İçeriğe geç

P03-D04-M02-02·Doğa ve metafizik

Dört neden

orta3.795 kelime≈ 25 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Aristoteles'in dört nedeni, "neden" sorusunun dört farklı biçimde sorulabileceğini söyleyen bir çözümlemedir ve bir şeyi tam olarak açıklamak bu soruların hepsine cevap vermeyi gerektirir.

Aristoteles'in Fizik'inin ikinci kitabının üçüncü bölümü bir şeyin nedenini onun neyden yapıldığı, ne olduğu, değişimin nereden başladığı ve neyin uğruna olduğu olarak dört anlamda saydı, sekizinci bölümü yağmurun ve dişlerin rastlantıyla oluştuğunu söyleyen görüşe karşı doğal şeylerin her zaman ya da çoğunlukla aynı biçimde oluştuğunu ve bu yüzden bir amaç için olduğunu savundu, dokuzuncu bölümü ise duvarın ve testerenin örneğiyle doğadaki zorunluluğun amaca göre koşullu olduğunu gösterdi.

Bir olgunun nedenleri dört adımla ayrılır: neyden yapıldığını, ne olduğunu, neyle başladığını ve ne için olduğunu sormak; ve sonunda bu cevaplardan hangisinin sorulan soruya cevap verdiğini belirlemek.

İnsan niyeti, indirgeme ve modern bilim itirazları, Aristoteles'in doğadaki amacının bir niyet değil bir sürecin düzenli sonucu olduğunu, dört nedenin dört farklı meşru soruya cevap verdiğini ve modern bilimin amacı bir niyet olarak dışarıda bırakıp bir işlev açıklaması olarak tuttuğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden dört neden, bir olayın arkasındaki dört kuvvet değil, bir şeyi anlamak için sorulabilecek dört sorudur ve bu soruların sonuncusu, ötekilerin neden öyle olduğunu da açıklar.

Açılış sahnesi

Kerem, Doğa ve metafizik bölümünün ikinci panosu için önceki panodaki at heykelini alıyor ve onun dört yanına dört soru işareti koyuyor. Madde ve form panosunda heykelin tunçtan yapıldığını ve bir at biçimi taşıdığını göstermişti. Ama bir ziyaretçi, heykelin önünde durup "bu neden burada" diye sorduğunda, Kerem'in aklına dört ayrı cevap geliyordu: çünkü tunçtan yapılmış, çünkü bir at biçiminde, çünkü bir heykeltıraş onu dökmüş, çünkü müze kentin kuruluşunu anmak için onu ısmarlamış. Aristoteles'in Fizik'inin ikinci kitabında, bir şeyin nedeni olarak tam da bu dört şey sayılır. Kerem, soru işaretlerinden hangisinin ziyaretçinin asıl sorusuna cevap verdiğini bilemiyor.

Selin, Aristoteles'in amacın, yani bir şeyin uğruna yapıldığı şeyin, yalnızca insan yapımı şeylerde değil, doğada da bulunduğunu söylediğini okumuş ve bir ağacın yapraklarının bir amaç için mi var olduğunu soruyor. Tolga, bir şeyin dört nedeninin hep ayrı şeyler olup olmadığını ve bir yazılım hatasının hangi nedenine bakması gerektiğini soruyor. Lina, yürüyüşün amacının sağlık olduğu örneğini okumuş ve her akşam yürümesinin nedeninin, yürüdüğü yol mu, yürüme biçimi mi, onu yürümeye karar veren kendisi mi, yoksa sağlık mı olduğunu düşünüyor. Barış, ceza hukukunda bir sonucun nedeninin kimin eylemi olduğunun belirlenmesinin zorluğunu biliyor. Defne ise bir hastalığın nedenini sorarken hangi nedenden söz ettiğini merak ediyor. Bu ders, Antik Akdeniz Felsefesi programının Aristoteles kursunda, Aristoteles'in Fizik'te bir şeyin nedeni olarak neden dört ayrı şey saydığını, maddi, biçimsel, etken ve amaç nedenlerinin birbirinden nasıl ayrıldığını ve amacın doğadaki şeylerin açıklamasında neden bir yer tuttuğunu soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce bu dersin yerini belirleyelim. Madde ve form dersi, Fizik'te her değişimde altta kalan bir şey, bir form ve bir yoksunluk bulunduğunu ve formun maddeden daha çok doğa olduğunu inceledi. Bu ders, bir şeyi tam olarak açıklamak için madde ve formun neden yetmediğine bakıyor. Akademinin önceki derslerinde, maddesel neden kavramı, Anaksagoras'ın aklı ve Sokrates'in Phaidon'da Anaksagoras'tan bir amaç açıklaması beklerken hayal kırıklığına uğraması, amaçsal açıklama kavramıyla birlikte Presokratikler ve Platon kurslarının içinde tanıtılmıştı. Bu ders, o hayal kırıklığına Aristoteles'in kendi cevabını inceliyor.

