İçeriğe geç

1.1 · Seviye 0 · Sayıyla barışmak

Yüzde ve yüzde puan

"Faiz beş puan arttı" ile "yüzde beş arttı" arasındaki farkı hesaplar

Finans Akademisi — M01, Sayının Dili · 1.608 kelime · 2 vaka durumu · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Vaka kişileri ve kurumları kurgusaldır; araştırmalar, standartlar ve kaynaklar gerçektir. Derslerdeki hesaplar yeniden hesaplanarak denetlenir.

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Bir oran değiştiğinde iki ölçü vardır: puan farkı ve göreli değişim; ikisi de doğru olabilir ama farklı büyüklükte görünür.
  2. Bir yüzde puan yüz baz puandır; faiz değişiklikleri bu yüzden çoğu zaman baz puanla söylenir.
  3. "Yüzde 150'si" tabanın bir buçuk katı, "yüzde 150 fazlası" iki buçuk katıdır.
  4. Bir yüzde her zaman bir tabana uygulanır; vergi dahil fiyattan geri hesap bölmeyle yapılır.

Açılış

Pazartesi sabahı Zeynep'in e-posta kutusunda reklam ajansının aylık raporu duruyor. Konu satırı büyük harflerle yazılmış: "Dönüşüm oranında yüzde 50 artış!" Rapora göre siteye gelen ziyaretçilerin satın almaya dönüşme oranı yüzde 2'den yüzde 3'e çıkmış. Ajans bu başarıyla birlikte gelecek çeyrek için reklam bütçesinin artırılmasını öneriyor.

Zeynep sevinçle finans ekibine iletmeden önce duraksıyor. Üç hafta önce kampanya bütçesi yarıya inmişti ve analist ona harcadığı her liranın kaç lira geri getirdiğini sormuştu. "Yüzde 50 artış" etkileyici bir cümle; ama yüzde 2'den yüzde 3'e çıkmak, yüz ziyaretçiden kaç kişinin fazladan satın aldığı anlamına geliyor? Zeynep raporu kapatmadan önce, bu iki ifadenin aynı şeyi anlatıp anlatmadığını ve finans ekibinin hangisini soracağını bilmek istiyor.

Tek fikir

Bir oran değiştiğinde iki ayrı şey söylenebilir: oranın kaç puan değiştiği ve kendi düzeyine göre yüzde kaç değiştiği. İkisi de doğru olabilir ama farklı büyüklükte görünür; finans konuşmasında hangisinin söylendiği açıkça belirtilir.

Kavram

Yüzde, bir sayının yüzde birlik parçalar cinsinden ifadesidir; yüzde 3, yüzde üç demektir. Sorun, değişen şeyin kendisi bir yüzde olduğunda başlar. Dönüşüm oranı, faiz oranı, kâr marjı, işsizlik oranı ve enflasyon birer yüzdedir. Bir yüzde değiştiğinde değişimi iki biçimde ölçebiliriz.

Birinci ölçü farktır. Zeynep'in dönüşüm oranı 0,02'den 0,03'e çıktıysa fark 0,01, yani bir yüzde puandır. İkinci ölçü göreli değişimdir: farkın başlangıç düzeyine oranı. Bir puanlık fark, başlangıçtaki iki puana göre yarı yarıya bir artıştır.

Ajansın cümlesi yanlış değil. Ama dinleyen kişiye büyük bir sıçrama izlenimi veriyor, oysa yüz ziyaretçiden yalnız bir kişi daha fazla satın alıyor. Bunu tutara çevirmek iki ifadeyi aynı zemine getirir. Ayda iki yüz bin ziyaretçi gelen bir sitede:

İki bin sipariş azımsanacak bir artış değil. Ama finans ekibi için asıl soru başka: bu iki bin sipariş ne kadar katkı payı getirdi ve reklam bütçesi buna değdi mi? Bu soru Y4 yolunda kampanya getirisiyle cevaplanacak. Bu dersin işi, oranın hangi dille söylendiğini görmek.

Finans dünyasında puanın bir alt birimi daha var ve en çok faiz konuşmalarında geçer.

Merkez bankası politika faizini yüzde 45'ten yüzde 46,5'e çıkardığında haberlerde "150 baz puan artırım" yazar. Bu dil, küçük faiz değişikliklerini kesirli yüzdelerle anlatmanın karışıklığını önler; "yüzde 1,5 artırdı" demek, faizin yüzde 1,5 oranında mı yoksa 1,5 puan mı arttığı sorusunu açık bırakırdı. Merkez bankaları ve finans haberleri bu yüzden puanı ve baz puanı tercih eder; reklam metinleri ise çoğu zaman göreli değişimi seçer.

Yüzde dilinin bir başka tuzağı, "yüzde 150 fazla" ile "yüzde 150'si" arasındaki farktır. Geçen yıl 200 lira olan bir şey bu yıl "yüzde 150 fazla" ise 500 lira eder; "geçen yılın yüzde 150'si" ise 300 liradır. Türkçede bu iki ifade gündelik konuşmada sık sık karıştırılır.

Son tuzak, bir yüzdenin hangi tabana uygulandığını unutmaktır. Vergi dahil bir fiyattan vergiyi çıkarmak buna iyi bir örnektir. Örnek olarak yüzde 20 oranında vergi eklenmiş 1.200 liralık bir fiyatı düşünelim. Vergiyi bulmak için 1.200'ün yüzde 20'sini almak yanlış sonuç verir, çünkü yüzde 20 vergisiz fiyata eklenmişti; taban 1.200 değil, vergisiz fiyattır:

Kırk liralık fark tek bir faturada küçük görünebilir; bir şirketin yıllık satın alma bütçesinde aynı hata milyonlara ulaşır. Hangi oranın uygulandığı ise mevzuat konusudur ve bu örnekteki yüzde 20 yalnız hesabı göstermek için seçilmiş bir sayıdır.

