İçeriğe geç

P03-D01-M02-03·Milet ve Pisagor

Anaksimenes

temel3.647 kelime≈ 24 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Anaksimenes'in havaya dönüşü, bir geri adım değil, Anaksimandros'un açık bıraktığı bir soruya, belirsiz olandan belirli karşıtların nasıl ayrıştığı sorusuna verilmiş bir cevaptır.

Simplikios'un Theophrastos'a dayanan aktarımı havanın yoğunlaşıp seyrelerek öteki maddelere dönüştüğü görüşünü, Plutarkhos'un Soğuğun İlkesi Üzerine denemesi sıcak ile soğuğun yoğunluk farkından doğduğunu gösteren nefes örneğini aktardı, Graham'ın 2006 tarihli kitabı ise Anaksimenes'in maddesel tekçilik değil üretici madde kuramı savunduğunu ileri sürdü.

Anaksimenes'in bir açıklaması dört adımla değerlendirilir: hangi değişimi açıkladığını belirlemek, hangi düzeneğe başvurduğunu yazmak, bir gözlemle desteklenip desteklenmediğini sormak ve düzeneğin öteki değişimlere de uygulanıp uygulanamayacağını sınamak.

Geri adım, niteliklerin nicelikle açıklanamazlığı ve ruh benzetmesinin geçmişe yansıtılması itirazları, karşıtların tek bir maddenin iki ucu hâline getirildiğini, bir programın ilk örneğinin başarısızlığının programı çürütmediğini ve parçanın düşüncesinin başka aktarımlarla desteklendiğini gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden Anaksimenes'in katkısı, ilkeden türeyen çeşitliliği tek bir düzenekle açıklamasıdır; bu, bilinen bir maddeye dönüş olsa da, açıklama gücü bakımından bir ilerlemedir.

Açılış sahnesi

Kerem, Anaksimenes panosu için bir şema tasarlıyor. Şemada bir ok, ateşten başlayıp hava, rüzgâr, bulut, su, toprak ve taş sırasıyla aşağı iniyordu. Okun bir yanında "seyrelme", öbür yanında "yoğunlaşma" yazıyordu. Kerem, şemanın basitliğinden etkileniyor. Anaksimenes'e göre bütün bu maddeler, tek bir şeyin, havanın farklı yoğunluklardaki hâlleriydi. Hava seyreldiğinde ateş, yoğunlaştığında önce rüzgâr, sonra bulut, sonra su, en sonunda toprak ve taş oluyordu. Kerem, bu şemanın Anaksimandros'un evreninden çok farklı olduğunu fark ediyor. Anaksimandros, her şeyin kaynağını bildiğimiz hiçbir madde olmayan belirsiz bir şeyde aramıştı. Anaksimenes ise bildiğimiz bir maddeye, havaya geri dönmüştü. Bu bir geri adım mıydı?

Selin, Anaksimenes'in yalnızca bir madde seçmediğini, bu maddenin öteki maddelere nasıl dönüştüğünü de açıkladığını, Thales'in yapmadığı bir şeyi yaptığını söylüyor. Tolga, yoğunlaşma ve seyrelme düşüncesinin, sıcak ile soğuk gibi nitelik farklarını, sıkışıklık gibi bir miktar farkıyla açıklamaya çalıştığını düşünüyor. Lina, Türkçede "son nefesini vermek" ve "can çekişmek" gibi deyimlerin nefesi yaşamla bir tuttuğunu, Anaksimenes'in de ruhu havayla ilişkilendirdiğini hatırlıyor. Barış, bir şirketin tür değiştirdiğinde hukuken aynı kişi olarak kaldığını, ama iki şirket birleştiğinde yeni bir kişinin doğduğunu, Anaksimenes'in maddelerinin hangisine benzediğini soruyor. Defne ise eski bir aktarıma göre Anaksimenes'in, dudaklarımızı sıkıp üflediğimizde nefesin soğuk, ağzımızı açıp üflediğimizde sıcak olduğunu bir kanıt olarak gösterdiğini okumuş. Bu ders, Antik Akdeniz Felsefesi programının Presokratikler kursunda, Anaksimenes'in ilkeyi neden yeniden belirli bir maddede, havada aradığını, yoğunlaşma ve seyrelme düşüncesinin nitelik farklarını nicelik farklarıyla açıklama girişimi olarak ne anlama geldiğini ve bu dönüşün Anaksimandros'a göre bir geri adım mı yoksa bir ilerleme mi olduğunu soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce bu dersin yerini belirleyelim. Anaksimandros dersi, sınırsız olanın Thales'in suyuna yöneltilmiş bir eleştiriden doğduğunu ve Anaksimandros'un doğayı karşıtların dengesi olarak düşündüğünü gösterdi. O dersin açık bıraktığı bir soru, belirsiz olandan belirli karşıtların nasıl ayrışabileceğiydi. Bu ders, Miletos'un üçüncü düşünürünün bu soruya verdiği cevabı inceliyor. Akademinin önceki derslerinde Simplikios'un Aristoteles şerhinin, Theophrastos'un kayıp kitabından aktarımlar içerdiği, Aristoteles'in ilk filozofları maddesel nedeni arayanlar olarak okuduğu ve maddesel neden kavramı tanıtılmıştı. Bu ders, bu parçaları Anaksimenes'in düşüncesine uyguluyor.

