İçeriğe geç

10.5 · Seviye 3 · Maliyet ve kısa vadeli kararlar

Fırsat maliyeti

Kullanılan kaynağın vazgeçilen en iyi alternatifini maliyet olarak hesaba katar

Finans Akademisi — M10, Maliyetin Türleri · 1.606 kelime · 2 vaka durumu · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Vaka kişileri ve kurumları kurgusaldır; araştırmalar, standartlar ve kaynaklar gerçektir. Derslerdeki hesaplar yeniden hesaplanarak denetlenir.

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Fırsat maliyeti, bir kaynağı bir işe ayırırken vazgeçilen en iyi alternatifin getirisidir; hiçbir ödeme yapılmasa da kararın bedelidir.
  2. Örtük maliyetler muhasebe kayıtlarında görünmez; karar analizine ayrıca eklenmelidir.
  3. Alternatif ancak gerçekten mümkünse fırsat maliyeti sayılır; bütün alternatifler değil, en iyisi hesaba girer.
  4. İnsanlar fırsat maliyetini kendiliğinden düşünmez; seçeneklerin yanına "bunun yerine ne yapılabilirdi?" sorusunu yazmak kararı değiştirir.

Açılış

Fabrikanın lojistik müdürü Elif'in kapısını çalıyor. Bölgedeki bir nakliye firması, pres deposunun arka yarısını ayda 60.000 liraya kiralamak istiyor. Elif teklifi duyunca bir şey fark ediyor: o yarıda şu an altı haftalık sac stoğunun fazlası duruyor. Depo şirketin kendi binası; kira ödenmiyor, muhasebede bir gider satırı yok.

"Depo bize bedava," diyor üretim müdürü. Elif emin değil. Kira ödenmiyor, ama artık birisi o alan için para vermeye hazır.

Tek fikir

Bir kaynağı bir işe ayırmanın maliyeti, o kaynakla yapılabilecek en iyi öteki işten vazgeçilen getiridir. Kasadan para çıkmasa da, muhasebede bir satır görünmese de bu bir maliyettir ve kararı değiştirebilir.

Kavram

10.4'te geçmişte harcanan paranın karara girmediğini gördük. Bu ders tersini gösteriyor: kasadan hiç para çıkmadığı hâlde karara girmesi gereken maliyetler var.

Tanımın iki önemli kelimesi var. Birincisi "en iyi": fırsat maliyeti bütün alternatiflerin toplamı değil, vazgeçilen en değerli tek alternatiftir. Depo yarısının fırsat maliyeti, nakliye firmasının teklifi ile başka bir kiracının daha yüksek teklifinden hangisi büyükse odur. İkincisi "gerçekten mümkün": bir alternatif fırsat maliyeti sayılabilmesi için gerçekten yapılabilir olmalıdır. Kimsenin kiralamak istemediği bir depo yarısının fırsat maliyeti yoktur ya da çok küçüktür; bugün bir teklif masada olduğu için var.

Muhasebe ödenen paraları kaydeder; buna açık maliyet denir. Örtük maliyetler kaydın dışında kalır, çünkü kimseye bir şey ödenmez. Bu yüzden muhasebe kârı ile bir kararın gerçek değeri arasında fark doğar. Kendi binasında çalışan bir işletmenin kârı, kira ödeyen bir rakibinkinden yüksek görünür; ama o bina kiraya verilebilecekken işletmeye ayrılmışsa, aradaki fark bir verimlilik değil, kaydedilmemiş bir kiradır.

Türkiye'de fırsat maliyetinin en sık karşılaşılan biçimi paranın kendisidir. Faizlerin yüksek olduğu dönemlerde, 0.4'teki birikim hesabının ve 8.2'deki vade farkının hatırlattığı gibi, kasada ya da bir işin içinde bekleyen her lira, bankada ya da bir borcu kapatmakta kullanılabilecekken orada bekliyordur. Stokta duran sac, vadesi uzayan bir alacak, kullanılmayan bir makine: hepsinin örtük bir faiz maliyeti vardır.

