Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Platon, hazzı iyi bir yaşamın ölçütü olarak reddeder, ama onu iyi bir yaşamın dışına atmaz; iyi bir yaşam, bilgeliğin ölçü verdiği ve hazların bu ölçüye göre seçildiği bir karışımdır.
Platon'un Gorgias'ı Kallikles'in sınırsız istek yaşamını sızan küplere su taşıyan birine ve bir ömür boyu kaşınan birine benzetti, Devlet'in dokuzuncu kitabı üç hazzı da tatmış filozofu bir yargıç olarak gösterip bir acıdan kurtulmanın gerçek haz sanıldığını savundu, Philebos ise akılsız bir haz yaşamını bir denizanasının yaşamına benzetip iyi yaşamı bal ile suyun karışımı olarak anlattı.
Bir iyi yaşam önerisi dört adımla sınanır: öneriyi açıkça koymak, onu bir uç örnekle sınamak, yaşamın bileşenlerini ve oranını belirlemek ve bu oranı kimin yargılayacağını sormak.
Utanç, kısır döngü ve çelişki itirazları, kaşıntı örneğinin istek anındaki kişi ile ondan sonra düşünen kişinin farklı yargılarına dayandığını, bir hazzı hiç tatmamış birinin onun değerini yargılayamayacağını ve Phaidon ile Philebos'un ikisinin de hangi balın gerçek olduğunu sorduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden Platon'un cevabı ne bir hazcılık ne de bir hazsızlıktır; o, hazzı bir ölçüye bağlayan ve bazı hazların gerçek, bazılarının ise yalnızca bir acıdan kurtuluş olduğunu gösteren bir karışım anlayışıdır.
Açılış
Açılış sahnesi
Kerem, serginin Ruh ve etik bölümündeki dördüncü pano için iki cam kap koyuyor. Birinde bal, ötekinde su olacaktı. Kapların önünde boş bir bardak duracak ve ziyaretçiye bir soru sorulacaktı: iyi bir yaşam için bu ikisini hangi oranda karıştırırdın? Platon'un Philebos'unda Sokrates, iyi bir yaşamı bir içki karıştıran kişinin bal ile suyu karıştırmasına benzetiyordu: bal hazzı, su ise ayık bilgeliği temsil ediyordu. Kerem, ziyaretçilerin çoğunun bardağın yarısını bal, yarısını su ile dolduracağını tahmin ediyor. Ama bir şeyden emin değil. Platon, hazzı iyinin kendisi saymayan bir felsefeciydi. Öyleyse bardağa neden hiç bal koymasın? Ve bal koyuyorsa, ne kadarını, hangi balı koyacaktı?
Selin, Gorgias'ta Kallikles'in iyi bir yaşamın isteklerini olabildiğince büyütüp onları doyurmak olduğunu savunduğunu okumuş. Tolga, Sokrates'in bu görüşü bir ömür boyu kaşınan ve kaşınmaktan haz alan birinin yaşamıyla sınadığını hatırlıyor. Lina, Devlet'te Sokrates'in bir acıdan kurtulmanın haz sanıldığını ve bunun bir yanılsama olduğunu söylediğini duymuş. Barış, Türk Ceza Kanunu'nun başkalarının kumar oynaması için yer ve imkân sağlamayı suç saydığını biliyor ve bunun doyumsuz bir isteğin sömürülmesine karşı bir önlem olup olmadığını düşünüyor. Defne ise yoğun bakımdaki bazı hastaların acı çekmediğini, ama farkında da olmadığını ve ailelerinin bunun iyi bir durum olup olmadığını sorduğunu anlatıyor. Bu ders, Antik Akdeniz Felsefesi programının Platon kursunda, Platon'un hazzın mı yoksa bilgeliğin mi iyi bir yaşamın ölçütü olduğu sorusuna verdiği cevabı, Devlet'te adil insanın adaletsiz insandan daha mutlu olduğunu gösteren argümanları ve iyi bir yaşamın hazla bilgeliğin bir karışımı olup olmadığını soruyor.
