İçeriğe geç

P03-D02-M04-03·Sokrates problemi

Aristophanes

temel3.414 kelime≈ 23 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bulutlar, tarihsel Sokrates'in düşünceleri hakkında güvenilir bir tanıklık değildir, ama onun kamusal görünüşü hakkında değerli bir tanıklıktır; çünkü bir komedya, izleyicinin tanıyacağı özelliklere dayanmak zorundadır.

Aristophanes'in Bulutlar'ı Sokrates'i düşünce dükkânında gök cisimlerini inceleyen ve ücret karşılığında haksız sözü öğreten biri olarak sahneye koydu, Platon'un Savunma'sı bu oyunu Sokrates'e yöneltilen eski suçlamaların kaynağı olarak andı, Şölen ise Alkibiades'in Bulutlar'dan bir dizeyi bir cesaret övgüsüne çevirdiğini ve Aristophanes'in Sokrates'le aynı sofrada oturduğunu gösterdi.

Bir karikatür dört adımla bir tanıklık olarak okunur: güldürünün dayandığı tanınabilir özellikleri bulmak, abartıyı ve tipleştirmeyi ayırmak, bağımsız tanıklarla karşılaştırmak ve karikatürün izleyicide bıraktığı etkiyi sormak.

Komedya, genç Sokrates ve dostluk itirazları, bir düşman tanığın bile doğruladığı özelliklerin değerli olduğunu, Sokrates'in yargıçları kendi deneyimlerine çağırmasının eski suçlamaları sınadığını ve bir karikatürün etkisinin onu yapanın niyetinden bağımsız olduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden Bulutlar'ın asıl tarihsel önemi, Sokrates'in neyi düşündüğünü değil, Atinalıların onu nasıl gördüğünü göstermesidir ve bir karikatür, bir kişiyi tanınabilir kılarak onu bir tipe dönüştürür ve bu tip, yıllar sonra bir mahkemede bir suçlamanın zemini olabilir.

Açılış sahnesi

Kerem, portre duvarlarının karşısına küçük bir tiyatro sahnesi kuruyor. Sahnenin tepesinden bir sepet sarkacaktı ve sepetin içinde, gökyüzüne bakan bir adam maketi oturacaktı. Aristophanes'in Bulutlar adlı komedyasında Sokrates, sahneye böyle girer: havada asılı bir sepetin içinde, güneşi seyrederek. Ona neden orada olduğunu soran yaşlı bir köylüye, havada yürüdüğünü ve güneşi düşündüğünü söyler. Kerem, maketi yerleştirirken bir şeyi fark ediyor. Bu sahne, öteki iki duvardaki Sokrates'lere hiç benzemiyordu. Ama izleyicinin ona gülmesi için, onun bir şeylerini tanıması gerekirdi. Kerem, bu tanıdık şeylerin neler olduğunu bulmak istiyor. Bir karikatür, neyi abartıyorsa onu bir ölçüde taşımaz mı?

Selin, Platon'un Savunma'sında Sokrates'in yargıçlara bu oyunu hatırlattığını ve kendisine yöneltilen eski suçlamaların kaynağı olarak onu gösterdiğini okumuş. Tolga, oyunda Sokrates'in öğrencilerinin bir pirenin kendi ayağının kaç katı sıçradığını ölçmeye çalıştığını hatırlıyor ve buna gülüyor. Lina, Platon'un Şölen'inde Aristophanes'in Sokrates'le aynı sofrada oturup sabaha kadar konuştuğunu duymuş. Barış, bir gazetedeki bir karikatürün bir kişinin itibarını yıllarca etkileyebildiğini biliyor. Defne ise hastaların hekimler hakkındaki bazı yargılarını komedi dizilerinden edindiğini fark ettiğini söylüyor. Bu ders, Antik Akdeniz Felsefesi programının Sofistler ve Sokrates kursunda, Aristophanes'in Bulutlar'ında Sokrates'i nasıl gösterdiğini, bu karikatürün Sokrates'e yöneltilen suçlamalara nasıl bir zemin hazırladığını ve düşmanca bir tanığın bir komedyasının tarihsel Sokrates hakkında ne söyleyebileceğini soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce bu dersin yerini belirleyelim. Ksenophon dersi, Ksenophon'un Sokrates'inin Platon'unkinden ne daha doğru ne daha yanlış olduğunu ve iki tanığın örtüştüğü çekirdeğin en güvenilir bilgimizi verdiğini inceledi. O dersin sonunda, iki tanığın da Sokrates'in hayranı olduğu ve Sokrates'in yaşarken onun hayranı olmayan bir tanığı daha bulunduğu hatırlatıldı. Akademinin önceki derslerinde zayıf sözü güçlü kılmak, sofist imgesinin kaynak sorunu ve karşıt tanık sorunu tanıtılmıştı. Bu ders, Sokrates'i yaşarken sahneye koyan ve ona hayran olmayan komedya yazarlarının en ünlüsünü tartıyor; Eupolis gibi başka komedya yazarları da onunla alay etmişti, ama onların oyunlarından yalnızca parçalar kaldı.

