Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Parmenides'teki itirazlar, formlar kuramını çürütmek için değil, onun hangi varsayımlarının taşınamaz olduğunu göstermek için kurulmuştur ve Platon kuramını bırakmaz, onun en ağır sınavını kendisi yazar.
Platon'un Parmenides'inde yaşlı Parmenides, formların örnek ve tikellerin kopya olduğu öneriyi benzerliğin iki yönlü olması yüzünden bir gerilemeye soktu, formlar ile bizim dünyamız yalnızca kendi aralarında ilişkiliyse formların bilinemez olacağını en büyük güçlük olarak kurdu ve formlardan vazgeçmenin düşünmeyi imkânsız kılacağını söyleyip genç Sokrates'e bir diyalektik alıştırma önerdi.
Bir kuramın kendi savunucusu tarafından yapılan bir sınaması dört adımla okunur: itirazın hangi varsayıma yöneldiğini belirlemek, sonucunun ağırlığını tartmak, kuramın bu varsayımı neyi kaybetmeden bırakabileceğini sormak ve sınamanın bir son mu bir başlangıç mı olduğunu belirlemek.
Vazgeçiş, yanlış okuma ve boş alıştırma itirazları, Parmenides'in formlardan vazgeçilmemesi gerektiğini söylediğini, itirazların Platon'un kendi orta dönem dilinin bir sınavı olduğunu ve alıştırmanın formların kendi düzeylerinde kapalı olduğu varsayımını sınamaya başladığını gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden Parmenides, Platon'un formlar kuramının sonu değil, formların birbirleriyle ilişkisini inceleyen geç dönem diyalektiğinin başlangıcıdır.
Açılış
Açılış sahnesi
Kerem, serginin Platon bölümünün son kısmı için, önceki panodaki kesik çizgili yatağı alıp karşısına bir soru işareti koyuyor. Bölümün ilk panolarında formları güvenle çizmişti: bir yatak formu, onun altında marangozun yatağı, onun altında ressamın resmi. Şimdi Platon'un geç dönem diyaloğu Parmenides'i okuyordu ve orada yaşlı Parmenides, genç Sokrates'in formlar kuramını birbiri ardına gelen itirazlarla sıkıştırıyordu. En sonunda Parmenides, bütün bu itirazlara rağmen formlardan vazgeçen birinin düşüncesini yöneltecek bir yer bulamayacağını ve konuşmanın gücünü bütünüyle yok edeceğini söyler. Kerem, soru işaretinin yatağa mı yoksa yatağa bakan kişiye mi yöneltilmesi gerektiğine karar veremiyor.
Selin, Parmenides'in en büyük güçlük dediği şeyin, formların bizim tarafımızdan bilinemez hâle gelmesi olduğunu okumuş. Tolga, Platon'un kendi kuramına bu kadar güçlü itirazları neden kendi diyaloğunda yazdığını soruyor. Lina, Parmenides'in genç Sokrates'e, tanımları çok erken koymaya kalktığını ve önce bir alıştırmadan geçmesi gerektiğini söylemesini merak ediyor. Barış, yürürlükteki yasaların üstünde bir adaletin kendisi bulunduğunu söyleyenlere, o adaletin bir mahkemede nasıl bilinebileceğini sorduğunu hatırlıyor. Defne ise ders kitaplarındaki hastalık tarifleri ile karşısına çıkan hastalar arasındaki uzaklığı düşünüyor. Bu ders, Antik Akdeniz Felsefesi programının Platon kursunda, Platon'un geç dönem diyaloğu Parmenides'te yaşlı Parmenides'in genç Sokrates'in formlar kuramına yönelttiği itirazların neler olduğunu, formların bilinemezliği güçlüğünün neden en büyük güçlük sayıldığını ve Platon'un kendi kuramını neden bu kadar sert biçimde sınadığını soruyor.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önce bu dersin yerini belirleyelim. Taklit dersi, Devlet'in onuncu kitabında üç yatak ayrımının, aynı adı taşıyan çok sayıdaki şey için tek bir form koyan alışılmış yönteme dayandığını ve bu yöntemle ressamın hakikatten üçüncü uzaklıkta sayıldığını inceledi. Bu ders, Geç dönem problemleri modülünü açıyor ve o alışılmış yöntemin Platon'un kendi elinde nasıl sınandığına bakıyor. Akademinin önceki derslerinden Formlar dersi, Parmenides'in ilk itirazlarını, yani hangi şeylerin formu olduğu sorusunu, bütün ve parça ikilemini, üçüncü adam argümanını ve formların birer düşünce olabileceği önerisinin reddini zaten tanıtmıştı. Bu ders, o itirazlardan sonra gelenlere odaklanıyor.