Yol haritası
Bu derste ne olacak
Önce bu dersin yerini belirleyelim. Eros dersi, Platon'un aşkı iyinin sonsuza dek bizim olmasını isteyen ve güzel bir şeyde doğurmaya yönelen bir arzu olarak tanımladığını inceledi. O dersin sonunda, aşk iyiyi istiyorsa iyi bir yaşamın nasıl bir yaşam olduğu sorusu açık kaldı. Akademinin önceki derslerinde hedonizm, ölçme sanatı, ruhun parçaları ve adil ruhun bir sağlık olduğu tanıtılmıştı. Bu ders, iyi yaşam sorusunu Platon'un üç farklı diyaloğundan izliyor.
Sonra üç kaynağa bakacağız. Gorgias'ta Kallikles, iyi bir yaşamın isteklerin sınırsızca doyurulması olduğunu savunur; Sokrates ise ona sızan küpler benzetmesiyle ve kaşıntı örneğiyle karşı çıkar. Devlet'in dokuzuncu kitabında Sokrates, filozofun yaşamının en hazlı yaşam olduğunu iki argümanla göstermeye çalışır: üç tür hazzı da tatmış birinin yargıç olması ve bazı hazların yalnızca bir acıdan kurtuluş olması. Philebos'ta ise Sokrates, akılsız bir haz yaşamını da hazsız bir akıl yaşamını da reddeder ve iyi yaşamın ikisinin bir karışımı olduğunu savunur.
Ardından üç itirazı tartacağız: Kallikles'in aslında yenilmediği, Devlet'teki yargıç argümanının bir kısır döngü olduğu ve Philebos'taki karışık yaşamın hazzı iyinin bir parçası sayarak Platon'un başka görüşleriyle çeliştiği itirazları.
Sonda, bir iyi yaşam önerisini sınamanın dört adımını göstereceğiz: öneriyi açıkça koymak, onu bir uç örnekle sınamak, yaşamın bileşenlerini ve onların oranını belirlemek ve bu oranı kimin yargılayacağını sormak.
Açılış
Merkez soru
Sorumuz şu: Platon'a göre iyi bir yaşamın ölçütü haz mıdır, bilgelik midir, yoksa ikisinin bir karışımı mı ve adil insanın daha mutlu olduğunu gösteren argümanları ne kadar inandırıcıdır?
Ölçülü iddiam şu: Platon, hazzı iyi bir yaşamın ölçütü olarak reddeder, ama onu iyi bir yaşamın dışına da atmaz; iyi bir yaşam, bilgeliğin ölçü verdiği ve hazların bu ölçüye göre seçildiği bir karışımdır ve Platon'un argümanlarının asıl gücü, bazı hazların gerçek, bazılarının ise yalnızca bir acıdan kurtuluş ya da bir doyumsuzluğun belirtisi olduğunu göstermesindedir. Gorgias'ta Kallikles, isteklerini olabildiğince büyütüp doyuran bir insanın en iyi yaşamı sürdüğünü savunur. Sokrates, böyle bir insanın sızan küplere su taşıyan birine benzediğini söyler: istekleri hiçbir zaman dolmaz ve onları doldurmak için gece gündüz çalışmak zorunda kalır. Ardından, bir ömür boyu kaşınan ve kaşınmaktan haz alan birinin mutlu sayılıp sayılmayacağını sorar. Devlet'te Sokrates, akıl, öfke ve isteğin her birinin kendi hazzı olduğunu ve yalnızca üçünü de tatmış olan filozofun bunları yargılayabileceğini söyler. Ayrıca bazı hazların, bir hastalıktan iyileşmenin verdiği rahatlık gibi, yalnızca bir acının sona ermesi olduğunu ve bunların gerçek haz sanıldığını gösterir. Philebos'ta ise bir adım daha atar: hiçbir insan, aklı, belleği ve bilinci olmayan bir haz yaşamını seçmez; hiçbir insan da hiçbir haz taşımayan bir akıl yaşamını seçmez. İyi yaşam, ikisinin bir karışımıdır. Bu yüzden Platon'un cevabı ne bir hazcılık ne de bir hazsızlıktır; o, hazzı bir ölçüye bağlayan bir karışım anlayışıdır.