Sonra üç kaynağa bakacağız. Aristophanes'in Bulutlar'ı, Sokrates'i bir düşünce dükkânında gök cisimlerini inceleyen ve öğrencilerine borçlarından kurtulmak için haksız sözü öğreten biri olarak sahneye koyar. Platon'un Sokrates'in Savunması'nda Sokrates, eski suçlayıcılarının yeni suçlayıcılarından daha tehlikeli olduğunu söyler ve bu oyunu anar. Platon'un Şölen'inde ise Alkibiades, Bulutlar'dan bir dizeyi Sokrates'i övmek için kullanır ve Aristophanes, Sokrates'le aynı sofrada oturur.

Ardından üç itirazı tartacağız: bir komedyanın bir tanıklık olamayacağı, Bulutlar'ın genç Sokrates'i doğru yansıtıyor olabileceği ve Aristophanes'in Sokrates'e düşman olmadığı itirazları.

Sonda, bir karikatürü bir tanıklık olarak okumanın dört adımını göstereceğiz: güldürünün dayandığı tanınabilir özellikleri bulmak, abartıyı ve tipleştirmeyi ayırmak, bağımsız tanıklarla karşılaştırmak ve karikatürün izleyicide bıraktığı etkiyi sormak.

Merkez soru

Sorumuz şu: Aristophanes Bulutlar'da Sokrates'i nasıl gösterir ve düşmanca bir tanığın bir komedyası tarihsel Sokrates hakkında ne söyleyebilir?

Ölçülü iddiam şu: Bulutlar, tarihsel Sokrates'in düşünceleri hakkında güvenilir bir tanıklık değildir, ama onun kamusal görünüşü hakkında değerli bir tanıklıktır; çünkü bir komedyanın güldürmesi için izleyicinin tanıyacağı özelliklere dayanması gerekir ve Bulutlar'ın asıl tarihsel önemi, Sokrates'in neyi düşündüğünü değil, Atinalıların onu nasıl gördüğünü göstermesidir. Aristophanes, Sokrates'i doğa filozoflarının ve sofistlerin bir karışımı olarak sahneye koyar. Oyundaki Sokrates, gök cisimlerini inceler, Zeus'un yerine bir girdabın evreni yönettiğini öğretir ve öğrencilerine ücret karşılığında haksız bir davayı kazanmanın yollarını öğretir. Bu özelliklerin bir kısmı, Platon ve Ksenophon'un portreleriyle açıkça çelişir: iki tanık da Sokrates'in ücret almadığını ve doğa araştırmalarıyla uğraşmadığını söyler. Ama bazı özellikler, üç tanıkta da ortaktır: Sokrates'in yalınayak dolaşması, yoksulluğu, dayanıklılığı ve sözle uğraşan bir adam olarak tanınması. Bu ortak çekirdek, Sokrates'in kamusal görünüşünün düşman bir tanık tarafından bile doğrulanan parçasıdır. Platon'un Savunma'sı ise karikatürün bir etkisini kaydeder: Sokrates'e yöneltilen eski suçlamalar, Bulutlar'daki imgeyle aynı biçimi taşır. Bir karikatür, bir kişiyi tanınabilir kılarak onu bir tipe dönüştürür ve bu tip, yıllar sonra bir mahkemede bir suçlamanın zemini olabilir.

