Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Varsayım yöntemi, elenkhosun tutarlılık sınamasını korur, ama onu bir kişinin inançlarını sınamaktan bir önermenin sonuçlarını sınamaya taşır; bu yüzden o, elenkhosun ne bir reddi ne de basit bir devamıdır.
Platon'un Phaidon'unda Sokrates şeyleri doğrudan incelemekten vazgeçip bir ikinci yolculuğa çıktığını, en güçlü bulduğu sözü varsayıp onunla uyuşanı doğru saydığını ve varsayımı daha üst bir varsayımla gerekçelendirmeye çalıştığını anlattı, Menon'da geometricilerin varsayımla ilerleme yöntemini erdem sorusuna uyguladı, Vlastos ise bu değişikliği Platon'un matematikle karşılaşmasına bağlayarak bir dönüm noktası saydı.
Varsayım yöntemiyle bir soru dört adımla araştırılır: doğrudan cevaplanamayan soruyu belirlemek, en güçlü görünen varsayımı koymak, varsayımın sonuçlarının birbiriyle uyumunu sınamak ve varsayımı daha üst bir varsayımla gerekçelendirmeye çalışmak.
Kopuş, kanıtsızlık ve ad değişikliği itirazları, iki yöntemin aynı sınamayı kullandığını ve Platon'un elenkhosu da sürdürdüğünü, bir varsayımın bir inanç değil bir başlangıç noktası olduğunu ve iki yöntemin ortak bir yapıya rağmen farklı işler gördüğünü gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden bu dönüşüm, bir sorunun cevabına yaklaşmak amaçlanıyorsa bir ilerlemedir; bir kişinin kendi yaşamının hesabını vermesi amaçlanıyorsa, elenkhosun bir şeyi kaybolabilir ve Platon bu iki amacı birbirinin yerine koymaz, ikisini birlikte taşır.
Açılış sahnesi
Kerem, serginin Platon bölümündeki üçüncü pano için bir çizim hazırlıyor. Çizimde aynı adam iki kez görünecekti. Solda, elinde bir çekiçle bir duvarı yokluyordu: her vuruşta duvarın hangi tuğlasının çürük olduğunu buluyor, ama yerine yeni bir tuğla koymuyordu. Sağda ise aynı adam, bir iskele kuruyordu: henüz sağlam olup olmadığını bilmediği bir direği dikiyor, üzerine çıkıp çıkamayacağını deniyordu. Kerem, solun erken diyaloglardaki Sokrates'i, sağın ise Menon'dan ve Phaidon'dan itibaren gördüğümüz Sokrates'i anlattığını düşünüyor. Ama bir şeyden emin değil. İskele kuran adam, hâlâ aynı adam mıydı? Yoksa Platon, hocasının elinden çekici alıp ona başka bir alet mi vermişti?
Selin, Phaidon'da Sokrates'in, şeylerin nedenlerini doğrudan araştırmaktan vazgeçtikten sonra bir ikinci yolculuğa çıktığını anlattığını okumuş. Tolga, Menon'da Sokrates'in geometricilerin bir sorunu çözemediklerinde bir varsayım koyup onun sonuçlarını inceledikleri gibi ilerlemeyi önerdiğini hatırlıyor. Lina, Gregory Vlastos'un Menon'u Platon'un düşüncesinde bir dönüm noktası saydığını duymuş. Barış, ceza yargılamasında herkesin suçluluğu kanıtlanana kadar suçsuz sayıldığını ve bunun bir tür çalışma varsayımı olduğunu düşünüyor. Defne ise bir ilacın etkili olup olmadığını sınayan araştırmaların, önce ilacın hiçbir etkisi olmadığını varsayıp bu varsayımın verilerle çelişip çelişmediğine baktığını anlatıyor. Bu ders, Antik Akdeniz Felsefesi programının Platon kursunda, Platon'un Sokrates'ten devraldığı sorgulama yöntemini sonraki diyaloglarda nasıl dönüştürdüğünü, varsayım yönteminin elenkhostan neyi alıp neyi değiştirdiğini ve bu dönüşümün bir ilerleme mi yoksa bir uzaklaşma mı olduğunu soruyor.
