellik ve son hafta işlemleri fotoğrafı değiştirir.
- Bilançoyu tek başına değil, önceki ve ara dönemlerle karşılaştırarak okumak, makyajı ve mevsimselliği ayırmanın yoludur.
Açılış
Ocak ortasında derneğin yönetim kurulu toplantısında bir üye yıl sonu bilançosunu masaya koyuyor: "Banka hesabımızda 1,4 milyon lira var. Bu kadar paramız varken yeni bir şube açmayı neden konuşmuyoruz?" Gülsüm cevabı biliyor ama nasıl anlatacağını düşünüyor. O 1,4 milyon lira, aralıktaki bağış kampanyasının parası. Bilanço 31 Aralık günü çekilmiş bir fotoğraf ve o gün hesap gerçekten doluydu.
Ama toplantı 15 Ocak'ta yapılıyor ve hesabın büyük kısmı çoktan boşalmış: burs alan öğrencilerin dönem ödemesi ocağın ilk haftasında yapıldı. Gülsüm üyeye bir şey göstermek istiyor: bilançodaki rakam yanlış değil, ama o rakam bir günü anlatıyor, bir yılı değil.
Tek fikir
Bilanço, bir işletmenin belirli bir gündeki varlıklarını ve bu varlıkların kimden geldiğini, yani borçlarını ve özkaynağını gösterir. Bilanço, gelir tablosunun anlattığı yılın sonundaki duruştur. Bir fotoğraf gibi, çekildiği günü doğru gösterir ve o günün ne kadar sıradan olduğunu söylemez.
Kavram
Gelir tablosu modülünde bir yılın akışını, hasılattan net kâra iniş olarak okuduk. Bu modül aynı işletmeyi başka bir açıdan, belirli bir günde sahip olduklarıyla ve borçlu olduklarıyla okuyor.
Çift taraflı kaydı konuştuğumuz derste muhasebe denklemini kurmuştuk: varlıklar, borçlar ile özkaynağın toplamına eşittir. Bilanço bu denklemin tablo halidir. Sol tarafta işletmenin elindekiler durur: kasa ve banka, müşterilerden alacaklar, stoklar, makineler, binalar. Sağ tarafta bu varlıkların kaynağı durur: işletmenin başkalarına borçlu olduğu kısım ve ortaklarına ait kısım. İki taraf her zaman eşittir, çünkü her varlık ya bir borçla ya da ortakların payıyla finanse edilmiştir.
Bilanço ile gelir tablosu arasındaki fark, ölçtükleri şeyin türündedir. Gelir tablosu bir akışı ölçer: bir yıl boyunca kazanılanı ve harcananı. Bilanço bir stoku ölçer: belirli bir anda biriken durumu. Bir barajın yıl içinde aldığı ve bıraktığı su ile yıl sonunda gölde kalan su arasındaki fark gibidir. İki tablo bir noktada birleşir: yılın net kârı, dağıtılmadığı ölçüde bilançoda özkaynağa eklenir.
Bilançoyu okurken sorulacak ilk soru, dört sorunun ikincisidir: hangi zamana ait? Türkiye'de şirketlerin çoğu bilançosunu 31 Aralık itibarıyla hazırlar. Bu gün her işletme için sıradan bir gün değildir. Bir oyuncakçının deposu yılbaşından hemen sonra boşalmıştır; bir tarım makinesi üreticisi kış aylarında stok biriktirir, bahara satar; bir dernek bağışlarını aralıkta toplar, ocakta harcar. Aynı işletmenin haziran ayındaki bir bilançosu çok farklı görünebilir. Bu yüzden bilançoyu okuyan biri, o günün işletmenin yılı içinde nerede durduğunu bilmek ister.
