Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Gorgias'ın Helene savunması, Helene'nin Truva'ya ya tanrıların buyruğuyla, ya zorla kaçırılarak, ya bir sözle ikna edilerek, ya da aşka yenilerek gittiğini ve dört durumda da suçsuz olduğunu söyleyen bir tüketici ayrıma dayanır ve ikna nedeninde iknanın zorun biçimini taşımasa da onun gücüne sahip olduğunu savunur.
Gorgias'ın Helene Övgü'sü bu dört nedeni sayıp ikna edeni zorlayan gibi suçlu, ikna edileni zorlanan gibi suçsuz saydı, Palamedes'in Savunması bir suçlamayı suçun hem olanaksız hem anlamsız olduğunu göstererek çürütmeye çalıştı, Aristoteles'in Nikomakhos'a Etik'i ise zorla yapılan bir eylemde eyleyenin hiçbir katkıda bulunmadığını ve hoş şeylerin zorladığını söylemenin her şeyi zorla yapılmış sayacağını gösterdi.
Bir etkinin bir zorlama mı bir ikna mı olduğu dört adımla ayrılır: eylemin kaynağını belirlemek, eyleyenin katkısını sormak, başka türlü davranma olanağını değerlendirmek ve sorumluluğun nasıl paylaştırılacağını belirlemek.
Seçim, aşırı kanıtlama ve oyun itirazları, ikna edilenin ne ölçüde seçtiğinin iknanın nasıl kurulduğuna bağlı olduğunu, Gorgias'ın argümanının doğru çekirdeğinin ikna edenin sorumluluğu, yanlış yanının ise bu sorumluluğun ikna edileninkini sıfırlaması olduğunu ve Gorgias'ın iki savunmasının bir savunmanın iki temel yolunu gösterdiğini gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden iknanın bir zorlama olduğu iddiası ikna edilenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz, ama onu azaltabilir ve ikna edenin sorumluluğunu öne çıkarır; Gorgias'ın asıl katkısı, bu paylaşım sorusunu ilk kez keskin biçimde sormaktır.
Açılış sahnesi
Kerem, serginin Gorgias bölümündeki ikinci pano için bir mahkeme salonu düzeni tasarlıyor. Panonun ortasında bir sanık sandalyesi duracak, üzerinde de bir ad yazacaktı: Helene. Yunan söylencesine göre Sparta kralı Menelaos'un eşi Helene, Truvalı Paris'le birlikte Truva'ya gitmiş ve bu yüzden on yıl süren bir savaşa yol açmıştı. Yüzyıllar boyunca şairler onu suçlamıştı. Gorgias ise onu savunmak için bir konuşma yazmıştı. Kerem, sandalyenin çevresine dört pano koymayı düşünüyor: Helene'nin Truva'ya gitmesinin Gorgias'a göre olası dört nedeni. Tanrıların ve yazgının buyruğu, zorla kaçırılma, bir sözle ikna edilme, aşka yenilme. Gorgias'a göre dört durumda da Helene suçsuzdu. Kerem, ilk iki nedende bir suçsuzluk görebiliyor. Ama üçüncüsünde takılıyor. Bir sözle ikna edilen biri, gerçekten zorla kaçırılan biri kadar suçsuz muydu?
Selin, Gorgias'ın ikna edilmenin bir zorlama olduğunu, çünkü sözün de bir güç olduğunu savunduğunu okumuş. Barış, bir mahkemede bir dolandırıcılık davasında dolandırıcının suçlu, dolandırılanın ise mağdur sayıldığını, ama bir kışkırtma davasında kışkırtılanın da sorumlu tutulduğunu hatırlıyor. Tolga, Gorgias'ın bir başka konuşmasında, Palamedes'in ağzından, onun bir suçu işleyemeyeceğini ve işlemek için bir nedeni olmadığını adım adım gösterdiğini okumuş. Lina, Aristoteles'in hoş ve güzel şeylerin bizi zorladığını söyleyenlere, o zaman her şeyin zorla yapılmış olacağını söyleyerek karşı çıktığını duymuş. Defne ise bir hastanın bir tedaviye ikna edilmesi ile ona zorla bir tedavi uygulanması arasındaki farkın, tıp etiğinin en temel ayrımlarından biri olduğunu söylüyor. Bu ders, Antik Akdeniz Felsefesi programının Sofistler ve Sokrates kursunda, Gorgias'ın Helene'yi suçlamalardan kurtarmak için ikna edilmenin zorlanmak gibi olduğunu nasıl savunduğunu, bir sözle ikna edilen birinin eyleminden sorumlu olup olmadığını ve iknanın zorlamadan nasıl ayrılabileceğini soruyor.