Sonra üç kaynağa bakacağız. Simplikios, Aristoteles'in Fizik'i üzerine şerhinde, Theophrastos'a dayanarak Anaksimenes'in havanın yoğunlaşıp seyrelerek öteki maddelere dönüştüğü görüşünü aktarır. Plutarkhos, Soğuğun İlkesi Üzerine adlı denemesinde, Anaksimenes'in sıcak ile soğuğun yoğunluk farkından doğduğunu nefes örneğiyle gösterdiğini anlatır. Daniel Graham, 2006 tarihli Evreni Açıklamak kitabında, Anaksimenes'in ve öteki Miletosluların, Aristoteles'in onlara yüklediği maddesel tekçilik görüşünü değil, başka bir kuramı savunduğunu ileri sürer.

Ardından üç itirazı tartacağız: belirli bir maddeye dönüşün Anaksimandros'a göre bir geri adım olduğu, niteliklerin nicelikle açıklanamayacağı ve ruh ile hava arasındaki benzetmenin sonraki bir düşünceyi geçmişe yansıttığı itirazları.

Sonda, Anaksimenes'in bir açıklamasını değerlendirmenin dört adımını göstereceğiz: açıklamanın hangi değişimi açıkladığını belirlemek, açıklamanın hangi düzeneğe başvurduğunu yazmak, açıklamanın bir gözlemle desteklenip desteklenmediğini sormak ve düzeneğin öteki değişimlere de uygulanıp uygulanamayacağını sınamak.

Merkez soru

Sorumuz şu: Anaksimenes ilkeyi neden yeniden belirli bir maddede, havada aradı ve yoğunlaşma ile seyrelme düşüncesi, Anaksimandros'un sınırsız olanına göre bir geri adım mıdır, yoksa bir ilerleme mi?

Ölçülü iddiam şu: Anaksimenes'in havaya dönüşü, bir geri adım değil, Anaksimandros'un açık bıraktığı bir soruya verilmiş bir cevaptır. Anaksimandros, karşıtların belirsiz olandan ayrıştığını söylemiş, ama bu ayrışmanın nasıl gerçekleştiğini açıklamamıştı. Anaksimenes, bu soruyu bir düzenekle cevapladı. Theophrastos'un aktarımına göre, hava seyreldiğinde ateş, yoğunlaştığında rüzgâr, bulut, su, toprak ve taş oluyordu. Bu düzenek, bütün madde farklarını tek bir değişkene, yoğunluğa bağlıyordu. Plutarkhos'un aktardığı nefes örneği, sıcak ile soğuk gibi bir nitelik farkının bile bu değişkenle açıklanabileceğini göstermeye çalışıyordu. Bu, nitelik farklarını bir nicelik farkıyla açıklama girişiminin bilinen ilk örneklerinden biridir. Anaksimenes'in ilke olarak havayı seçmesi de keyfî değildi. Hava, görünmez ve her yere yayılmış olduğu için Anaksimandros'un sınırsız olanının bazı özelliklerini taşıyordu, ama belirli bir madde olduğu için dönüşümleri açıklanabiliyordu. Graham, bu düzeneğin Aristoteles'in maddesel tekçilik okumasına uymadığını savundu. Anaksimenes'e göre su ve toprak, havanın gizli biçimleri değil, havadan üretilmiş gerçekten farklı maddelerdi. Sonuç olarak Anaksimenes'in katkısı, ilkeden türeyen çeşitliliği tek bir düzenekle açıklamasıdır. Bu, bilinen bir maddeye dönüş olsa da, açıklama gücü bakımından bir ilerlemedir.

Sıfır noktası

Bir öğrenci Anaksimenes'i öğrendiğinde, onu çoğu zaman Miletos listesinin üçüncü ve en az ilginç adı sanır. Thales suyu, Anaksimandros sınırsız olanı, Anaksimenes havayı önermiştir. Anaksimandros'un soyut ve cesur ilkesinden sonra, Anaksimenes'in havası sıradan bir geri dönüş gibi görünür. Bu okumada Anaksimenes, Thales'in yerine başka bir madde koyan biridir.