Fırsat maliyetinin bir özelliği de kapasiteye bağlı olmasıdır. Boşta duran bir makineyle yeni bir sipariş üretmenin fırsat maliyeti sıfıra yakındır; makine başka bir işte kullanılmıyordur. Aynı makine tam kapasite çalışırken ise yeni sipariş, başka bir işi yerinden eder ve fırsat maliyeti, yerinden edilen işin kazandıracağı tutar kadardır. Bu yüzden aynı kaynak için fırsat maliyeti bir ay sıfır, ertesi ay büyük olabilir. Modül 12'deki özel sipariş ve darboğaz kararları bu farkın üzerine kurulacak.

Hanede de aynı mantık geçerlidir. Bir ailenin vadeli hesapta duran birikimi, bir arabaya peşinat olarak verildiğinde muhasebede bir faiz gideri görünmez; ama artık o paranın getirdiği faiz de gelmez. Kredi faizi ile mevduat faizi arasında büyük bir fark olduğunda, peşin ödemek mi kredi kullanmak mı sorusunun cevabı bu örtük faize bağlıdır ve Seviye 7'deki hane kararları, kira ile satın alma ya da araç alma gibi seçimlerde, bu hesabı açıkça ve paranın zaman değeriyle birlikte yapacak.

Fırsat maliyetini düşünmek kolay görünür, ama insanlar bunu kendiliğinden yapmaz.

Frederick ve arkadaşları bunu sade bir deneyle gösterdi. Öğrencilere 14,99 dolarlık bir video diski alıp almayacakları soruldu. Bir gruba seçenekler "al" ve "alma" olarak, öteki gruba "al" ve "14,99 doları başka alımlar için sakla" olarak verildi. İki ifade aynı şeyi söylüyor; almamak zaten parayı saklamak demek. Yine de satın alma oranı yüzde 75'ten 55'e düştü. Bir başka deneyde 1.000 dolarlık bir müzik seti ile 700 dolarlık bir müzik seti arasında seçim yapan öğrencilere ucuz seçenek "700 dolarlık set ve 300 dolarlık müzik albümü" diye sunulduğunda, ucuz seti seçenlerin payı yüzde 59'dan 82'ye çıktı. Bilgi yeni değildi; yalnızca hatırlatılmıştı.

Bu yüzden fırsat maliyetini hesaba katmanın en işe yarar yolu, karar yazılırken her seçeneğin yanına "bunun yerine ne yapılabilirdi?" sorusunu açıkça yazmaktır. Soru yazılınca, kasadan çıkmayan ama karardan vazgeçilen değer görünür hâle gelir.

Vakalarda

Muhasebede bu 6,12 milyonun hiçbir satırı görünmüyor: faiz ödenmiyor çünkü stok kendi parasıyla alınmış, kira ödenmiyor çünkü depo şirketin. Ama karar için gerçek bir maliyet. Fazla stok ancak yılda dört günden fazla hat duruşunu önlüyorsa kendini ödüyor. Elif son iki yılda sac gecikmesi yüzünden yaşanan duruşları sayıyor: toplam bir buçuk gün. Bu, fazla stoğun önlediği duruşun fırsat maliyetinin çok altında kaldığını gösteriyor. Üretim müdürüne iki şeyi birlikte öneriyor: stoğu üç haftaya indirmek ve tedarikçiyle bir acil teslim anlaşması yapmak. Lojistik müdürüne de kira teklifini kabul etmeye hazır olduklarını söylüyor. "Depo bedava değilmiş," diyor üretim müdürü, "yalnızca faturası gelmiyormuş."

İlk bakışta Seda'nın bir saati 200 lira ediyor, yani 10.4'teki 100 liralık eşiğin iki katı. Ama Seda tanımın ikinci kelimesini hatırlıyor: gerçekten mümkün olan en iyi alternatif. Ayda yalnızca 48 saat 200 liraya dönüşebiliyor ve o saatler zaten dolu; kreş yolunda kazanacağı ek saatleri ek nöbete çeviremez. O saatlerin alternatifi para değil, kızıyla geçen zaman, dinlenme ya da evdeki işler. Fırsat maliyeti bu yüzden lira olarak hesaplanamıyor, ama bir karar olarak yazılabiliyor. Seda ve Hakan şunu not ediyor: Seda'nın ek bir saati, nöbet kontenjanı doluyken 200 lira etmiyor; ama aile için değeri olan bir saat. Gelecek yıl kreş ve ev arasında bir seçim yaparken bu saatleri "bedava" saymayacaklar.