Bu derste ne olacak
Önce bu dersin yerini belirleyelim. Logos dersi, Gorgias'ın sözü ruh üzerinde bir ilacın beden üzerindeki etkisine benzer bir etki yaratan güçlü bir hükümdar olarak gördüğünü inceledi. O dersin sonunda, Gorgias'ın bu kuramı Helene'yi aklamak için nasıl kullandığı sorusu açık kaldı. Akademinin önceki derslerinde sözün gücü, söz-ilaç benzetmesi, olasılık argümanı ve Aristoteles'in istemli ve istemsiz eylem ayrımı tanıtılmıştı. Bu ders, Gorgias'ın iknayı bir zorlama olarak sunan argümanını ve onun sorumluluk için ne anlama geldiğini inceliyor.
Sonra üç kaynağa bakacağız. Gorgias'ın Helene Övgü'sünün çerçevesi, Helene'nin Truva'ya gitmesinin dört olası nedenini sayar ve her birinde onun suçsuz olduğunu savunur. Gorgias'ın Palamedes'in Savunması, ihanetle suçlanan bir kahramanın ağzından, bir suçlamanın olasılıklar üzerinden nasıl çürütülebileceğini gösterir. Aristoteles, Nikomakhos'a Etik'in üçüncü kitabında, zorla yapılan bir eylemi tanımlar ve hoş şeylerin zorladığını söyleyenlere karşı çıkar.
Ardından üç itirazı tartacağız: ikna edilenin ikna olmayı seçtiği, Gorgias'ın argümanının her sorumluluğu ortadan kaldırdığı ve Helene savunmasının bir oyun olduğu için ciddiye alınmaması gerektiği itirazları.
Sonda, bir etkinin bir zorlama mı yoksa bir ikna mı olduğunu ayırmanın dört adımını göstereceğiz: eylemin kaynağının nerede olduğunu belirlemek, eyleyenin eyleme bir katkısı olup olmadığını sormak, eyleyenin başka türlü davranma olanağı olup olmadığını değerlendirmek ve sorumluluğun etkileyen ile etkilenen arasında nasıl paylaştırılacağını belirlemek.
Merkez soru
Sorumuz şu: Gorgias, bir sözle ikna edilmenin zorla kaçırılmak gibi olduğunu nasıl savunuyordu ve bir sözle ikna edilen biri eyleminden sorumlu mudur?
Ölçülü iddiam şu: Gorgias'ın Helene savunması, bir tüketici ayrıma dayanır ve onun gücü de zayıflığı da üçüncü nedende, ikna nedeninde toplanır. Gorgias, Helene'nin Truva'ya gitmesinin yalnızca dört nedeni olabileceğini söyler ve her birinde onu aklar. Tanrılar ve yazgı insanlardan güçlüdür; bir kadın onlara karşı koyamaz. Zorla kaçırılan biri, zorlayanın kurbanıdır. Bir sözle ikna edilen biri de, Gorgias'a göre, zorlanmıştır, çünkü söz ruhu bir zorlama gibi etkiler; ikna eden suçludur, ikna edilen değil. Aşk ise ya bir tanrıdır ya da bir hastalıktır ve ikisi de bir suç değildir. Bu argümanın ikna bölümü, Gorgias'ın söz kuramının doğrudan bir uygulamasıdır: söz bir güçse, ikna edilen bu gücün kurbanıdır. Ama Aristoteles'in gösterdiği gibi, bu argüman fazla şeyi kanıtlar. Hoş ya da güzel şeyler bizi zorluyorsa, her şeyi zorla yapmış oluruz, çünkü her eylemimizi bir şeyi hoş ya da iyi bulduğumuz için yaparız. Zorla yapılan bir eylemde ise kaynak dışarıdadır ve eyleyen ona hiçbir katkıda bulunmaz. İkna edilen, iknaya katkıda bulunur: sözü dinler, değerlendirir ve kabul eder. Sonuç olarak iknanın bir zorlama olduğu iddiası, ikna edilenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz, ama onu azaltabilir ve ikna edenin sorumluluğunu öne çıkarır. Gorgias'ın asıl katkısı, Helene'yi aklamak değil, sorumluluğun ikna eden ile ikna edilen arasında nasıl paylaştırılacağı sorusunu ilk kez keskin biçimde sormaktır.