Sonra üç kaynağa bakacağız. Fizik'in ikinci kitabının üçüncü bölümünde Aristoteles, bir şeyin nedeni olarak dört şey sayar ve her birine örnekler verir. Sekizinci bölümde, doğanın bir amaç için mi yoksa zorunlulukla mı işlediği sorusunu tartışır ve Empedokles'in rastlantıya dayanan açıklamasına karşı çıkar. Dokuzuncu bölümde ise, doğadaki zorunluluğun neden bir amaca bağlı, yani koşullu bir zorunluluk olduğunu, bir duvarın taşları örneğiyle açıklar.

Ardından üç itirazı tartacağız: amaç nedeninin doğaya insan niyetini yansıttığı, dört nedenin aslında tek bir nedene, yani etken nedene indirgenebildiği ve modern bilimin amaç nedenini başarıyla dışarıda bıraktığı itirazları.

Sonda, bir olgunun nedenlerini ayırmanın dört adımını göstereceğiz: olgunun neyden yapıldığını sormak, onun ne olduğunu sormak, onun neyle başladığını sormak ve onun ne için olduğunu sormak; ve sonunda bu dört cevaptan hangisinin sorulan soruya cevap verdiğini belirlemek.

Merkez soru

Sorumuz şu: Aristoteles bir şeyin nedeni olarak neden dört ayrı şey sayar, maddi, biçimsel, etken ve amaç nedenleri birbirinden nasıl ayrılır ve amaç doğadaki şeylerin açıklamasında neden bir yer tutar?

Ölçülü iddiam şu: Aristoteles'in dört nedeni, bir şeyin nedeninin ne olduğu sorusuna verilmiş dört rakip cevap değil, "neden" sorusunun dört farklı biçimde sorulabileceğini söyleyen bir çözümlemedir; her neden, aynı şeye yöneltilmiş farklı bir soruya cevap verir ve bir şeyi tam olarak açıklamak, bu soruların hepsine cevap vermeyi gerektirir; amaç nedeni, Aristoteles'te bilinçli bir niyet değil, bir sürecin düzenli olarak vardığı ve sürecin ona göre anlaşıldığı sonuçtur; bu yüzden doğada amaç bulmak, doğaya bir tasarımcı yüklemek anlamına gelmez. Üçüncü bölümde Aristoteles, bir şeyin nedeni olarak dört anlam sayar. Birincisi, bir şeyin kendisinden olduğu ve onda bulunan şeydir: heykelin tuncu, kâsenin gümüşü. İkincisi, form ve örnek, yani bir şeyin ne olduğunun tanımıdır: oktavın nedeni, iki bire oranıdır. Üçüncüsü, değişimin ya da durmanın ilk başladığı yerdir: öğüt veren, eylemin nedenidir; baba, çocuğun nedenidir. Dördüncüsü, bir şeyin uğruna olduğu amaçtır: sağlık, yürüyüşün nedenidir; neden yürüyor diye sorulduğunda, sağlıklı olmak için deriz. Sekizinci bölümde Aristoteles, yağmurun tahılın büyümesi için değil, zorunlulukla yağdığını söyleyen görüşü tartışır ve doğadaki şeylerin her zaman ya da çoğunlukla aynı biçimde olduğunu, rastlantının ise ne her zaman ne de çoğunlukla olduğunu söyleyerek ona karşı çıkar. Dokuzuncu bölümde, bir duvarın taşlarının ağır oldukları için alta, toprağın onların üstüne yerleştiğini, ama duvarın bunlar yüzünden değil, bir şeyleri korumak için var olduğunu söyler: zorunluluk, amaca göre koşulludur.