Bu derste ne olacak
Önce bu dersin yerini belirleyelim. Erken, orta ve geç dönem dersi, Platon'un diyaloglarının hangi kanıtlarla sıralandığını ve bu sıralamanın bir gelişimi kendi başına kanıtlamadığını inceledi. O dersin sonunda, erken diyaloglardaki elenkhosun Menon'dan ve Phaidon'dan itibaren bir varsayım yöntemiyle yan yana çıktığı görüldü. Akademinin önceki derslerinde elenkhos, tek tanık ilkesi, aporia ve Menon'da erdemin bilgi olduğu varsayımı tanıtılmıştı. Bu ders, iki yöntemi birbiriyle karşılaştırıyor.
Sonra üç kaynağa bakacağız. Platon'un Phaidon'unda Sokrates, şeylerin nedenlerini doğrudan araştırmanın ruhu kör edebileceğini söyleyerek sözlere sığındığını ve her durumda en güçlü bulduğu sözü varsayıp onunla uyuşanı doğru saydığını anlatır. Menon'da Sokrates, geometricilerin bir sorunu çözerken bir varsayımla nasıl ilerlediğini örnek gösterir. Gregory Vlastos ise elenkhos ile matematik arasındaki ilişkiyi inceleyerek, Menon'un Platon'un yönteminde bir kırılmayı gösterdiğini savunur.
Ardından üç itirazı tartacağız: varsayım yönteminin Sokrates'ten bir kopuş olduğu, bir varsayımın hiçbir şeyi kanıtlamadığı ve varsayım yönteminin yalnızca adı değiştirilmiş bir elenkhos olduğu itirazları.
Sonda, varsayım yöntemiyle bir soruyu araştırmanın dört adımını göstereceğiz: doğrudan cevaplanamayan soruyu belirlemek, en güçlü görünen varsayımı koymak, varsayımın sonuçlarının birbiriyle uyumunu sınamak ve varsayımı daha üst bir varsayımla gerekçelendirmeye çalışmak.
Merkez soru
Sorumuz şu: Platon, Sokrates'ten devraldığı elenkhosu varsayım yöntemine dönüştürürken neyi korudu, neyi değiştirdi ve bu dönüşüm bir ilerleme midir?
Ölçülü iddiam şu: Varsayım yöntemi, elenkhosun tutarlılık sınamasını korur, ama onu bir kişinin inançlarını sınamaktan bir önermenin sonuçlarını sınamaya taşır; bu yüzden o, elenkhosun ne bir reddi ne de basit bir devamıdır, onun yıkıcı gücünü yapıcı bir araştırmaya bağlayan bir dönüşümüdür. Elenkhosta Sokrates, muhatabının gerçekten inandığı bir görüşü alır ve onun öteki kabulleriyle çeliştiğini gösterir. Sonuç çoğu zaman bir çıkmazdır. Menon'da Sokrates, erdemin ne olduğunu bulamayınca, geometricilerin yaptığı gibi bir varsayım koyar: erdem bir bilgiyse öğretilebilir. Phaidon'da ise yöntemi genelleştirir: her durumda en güçlü bulduğu sözü varsayar, onunla uyuşanı doğru, uyuşmayanı yanlış sayar ve varsayımın kendisi sorgulandığında, onu daha üst bir varsayımla gerekçelendirmeye çalışır. Bu yöntemde korunan şey, uyum ve çelişki sınamasıdır. Değişen ise üç şeydir. Başlangıç noktası artık muhatabın inancı değil, araştırıcının seçtiği bir varsayımdır. Hedef, bir kişinin bilgisizliğini göstermek değil, bir sorunun koşullu bir cevabına ulaşmaktır. Ve varsayımın kendisi de bir sınamaya açıktır. Bu dönüşümün bir ilerleme olup olmadığı, neyin amaçlandığına bağlıdır. Bir sorunun cevabına yaklaşmak amaçlanıyorsa, bir ilerlemedir; bir kişinin kendi yaşamının hesabını vermesi amaçlanıyorsa, elenkhosun bir şeyi kaybolabilir.