Sıfır noktası
Bir öğrenci Platon'un iyi yaşam üzerine görüşlerini duyduğunda, onu çoğu zaman bir zühd öğretisi olarak görür. Platon, bedeni ve onun hazlarını küçümser, insanları dünyevi zevklerden uzaklaşıp yalnızca düşünmeye çağırır. Bu okumada iyi bir yaşam, hazlardan arınmış, yalnızca akılla yaşanan bir yaşamdır ve haz, iyi yaşamın bir düşmanıdır.
Bu okuma iki yerden sarsılır. Birincisi, Philebos'ta Sokrates, hiçbir hazzı olmayan bir akıl yaşamını açıkça reddeder ve onun bir insan için seçilmeye değer olmadığını söyler. Bir zühd öğretisi, bu yaşamı en iyi yaşam olarak gösterirdi. İkincisi, Devlet'te Sokrates, filozofun yaşamının yalnızca en adil değil, aynı zamanda en hazlı yaşam olduğunu savunur. Bir zühd öğretisi, iyi yaşamı hazla ölçmeye hiç kalkışmazdı.
Bu yüzden Platon'un iyi yaşam anlayışını anlamak, onu hazzın reddi olarak değil, hazların bir ölçüye göre seçilmesi olarak okumayı gerektirir.
Görüşler ve pozisyonlar
Platon'un iyi yaşam anlayışının hazla ilişkisi konusunda üç görüş var.
Birinci görüş, karşıt görüştür. Buna göre Platon, haz ile iyiyi birbirinin karşıtı sayar. İyi yaşam, hazlardan olabildiğince uzak duran, ruhun bedenden ayrılmaya hazırlandığı bir yaşamdır. Phaidon'daki felsefenin ölmeye hazırlık olduğu düşüncesi, bu okumayı destekler.
İkinci görüş, hazcı görüştür. Buna göre Platon, Devlet'te ve Philebos'ta iyi yaşamı hazla ölçmeyi kabul eder ve yalnızca hangi hazların daha büyük olduğu konusunda çoğunlukla ayrılır. Filozofun yaşamı, en büyük hazları sağladığı için en iyi yaşamdır.
Üçüncü görüş, ölçü görüşüdür. Buna göre Platon, hazzı iyinin ölçütü saymaz, ama onu iyi bir yaşamın bir bileşeni olarak kabul eder. İyi yaşamın ölçütü akıldır ya da akla daha yakın olan ölçü ve orantıdır; hazlar, bu ölçüye göre seçilir. Philebos'un sonunda Sokrates, ölçüyü ve orantıyı iyilerin sıralamasında hazdan çok daha yukarıya koyar.
Bu ders üçüncü görüşü temel alır ve ikinci görüşün, Platon'un Devlet'te filozofun yaşamını en hazlı yaşam olarak gösterdiği gözlemini kabul eder. Birinci görüş, Philebos'ta hazsız bir akıl yaşamının açıkça reddedildiğini açıklayamaz.
Argümanın yapısı
Bir iyi yaşam önerisini sınamak için dört adım izlenebilir.
Birinci adım, öneriyi açıkça koymaktır. Sınayan, iyi bir yaşamın neyden oluştuğunu söyleyen öneriyi, örneğin yalnızca hazdan ya da yalnızca bilgelikten oluştuğunu, tek bir cümleyle yazar.