Bilanço gününün bir de istismar edilebilir yanı vardır. Tablo tek bir günü gösterdiği için, o günü güzel göstermek isteyen bir işletme son haftada geçici işlemler yapabilir: borcunu birkaç günlüğüne kapatıp ocakta yeniden açmak, alacaklarını indirimle erken toplamak, stoklarını bayilere geçici olarak göndermek. Bu işlemlerin bir kısmı meşrudur ve işletmeye gerçekten fayda sağlar; bir kısmı ise yalnızca fotoğraf için yapılır ve birkaç gün sonra tersine döner. İkisini ayırmanın yolu, bilançoyu tek başına değil, önceki ve sonraki dönemlerle, mümkünse çeyrek ya da ay bazında karşılaştırmaktır.
İki tablo birlikte kullanıldığında bu tek gün sorunu bir hesap sorusuna da dönüşür. Gelir tablosundan alınan bir akışı, örneğin yıllık satışı, bilançodan alınan bir stokla, örneğin alacaklarla karşılaştırmak istediğimizde, yıl sonu rakamı tek bir günü temsil eder; akış ise bütün yıla yayılmıştır. Bu yüzden analistler böyle karşılaştırmalarda bilanço kaleminin yıl başı ve yıl sonu ortalamasını, mümkünse çeyrek sonlarının ortalamasını kullanır. Yıl sonu rakamı mevsimsel bir zirveye ya da makyajlı bir güne denk geliyorsa, ortalama bu etkiyi yumuşatır.
Bilanço, tutarları çoğunlukla tarihî maliyetle gösterir. Önceki derslerde gördüğümüz gibi bir fabrika arsası, alındığı günün fiyatıyla kayıtlıdır ve bugünkü değerinin çok altında görünebilir. Yüksek enflasyon dönemlerinde bu fark büyür; Türkiye'de enflasyon muhasebesinin tabloları nasıl yeniden ifade ettiği ileride ayrı bir dersin konusu. Şimdilik bilinmesi gereken, bilançodaki her rakamın bir piyasa değeri değil, belirli kurallarla ölçülmüş bir kayıt değeri olduğudur.
Ekonomi Akademisi'nin bilanço dersi, dönen ve duran varlıkları, net işletme sermayesini ve bilanço makyajının tarihsel örneklerini bir işletme üzerinden kurar. Bu ders bilanço gününün anlamına ve tablonun neden tek başına okunmaması gerektiğine odaklanıyor.
Vakalarda
Bilanço doğru, ama kurulun sorusuna cevap vermiyor; kurulun sorusu bir günle değil, önümüzdeki yılla ilgili. Gülsüm kurula iki öneri getiriyor. Birincisi, bilançonun yanında her ay sonunun banka bakiyesini gösteren küçük bir tablo; böylece kurul aralıktaki zirvenin bir yıllık ortalama olmadığını görür. İkincisi, aralıkta toplanıp ocakta harcanacağı belli olan bağışların bilançoda ayrı bir not olarak belirtilmesi. Yeni şube fikri rafa kalkmıyor, ama tartışma 1,4 milyonla değil, burslardan sonra kalan 500.000 lirayla ve yılın geri kalanında gelmesi beklenen bağışlarla yapılacak.
Bayilerin 20 milyonluk alacağı indirimle erken ödeyeceği tahmin ediliyor.
Nakit 8 milyondan 27,4 milyona çıkıyor, ama bilançonun toplamı 600.000 lira küçülüyor: o tutar özkaynaktan, indirim gideri olarak çıktı. Murat Bey önerinin bir makyaj mı yoksa meşru bir karar mı olduğunu düşünüyor. Ayrımı şöyle yapıyor: bayiler gerçekten erken ödüyor ve para ocakta geri gitmeyecek; nakit gerçek. Ama bu bir kerelik bir hareketse, ocakta alacaklar yeniden büyüyecek ve bilanço günü yılın geri kalanını temsil etmeyecek. Ayrıca yüzde 3, birkaç haftalık erken tahsilat için yüksek bir bedel. Murat Bey indirimin yalnızca vadesi gelmiş ve gecikmiş alacaklara uygulanmasını öneriyor; bankaya ise yıl sonu bilançosunun yanında son dört çeyreğin nakit ve alacak rakamlarını gönderecek. Bankanın kredi uzmanı tek bir günün fotoğrafına değil, dört fotoğrafın sırasına bakacak.