Sonra üç kaynağa bakacağız. Parmenides'te genç Sokrates, formları doğada duran örnekler, tikelleri ise onlara benzeyen kopyalar olarak tarif eder ve Parmenides bu öneriyi de bir gerilemeye sokar. Ardından Parmenides, en büyük güçlüğü kurar: formlar yalnızca birbirleriyle, bizim dünyamızdaki şeyler de yalnızca birbirleriyle ilişkiliyse, formlar bizim için bilinemez olur. Sonunda Parmenides, formlardan vazgeçmenin düşünmeyi imkânsız kılacağını söyler ve genç Sokrates'e bir diyalektik alıştırma önerir.
Ardından üç itirazı tartacağız: Platon'un bu diyalogla formlar kuramından vazgeçtiği, itirazların kuramın yanlış bir okumasına yöneldiği ve alıştırma önerisinin itirazlara bir cevap olmadığı itirazları.
Sonda, bir kuramın kendi savunucusu tarafından yapılan bir sınamasını okumanın dört adımını göstereceğiz: itirazın kuramın hangi varsayımına yöneldiğini belirlemek, itirazın sonucunun ne kadar ağır olduğunu tartmak, kuramın neyi kaybetmeden bu varsayımı bırakabileceğini sormak ve sınamanın bir son mu yoksa bir başlangıç mı olduğunu belirlemek.
Açılış
Merkez soru
Sorumuz şu: Parmenides'te formlar kuramına yöneltilen son itirazlar nelerdir, formların bilinemezliği neden en büyük güçlük sayılır ve Platon kendi kuramını neden bu kadar sert biçimde sınar?
Ölçülü iddiam şu: Parmenides'teki itirazlar, formlar kuramını çürütmek için değil, onun hangi varsayımlarının taşınamaz olduğunu göstermek için kurulmuştur; en büyük güçlük, formları tikellerden tamamen ayrı ve kendi düzeyinde kapalı bir alan olarak düşünmenin, onları bilinemez kılacağını gösterir; Platon ise kuramı bırakmaz, onu bir alıştırmaya ve geç diyaloglarda formların birbirleriyle ilişkisini inceleyen yeni bir diyalektiğe açar. Genç Sokrates, formların doğada örnekler gibi durduğunu ve öteki şeylerin onlara benzeyerek pay aldığını söyler. Parmenides, benzerliğin iki yönlü olduğunu hatırlatır: bir şey forma benziyorsa, form da ona benzer; ikisinin benzerliği için de bir ortak form gerekir ve gerileme yeniden başlar. Ardından en büyük güçlüğü kurar. Bir efendi ile bir köle arasındaki ilişki, efendiliğin kendisi ile köleliğin kendisi arasındaki ilişki değildir. Aynı biçimde, formlar yalnızca formlarla, bizim dünyamızdaki şeyler de yalnızca kendi aralarındaki şeylerle ilişkiliyse, bizim bilgimiz bizim dünyamızın hakikatine yönelir, bilginin kendisi ise formlara. Bilginin kendisine sahip olmadığımız için, formların hiçbirini bilemeyiz; tanrı da, bilginin kendisine sahip olduğu hâlde, bizim dünyamızı bilemez. Parmenides, bu güçlüğü kabul eder, ama formlar olmadan düşüncenin yöneleceği bir yer kalmayacağını söyler. Genç Sokrates'in hatası, formları tanımlamaya çok erken, önce kendini alıştırmadan kalkmasıdır.