Elif'te fırsat maliyeti bir teklifle somutlaştı ve paraya çevrilebildi. Seda'da en iyi alternatif para değildi; fırsat maliyeti yine de vardı, ama bir rakam yerine bir tercih olarak yazıldı.

Ne biliyoruz

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışKasadan para çıkmayan bir kaynağı bedava saymak.
Doğrusu

Kendi binası, kendi parası ve kendi zamanı başka bir işe ayrılabiliyorsa bir fırsat maliyeti vardır.

Yaygın yanlışFırsat maliyeti olarak bütün alternatifleri toplamak.
Doğrusu

Fırsat maliyeti vazgeçilen en iyi tek alternatiftir.

Yaygın yanlışGerçekleşmesi mümkün olmayan bir alternatifi fırsat maliyeti saymak.
Doğrusu

Kimsenin kiralamayacağı bir alanın ya da doldurulamayacak bir nöbetin değeri karara katılmaz.

Yaygın yanlışFırsat maliyetini her zaman paraya çevirmeye çalışmak.
Doğrusu

Bazen en iyi alternatif para değildir; o zaman da karar yazılırken açıkça adlandırılmalıdır.

Finans Defteri

Defter: Fırsat maliyeti sayfası: kaynak, en iyi alternatif, yıllık değer ya da adlandırılmış karşılık ve bu bilginin değiştirebileceği bir karar.

Özet

  1. Fırsat maliyeti, bir kaynağı bir işe ayırırken vazgeçilen en iyi alternatifin getirisidir; hiçbir ödeme yapılmasa da kararın bedelidir.
  2. Örtük maliyetler muhasebe kayıtlarında görünmez; karar analizine ayrıca eklenmelidir.
  3. Alternatif ancak gerçekten mümkünse fırsat maliyeti sayılır; bütün alternatifler değil, en iyisi hesaba girer.
  4. İnsanlar fırsat maliyetini kendiliğinden düşünmez; seçeneklerin yanına "bunun yerine ne yapılabilirdi?" sorusunu yazmak kararı değiştirir.

Kendini sına

  1. Elif'in deposundaki fazla stoğun yıllık fırsat maliyeti nedir ve neden muhasebede görünmüyor?
  2. Seda'nın ek bir saati neden her durumda 200 lira etmiyor?
  3. Frederick ve arkadaşlarının deneyinde satın alma oranı neden düştü?

Yanıtlar

  1. 12 milyonluk sacın örnek 0,45 faizle 5,4 milyonluk örtük faizi ve depo yarısının 720.000 liralık vazgeçilen kirası; toplam 6,12 milyon. Stok kendi parasıyla alındığı ve depo şirketin kendi binası olduğu için ne faiz ne kira ödeniyor.
  2. Çünkü 200 lira yalnızca ek nöbete çevrilebilen saatlerin karşılığı ve o saatler ayda 48 ile sınırlı ve zaten dolu. Kreş yolundan kazanılacak saatlerin gerçek alternatifi para değil, ailesiyle ya da dinlenmeyle geçen zaman.
  3. Seçeneklerin anlamı değişmedi; yalnızca "almamak" seçeneği parayı başka bir şey için saklamak olarak ifade edildi. Katılımcılar bu alternatifi kendiliğinden düşünmüyordu; hatırlatılınca karar değişti.

Sonraki derse köprü

Elif'in hesabı, bir kaynağın bir işe ayrılınca neyi kaybettirdiğini gösterdi. Sonraki ders bir satışın neyi kazandırdığına bakıyor: her bir satışın fiyatından değişken maliyeti çıkınca geriye kalan ve sabit maliyetleri karşılayıp kâra dönüşen tutar, yani katkı payı.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.