Sıfır noktası
Bir öğrenci Gorgias'ın Helene savunmasını okuduğunda, onu çoğu zaman bir söz oyunu ya da bir hukuk hilesi olarak görür. Helene, bir kocayı terk edip bir başka adamla gitmiştir; bunu bir tanrıya, bir zorlamaya, bir söze ya da aşka bağlamak, onun kendi seçimini görmezden gelmektir. Bu okumada Gorgias, bir sofistin elinde her suçun aklanabileceğini gösteren bir ustalık gösterisi yapar.
Bu okuma iki yerden sarsılır. Birincisi, Gorgias'ın argümanı, bir tüketici ayrıma dayanan, adım adım ilerleyen bir akıl yürütmedir. Her nedeni ayrı ayrı ele alır ve her birinde neden suçun Helene'de olmadığını gösterir. İkincisi, Gorgias'ın sorduğu soru, bir söz oyunu değil, ciddi bir ahlak ve hukuk sorusudur: bir başkasının sözüyle bir şey yapan kişi, o eylemden ne ölçüde sorumludur?
Bu yüzden Gorgias'ın savunmasını anlamak, onu bir oyun olarak bir kenara atmadan, onun sorduğu sorumluluk sorusunu ciddiye almayı gerektirir.
Görüşler ve pozisyonlar
Gorgias'ın Helene savunmasının ne olduğu konusunda üç görüş var.
Birinci görüş, gösteri görüşüdür. Buna göre savunma, bir sofistin konuşma ustalığını göstermek için yazdığı bir oyundur. Gorgias, en zor bir davayı bile savunabileceğini göstermek istemiştir ve kendisi de metni bir oyun olarak tanımlar. Argümanın felsefi bir iddia taşıdığı söylenemez.
İkinci görüş, sorumluluk kuramı görüşüdür. Buna göre savunma, eylemlerin nedenleri ve sorumluluk üzerine ciddi bir düşüncedir. Gorgias, bir insanın eyleminin dış nedenlerinin onun sorumluluğunu nasıl etkilediğini sistemli olarak sorar ve sözün bu nedenler arasında yer aldığını gösterir.
Üçüncü görüş, söz kuramının sınanması görüşüdür. Buna göre savunma, Gorgias'ın söz kuramını bir uç örnekte sınar. Söz gerçekten bir güçse, bu güç bir insanı sorumluluktan kurtaracak kadar güçlü müdür? Savunma, bu soruya olumlu bir cevap verir, ama okuru bu cevabı sorgulamaya da çağırır.
Bu ders ikinci ve üçüncü görüşü birlikte temel alır ve birinci görüşün, metnin bir oyun olarak sunulduğu gözlemini kabul eder. Birinci görüş Gorgias'ın kendi sözüne sadıktır, ama bir oyunun içindeki bir argümanın bir akıl yürütme olabileceğini gözden kaçırır.
Argümanın yapısı
Bir etkinin bir zorlama mı yoksa bir ikna mı olduğunu ayırmak için dört adım izlenebilir.
Birinci adım, eylemin kaynağının nerede olduğunu belirlemektir. Değerlendiren, eylemi doğuran gücün eyleyenin dışında mı, yoksa eyleyenin kendi kararında mı bulunduğunu belirtir.
İkinci adım, eyleyenin eyleme bir katkısı olup olmadığını sormaktır. Değerlendiren, eyleyenin eylemi bir nesne gibi mi geçirdiğini, yoksa ona bir yargıyla, bir kabul ya da bir kararla mı katıldığını belirler.