Sıfır noktası
Bir öğrenci Platon'un sonraki diyaloglarındaki Sokrates'i okuduğunda, onu çoğu zaman erken diyaloglardaki Sokrates'le aynı yöntemi kullanan biri olarak görür. Sokrates hâlâ sorular sorar, muhataplarından onay alır ve argümanlar kurar. Bu okumada Platon'un bütün diyaloglarında tek bir Sokratik yöntem vardır: soru-cevapla ilerlemek. Yöntemin içeriği değişmiş olabilir, ama biçimi aynı kalmıştır.
Bu okuma iki yerden sarsılır. Birincisi, sonraki diyaloglardaki soru-cevap çoğu zaman bir sınama değil, bir anlatımdır. Devlet'in sonraki kitaplarında Glaukon ve Adeimantos, Sokrates'in uzun açıklamalarına onay verir; bir görüşleri sınanmaz, yalnızca onaylarına başvurulur. İkincisi, Sokrates'in kendisi Phaidon'da yöntemini değiştirdiğini açıkça söyler. Şeyleri doğrudan araştırmaktan vazgeçtiğini ve bir ikinci yolculuğa çıktığını anlatır. Bir yazar, bir karakterine yöntemini değiştirdiğini söyletiyorsa, okurun bu değişikliği görmesi beklenir.
Bu yüzden Platon'un Sokratik yöntemini anlamak, onu tek ve değişmeyen bir soru-cevap tekniği olarak değil, en az iki farklı aracı, bir sınama aracını ve bir araştırma aracını içeren bir yöntem ailesi olarak okumayı gerektirir.
Görüşler ve pozisyonlar
Elenkhos ile varsayım yöntemi arasındaki ilişki konusunda üç görüş var.
Birinci görüş, kopuş görüşüdür. Gregory Vlastos'un savunduğu biçimiyle, Menon'da Platon, matematikle karşılaşmasının etkisiyle Sokrates'in elenkhosunu bir araştırma yöntemi olarak bırakır ve onun yerine geometricilerin yöntemine dayanan bir varsayım yöntemi koyar. Bu, tarihsel Sokrates'ten Platon'a geçişin bir işaretidir.
İkinci görüş, süreklilik görüşüdür. Buna göre varsayım yöntemi, elenkhosun bir gelişmiş biçimidir. Elenkhos da örtük olarak bir varsayımla, muhatabın görüşüyle başlar ve onun sonuçlarını sınar. Platon, yalnızca bu yapıyı açıkça adlandırmış ve onu bir kişinin inancından bağımsız kılmıştır.
Üçüncü görüş, tamamlayıcılık görüşüdür. Buna göre iki yöntem birbirinin yerine geçmez, farklı işler görür. Elenkhos, bir kişinin bilgi iddiasını sınamaya ve onu kendi bilgisizliğiyle yüzleştirmeye yarar. Varsayım yöntemi ise, bir sorunun cevabı bilinmediğinde koşullu bir ilerleme sağlamaya yarar. Platon, sonraki diyaloglarda da elenkhosu kullanmayı sürdürür.
Bu ders üçüncü görüşü temel alır ve birinci görüşün, Menon'da bir yöntem değişikliğinin açıkça görüldüğü gözlemini kabul eder. İkinci görüş, iki yöntemin ortak bir yapı taşıdığını doğru görür, ama başlangıç noktasının bir kişinin inancından bir araştırıcının seçimine geçmesinin önemini küçümser.
Argümanın yapısı
Varsayım yöntemiyle bir soruyu araştırmak için dört adım izlenebilir.
Birinci adım, doğrudan cevaplanamayan soruyu belirlemektir. Araştıran, bir şeyin ne olduğunu ya da neden öyle olduğunu doğrudan bilemediği bir soruyu açıkça dile getirir.
İkinci adım, en güçlü görünen varsayımı koymaktır. Araştıran, soruya bir cevap olabilecek ve elindeki bilgiler arasında en sağlam görünen bir önermeyi, doğruluğunu henüz bilmeden, bir başlangıç noktası olarak koyar.