İkinci adım, öneriyi bir uç örnekle sınamaktır. Sınayan, öneriye uyan ama kimsenin seçmeyeceği bir yaşam arar; örneğin bütün ömrü boyunca kaşınan birinin ya da hiçbir şey hissetmeyen bir düşünürün yaşamını.
Üçüncü adım, yaşamın bileşenlerini ve onların oranını belirlemektir. Sınayan, iyi bir yaşamın hangi öğelerden oluştuğunu ve bu öğelerin hangi ölçüyle bir araya getirilmesi gerektiğini belirler.
Dördüncü adım, bu oranı kimin yargılayacağını sormaktır. Sınayan, iyi bir yaşamın bileşenlerini ve oranını kimin, hangi deneyime ve hangi ölçüte dayanarak değerlendirebileceğini sorar.
İleri katman
En güçlü itiraz
Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.
İyi yaşamı ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Platon, hazzı iyi bir yaşamın ölçütü olarak reddeder, ama onu iyi bir yaşamın dışına atmaz. Kerem'in bal ve suyu, önce hangi balın gerçek olduğunu bulmak gerektiğini gösterdi. Barış'ın kumar hanesi, hukukun da doyumsuz bir isteğin sömürülmesini bir zarar saydığını gösterdi. Tolga'nın kaşıntısı, oranı istek anındaki kişinin değil ondan sonra düşünen kişinin yargıladığını gösterdi. Selin'in üç hazzı, yargıç argümanının bir çekirdeğinin ayakta kaldığını ama bir varsayıma dayandığını gösterdi. Lina'nın sınav sonrası, bir rahatlama ile bir anlama hazzı arasındaki farkı gösterdi. Defne'nin yoğun bakımı, farkındalık taşımayan bir acısızlığın bir amaç değil bir araç olarak değerlendirildiğini gösterdi. İyi bir yaşam, bilgeliğin ölçü verdiği ve hazların bu ölçüye göre seçildiği bir karışımdır.
İleri katman
Açık kalan sorular
Tolga'nın kaşıntısı, oranı istek anındaki kişinin değil ondan sonra düşünen kişinin yargıladığını gösterdi. İstek anındaki kişi ile ondan sonra düşünen kişi farklı yargılara varıyorsa, hangisinin yargısı o kişinin gerçek yargısıdır?
Selin'in üç hazzı, bir hazzı tatmak ile onu derinlemesine yaşamak arasında bir fark olduğunu gösterdi. Bir hazzın değerini yargılamak için onu ne kadar derin yaşamış olmak gerekir?
Defne'nin yoğun bakımı, farkındalık taşımayan bir acısızlığın değerini sordu. Bir yaşamın iyi olup olmadığına, o yaşamı yaşayan kişi artık yargılayamadığında kim ve hangi ölçüyle karar vermelidir?
Yanılgılar
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışPlaton'u hazzın düşmanı saymak.
Doğrusu
Platon'un iyi yaşam anlayışını bütün hazları reddeden bir zühd öğretisi olarak görmek, Philebos'ta hazsız bir akıl yaşamının açıkça reddedildiğini ve Devlet'te filozofun yaşamının en hazlı yaşam olarak gösterildiğini gözden kaçırır. Doğrusu, Platon'un hazları bir ölçüye göre seçtiğini görmektir.
Yaygın yanlışBütün hazları aynı türden saymak.
Doğrusu
Bir acıdan kurtulmanın verdiği rahatlık ile bir şeyi anlamanın verdiği hazzı aynı şey saymak, Platon'un aldatıcı hazlar ile arınmış hazlar arasında yaptığı ayrımı gözden kaçırır. Doğrusu, bir hazzın bir eksikliğe bağlı olup olmadığını sormaktır.
Yaygın yanlışKallikles'in yenilgisini bir utanç saymak.
Doğrusu
Gorgias'taki kaşıntı örneğini yalnızca Kallikles'i utandırarak susturan bir hile olarak görmek, sızan küp benzetmesinin doyumsuz bir isteğin bir zorunluluk ve bir acı kaynağı olduğunu gösterdiğini gözden kaçırır. Doğrusu, örneğin taşıdığı argümanı utançtan ayırmaktır.
