İçeriğe geç

2.7 · Seviye 1 · Muhasebenin dili

Tahmin ve yargı

Şüpheli alacak, amortisman süresi ve karşılık gibi kalemlerde muhasebecinin yargısının kârı nasıl değiştirdiğini görür

Finans Akademisi — M02, Muhasebenin Mantığı · 1.641 kelime · 2 vaka durumu · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Vaka kişileri ve kurumları kurgusaldır; araştırmalar, standartlar ve kaynaklar gerçektir. Derslerdeki hesaplar yeniden hesaplanarak denetlenir.

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Muhasebe kayıtlarının bir kısmı ölçüm değil tahmindir: şüpheli alacaklar, kullanım ömürleri, garanti ve benzeri karşılıklar.
  2. Aynı işlemler farklı makul tahminlerle farklı kâr verir; tahminler kârı değiştirir, nakdi değiştirmez.
  3. Tahmin değişiklikleri geçmiş yılları düzeltmeden, ileriye yönelik yansıtılır; geçmiş tablolar yalnızca gerçek hatalarda yeniden yazılır.
  4. Yargının olduğu yerde yönlendirme mümkündür; karşılık oranlarının ve ömürlerin yıllar içindeki değişimi dikkatle okunmalıdır.

Açılış

Dr. Kerem hastanenin yıl sonu yönetim toplantısında bir satırın üzerinde duruyor: "Şüpheli alacak karşılığı, 5,6 milyon lira." Hastanenin özel sigortalardan, kurumlardan ve hastalardan alacağı 45 milyon liraya çıkmıştı ve muhasebe birimi bunun bir kısmının hiç tahsil edilemeyeceğini varsayarak bu tutarı gider yazmış. Yönetim kurulundan bir üye itiraz ediyor: "Bu oranları kim belirledi? Biraz daha iyimser olsak kâr iki milyondan fazla yüksek çıkardı."

Kerem'in aklı başka bir yere gidiyor. Bu yıl ertelenen görüntüleme cihazı için kasadaki para önemliydi, ama şimdi masada para değil bir tahmin konuşuluyor. Kâr bir tahmine göre değişebiliyorsa, bütün yıl boyunca baktığı o kâr rakamı ne kadar kesindi?

Tek fikir

Muhasebe kayıtlarının bir kısmı ölçüm değil, tahmindir. Bir alacağın ne kadarının tahsil edilemeyeceği, bir makinenin kaç yıl çalışacağı, garanti tamirlerinin ne tutacağı bilinmez; muhasebeci bunları bir yargıyla tahmin eder ve aynı işlemler farklı makul tahminlerle farklı kâr üretir.

Kavram

Önceki derslerde kârın birkaç tahmine dayandığını gördük: Murat Bey'in şirketindeki garanti karşılığı, satılan makinelerin ileride ne kadar tamir isteyeceğine, yeni üretim hattının amortismanı hattın kaç yıl çalışacağına dayanıyordu. Bu ders o tahminlerin kendisine bakıyor.

Tahminin neden kaçınılmaz olduğu basit bir soruyla anlaşılır: yıl sonunda 45 milyon liralık alacağı olan bir hastane, bu paranın ne kadarını gerçekten alacağını bilmez. Alacağı tam tutarıyla göstermek kârı ve varlıkları şişirir; hiç karşılık ayırmamak, ileride ortaya çıkacak bir kaybı bugünün tablosundan saklar. Bu yüzden muhasebe bir tahmin ister. Tahmin çoğu zaman geçmiş deneyime dayanır: alacaklar ne kadar süredir beklediğine göre gruplara ayrılır ve her gruba, geçmişte o yaşta tahsil edilemeyen alacakların oranı uygulanır. Bir alacak ne kadar eskiyse, tahsil edilememe olasılığı o kadar yüksektir.

Kullanım ömrü de benzer bir tahmindir. Bir makinenin maliyeti, çalışacağı yıllara dağıtılır; ama makinenin sekiz yıl mı on iki yıl mı çalışacağını kimse kesin bilemez. Mühendislik verisi, üreticinin bilgisi ve şirketin geçmiş makineleri bir aralık verir; muhasebeci o aralıktan bir sayı seçer. Seçilen sayı uzadıkça yıllık gider küçülür ve kâr büyür. Makinenin bedeli değişmez, yalnızca yıllara dağılışı değişir.