Gülsüm'ün derneğinde fotoğraf, yılın en zengin gününü gösterdi. Konya'daki şirkette ise fotoğrafın güzel çıkması için işletmeye maliyeti olan bir işlem tartışıldı.
Ne biliyoruz
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışBilançodaki nakdi işletmenin yıl boyunca elinde tuttuğu para sanmak.
Bilanço tek bir günü gösterir; o gün yılın zirvesi ya da dibi olabilir.
Yaygın yanlışBilanço ile gelir tablosunu aynı türden sayılar sanmak.
Biri yılın akışını, öteki bir günün stoğunu taşır; ikisini doğrudan toplamak ya da karşılaştırmak yanıltır.
Yaygın yanlışBilanço günü güzel görünen her işletmenin sağlıklı olduğunu varsaymak.
Son haftada yapılan geçici işlemler fotoğrafı iyileştirip birkaç gün sonra tersine dönebilir.
Yaygın yanlışBilançodaki tutarları piyasa değeri sanmak.
Kalemlerin çoğu tarihî maliyetle ya da başka ölçüm kurallarıyla kayıtlıdır.
Finans Defteri
Defter: Fotoğraf sayfası: dört satır, dört dönem, yıl sonunda farklılaşan satır ve olası nedeni.
Özet
- Bilanço, bir işletmenin belirli bir gündeki varlıklarını, borçlarını ve özkaynağını gösterir; varlıklar her zaman borçlar ile özkaynağın toplamına eşittir.
- Bilanço bir günün stoğunu, gelir tablosu ise o güne gelene kadarki yılın akışını ölçer; iki tablo net kârın özkaynağa eklenmesiyle birleşir.
- Bilanço günü işletmenin yılı içinde sıradan bir gün olmayabilir; mevsimsellik ve son hafta işlemleri fotoğrafı değiştirir.
- Bilançoyu tek başına değil, önceki ve ara dönemlerle karşılaştırarak okumak, makyajı ve mevsimselliği ayırmanın yoludur.
Kendini sına
- Gülsüm'ün derneğinin 31 Aralık bilançosunda 1,4 milyon lira banka bakiyesi neden yeni bir şube kararı için yanıltıcı bir dayanaktır?
- Murat Bey'in şirketinde indirimli tahsilattan sonra nakit ve bilanço toplamı nasıl değişiyor?
- Bir bilançonun makyajlı olup olmadığını anlamak için hangi karşılaştırmayı yaparsın?
Yanıtlar
- Çünkü bakiye aralıktaki bağış kampanyasından geliyor ve 900.000 lirası ocağın ilk haftasında burslara ödendi. Bilanço günü yılın en zengin günüydü; burslardan sonra kalan 500.000 lira ve yıl içindeki bağış beklentisi daha doğru bir dayanaktır.
- Nakit 8 milyondan 27,4 milyona çıkar, alacaklar 70 milyondan 50 milyona iner. Bilanço toplamı 214 milyondan 213,4 milyona küçülür, çünkü 600.000 liralık indirim gider olarak özkaynağı azaltır.
- Bilançoyu önceki yıllarla ve mümkünse çeyrek ya da ay sonu rakamlarıyla karşılaştırırım. Yıl sonunda belirgin biçimde iyileşip birkaç hafta içinde eski haline dönen bir satır, makyaja ya da mevsimselliğe işaret eder; dipnotlar ve sonraki dönemin tablosu hangisi olduğunu ayırmaya yardım eder.
Sonraki derse köprü
Murat Bey'in bilançosunda nakit, alacak ve stok aynı tarafta duruyordu, ama her biri nakde farklı hızla dönüşür. Sonraki ders dönen varlıkları ayırıyor: nakdin, alacağın ve stoğun bilançoda neden ayrı satırlarda durduğunu ve bir işletmenin kısa vadeli borçlarını ödeme gücüyle nasıl bağlandığını.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.