Sıfır noktası

Bir öğrenci Bulutlar'ı okuduğunda, onu çoğu zaman tarihsel Sokrates'le hiçbir ilgisi olmayan bir güldürü olarak görür. Aristophanes, kenti eğlendirmek için tanınmış bir adı kullanmış ve ona akla gelebilecek her saçmalığı yüklemiştir. Bu okumada Bulutlar, bir tanıklık değildir; yalnızca bir komedi yazarının hayal gücünü gösterir.

Bu okuma iki yerden sarsılır. Birincisi, bir komedyanın güldürmesi için izleyicinin sahnedeki kişiyi tanıması gerekir. Hiç tanınmayan özelliklerle yüklenmiş bir karikatür, kimseyi güldürmez. Bulutlar'daki Sokrates'in yalınayak, solgun yüzlü ve yoksul bir adam olarak gösterilmesi, Platon ve Ksenophon'un portreleriyle örtüşür. İkincisi, Platon'un Savunma'sında Sokrates'in kendisi bu oyunu anar ve onun kendisi hakkında Atinalıların kafasında bıraktığı imgeyi ciddiye alır. Sokrates, oyunu bir saçmalık olarak bir kenara atmaz.

Bu yüzden Bulutlar'ı anlamak, onu bir hayal gücü ürünü olarak değil, Sokrates'in kamusal görünüşünün bir tanıklığı ve bu görünüşün bir etkeni olarak okumayı gerektirir.

Görüşler ve pozisyonlar

Bulutlar'ın Sokrates hakkında bir tanıklık olarak değeri konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, değersiz tanık görüşüdür. Buna göre bir komedya, bir tanıklık değildir. Aristophanes, Sokrates'i kendi zamanının bütün entelektüellerini temsil eden bir figür olarak kullanmış ve ona ait olmayan özellikleri bilerek yüklemiştir. Bulutlar'dan Sokrates hakkında bir şey çıkarılamaz.

İkinci görüş, erken Sokrates görüşüdür. Buna göre Bulutlar, Sokrates'in gençliğindeki bir evreyi yansıtıyor olabilir. Platon'un Phaidon'unda Sokrates, gençliğinde doğa araştırmalarına büyük bir merak duyduğunu ve Anaksagoras'ın kitabını okuduğunu anlatır. Oyun sahnelendiğinde Sokrates kırklı yaşlarındaydı ve belki de bu ilginin izlerini hâlâ taşıyordu.

Üçüncü görüş, kamusal imge görüşüdür. Buna göre Bulutlar, Sokrates'in düşüncelerini değil, onun Atinalıların gözündeki imgesini yansıtır. Bu imge, Sokrates'in gerçek özelliklerinden bazılarını abartır, bazılarını ise başka entelektüellerden ödünç alır. Bulutlar'ın tarihsel değeri, bu imgenin nasıl oluştuğunu ve neye yol açtığını göstermesidir.

Bu ders üçüncü görüşü temel alır ve ikinci görüşün, Sokrates'in gençliğinde doğa araştırmalarına ilgi duymuş olabileceği gözlemini kabul eder. Birinci görüş, bir komedyanın tanınabilir özelliklere dayanmak zorunda olduğunu ve Platon'un Savunma'sının bu oyunu ciddiye aldığını açıklayamaz.

Argümanın yapısı

Bir karikatürü bir tanıklık olarak okumak için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, güldürünün dayandığı tanınabilir özellikleri bulmaktır. Okuyan, izleyicinin karikatürdeki kişiyi tanıması için bilmesi gereken özellikleri, örneğin onun görünüşünü, alışkanlıklarını ya da sözlerini belirler.