Bu tahminlerin ortak bir özelliği vardır: nakdi değiştirmezler. Karşılık ayırmak ya da bir makinenin ömrünü uzatmak kasaya bir lira girmesine ya da çıkmasına yol açmaz. Kârı değiştirir, nakdi değiştirmez. Bu, bir tahminin önemsiz olduğu anlamına gelmez; tahmin kârın ve varlıkların doğru görünmesini sağlar. Ama bir okur kârın ani bir sıçramasını gördüğünde, sıçramanın satışlardan mı yoksa bir tahminin değişmesinden mi geldiğini sormalıdır.

Tahmin yanlış çıkabilir ve bu bir hata sayılmaz. Uluslararası standartların Türkiye'deki karşılığı olan TMS 8, muhasebe tahminlerindeki değişikliklerin geçmiş yılların tablolarını düzeltmeden, ileriye yönelik olarak yansıtılmasını ister: yeni bilgi geldiği yıldan itibaren yeni tahmin kullanılır, eski yıllar yeniden yazılmaz. Geçmiş tabloların düzeltilmesi ise yalnızca gerçek bir hata, örneğin bir faturanın hiç kaydedilmemesi gibi durumlarda söz konusudur. Bu ayrım önemlidir, çünkü tahmin değişikliği cari yılın kârına bir kerede yansır ve okur bunu fark etmezse o yılı olduğundan iyi ya da kötü yorumlar.

Vergi kuralları bu konuda daha katıdır. İki kural setini konuştuğumuz derste gördüğümüz gibi vergi defteri tahmine dayanan giderlere sınırlı izin verir; şüpheli alacak örneğin, vergide genellikle ancak alacak dava ya da icra aşamasına geçtiğinde gider sayılır. Finansal tablolardaki karşılık ise tahsilin belirsizleştiği anda ayrılır. İki tablo arasındaki farkın bir kısmı buradan doğar.

Yargının olduğu yerde yönlendirme de mümkündür. Bir yönetici kârı bir hedefe yetiştirmek için karşılık oranlarını düşürebilir, ömürleri uzatabilir; iyi bir yılda ise ileride kullanmak üzere fazla karşılık ayırabilir. Bu yüzden denetçiler tahminleri geçmiş gerçekleşmelerle karşılaştırır ve şirketler önemli tahminlerini dipnotlarda açıklar. Bir okurun yapabileceği en basit kontrol, karşılık oranının yıllar içinde nasıl değiştiğine bakmaktır: alacaklar büyürken ve yaşlanırken karşılık oranı düşüyorsa, bu soru sorulmaya değer bir işarettir.

Vakalarda

Aynı alacaklar, aynı hastaneler, aynı yıl; yalnızca yargı farklı ve kâr 30 milyon ile 32,3 milyon arasında değişiyor. Kerem iki şeyi not ediyor. Birincisi, iki tahminde de kasadaki para aynı: cihaz alımını erteleten nakit sıkışıklığı karşılık oranlarıyla çözülmüyor. İkincisi, muhasebe biriminin oranları geçmiş verilere dayanıyor; iyimser oranların ise bir dayanağı yok. Bir yıldan eski 5 milyon liralık alacağın yüzde 60'ının tahsil edilemeyeceği tahmini, hastanenin geçmişte bu yaştaki alacaklarda yaşadığı kayba yakın. Kerem yönetim kuruluna yazdığı notta iyimser tahmini reddetmeyi değil, oranların her yıl sonunda gerçekleşen tahsilatla karşılaştırılmasını öneriyor.

Pres bölümünün yıllık gideri bu yıldan itibaren 500.000 lira azalıyor. Elif bunun bölümün daha verimli çalıştığı anlamına gelmediğini biliyor: hiçbir pres daha hızlı basmadı, hiçbir harcama azalmadı. Raporuna bir satır ekliyor: bu yılki maliyet düşüşünün bir kısmı tahmin değişikliğinden geliyor ve geçen yılla karşılaştırırken bu kısım ayrı gösterilmeli. Böylece kontrolör Burak Bey bölümün performansını, bir muhasebe tahmininin etkisinden ayrı okuyabilecek. Aynı tahminin bir sonucu daha var: Elif'in hazırlamakta olduğu yeni pres hattı teklifi, eski hattın dört yıl içinde yenilenmesi gerekeceği varsayımına dayanıyordu. Bakım ekibinin raporu doğruysa yenileme iki yıl daha bekleyebilir. Elif teklifi geri çekmiyor, ama gerekçesini yeniden yazmaya karar veriyor: yeni hattın değeri artık eski hattın bitmesinden değil, daha düşük fireden ve enerji tüketiminden gelmeli. Muhasebe tahmini nakdi değiştirmiyordu, ama bir yatırım kararının dayandığı varsayımı değiştirdi.