Sıfır noktası
Bir öğrenci Parmenides'i duyduğunda, onu çoğu zaman Platon'un kendi kuramını reddettiği bir diyalog olarak görür. Yaşlanan Platon, formlar kuramının taşınamaz güçlükler barındırdığını fark etmiş ve bu güçlükleri yaşlı Parmenides'in ağzından sıralayarak kuramdan vazgeçmiştir. Bu okumada diyalog, bir itiraftır.
Bu okuma iki yerden sarsılır. Birincisi, itirazları sıralayan Parmenides, diyaloğun sonunda formlardan vazgeçilmemesi gerektiğini söyler: formlardan vazgeçen biri, düşüncesini yöneltecek bir yer bulamaz ve konuşmanın gücünü yok eder. İtirazları kuran, kuramın savunucusudur. İkincisi, Platon'un Parmenides'ten sonra yazdığı genellikle kabul edilen Sofist ve Philebos gibi diyaloglarda formlar ortadan kalkmaz; tersine, onların birbirleriyle nasıl birleştiği ve ayrıldığı yeni bir incelemenin konusu olur.
Bu yüzden Parmenides'i anlamak, onu bir vazgeçiş olarak değil, bir kuramın kendi kurucusu tarafından yapılan sert bir sınaması olarak okumayı gerektirir.
Görüşler ve pozisyonlar
Parmenides'teki itirazların Platon'un formlar kuramı için ne anlama geldiği konusunda üç görüş var.
Birinci görüş, vazgeçiş görüşüdür. Buna göre Platon, Parmenides'te orta dönem diyaloglarındaki formlar kuramının taşınamaz olduğunu kabul eder ve sonraki diyaloglarda bu kuramı ya bırakır ya da çok değiştirir. İtirazlar, Platon'un kendine yönelttiği gerçek eleştirilerdir.
İkinci görüş, yanlış okuma görüşüdür. Buna göre itirazlar, Platon'un gerçek kuramına değil, genç Sokrates'in onu henüz olgunlaşmamış biçimde anlamasına yöneliktir. Genç Sokrates, formları tikel şeyler gibi, örneğin bir yelken ya da bir gün gibi düşünür; formların tikellerden farklı türde varlıklar olduğu anlaşıldığında, itirazların çoğu düşer.
Üçüncü görüş, sınama görüşüdür. Buna göre Parmenides, kuramın hangi biçimlerinin taşınamaz olduğunu göstermek için yazılmıştır. Platon, itirazların bazılarını ciddiye alır ve kuramını değiştirir, bazılarını ise kuramın yanlış bir anlayışına yönelik sayar. Diyalog, bir son değil, bir yeniden kuruluşun başlangıcıdır.
Bu ders üçüncü görüşü temel alır ve ikinci görüşün, genç Sokrates'in formları tikel şeyler gibi düşündüğü gözlemini kabul eder. Birinci görüş, itirazları kuran Parmenides'in formlardan vazgeçilmemesi gerektiğini açıkça söylemesini açıklamakta zorlanır.
Argümanın yapısı
Bir kuramın kendi savunucusu tarafından yapılan bir sınamasını okumak için dört adım izlenebilir.
Birinci adım, itirazın kuramın hangi varsayımına yöneldiğini belirlemektir. Okuyan, itirazın kuramın tamamına mı, yoksa onun belirli bir varsayımına mı yöneldiğini ve bu varsayımın ne olduğunu tek bir cümleyle yazar.
İkinci adım, itirazın sonucunun ne kadar ağır olduğunu tartmaktır. Okuyan, itiraz kabul edildiğinde kuramın ne kaybettiğini, yalnızca bir ayrıntıyı mı yoksa temel bir işlevini mi kaybettiğini belirler.