Üçüncü adım, eyleyenin başka türlü davranma olanağı olup olmadığını değerlendirmektir. Değerlendiren, eyleyenin etkiye karşı koyabilecek bir durumda olup olmadığını, onu reddedip reddedemeyeceğini sorar.
Dördüncü adım, sorumluluğun etkileyen ile etkilenen arasında nasıl paylaştırılacağını belirlemektir. Değerlendiren, sorumluluğun tamamen birinde mi bulunduğunu, yoksa ikisi arasında belirli bir oranda mı paylaşıldığını değerlendirir.
En güçlü itiraz
Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.
İknayı ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Gorgias'ın Helene savunması, bir tüketici ayrıma dayanır ve onun gücü de zayıflığı da ikna nedeninde toplanır. Kerem'in sanık sandalyesi, Gorgias'ın tüketici ayrımının Helene'nin kendi isteğiyle gittiği olasılığını dışarıda bıraktığını gösterdi. Barış'ın azmettiricisi ve Selin'in ikna edilmiş arkadaşı, hukukun ve gündelik ahlakın sorumluluğu ikna eden ile ikna edilen arasında paylaştırdığını gösterdi. Tolga'nın Palamedes'i, Gorgias'ın iki savunmasının bir savunmanın iki temel yolunu gösterdiğini ortaya koydu. Lina'nın hoş şeyleri, Aristoteles'in argümanının hoş şeyler için güçlü olduğunu, ama bilerek ikna etmeye çalışan biri söz konusu olduğunda sorumluluğun bir kısmının ona geçtiğini gösterdi. Defne'nin aydınlatılmış onamı, tıp etiğinin ikna ile zor arasındaki ayrımı yeniden çizmeye çalıştığını gösterdi. Gorgias'ın asıl katkısı, sorumluluğun ikna eden ile ikna edilen arasında nasıl paylaştırılacağı sorusunu ilk kez keskin biçimde sormaktır.
Açık kalan sorular
Kerem'in sanık sandalyesi, Gorgias'ın tüketici ayrımının bir kararı her zaman bir nedene bağlayabildiğini gösterdi. Bir karar, nedenlerinden bağımsız olarak özgür olabilir mi?
Selin'in ikna edilmiş arkadaşı, bazı iknaların ikna edilenin reddetme olanağını görmesini zorlaştırdığını gösterdi. Bir iknanın meşru bir ikna mı yoksa bir baskı mı olduğunu hangi ölçütle ayırabiliriz?
Defne'nin aydınlatılmış onamı, bir hekimin ikna edebileceğini ama bilgilendirerek ikna etmesi gerektiğini gösterdi. Bir hasta bilgilendirildiği hâlde, korkusu yüzünden bir tedaviyi reddederse, hekim onu ikna etmeye çalışmalı mıdır?
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışHelene savunmasını yalnızca bir söz oyunu saymak.
Gorgias'ın savunmasını bir ustalık gösterisi olarak bir kenara atmak, onun bir tüketici ayrıma dayanan adım adım bir akıl yürütme olduğunu ve ikna edilenin sorumluluğu sorusunu ilk kez keskin biçimde sorduğunu gözden kaçırır. Doğrusu, argümanı bir oyun olarak sunulsa da ciddiye almak ve onun neyi doğru, neyi yanlış gördüğünü ayırmaktır.
Yaygın yanlışİkna edilenin hiçbir sorumluluk taşımadığını sanmak.
Gorgias'ın argümanını kabul edip ikna edilenin tamamen suçsuz olduğunu düşünmek, Aristoteles'in gösterdiği gibi ikna edilenin sözü dinleyip kabul ederek eyleme katkıda bulunduğunu gözden kaçırır. Doğrusu, ikna edilenin sorumluluğunun iknanın nasıl kurulduğuna göre azalabileceğini, ama sıfırlanmadığını görmektir.
Yaygın yanlışİkna edilenin her zaman tam sorumlu olduğunu sanmak.
Bir sözü kabul edenin onu her durumda özgürce seçtiğini düşünmek, bazı iknaların ikna edilenin reddetme olanağını görmesini zorlaştırdığını ve bazı etkilerin onun bilinci dışında gerçekleştiğini gözden kaçırır. Doğrusu, sorumluluğun ikna eden ile ikna edilen arasında paylaştırılabileceğini görmektir.