Üçüncü adım, varsayımın sonuçlarının birbiriyle uyumunu sınamaktır. Araştıran, varsayımdan çıkan sonuçları sıralar ve bunların birbiriyle ve bilinen başka şeylerle uyuşup uyuşmadığını inceler; uyuşmazlık varsa varsayımı bırakır ya da değiştirir.
Dördüncü adım, varsayımı daha üst bir varsayımla gerekçelendirmeye çalışmaktır. Araştıran, varsayımın kendisinin neden kabul edilmesi gerektiğini sorar ve onu daha genel bir ilkeye dayandırmaya çalışır; bu süreci yeterli görülen bir noktaya kadar sürdürür.
En güçlü itiraz
Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.
Sokratik yöntemi ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Varsayım yöntemi, elenkhosun tutarlılık sınamasını korur, ama onu bir kişinin inançlarını sınamaktan bir önermenin sonuçlarını sınamaya taşır. Kerem'in iki aleti, iki yöntemin aynı sınamayı kullandığını ama birinin yıktığını, ötekinin kurduğunu gösterdi. Barış'ın masumiyet karinesi, bir varsayımın bir inanç değil bir başlangıç noktası olduğunu gösterdi. Tolga'nın köprü hesabı, varsayım yönteminin geometricilerin yöntemiyle akrabalığını gösterdi. Selin'in Phaidon'u, ölümsüzlük argümanının koşullu bir sonuç olduğunu ve Sokrates'in bunu bildiğini gösterdi. Lina'nın dilbilgisi varsayımı, bir varsayımın bir uyuşmazlık karşısında bırakılmak yerine daraltılabildiğini gösterdi. Defne'nin sıfır varsayımı, çürütmenin bir şeyi kurmanın yolu olabileceğini gösterdi. Bu dönüşüm, bir sorunun cevabına yaklaşmak amaçlanıyorsa bir ilerlemedir; bir kişinin kendi yaşamının hesabını vermesi amaçlanıyorsa, elenkhosun bir şeyi kaybolabilir.
Açık kalan sorular
Lina'nın dilbilgisi varsayımı, bir varsayımın bir uyuşmazlık karşısında bırakılmak yerine daraltılabildiğini gösterdi. Bir varsayımı ne zaman daraltmak, ne zaman bırakmak gerekir?
Selin'in Phaidon'u, ölümsüzlük argümanının bir varsayıma dayandığını gösterdi. Bir varsayımın daha üst bir varsayımla gerekçelendirilmesi sonsuza kadar sürebilir mi, yoksa bir yerde durmak gerekir mi?
Kerem'in iki aleti, elenkhosun yıktığını, varsayım yönteminin kurduğunu gösterdi. Bir kişinin kendi yaşamının hesabını vermesi, varsayım yöntemiyle de sağlanabilir mi, yoksa bu yalnızca elenkhosun yapabileceği bir şey midir?
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışPlaton'un bütün diyaloglarında tek bir yöntem olduğunu sanmak.
Sonraki diyaloglardaki soru-cevabı erken diyaloglardaki elenkhosun aynısı saymak, Sokrates'in Phaidon'da yöntemini değiştirdiğini açıkça söylediğini ve sonraki soru-cevabın çoğu zaman bir sınama değil bir anlatım olduğunu gözden kaçırır. Doğrusu, Platon'un Sokratik yöntemini bir yöntem ailesi olarak okumaktır.
Yaygın yanlışBir varsayımı bir inanç saymak.
Sokrates'in bir varsayım koyduğunda onun doğru olduğuna inandığını düşünmek, bir varsayımın doğruluğu henüz bilinmeyen bir başlangıç noktası olduğunu ve sınamaya açık tutulduğunu gözden kaçırır. Doğrusu, varsayımı bir çalışma aracı olarak görmektir.
Yaygın yanlışKoşullu bir sonucu kesin bir sonuç saymak.