Üçüncü adım, kuramın neyi kaybetmeden bu varsayımı bırakabileceğini sormaktır. Okuyan, itirazın yöneldiği varsayımın kuramın vazgeçilmez bir parçası mı, yoksa onun bir yorumu mu olduğunu sorar.
Dördüncü adım, sınamanın bir son mu yoksa bir başlangıç mı olduğunu belirlemektir. Okuyan, sınamayı yapan kişinin kuramı bırakmayı mı, yoksa onu yeniden kurmayı mı önerdiğini belirler.
İleri katman
En güçlü itiraz
Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.
Parmenides eleştirilerini ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Parmenides'teki itirazlar, formlar kuramını çürütmek için değil, onun hangi varsayımlarının taşınamaz olduğunu göstermek için kurulmuştur. Kerem'in soru işareti, formu çizilebilen bir şey gibi düşünmenin gerilemeye yol açtığını gösterdi. Barış'ın adaletin kendisi, ayrı bir alanın bizim dünyamızla ilişkisini açıklama yükümlülüğü taşıdığını gösterdi. Tolga'nın şablonu, ilişkinin adı değiştirildiğinde gerilemenin durduğunu gösterdi. Selin'in iki sözlüğü, en büyük güçlüğün pay almanın olmadığını değil, nasıl olduğunu sorduğunu gösterdi. Lina'nın alıştırmaları, bir görüşü sınamaya alışmanın onu dayanıklı kıldığını gösterdi. Defne'nin hastalık tarifleri, tarif ile tikel arasındaki ilişkinin bir alıştırmayla kurulduğunu gösterdi. Platon kuramını bırakmaz, onun en ağır sınavını kendisi yazar.
İleri katman
Açık kalan sorular
Tolga'nın şablonu, örnek ile kopyanın benzerlik yerine bir koşul sağlama ilişkisiyle bağlandığında gerilemenin durduğunu gösterdi. Pay almayı bir koşul sağlama olarak düşünmek, Platon'un formlarının güzelin ya da iyinin kendisi gibi değer taşıyan formlar için de işe yarar mı?
Selin'in iki sözlüğü, en büyük güçlüğün pay almanın nasıl olduğunu açıklama yükümlülüğü getirdiğini gösterdi. Formlar ile tikeller arasındaki ilişkiyi açıklayan bir açıklama, kendisi bir ilişki formuna başvurmadan yapılabilir mi?
Defne'nin hastalık tarifleri, tarif ile tikel arasındaki ilişkinin deneyimle kurulduğunu gösterdi. Formların bilgisi de bir deneyim ve alıştırma sonucunda mı edinilir, yoksa Platon'un önceki diyaloglarında olduğu gibi bir anımsama mıdır?
Yanılgılar
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışParmenides'i bir vazgeçiş saymak.
Doğrusu
Parmenides diyaloğunu Platon'un formlar kuramından vazgeçtiği bir eser olarak okumak, itirazları kuran Parmenides'in formlardan vazgeçmenin düşünmeyi imkânsız kılacağını söylediğini gözden kaçırır. Doğrusu, diyaloğu bir kuramın kendi kurucusu tarafından yapılan bir sınaması olarak görmektir.
Yaygın yanlışBenzerlik gerilemesini üçüncü adamla aynı saymak.
Doğrusu
Örnek ve kopya önerisine yöneltilen benzerlik gerilemesini, büyüklük üzerine kurulan üçüncü adam argümanının bir tekrarı olarak okumak, ikincisinin büyük şeylere birlikte bakmaktan, birincisinin ise benzerliğin iki yönlü olmasından doğduğunu gözden kaçırır. Doğrusu, iki gerilemenin farklı varsayımlara yöneldiğini görmektir.
Yaygın yanlışEn büyük güçlüğü yalnızca bilgi kuramına ait saymak.