Yaygın yanlışTüketici ayrımın varsayımını sorgulamamak.
Gorgias'ın dört nedenin bütün olasılıkları kapsadığı varsayımını kabul edip argümanı yalnızca her nedenin içinde değerlendirmek, bu varsayımın Helene'nin kendi isteğiyle gittiği olasılığını dışarıda bıraktığını gözden kaçırır. Doğrusu, tüketici ayrıma dayanan her argümanda önce ayrımın gerçekten tüketici olup olmadığını sormaktır.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Gorgias'ın Helene savunması, Helene'nin Truva'ya ya tanrıların buyruğuyla, ya zorla kaçırılarak, ya bir sözle ikna edilerek, ya da aşka yenilerek gittiğini ve dört durumda da suçsuz olduğunu söyleyen bir tüketici ayrıma dayanır ve ikna nedeninde iknanın zorun biçimini taşımasa da onun gücüne sahip olduğunu savunur.
Gorgias'ın Helene Övgü'sü bu dört nedeni sayıp ikna edeni zorlayan gibi suçlu, ikna edileni zorlanan gibi suçsuz saydı, Palamedes'in Savunması bir suçlamayı suçun hem olanaksız hem anlamsız olduğunu göstererek çürütmeye çalıştı, Aristoteles'in Nikomakhos'a Etik'i ise zorla yapılan bir eylemde eyleyenin hiçbir katkıda bulunmadığını ve hoş şeylerin zorladığını söylemenin her şeyi zorla yapılmış sayacağını gösterdi.
Bir etkinin bir zorlama mı bir ikna mı olduğu dört adımla ayrılır: eylemin kaynağını belirlemek, eyleyenin katkısını sormak, başka türlü davranma olanağını değerlendirmek ve sorumluluğun nasıl paylaştırılacağını belirlemek.
Seçim, aşırı kanıtlama ve oyun itirazları, ikna edilenin ne ölçüde seçtiğinin iknanın nasıl kurulduğuna bağlı olduğunu, Gorgias'ın argümanının doğru çekirdeğinin ikna edenin sorumluluğu, yanlış yanının ise bu sorumluluğun ikna edileninkini sıfırlaması olduğunu ve Gorgias'ın iki savunmasının bir savunmanın iki temel yolunu gösterdiğini gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden iknanın bir zorlama olduğu iddiası ikna edilenin sorumluluğunu tamamen ortadan kaldırmaz, ama onu azaltabilir ve ikna edenin sorumluluğunu öne çıkarır; Gorgias'ın asıl katkısı, bu paylaşım sorusunu ilk kez keskin biçimde sormaktır.
Sonraki derse köprü
Gorgias'ın söze bu kadar büyük bir güç yüklemesi, onun dil ile gerçeklik arasındaki ilişki üzerine düşünmesinden ayrılamazdı. Sextus Empiricus'un aktardığına göre Gorgias, Olmayan Üzerine ya da Doğa Üzerine adlı bir eserinde üç şaşırtıcı tez savunmuştu: hiçbir şey yoktur; bir şey olsa bile bilinemez; bilinebilse bile başkasına anlatılamaz. Kerem, serginin Gorgias bölümünün son panosunun bu üç teze ayrılması gerektiğini düşünüyor.
Selin, bu tezlerin Parmenides'in olanın düşünülebilir ve söylenebilir olduğu ilkesini tersine çevirdiğini fark ediyor. Tolga, bir sözün bir rengi ya da bir sesi başkasına nasıl aktarabileceği sorusunun, Gorgias'ın üçüncü tezinin merkezinde durduğunu okumuş. Lina ise bu tezlerin ciddi bir felsefe mi, yoksa Elealıları alaya alan bir parodi mi olduğunun tartışmalı olduğunu duymuş.
Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Varlık ve söylem dersi, Gorgias'ın hiçbir şeyin olmadığını, olsa bile bilinemeyeceğini ve bilinse bile anlatılamayacağını savunan üç tezinin ne anlama geldiğini, bu tezlerin Parmenides'e nasıl bir cevap olduğunu ve onların ciddi bir felsefe mi yoksa bir parodi mi olduğunu soruyor.