Kerem'in hastanesinde aynı yılın kârı farklı yargılarla farklı çıkabiliyordu. Elif'in bölümünde bir yargının değişmesi, hiçbir şey değişmeden maliyetin düşmüş görünmesine yol açtı.

Ne biliyoruz

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışMuhasebe kârını kesin bir ölçüm saymak.
Doğrusu

Kârın bir kısmı tahminlere dayanır; aynı işlemler farklı makul tahminlerle farklı kâr verir.

Yaygın yanlışTahmin değişikliğini performans değişikliği sanmak.
Doğrusu

Bir makinenin ömrünün uzatılması gideri azaltır ama üretimde hiçbir şeyi iyileştirmez.

Yaygın yanlışKarşılık ayrılmasını paranın kaybedilmesi sanmak.
Doğrusu

Karşılık bir tahmindir ve nakdi değiştirmez; tahsil edilemeyen alacağın parası zaten kasaya hiç girmemiştir, karşılık yalnızca bunu kâra yansıtır.

Yaygın yanlışYanlış çıkan her tahmini hata saymak.
Doğrusu

Makul dayanakla yapılmış bir tahmin sonradan tutmazsa ileriye yönelik düzeltilir; geçmiş tablolar yalnızca gerçek hatalarda yeniden yazılır.

Finans Defteri

Defter: Tahmin sayfası: iki tahmin, iki yılın tutarı, değişim ve "bu değişim kârı hangi yönde etkiledi?" sorusunun cevabı.

Özet

  1. Muhasebe kayıtlarının bir kısmı ölçüm değil tahmindir: şüpheli alacaklar, kullanım ömürleri, garanti ve benzeri karşılıklar.
  2. Aynı işlemler farklı makul tahminlerle farklı kâr verir; tahminler kârı değiştirir, nakdi değiştirmez.
  3. Tahmin değişiklikleri geçmiş yılları düzeltmeden, ileriye yönelik yansıtılır; geçmiş tablolar yalnızca gerçek hatalarda yeniden yazılır.
  4. Yargının olduğu yerde yönlendirme mümkündür; karşılık oranlarının ve ömürlerin yıllar içindeki değişimi dikkatle okunmalıdır.

Kendini sına

  1. Kerem'in hastanesinde iyimser karşılık oranları kâr üzerinde nasıl bir fark yaratıyor ve kasadaki nakdi nasıl etkiliyor?
  2. Elif'in bölümünde pres hattının yeni yıllık amortismanı nasıl hesaplanıyor ve neden geçmiş dört yıl yeniden yazılmıyor?
  3. Bir şirketin alacakları büyürken şüpheli alacak karşılık oranının düştüğünü görürsen hangi soruyu sorarsın?

Yanıtlar

  1. Muhasebenin tahmini 5,6 milyon, iyimser tahmin 3,3 milyon lira karşılık ayırır. Aradaki 2,3 milyon lira kâra eklenir ve kâr 30 milyondan 32,3 milyona çıkar. Kasadaki nakit iki durumda da aynıdır, çünkü karşılık bir tahmindir ve para hareketi yaratmaz.
  2. Dört yılda 6 milyon lira amortisman ayrılmış, kalan defter değeri 6 milyon liradır. Bu tutar yeni kalan ömür olan altı yıla bölünür ve yıllık amortisman 1 milyon lira olur. Geçmiş dört yıl yeniden yazılmaz, çünkü bu bir hata değil, yeni bilgiyle güncellenen bir tahmindir ve tahmin değişiklikleri ileriye yönelik yansıtılır.
  3. Alacaklar büyürken ve yaşlanırken tahsil edilememe olasılığının azalması beklenmez. Oranın düşmesinin bir dayanağı olup olmadığını, örneğin tahsilatın gerçekten iyileşip iyileşmediğini sorarım; dayanağı yoksa düşük oran kârı olduğundan yüksek gösteriyor olabilir.

Sonraki derse köprü

Bu modülde kârın nasıl kaydedildiğini, hangi kurallara uyduğunu ve hangi tahminlere dayandığını gördük. Şimdi bu kayıtların toplandığı ilk tabloya geçiyoruz. Sonraki ders gelir tablosunun yolculuğunu, hasılattan net kâra giden basamakları sırasıyla izliyor ve Kerem'in şüpheli alacak karşılığı gibi kalemlerin bu basamaklardan hangisinde durduğunu gösteriyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.