İkinci adım, abartıyı ve tipleştirmeyi ayırmaktır. Okuyan, hangi özelliklerin kişinin kendisinden alınıp abartıldığını, hangilerinin ise onun temsil ettiği bir gruptan ödünç alınıp ona yüklendiğini belirler.

Üçüncü adım, bağımsız tanıklarla karşılaştırmaktır. Okuyan, karikatürdeki özelliklerden hangilerinin başka tanıklarca doğrulandığını, hangilerinin reddedildiğini belirler.

Dördüncü adım, karikatürün izleyicide bıraktığı etkiyi sormaktır. Okuyan, karikatürün izleyicinin kafasında kişi hakkında nasıl bir imge bıraktığını ve bu imgenin sonradan neye yol açabileceğini değerlendirir.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Aristophanes'i ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bulutlar, tarihsel Sokrates'in düşünceleri hakkında güvenilir bir tanıklık değildir, ama onun kamusal görünüşü hakkında değerli bir tanıklıktır. Kerem'in sepeti, üç tanıkta ortak olan özellikler ile yalnızca komedyaya ait olanları ayırdı. Barış'ın karikatürü, bir imgenin bir suçlamadan daha uzun yaşayabileceğini gösterdi. Tolga'nın piresi, bir türün parodisinin tek bir kişinin yüzüne bağlanabildiğini gösterdi. Selin'in yemin metni, Sokrates'in tanınabilir tek özelliğinin iki grubun bütün özelliklerini taşımasına izin verdiğini gösterdi. Lina'nın okul gösterisi, karikatürün dışarıdaki etkisinin onu yapanın niyetinden bağımsız olduğunu gösterdi. Defne'nin dizi hekimi, karikatürün doğru bir yanının öteki yanlarını da inandırıcı kılabildiğini gösterdi. Bulutlar'ın asıl tarihsel önemi, Sokrates'in neyi düşündüğünü değil, Atinalıların onu nasıl gördüğünü göstermesidir.

Açık kalan sorular

Defne'nin dizi hekimi, bir karikatürün doğru bir yanının öteki yanlarını da inandırıcı kılabildiğini gösterdi. Bir karikatürün doğru ve yanlış yanlarını, izleyicinin kafasında birbirinden ayırmak mümkün müdür?

Lina'nın okul gösterisi, karikatürü yapanla karikatürü yapılan arasında bir dostluk olabileceğini gösterdi. Bir karikatürcü, karikatürünün bir mahkemede bir suçlamanın zemini olabileceğini öngörebilseydi, ondan sorumlu tutulmalı mıydı?

Selin'in yemin metni, Sokrates'in imgeye karşı yargıçların kendi deneyimlerini koyduğunu gösterdi. Bir topluluğun bir kişi hakkındaki imgesi, o topluluğun üyelerinin kendi deneyimlerinden daha güçlü olduğunda, bu imgeyi değiştirmenin bir yolu var mıdır?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışBulutlar'ı tarihsel Sokrates'le ilgisiz saymak.
Doğrusu

Bulutlar'ı yalnızca bir hayal gücü ürünü olarak görmek, bir komedyanın tanınabilir özelliklere dayanmak zorunda olduğunu ve oyundaki bazı özelliklerin Platon ve Ksenophon tarafından da doğrulandığını gözden kaçırır. Doğrusu, oyunu Sokrates'in kamusal görünüşünün bir tanıklığı olarak okumaktır.

Yaygın yanlışBulutlar'ı Sokrates'in düşüncelerinin kaynağı saymak.
Doğrusu

Oyundaki girdap kuramını ya da ücretli dersleri Sokrates'e ait saymak, bu özelliklerin doğa filozoflarından ve sofistlerden ödünç alınıp Sokrates'e yüklendiğini ve öteki tanıklarca reddedildiğini gözden kaçırır. Doğrusu, oyundaki abartıyı ve tipleştirmeyi tanınabilir özelliklerden ayırmaktır.