Sıfır noktası

Bir öğrenci Aristoteles'in dört nedenini duyduğunda, onu çoğu zaman bir olayın dört ayrı tetikleyicisi olarak görür. Bir olayın nedeni, onu meydana getiren şeydir ve Aristoteles, bu meydana getiren şeyleri dört türe ayırır. Bu okumada dört neden, bir olayın arkasındaki dört ayrı kuvvettir ve bir olayı açıklamak, bu kuvvetlerin her birini bulmaktır.

Bu okuma iki yerden sarsılır. Birincisi, Aristoteles'in neden sözcüğü, aitia, bugünkü "neden" sözcüğünden daha geniştir. Bugün neden dediğimizde çoğu zaman bir olayı önceden gelen ve onu meydana getiren bir olayı kastederiz; bu, Aristoteles'in dört nedeninden yalnızca biridir, yani etken nedendir. Aristoteles için bir şeyin nedeni, "neden" sorusuna verilen her cevaptır: bir şeyin neden öyle olduğunu açıklayan her şey. İkincisi, dört neden, bir olayın arkasındaki dört ayrı kuvvet değildir. Bir heykelin tuncu, onu döken heykeltıraş gibi bir kuvvet değildir; tunç, heykelin neyden yapıldığı sorusuna cevaptır. Dört neden, dört kuvvet değil, dört sorudur.

Bu yüzden dört nedeni anlamak, onu bir olayın arkasındaki kuvvetlerin listesi olarak değil, bir şeyi anlamak için sorulabilecek soruların bir çözümlemesi olarak okumayı gerektirir.

Görüşler ve pozisyonlar

Aristoteles'in doğadaki amaç anlayışının niteliği konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, tasarım görüşüdür. Buna göre Aristoteles'in doğada amaç bulması, doğanın bir tasarımcı tarafından belirli amaçlar için düzenlendiğini söylemektir.

İkinci görüş, iç amaç görüşüdür. Buna göre Aristoteles'in amacı, doğanın dışındaki bir tasarımcının niyeti değil, doğal şeylerin kendi içindeki bir yöneliştir. Bir tohum, kendi doğası gereği bir ağaca yönelir; bu yöneliş, bir bilincin değil, tohumun kendisinin bir özelliğidir.

Üçüncü görüş, açıklama görüşüdür. Buna göre amaç nedeni, doğadaki bir kuvvet ya da bir yöneliş olmaktan çok, bir sürecin nasıl açıklanacağına dair bir ilkedir. Bir süreç, düzenli olarak belirli bir sonuca varıyorsa, o süreci anlamak için o sonuca bakmak gerekir; dişlerin neden öyle olduğunu, onların yemek için ne iş gördüğünü bilmeden anlayamayız.

Bu ders üçüncü görüşü temel alır ve ikinci görüşün, amacın doğal şeylerin kendi içinde bulunduğu gözlemini kabul eder. Birinci görüş, Aristoteles'in doğanın bir amaç için işlemesini açıklarken düşünüp taşınan bir yapıcıya başvurmadığını, tersine doğanın düşünüp taşınmadan amaca vardığını açıkça söylemesini açıklamakta zorlanır.

Argümanın yapısı

Bir olgunun nedenlerini ayırmak için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, olgunun neyden yapıldığını sormaktır. Ayıran, olgunun ya da şeyin hangi malzemeden, hangi öğelerden ya da hangi parçalardan oluştuğunu yazar.