Yaygın yanlışKarışık yaşamı yarı yarıya bir karışım saymak.
Doğrusu
Philebos'taki bal ile su benzetmesini, hazzın ve aklın eşit oranda karıştırılması olarak okumak, Sokrates'in karışıma yalnızca saf hazların katılmasını istediğini ve ölçüyü ve orantıyı iyilerin sıralamasında hazdan çok daha yukarıya koyduğunu gözden kaçırır. Doğrusu, karışımın oranını aklın belirlediğini görmektir.
Uygulama
Kendin dene
Özet
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Platon, hazzı iyi bir yaşamın ölçütü olarak reddeder, ama onu iyi bir yaşamın dışına atmaz; iyi bir yaşam, bilgeliğin ölçü verdiği ve hazların bu ölçüye göre seçildiği bir karışımdır.
Platon'un Gorgias'ı Kallikles'in sınırsız istek yaşamını sızan küplere su taşıyan birine ve bir ömür boyu kaşınan birine benzetti, Devlet'in dokuzuncu kitabı üç hazzı da tatmış filozofu bir yargıç olarak gösterip bir acıdan kurtulmanın gerçek haz sanıldığını savundu, Philebos ise akılsız bir haz yaşamını bir denizanasının yaşamına benzetip iyi yaşamı bal ile suyun karışımı olarak anlattı.
Bir iyi yaşam önerisi dört adımla sınanır: öneriyi açıkça koymak, onu bir uç örnekle sınamak, yaşamın bileşenlerini ve oranını belirlemek ve bu oranı kimin yargılayacağını sormak.
Utanç, kısır döngü ve çelişki itirazları, kaşıntı örneğinin istek anındaki kişi ile ondan sonra düşünen kişinin farklı yargılarına dayandığını, bir hazzı hiç tatmamış birinin onun değerini yargılayamayacağını ve Phaidon ile Philebos'un ikisinin de hangi balın gerçek olduğunu sorduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden Platon'un cevabı ne bir hazcılık ne de bir hazsızlıktır; o, hazzı bir ölçüye bağlayan ve bazı hazların gerçek, bazılarının ise yalnızca bir acıdan kurtuluş olduğunu gösteren bir karışım anlayışıdır.
Sıradaki ders
Sonraki derse köprü
Phaidon'da Sokrates, ölümünden birkaç saat önce, arkadaşlarına felsefe yapanların aslında ölmeye ve ölü olmaya hazırlandığını söyler. Ona göre ölüm, ruhun bedenden ayrılmasıdır ve felsefe yapan biri, yaşamı boyunca ruhunu bedenin hazlarından ve kaygılarından ayırmaya çalışmıştır. Ardından ruhun ölümsüz olduğunu gösteren argümanlar kurar. Kerem, serginin bir sonraki panosuna bir mum ve onun yanında sönmüş bir fitil koymayı düşünüyor.
Selin, Phaidon'da ruhun ölümsüzlüğüne dair birkaç ayrı argüman bulunduğunu ve bunların her birinin bir öncekinin bıraktığı bir boşluğu doldurmaya çalıştığını okumuş. Tolga, bu argümanların gerçekten bir şey kanıtlayıp kanıtlamadığını soruyor. Lina ise Sokrates'in ölüm karşısındaki sakinliğinin bu argümanlara mı yoksa başka bir şeye mi dayandığını merak ediyor.
Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Ölüm dersi, Platon'un felsefenin ölmeye bir hazırlık olduğu iddiasının ne anlama geldiğini, Phaidon'daki ruhun ölümsüzlüğüne dair argümanların neyi gösterip neyi göstermediğini ve ölüm karşısındaki Sokratik sakinliğin bir argümana mı yoksa bir tutuma mı dayandığını soruyor.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.