Phaidon'daki ölümsüzlük argümanının sonucunu kesin bir kanıt olarak okumak, onun idealar varsayımına dayandığını ve Sokrates'in ilk varsayımların daha da incelenmesi gerektiğini söylediğini gözden kaçırır. Doğrusu, bir sonucun hangi varsayıma dayandığını her zaman açıkça belirtmektir.
Yaygın yanlışİki yöntemi birbirinin yerine geçen yöntemler saymak.
Varsayım yönteminin elenkhosu tamamen ortadan kaldırdığını ya da elenkhosun varsayım yöntemini gereksiz kıldığını düşünmek, iki yöntemin farklı işler gördüğünü ve Platon'un ikisini de kullanmayı sürdürdüğünü gözden kaçırır. Doğrusu, hangi yöntemin hangi amaca hizmet ettiğini sormaktır.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Varsayım yöntemi, elenkhosun tutarlılık sınamasını korur, ama onu bir kişinin inançlarını sınamaktan bir önermenin sonuçlarını sınamaya taşır; bu yüzden o, elenkhosun ne bir reddi ne de basit bir devamıdır.
Platon'un Phaidon'unda Sokrates şeyleri doğrudan incelemekten vazgeçip bir ikinci yolculuğa çıktığını, en güçlü bulduğu sözü varsayıp onunla uyuşanı doğru saydığını ve varsayımı daha üst bir varsayımla gerekçelendirmeye çalıştığını anlattı, Menon'da geometricilerin varsayımla ilerleme yöntemini erdem sorusuna uyguladı, Vlastos ise bu değişikliği Platon'un matematikle karşılaşmasına bağlayarak bir dönüm noktası saydı.
Varsayım yöntemiyle bir soru dört adımla araştırılır: doğrudan cevaplanamayan soruyu belirlemek, en güçlü görünen varsayımı koymak, varsayımın sonuçlarının birbiriyle uyumunu sınamak ve varsayımı daha üst bir varsayımla gerekçelendirmeye çalışmak.
Kopuş, kanıtsızlık ve ad değişikliği itirazları, iki yöntemin aynı sınamayı kullandığını ve Platon'un elenkhosu da sürdürdüğünü, bir varsayımın bir inanç değil bir başlangıç noktası olduğunu ve iki yöntemin ortak bir yapıya rağmen farklı işler gördüğünü gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden bu dönüşüm, bir sorunun cevabına yaklaşmak amaçlanıyorsa bir ilerlemedir; bir kişinin kendi yaşamının hesabını vermesi amaçlanıyorsa, elenkhosun bir şeyi kaybolabilir ve Platon bu iki amacı birbirinin yerine koymaz, ikisini birlikte taşır.
Sonraki derse köprü
Phaidon'da Sokrates, bir varsayımı daha üst bir varsayımla gerekçelendirmeyi yeterli bir şeye ulaşana kadar sürdürmeyi öneriyordu. Ama bu yeterli şey neydi? Platon'un Devlet'inde Sokrates, varsayımları birer basamak gibi kullanıp onların üstüne, artık bir varsayım olmayan bir ilkeye çıkmayı amaçlayan bir yöntemden söz eder ve ona diyalektik adını verir. Kerem, serginin bir sonraki panosuna, tepesi bulutların içinde kaybolan bir merdiven koymayı düşünüyor.
Selin, Platon'un geç diyaloglarında diyalektiğin bir başka biçim aldığını, kavramları önce bir araya toplayıp sonra türlerine bölmek olarak anlatıldığını okumuş. Tolga, varsayımsız bir ilkeye ulaşmanın nasıl mümkün olabileceğini, her ilkenin de bir varsayım olup olmadığını soruyor. Lina ise diyalektik sözcüğünün bugün çok farklı anlamlarda kullanıldığını ve Platon'un bu sözcükle ne kastettiğini merak ediyor.
Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Diyalektik dersi, Platon'un varsayımların üstüne çıkıp varsayımsız bir ilkeye ulaşmayı amaçlayan bir yöntem olarak diyalektikten ne anladığını, sonraki diyaloglardaki toplama ve bölme yönteminin bununla nasıl bir ilişkisi olduğunu ve diyalektiğin neden en yüksek bilgi yolu sayıldığını soruyor.