Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Filozof kral önerisi, bilginin iktidarı hak ettiği iddiasından çok, iktidarı istemeyen ve ondan kazanç beklemeyen birinin yönetmesi gerektiği iddiasıdır ve Platon onu bir örnek olarak sunar.
Platon'un Devlet'inin beşinci kitabı şehrin mümkün olup olmadığı sorusuna üçüncü dalga olarak filozof kral önerisiyle cevap verip örneğin değerini ressam benzetmesiyle gerçekleşmesinden ayırdı, yedinci kitap filozofların yönetmeye zorlanması gerektiğini ve yönetmeye en az istekli olanların en iyi yöneteceğini söyledi, Popper ise kim yönetmeli sorusunun yerine kötü yöneticinin zararının nasıl önleneceği sorusunu koydu.
Bir siyasal öneri dört adımla sınanır: önerinin hangi kötülüğü gidermek istediğini belirlemek, koşullarını yazmak, öneri başarısız olduğunda ne olacağını sormak ve önerinin bir örnek mi bir program mı olduğunu belirlemek.
Tiranlık, bilgi ve ironi itirazları, Platon'un iktidarın kötüye kullanılmasına karşı mülksüzlük ve isteksizlik güvenceleri koyduğunu, filozofun bilgisinin teknik değil iyiye dair bir bilgi olduğunu ve Platon'un önerinin zor ama imkânsız olmadığını açıkça söylediğini gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden filozof kral, iktidar isteğini yönetimden ayırmaya çalışan bir ölçüttür; ama Popper'ın gösterdiği gibi, kötü yöneticiye karşı güvenceyi yalnızca eğitimde ve karakterde arayan bir ölçüttür.
Açılış
Açılış sahnesi
Kerem, Siyaset ve sanat bölümünün ikinci panosu için bir taht ve onun üstünde açık bir kitap çiziyor. Devlet'in beşinci kitabında Sokrates, kurdukları şehrin mümkün olup olmadığı sorusuna geldiğinde durur ve üç dalgadan söz eder. İlk iki dalgayı atlatmışlardı; şimdi en büyüğü geliyordu ve onu söylediğinde alay ve küçümseme içinde boğulacağını biliyordu. Sonra söyler: filozoflar şehirlerde kral olmadıkça ya da kral denenler gerçekten felsefe yapmadıkça, şehirlerin kötülükleri sona ermeyecektir. Kerem, kitabın tahtın üstünde mi yoksa tahtın önünde mi durması gerektiğine karar veremiyor. Üstünde dursa, kitap yönetiyordu; önünde dursa, yöneten kişi kitaba bakıyordu.
Selin, bu önerinin günümüzde uzmanlar yönetimi tartışmalarıyla karşılaştırıldığını okumuş. Tolga, Sokrates'in yedinci kitapta, en iyi şehrin yöneticilerinin yönetmeye en az istekli olanlar olduğunu söylemesini tuhaf buluyor ve bir filozofun neden yönetmek isteyeceğini soruyor. Lina, bir filozof kralın kendi bilgisinden başka kime karşı sorumlu olacağını merak ediyor. Barış, Anayasa'nın kamu hizmetine alınmada görevin gerektirdiği niteliklerden başka bir ayrım gözetilmemesini istediğini, ama seçilmiş yöneticiler için böyle bir nitelik aramadığını fark etmiş. Defne ise hastanesinin en iyi klinisyenlerinden birinin başhekim yapıldıktan sonra hasta görmeyi bıraktığını anlatıyor. Bu ders, Antik Akdeniz Felsefesi programının Platon kursunda, Platon'un filozoflar kral olmadıkça şehirlerin kötülüklerinin bitmeyeceği iddiasının neye dayandığını, bu önerinin neden üç dalganın en büyüğü sayıldığını ve yönetmek istemeyenin yönetmesi gerektiği düşüncesinin bilenin yönetimi önerisini nasıl sınırladığını soruyor.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önce bu dersin yerini belirleyelim. Devlet dersi, Platon'un adaletin ne olduğu sorusunu, Glaukon ile Adeimantos'un meydan okumasına cevap vermek için önce bir şehirde aradığını ve şehri ruha bakmak için kurulan bir büyüteç olarak kullandığını inceledi. O dersin sonunda, bu şehrin mümkün olup olmadığı sorusu açık kaldı. Akademinin önceki derslerinde mağaradan geri inme yükümlülüğü, gemi benzetmesi, yıldız gözcüsü suçlaması ve bölünmüş çizgi tanıtılmıştı. Bu ders, bu parçaların Platon'un en ünlü siyasal önerisinde nasıl birleştiğine bakıyor.