Doğrusu
En büyük güçlüğü yalnızca formların nasıl bilinebileceğine dair bir sorun olarak okumak, Parmenides'in onu tanrının bizim dünyamızı bilemeyeceği ve yönetemeyeceği sonucuna kadar götürdüğünü gözden kaçırır. Doğrusu, güçlüğün iki düzey arasındaki her türlü ilişkiyi tehdit ettiğini görmektir.
Yaygın yanlışAlıştırmayı bir boş egzersiz saymak.
Doğrusu
Parmenides'in genç Sokrates'e önerdiği alıştırmayı, diyaloğun asıl konusuyla ilgisi olmayan bir mantık oyunu olarak okumak, alıştırmanın bir varsayımın bütün sonuçlarını sınamaya alışmayı amaçladığını ve formların birbirleriyle ilişkisini incelediğini gözden kaçırır. Doğrusu, alıştırmayı itirazlara cevap verebilecek yetkinliğin kazanılma yolu olarak görmektir.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Parmenides'teki itirazlar, formlar kuramını çürütmek için değil, onun hangi varsayımlarının taşınamaz olduğunu göstermek için kurulmuştur ve Platon kuramını bırakmaz, onun en ağır sınavını kendisi yazar.
Platon'un Parmenides'inde yaşlı Parmenides, formların örnek ve tikellerin kopya olduğu öneriyi benzerliğin iki yönlü olması yüzünden bir gerilemeye soktu, formlar ile bizim dünyamız yalnızca kendi aralarında ilişkiliyse formların bilinemez olacağını en büyük güçlük olarak kurdu ve formlardan vazgeçmenin düşünmeyi imkânsız kılacağını söyleyip genç Sokrates'e bir diyalektik alıştırma önerdi.
Bir kuramın kendi savunucusu tarafından yapılan bir sınaması dört adımla okunur: itirazın hangi varsayıma yöneldiğini belirlemek, sonucunun ağırlığını tartmak, kuramın bu varsayımı neyi kaybetmeden bırakabileceğini sormak ve sınamanın bir son mu bir başlangıç mı olduğunu belirlemek.
Vazgeçiş, yanlış okuma ve boş alıştırma itirazları, Parmenides'in formlardan vazgeçilmemesi gerektiğini söylediğini, itirazların Platon'un kendi orta dönem dilinin bir sınavı olduğunu ve alıştırmanın formların kendi düzeylerinde kapalı olduğu varsayımını sınamaya başladığını gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden Parmenides, Platon'un formlar kuramının sonu değil, formların birbirleriyle ilişkisini inceleyen geç dönem diyalektiğinin başlangıcıdır.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Parmenides'in alıştırması, bir şeyin var olmadığı varsayımından da neler çıktığını incelemeyi istiyordu. Platon'un Sofist diyaloğunda, Elealı bir yabancı, Parmenides'in olmayanın hiçbir biçimde düşünülemeyeceği ve söylenemeyeceği öğretisiyle yüzleşmek zorunda kalır. Sofisti, gerçekte olmayanı varmış gibi gösteren biri olarak tanımlamak için, olmayanın bir anlamda var olduğunu göstermesi gerekir. Yabancı, bunu yaparken bir baba katili sayılmamayı diler; çünkü babası Parmenides'in öğretisine el kaldıracaktır. Kerem, bir sonraki pano için bir boşluk çizip onun içine bir sözcük yazmayı düşünüyor: başka.
Selin, Yabancı'nın olmayanı bir hiçlik olarak değil, bir başkalık olarak yorumladığını okumuş. Tolga, olmayanın var olmasının nasıl bir çelişki olmadığını soruyor. Lina ise yanlış bir cümlenin nasıl mümkün olduğu sorusunun bu tartışmayla neden bağlantılı olduğunu merak ediyor.
Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Sofist'te varlık ve yokluk dersi, Elealı Yabancı'nın Parmenides'in olmayan hakkındaki yasağını neden aşmak zorunda kaldığını, olmayanı başkalık olarak yorumlamanın neyi çözdüğünü ve bu yorumun yanlış bir cümlenin mümkün olmasını nasıl açıkladığını soruyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.