Ama bu okuma, Anaksimenes'in yaptığı en önemli şeyi gözden kaçırır. Thales, suyun her şeyin ilkesi olduğunu söylemişti, ama sudan başka şeylerin nasıl oluştuğunu açıklamamıştı. Anaksimandros, karşıtların sınırsız olandan ayrıştığını söylemişti, ama bu ayrışmanın nasıl gerçekleştiğini açıklamamıştı. Anaksimenes ise, havanın öteki maddelere nasıl dönüştüğünü açıklayan bir düzenek önerdi: yoğunlaşma ve seyrelme.

Bu yüzden Anaksimenes'in asıl katkısı, ilkenin ne olduğunda değil, ilkeden çeşitliliğin nasıl çıktığındadır. Bir ilke önermek, bir soruya cevap vermektir. Bir düzenek önermek ise, o cevabın nasıl işlediğini göstermektir. Anaksimenes, ikinci işi yapan ilk Miletoslu gibi görünür.

Görüşler ve pozisyonlar

Anaksimenes'in hava ilkesinin nasıl anlaşılması gerektiği konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, maddesel tekçilik görüşüdür. Buna göre Anaksimenes, her şeyin gerçekte hava olduğunu, su ve toprağın yalnızca yoğunlaşmış hava olduğunu söylemiştir. Değişim, gerçek bir değişim değil, aynı maddenin farklı görünüşleridir. Aristoteles'in okuması bu görüşün kaynağıdır.

İkinci görüş, üretici madde görüşüdür. Buna göre Anaksimenes'in havası, öteki maddeleri üreten ilk maddedir, ama öteki maddeler havanın gizli biçimleri değil, gerçekten farklı maddelerdir. Su, havadan doğmuştur ama artık hava değildir. Graham bu görüşü savunur.

Üçüncü görüş, düzenek görüşüdür. Buna göre Anaksimenes'in asıl katkısı, havanın ne olduğunda değil, değişimin nasıl gerçekleştiğini açıklayan düzenekte, yoğunlaşma ve seyrelmededir. Bu düzenek, maddesel tekçilik ile üretici madde görüşü arasındaki tartışmadan bağımsız olarak değerlidir.

Bu ders üçüncü görüşü temel alır ve ikinci görüşün, Aristoteles'in okumasının Anaksimenes'i kendi maddesel neden sorusuna göre biçimlendirdiği gözlemini kabul eder. Birinci görüş, Anaksimenes'in tek bir ilke önerdiğini doğru görür. Ama Aristoteles'in maddesel neden kavramının, onun düşüncesine sonradan yüklenmiş olabileceğini hesaba katmaz. İkinci görüş, bu kaygıyı doğru dile getirir. Ama Anaksimenes'in havayı "altta yatan doğa" olarak adlandırdığını söyleyen aktarımı açıklamakta zorlanır. Üçüncü görüş, tartışmayı açık bırakır ve Anaksimenes'in kesin olarak bilinen katkısını, düzeneği, öne çıkarır.

Argümanın yapısı

Anaksimenes'in bir açıklamasını değerlendirmek için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, açıklamanın hangi değişimi açıkladığını belirlemektir. Değerlendiren, açıklamanın bir maddenin başka bir maddeye dönüşmesini mi, bir niteliğin değişmesini mi, yoksa bir doğa olayını mı konu aldığını yazar.

İkinci adım, açıklamanın hangi düzeneğe başvurduğunu yazmaktır. Değerlendiren, değişimin yoğunlaşma ve seyrelmeyle mi, yoksa başka bir süreçle mi açıklandığını belirtir.

Üçüncü adım, açıklamanın bir gözlemle desteklenip desteklenmediğini sormaktır. Değerlendiren, Anaksimenes'in ya da onu aktaranların açıklamayı destekleyen bir gözlem ya da deney anıp anmadığını araştırır.