Sonra üç kaynağa bakacağız. Devlet'in beşinci kitabında Sokrates, şehrin mümkün olup olmadığı sorusuna filozof kral önerisiyle cevap verir ve önerinin bir örnek olarak değerini, gerçekleşip gerçekleşmemesinden ayırır. Yedinci kitapta, filozofları yönetmeye zorlamak gerektiğini ve yönetmeye en az istekli olanların en iyi yöneteceğini söyler. Karl Popper ise Açık Toplum ve Düşmanları'nda, Platon'un sorduğu "kim yönetmeli" sorusunun yanlış bir soru olduğunu savunur.
Ardından üç itirazı tartacağız: filozof kralın iyi niyetli bir tiranlık olduğu, bilginin iyi bir yönetici yapmadığı ve önerinin zaten gerçekleşmesi beklenmeyen bir ironi olduğu itirazları.
Sonda, bir siyasal öneriyi sınamanın dört adımını göstereceğiz: önerinin hangi kötülüğü gidermek istediğini belirlemek, önerinin koşullarını yazmak, öneri başarısız olduğunda ne olacağını sormak ve önerinin bir örnek mi bir program mı olduğunu belirlemek.
Açılış
Merkez soru
Sorumuz şu: Platon'un filozoflar kral olmadıkça şehirlerin kötülüklerinin bitmeyeceği iddiası neye dayanır ve yönetmek istemeyenin yönetmesi gerektiği düşüncesi bu öneriyi nasıl sınırlar?
Ölçülü iddiam şu: filozof kral önerisi, bilginin iktidarı hak ettiği iddiasından çok, iktidarı istemeyen ve ondan bir kazanç beklemeyen birinin yönetmesi gerektiği iddiasıdır; Platon bu öneriyi bir örnek olarak sunar ve onun gerçekleşmemesinin değerini azaltmadığını söyler; ama Popper'ın sorusu, Platon'un cevabının en zayıf yerini gösterir: Platon, kötü bir yöneticiye karşı güvenceyi kurumlarda değil, eğitimde ve yöneticinin karakterinde arar. Beşinci kitapta Sokrates, en güzel insanın resmini yapan bir ressamın böyle bir insanın var olabileceğini gösteremediği için daha kötü bir ressam sayılmayacağını söyler. Kurdukları şehir de bir örnektir: önemli olan, gerçek şehirlerin ona nasıl en çok yaklaşabileceğidir. En küçük değişiklik, filozofların yönetmesidir. Gemi benzetmesinde dümencinin bilgisi gemiyi yönetmek için gerekliydi; şimdi Sokrates, aynı bilginin şehri yönetmek için gerekli olduğunu söyler. Ama yedinci kitapta bir ekleme yapar: filozoflar, mağaradan çıktıktan sonra geri inmek istemezler; yönetmeyi bir onur değil, bir zorunluluk olarak üstlenirler. Yönetmeye en az istekli olanların yönettiği şehir, en iyi ve en kavgasız yönetilen şehirdir; çünkü yönetmekten daha iyi bir yaşamı olan biri, iktidarı ele geçirmek için kavga etmez. Bu yüzden öneri, bir bilgi ayrıcalığından çok bir isteksizlik koşuluna dayanır. Popper ise sorunun kendisini değiştirir: kim yönetmeli diye sormak yerine, kötü yöneticilerin çok fazla zarar vermesini nasıl önleriz diye sormalıyız.
Sıfır noktası
Bir öğrenci filozof kral önerisini duyduğunda, onu çoğu zaman bir akıllılar yönetimi olarak görür. Platon, en çok bilenlerin yönetmesi gerektiğini söyler; filozoflar en çok bilenler olduğu için onlar yönetmelidir. Bu okumada öneri, bilginin iktidarı hak ettiği basit bir ilkeye dayanır.
Bu okuma iki yerden sarsılır. Birincisi, Platon'un filozofu yönetmek istemez. Yedinci kitapta Sokrates, filozofların yönetmeye zorlanması gerektiğini ve onların yönetmeyi bir yük olarak üstleneceğini söyler. Bilgi iktidarı hak etseydi, filozof onu istemesi gereken bir ödül olarak görürdü. İkincisi, Platon önerisini bir uygulama programı olarak değil, bir örnek olarak sunar. Beşinci kitapta Sokrates, söylenen her şeyin aynen gerçekleşmesinin mümkün olmadığını, ama gerçeğin her zaman sözden daha az hakikate ulaştığını söyler.
Bu yüzden filozof kral önerisini anlamak, onu yalnızca bir bilgi ilkesi olarak değil, iktidar isteğini yönetimden ayırmaya çalışan bir düşünce olarak okumayı gerektirir.
Görüşler ve pozisyonlar
Filozof kral önerisinin niteliği konusunda üç görüş var.