İkinci adım, onun ne olduğunu sormaktır. Ayıran, olgunun ya da şeyin tanımını, yani onu başka şeylerden ayıran yapıyı ve düzeni yazar.

Üçüncü adım, onun neyle başladığını sormaktır. Ayıran, olguyu ya da şeyi ortaya çıkaran değişimin ilk kaynağını, yani onu yapanı, başlatanı ya da tetikleyeni belirler.

Dördüncü adım, onun ne için olduğunu sormaktır. Ayıran, olgunun ya da şeyin düzenli olarak vardığı sonucu, yani onun işlevini ya da amacını belirler; sonunda, bu dört cevaptan hangisinin sorulan soruya cevap verdiğini yazar.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Dört nedeni ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Aristoteles'in dört nedeni, "neden" sorusunun dört farklı biçimde sorulabileceğini söyleyen bir çözümlemedir. Kerem'in dört soru işareti, amacın öteki nedenlerin neden öyle olduğunu da açıklayabildiğini gösterdi. Barış'ın nedensellik bağı, hukukun aynı olaya dört soruyu ayrı ayrı sorduğunu gösterdi. Tolga'nın hata raporu, bir hatanın amaç ile malzeme arasındaki bir uyumsuzluktan doğabildiğini gösterdi. Selin'in yaprakları, bugünkü biyolojinin işlev hakkında konuşurken onu bir seçilim süreciyle açıkladığını gösterdi. Lina'nın akşam yürüyüşü, amacın öteki nedenleri koşullu bir zorunlulukla biçimlendirdiğini gösterdi. Defne'nin hastalık nedeni, bir hastalığın bir amacın yokluğu olarak görülebildiğini gösterdi. Bir şeyi tam olarak anlamak, onun neyden yapıldığını, ne olduğunu, neyle başladığını ve ne için olduğunu birlikte sormaktır.

Açık kalan sorular

Selin'in yaprakları, bugünkü biyolojinin bir organın işlevini seçilimle açıkladığını gösterdi. Bir işlev açıklaması, bir amaç açıklaması mıdır, yoksa yalnızca bir etken nedenin, yani geçmişteki seçilimin kısaltılmış bir anlatımı mıdır?

Defne'nin hastalık nedeni, bir hastalığın bir amacın yokluğu olarak görülebildiğini gösterdi. Bir şeyin işlev bozukluğu, o şeyin bir amacı olduğunu varsaymadan tanımlanabilir mi?

Barış'ın nedensellik bağı, hukukun bir sonucun etken nedenini bir zincir boyunca geriye doğru izlediğini gösterdi. Araya giren bir olay, bir zinciri ne zaman koparır ve bunu belirleyen ölçüt Aristoteles'in dört nedeninden hangisine dayanır?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışDört nedeni dört kuvvet saymak.
Doğrusu

Aristoteles'in dört nedenini bir olayın arkasında birlikte işleyen dört ayrı kuvvet olarak okumak, nedenlerin bir şeye yöneltilen dört farklı sorunun cevapları olduğunu ve tuncun bir kuvvet değil bir malzeme olduğunu gözden kaçırır. Doğrusu, dört nedeni dört soru olarak görmektir.

Yaygın yanlışAmacı bir niyet saymak.
Doğrusu

Aristoteles'in amaç nedenini her zaman bir bilincin bir niyeti olarak okumak, onun doğanın düşünüp taşınmadan bir amaca vardığını ve gemi yapma sanatı tahtanın içinde olsaydı doğa gibi işleyeceğini söylediğini gözden kaçırır. Doğrusu, amacı bir sürecin düzenli olarak vardığı sonuç olarak görmektir.

Yaygın yanlışNeden sözcüğünü bugünkü anlamıyla okumak.
Doğrusu

Aristoteles'in aitia sözcüğünü bugünkü neden sözcüğü gibi yalnızca bir olayı meydana getiren önceki olay olarak okumak, onun bir şeyi açıklayan her şeyi neden saydığını gözden kaçırır. Doğrusu, aitia sözcüğünü açıklayıcı bir etken olarak anlamaktır.