Yüzde dilinin bir sınırı daha var. Bir artış istediği kadar büyük olabilir; bir değer yüzde 200, yüzde 500 artabilir. Ama bir azalış en fazla yüzde 100 olabilir, çünkü sıfırın altına inen bir satış ya da fiyat yoktur. "Satışlar yüzde 120 düştü" diye bir cümle duyulduğunda ya bir puan farkı yüzde diye söylenmiştir ya da tabanı başka bir sayı seçilmiştir. Böyle bir cümle, dört sorunun üçüncüsünü sormak için yeterli bir işarettir.

Bu dört durumun ortak noktası, Ders 0.2'deki dört sorudan üçüncüsü: neye göre? Bir yüzde her zaman bir tabana göre söylenir. Taban söylenmediğinde dinleyen kişi en büyük ya da en tanıdık tabanı varsayar.

Vakalarda

Bu karşılaştırma kesin bir hesap değil; reklamla gelen ve kendiliğinden gelen ziyaretçiler birbirine tam benzemez. Ama Zeynep'e yönetim toplantısında savunabileceği bir cümle veriyor: "Dönüşüm oranı bir puan arttı, bunun bir kısmı ücretsiz kargodan geliyor; reklam bütçesini artırmadan önce iki etkiyi ayırmalıyız."

"Biraz geriledi" ile "on iki milyon lira" aynı olayı anlatıyor. Murat Bey bayilere verilecek vade kararında hangisinin konuşulması gerektiğini artık biliyor. Gelecek hafta yönetim toplantısında marjı üç biçimde birden söylemeye karar veriyor: dört puan, yedide bir, on iki milyon lira. Dinleyenin hangi sayıyı duyacağını seçmek yerine üçünü de masaya koyuyor.

İki durum, aynı oranın iki ayrı yönden süslenebileceğini gösteriyor. Zeynep'in ajansı küçük bir puan farkını büyük bir göreli değişimle anlattı; Murat Bey'in genel müdürü büyük bir tutarı küçük bir kelimeyle anlattı.

Ne biliyoruz

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışPuan farkını yüzde artış diye söylemek ya da tersini yapmak.
Doğrusu

"Faiz yüzde 5 arttı" cümlesi, faiz yüzde 40'tan 45'e çıktıysa yanlıştır; doğrusu "beş puan arttı" ya da "yaklaşık yüzde 12,5 arttı"dır.

Yaygın yanlışVergi dahil bir fiyattan vergiyi, dahil fiyatın yüzdesiyle çıkarmak.
Doğrusu

Yüzde, eklendiği tabana uygulanır; geri hesap çarpmayla değil bölmeyle yapılır.

Yaygın yanlış"Yüzde 150'si" ile "yüzde 150 fazlası"nı karıştırmak.
Doğrusu

Birincisi tabanın bir buçuk katıdır, ikincisi iki buçuk katı. Sözleşme ve teklif metinlerinde bu karışıklık iki tarafın farklı tutar anlamasına yol açar.

Finans Defteri

Defter: Oran değişimi sayfası: oranın adı, eski ve yeni değer, puan farkı, göreli değişim, tutar karşılığı ve söyleyenin seçtiği biçim.

Özet

  1. Bir oran değiştiğinde iki ölçü vardır: puan farkı ve göreli değişim; ikisi de doğru olabilir ama farklı büyüklükte görünür.
  2. Bir yüzde puan yüz baz puandır; faiz değişiklikleri bu yüzden çoğu zaman baz puanla söylenir.
  3. "Yüzde 150'si" tabanın bir buçuk katı, "yüzde 150 fazlası" iki buçuk katıdır.
  4. Bir yüzde her zaman bir tabana uygulanır; vergi dahil fiyattan geri hesap bölmeyle yapılır.

Kendini sına

  1. Zeynep'in dönüşüm oranı yüzde 2'den yüzde 3'e çıktı. Bu kaç puanlık ve yüzde kaçlık bir artıştır?
  2. Politika faizi yüzde 45'ten yüzde 46,5'e çıktı. Haber bunu kaç baz puan olarak verir?
  3. Örnek yüzde 20 vergiyle 1.200 liraya satılan bir ürünün vergisiz fiyatı nedir ve 1.200'ün yüzde 80'ini almak neden yanlıştır?

Yanıtlar

  1. Bir puanlık ve göreli olarak yüzde 50'lik bir artıştır. İkisi de doğrudur; ama iki yüz bin ziyaretçide bu fark iki bin siparişe karşılık gelir ve finans ekibi asıl bu sayıyı sorar.
  2. 150 baz puan olarak verir, çünkü bir yüzde puan yüz baz puandır ve fark 1,5 puandır. Göreli olarak faiz kendi düzeyinin yaklaşık yüzde 3,3'ü kadar artmıştır.
  3. Vergisiz fiyat 1.200'ün 1,20'ye bölümü olan 1.000 liradır. Yüzde 20 vergisiz fiyata eklendiği için taban 1.000'dir; 1.200'ün yüzde 80'i 960 lira verir ve vergiyi kırk lira fazla gösterir.

Sonraki derse köprü

Murat Bey'in marjı dört puan düştü ve bu, marjın yedide birinin gitmesi demekti. Peki marj gelecek yıl dört puan geri gelirse kaybedilen yedide bir geri kazanılmış olur mu? Sayının dilindeki ikinci tuzak burada: bir artış ile bir azalış aynı yüzdeyle söylendiğinde birbirini götürmez. Sonraki ders artış ve azalışın asimetrisini işliyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.