Birinci görüş, program görüşüdür. Buna göre Platon, filozof kral önerisini gerçekten uygulanmasını istediği bir siyasal program olarak sunar. Platon'un Sicilya'ya yaptığı yolculuklar, gerçekliği tartışmalı Yedinci Mektup'un anlattığı biçimiyle, bu programı bir yöneticinin eğitimi yoluyla gerçekleştirme girişimleridir.
İkinci görüş, ironi görüşüdür. Buna göre Platon, filozof kral önerisini gerçekleşemeyecek bir şey olarak, siyasetin sınırlarını göstermek için kurar. Leo Strauss'un okumasında Devlet, adil şehrin doğaya aykırı olduğunu göstererek siyasete aşırı umut bağlamaya karşı uyarır.
Üçüncü görüş, ölçüt görüşüdür. Buna göre öneri, ne bir uygulama programı ne de bir ironidir; gerçek şehirlerin ve yöneticilerin değerlendirileceği bir ölçüttür. Bir yönetimin, iktidarı isteyenlerin değil bilenlerin ve iktidardan kazanç beklemeyenlerin elinde olduğu ölçüde iyi olduğunu söyler.
Bu ders üçüncü görüşü temel alır ve birinci görüşün, Platon'un öneriyi mümkün saydığı gözlemini kabul eder. Altıncı kitapta Sokrates, önerinin zor ama imkânsız olmadığını söyler. İkinci görüş, Platon'un önerinin mümkün olduğunu açıkça savunmasını açıklamakta zorlanır.
Argümanın yapısı
Bir siyasal öneriyi sınamak için dört adım izlenebilir.
Birinci adım, önerinin hangi kötülüğü gidermek istediğini belirlemektir. Sınayan, önerinin karşı çıktığı durumu ve bu durumun nedeni olarak gösterdiği şeyi tek bir cümleyle yazar.
İkinci adım, önerinin koşullarını yazmaktır. Sınayan, önerinin gerçekleşmesi için neyin gerekli olduğunu, kimin, hangi niteliklerle ve hangi sınırlar içinde yönetmesi gerektiğini tek tek sayar.
Üçüncü adım, öneri başarısız olduğunda ne olacağını sormaktır. Sınayan, önerinin koşullarından biri gerçekleşmediğinde, örneğin yönetici beklendiği gibi çıkmadığında, önerinin buna karşı hangi güvenceyi sunduğunu sorar.
Dördüncü adım, önerinin bir örnek mi bir program mı olduğunu belirlemektir. Sınayan, önerinin gerçekleştirilmek üzere mi, yoksa gerçek durumları değerlendirmek için bir ölçüt olarak mı sunulduğunu belirler.
İleri katman
En güçlü itiraz
Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.
Filozof kralı ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Filozof kral önerisi, bilginin iktidarı hak ettiği iddiasından çok, iktidarı istemeyen ve ondan kazanç beklemeyen birinin yönetmesi gerektiği iddiasıdır. Kerem'in tahtı, önerinin bir örnek olarak sunulduğunu gösterdi. Barış'ın yetkinlik koşulu, hukuk düzeninin bilgi ilkesi ile rıza ilkesini yan yana tuttuğunu gösterdi. Tolga'nın ekip liderliği, isteksizliğin bir yükümlülük duygusu olmadan yetmediğini gösterdi. Selin'in uzmanları, uzmanlar tartışmasının Platon'un önerisinin ancak dar bir parçasını taşıdığını gösterdi. Lina'nın burs kurulu, bilginin bir itiraz yolunun yerini tutmadığını gösterdi. Defne'nin başhekimi, bir yönetimin birden çok türden bilgiye ihtiyaç duyduğunu gösterdi. Popper'ın sorusu, Platon'un cevabının en zayıf yerini gösterir: kötü yöneticiye karşı güvence, yalnızca eğitimde ve karakterde aranamaz.
İleri katman
Açık kalan sorular
Tolga'nın ekip liderliği, isteksiz bir yöneticinin işi ihmal edebileceğini gösterdi. İktidarı istemeyen ama yönetmeyi bir yükümlülük olarak üstlenen bir yöneticiyi, iktidarı isteyen bir yöneticiden nasıl ayırt edebiliriz?
Lina'nın burs kurulu, bilen bir kurulun kararına itiraz yolu bulunmadığında ne olduğunu gösterdi. Bir itiraz yolu, bilenin yargısını zayıflatır mı, yoksa onu güçlendirir mi?
Barış'ın yetkinlik koşulu, memurlar için bilgi ilkesinin, seçilmiş yöneticiler için rıza ilkesinin geçerli olduğunu gösterdi. İki ilke aynı yönetim içinde çatıştığında hangisi önce gelmelidir?
Yanılgılar
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışFilozof kralı iktidar düşkünü bir bilge saymak.