Yaygın yanlışAristophanes'in niyetini oyunun etkisiyle karıştırmak.
Doğrusu

Aristophanes'in Sokrates'e kişisel bir düşmanlık beslemediği için oyunun Sokrates'e zarar vermediğini düşünmek, bir karikatürün etkisinin onu yapanın niyetinden bağımsız olduğunu gözden kaçırır. Doğrusu, niyet ile etkiyi ayrı ayrı değerlendirmektir.

Yaygın yanlışDüşmanca bir tanığı bütünüyle reddetmek.
Doğrusu

Bir tanığın düşmanca olduğu için söylediği her şeyin yanlış olduğunu düşünmek, düşmanca bir tanığın bile doğruladığı özelliklerin bir hayran tanığın anlattıklarından daha az kuşku taşıdığını gözden kaçırır. Doğrusu, düşmanca tanığın hangi noktalarda öteki tanıklarla örtüştüğüne bakmaktır.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bulutlar, tarihsel Sokrates'in düşünceleri hakkında güvenilir bir tanıklık değildir, ama onun kamusal görünüşü hakkında değerli bir tanıklıktır; çünkü bir komedya, izleyicinin tanıyacağı özelliklere dayanmak zorundadır.

Aristophanes'in Bulutlar'ı Sokrates'i düşünce dükkânında gök cisimlerini inceleyen ve ücret karşılığında haksız sözü öğreten biri olarak sahneye koydu, Platon'un Savunma'sı bu oyunu Sokrates'e yöneltilen eski suçlamaların kaynağı olarak andı, Şölen ise Alkibiades'in Bulutlar'dan bir dizeyi bir cesaret övgüsüne çevirdiğini ve Aristophanes'in Sokrates'le aynı sofrada oturduğunu gösterdi.

Bir karikatür dört adımla bir tanıklık olarak okunur: güldürünün dayandığı tanınabilir özellikleri bulmak, abartıyı ve tipleştirmeyi ayırmak, bağımsız tanıklarla karşılaştırmak ve karikatürün izleyicide bıraktığı etkiyi sormak.

Komedya, genç Sokrates ve dostluk itirazları, bir düşman tanığın bile doğruladığı özelliklerin değerli olduğunu, Sokrates'in yargıçları kendi deneyimlerine çağırmasının eski suçlamaları sınadığını ve bir karikatürün etkisinin onu yapanın niyetinden bağımsız olduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden Bulutlar'ın asıl tarihsel önemi, Sokrates'in neyi düşündüğünü değil, Atinalıların onu nasıl gördüğünü göstermesidir ve bir karikatür, bir kişiyi tanınabilir kılarak onu bir tipe dönüştürür ve bu tip, yıllar sonra bir mahkemede bir suçlamanın zemini olabilir.

Sonraki derse köprü

Artık Sokrates'in dört tanığı önümüzde: hayranı ve öğrencisi Platon, öğrencisi ve askeri Ksenophon, çağdaşı ve alaycısı Aristophanes ve onu hiç tanımamış ama Platon'un okulunda yetişmiş Aristoteles. Her biri farklı bir Sokrates çiziyor ve her biri kendi amacına hizmet ediyor. Kerem, serginin bu bölümünün ortasına bir masa koymayı ve dört tanığın kartlarını üzerine yan yana dizmeyi düşünüyor.

Selin, tarihçilerin bir olayı birden çok bağımsız kaynak anlattığında ona daha çok güvendiğini okumuş. Tolga, bir tanığın kendi amacına aykırı düşen bir ayrıntıyı anlatmasının onu daha güvenilir kılıp kılmadığını soruyor. Lina ise dört tanığın hepsini bir araya getirdiğimizde ortada kalan Sokrates'in çok az şey söyleyen, belki de sıradan bir adam olup olmayacağını merak ediyor.

Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Tarihsel Sokrates dersi, Platon'un, Ksenophon'un, Aristophanes'in ve Aristoteles'in tanıklıklarını bir araya getirdiğimizde Sokrates hakkında neyi güvenle söyleyebileceğimizi, hangi ölçütlerin bir tanıklığı ötekinden daha ağır kıldığını ve bu ölçütlerin bize ne kadar uzağa gitme izni verdiğini soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.