Yaygın yanlışZorunluluğu amacın karşıtı saymak.
Doğrusu

Aristoteles'in zorunluluğunu, amacı dışlayan kör bir mekanizma olarak okumak, onun doğadaki zorunluluğun bir amaca göre koşullu olduğunu ve testerenin demirden olmasının, testere olacaksa zorunlu olduğunu söylediğini gözden kaçırır. Doğrusu, zorunluluğu amacın bir koşulu olarak görmektir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Aristoteles'in dört nedeni, "neden" sorusunun dört farklı biçimde sorulabileceğini söyleyen bir çözümlemedir ve bir şeyi tam olarak açıklamak bu soruların hepsine cevap vermeyi gerektirir.

Aristoteles'in Fizik'inin ikinci kitabının üçüncü bölümü bir şeyin nedenini onun neyden yapıldığı, ne olduğu, değişimin nereden başladığı ve neyin uğruna olduğu olarak dört anlamda saydı, sekizinci bölümü yağmurun ve dişlerin rastlantıyla oluştuğunu söyleyen görüşe karşı doğal şeylerin her zaman ya da çoğunlukla aynı biçimde oluştuğunu ve bu yüzden bir amaç için olduğunu savundu, dokuzuncu bölümü ise duvarın ve testerenin örneğiyle doğadaki zorunluluğun amaca göre koşullu olduğunu gösterdi.

Bir olgunun nedenleri dört adımla ayrılır: neyden yapıldığını, ne olduğunu, neyle başladığını ve ne için olduğunu sormak; ve sonunda bu cevaplardan hangisinin sorulan soruya cevap verdiğini belirlemek.

İnsan niyeti, indirgeme ve modern bilim itirazları, Aristoteles'in doğadaki amacının bir niyet değil bir sürecin düzenli sonucu olduğunu, dört nedenin dört farklı meşru soruya cevap verdiğini ve modern bilimin amacı bir niyet olarak dışarıda bırakıp bir işlev açıklaması olarak tuttuğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden dört neden, bir olayın arkasındaki dört kuvvet değil, bir şeyi anlamak için sorulabilecek dört sorudur ve bu soruların sonuncusu, ötekilerin neden öyle olduğunu da açıklar.

Sonraki derse köprü

Dört neden, bir şeyin neden öyle olduğunu açıklıyordu. Ama değişimin kendisi nedir? Fizik'in üçüncü kitabının başında Aristoteles, hareket ya da değişim dediği şeyi tanımlamaya çalışır ve onu, olanak hâlinde olanın, olanak hâlinde olduğu ölçüde gerçekleşmesi olarak tanımlar. Bir ev yapılabilecek tuğlalar, ev yapılırken, yapılabilir olmaları bakımından gerçekleşmektedir; ev bittiğinde ise değişim de biter. Kerem, bir sonraki pano için yarısı örülmüş bir duvar çizip onun yanına bir tuğla yığını ve bitmiş bir duvar koymayı düşünüyor.

Selin, bu tanımın birçok yorumcu tarafından karanlık bulunduğunu okumuş. Tolga, bir şeyin hem olanak hâlinde hem de gerçekleşmekte olmasının nasıl mümkün olduğunu soruyor. Lina ise değişimin, bitmiş bir şey değil, sürmekte olan bir şey olarak tanımlanmasının ne anlama geldiğini merak ediyor.

Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Değişim dersi, Aristoteles'in Fizik'in üçüncü kitabında değişimi neden olanak hâlinde olanın olanak hâlinde olduğu ölçüde gerçekleşmesi olarak tanımladığını, bu tanımın neden karanlık bulunduğunu ve değişimin bitmiş bir sonuç değil, sürmekte olan bir süreç olarak tanımlanmasının ne anlama geldiğini soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.