Doğrusu
Filozof kral önerisini, bilgisi yüzünden iktidarı isteyen ve hak eden birinin yönetimi olarak okumak, Sokrates'in filozofların yönetmeye zorlanması gerektiğini ve yönetmeye en az istekli olanların en iyi yöneteceğini söylediğini gözden kaçırır. Doğrusu, önerinin bir isteksizlik koşuluna dayandığını görmektir.
Yaygın yanlışÖnerinin gerçekleşmemesini çürütülmesi saymak.
Doğrusu
Filozof kral önerisinin hiçbir yerde gerçekleşmediğini onun yanlış olduğunun kanıtı saymak, Sokrates'in ressam benzetmesiyle bir örneğin değerinin gerçekleşip gerçekleşmemesinden bağımsız olduğunu söylediğini gözden kaçırır. Doğrusu, önerinin bir ölçüt olarak işlevini sınamaktır.
Yaygın yanlışPopper'ın eleştirisini bir alay saymak.
Doğrusu
Popper'ın kim yönetmeli sorusuna yönelttiği eleştiriyi Platon'a yönelik bir hakaret olarak okumak, onun Platon'un sorusunu ciddiye alıp yerine başka bir soru önerdiğini gözden kaçırır. Doğrusu, iki soruyu yan yana koyup her birinin neyi gördüğünü sormaktır.
Yaygın yanlışFilozofun bilgisini teknik bir bilgi saymak.
Doğrusu
Filozof kralın bilgisini bir uzmanlık alanının bilgisi olarak okumak, Platon'un bu bilgiyi iyinin bilgisi, yani neyin hangi amaç için yapılması gerektiğinin bilgisi olarak tarif ettiğini gözden kaçırır. Doğrusu, filozofun bilgisi ile uzmanın bilgisini ayırmaktır.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Filozof kral önerisi, bilginin iktidarı hak ettiği iddiasından çok, iktidarı istemeyen ve ondan kazanç beklemeyen birinin yönetmesi gerektiği iddiasıdır ve Platon onu bir örnek olarak sunar.
Platon'un Devlet'inin beşinci kitabı şehrin mümkün olup olmadığı sorusuna üçüncü dalga olarak filozof kral önerisiyle cevap verip örneğin değerini ressam benzetmesiyle gerçekleşmesinden ayırdı, yedinci kitap filozofların yönetmeye zorlanması gerektiğini ve yönetmeye en az istekli olanların en iyi yöneteceğini söyledi, Popper ise kim yönetmeli sorusunun yerine kötü yöneticinin zararının nasıl önleneceği sorusunu koydu.
Bir siyasal öneri dört adımla sınanır: önerinin hangi kötülüğü gidermek istediğini belirlemek, koşullarını yazmak, öneri başarısız olduğunda ne olacağını sormak ve önerinin bir örnek mi bir program mı olduğunu belirlemek.
Tiranlık, bilgi ve ironi itirazları, Platon'un iktidarın kötüye kullanılmasına karşı mülksüzlük ve isteksizlik güvenceleri koyduğunu, filozofun bilgisinin teknik değil iyiye dair bir bilgi olduğunu ve Platon'un önerinin zor ama imkânsız olmadığını açıkça söylediğini gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden filozof kral, iktidar isteğini yönetimden ayırmaya çalışan bir ölçüttür; ama Popper'ın gösterdiği gibi, kötü yöneticiye karşı güvenceyi yalnızca eğitimde ve karakterde arayan bir ölçüttür.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Devlet'in dördüncü kitabında Sokrates, kurdukları şehirde bilgeliği yöneticilerde, cesareti askerlerde, ölçülülüğü ise bütün sınıfların kimin yöneteceği konusundaki uyumunda bulur. Geriye adalet kalır. Sokrates, onu uzun süredir aradıklarını, ama aslında en başından beri ayaklarının dibinde yuvarlandığını ve göremediklerini söyler. Kerem, bir sonraki pano için dört bölmeli bir kutu çizip son bölmeyi boş bırakmayı düşünüyor.
Selin, bu tanımın birinci kitaptaki Kephalos'un, Polemarkhos'un ve Thrasymakhos'un tanımlarından çok farklı olduğunu fark etmiş. Tolga, adaletin geriye kalan erdem olarak bulunmasının bir kanıt mı yoksa bir eleme mi olduğunu soruyor. Lina ise herkesin kendi işini yapmasının neden adalet sayıldığını merak ediyor.
Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Adalet dersi, Platon'un şehirdeki dört erdemi nasıl yerleştirdiğini, adaletin ayaklarının dibinde yuvarlanan kalan erdem olarak bulunmasının neyi gösterip neyi göstermediğini ve bu tanımın birinci kitaptaki tanımlardan neyle ayrıldığını soruyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.