Dördüncü adım, düzeneğin öteki değişimlere de uygulanıp uygulanamayacağını sınamaktır. Değerlendiren, aynı düzeneğin başka değişimleri de açıklayıp açıklayamadığını ve açıklayamadığı bir değişim bulunup bulunmadığını sorar.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Anaksimenes'i ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Anaksimenes'in havaya dönüşü, bir geri adım değil, Anaksimandros'un açık bıraktığı bir soruya verilmiş bir cevaptır. Simplikios'un Theophrastos'a dayanan aktarımı ve Kerem'in yoğunluk şeması, Anaksimenes'in bütün madde farklarını tek bir değişkene, yoğunluğa bağladığını ve öncüllerinin görüşlerini bu düzen içine yerleştirdiğini gösterdi. Lina'nın nefes deyimleri, hava seçiminin insanın yaşama ilişkin en temel deneyimine dayanmış olabileceğini gösterdi. Plutarkhos'un aktardığı nefes örneği ve Selin'in nefes deneyi, Anaksimenes'in bir nitelik farkını bir deneyle sınamaya çalıştığını, gözleminin doğru, açıklamasının ise yanlış olduğunu gösterdi. Tolga'nın tek değişkeni, bu düzeneğin nitelikleri nicelikle açıklama programının ilk örneklerinden biri olduğunu gösterdi. Graham, Anaksimenes'in maddesel tekçilik değil üretici madde kuramı savunduğunu ileri sürdü ve Barış'ın şirket türü, iki görüş arasındaki farkı somutlaştırdı. Defne'nin son nefesi, nefes ile yaşam arasındaki bağın güçlü ama eksik bir açıklama olduğunu gösterdi. Anaksimenes'in katkısı, ilkeden türeyen çeşitliliği tek bir düzenekle açıklamasıdır.

Açık kalan sorular

Barış'ın şirket türü, maddesel tekçilik ile üretici madde görüşü arasındaki farkı gösterdi. Anaksimenes'in kendisi bu farkı görüyor muydu? Bir maddenin başka bir maddeye dönüştüğünde aynı madde olarak kalıp kalmadığı sorusu, onun döneminde sorulmuş bir soru muydu, yoksa bu soruyu ona biz mi soruyoruz?

Tolga'nın tek değişkeni, Anaksimenes'in yoğunluğunun renk ve tat gibi nitelikleri açıklamaya yetmediğini gösterdi. Bütün nitelik farkları, sonunda nicel farklarla açıklanabilir mi? Yoksa renk görmek ya da tat almak gibi deneyimlerde, hiçbir nicel açıklamanın tam olarak yakalayamayacağı bir yan mı vardır?

Lina'nın nefes deyimleri ve Defne'nin son nefesi, ruh ile hava arasındaki benzetmenin insan deneyiminden doğduğunu gösterdi. Evreni bir canlıya, bir nefes alan varlığa benzetmek, bir açıklama mıdır, yoksa bir benzetmeden öte bir şey değil midir? Bir benzetme, bir doğa açıklamasında hangi işi görebilir?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışAnaksimenes'i Thales'in yerine başka bir madde koyan biri saymak.
Doğrusu

Anaksimenes'in havasını Thales'in suyunun yerine konan başka bir madde saymak, sıfır noktasında görüldüğü gibi, onun asıl katkısının ilkenin ne olduğunda değil, ilkeden çeşitliliğin nasıl çıktığını açıklayan yoğunlaşma ve seyrelme düzeneğinde olduğunu gözden kaçırır.

Yaygın yanlışHavaya dönüşü bir geri adım saymak.
Doğrusu

Anaksimenes'in belirli bir maddeye dönüşünü Anaksimandros'un sınırsız olanına göre bir geri adım saymak, birinci itirazın cevabında görüldüğü gibi, onun karşıtları tek bir maddenin iki ucu hâline getirerek Anaksimandros'un karşıtların birbirini yok etmesi kaygısına bir cevap verdiğini gözden kaçırır.

Yaygın yanlışDoğru bir gözlemi doğru bir açıklama saymak.
Doğrusu

Anaksimenes'in nefes örneğinin doğru olmasını, onun sıcaklık açıklamasının doğru olduğunun kanıtı saymak, Selin'in nefes deneyinde görüldüğü gibi, gözlemin doğru olduğunu ama sıkıştırılan havanın ısındığını gösteren başka gözlemlerin onun açıklamasını çürüttüğünü gözden kaçırır.

Yaygın yanlışAristoteles'in maddesel tekçilik okumasını tek okuma saymak.
Doğrusu

Anaksimenes'in her şeyin gerçekte hava olduğunu söylediğini düşünmek, Graham'ın gösterdiği ve Barış'ın şirket türünde somutlaşan gibi, Anaksimenes'in öteki maddeleri havadan üretilmiş gerçekten farklı maddeler olarak görmüş olabileceğini gözden kaçırır.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Anaksimenes'in havaya dönüşü, bir geri adım değil, Anaksimandros'un açık bıraktığı bir soruya, belirsiz olandan belirli karşıtların nasıl ayrıştığı sorusuna verilmiş bir cevaptır.

Simplikios'un Theophrastos'a dayanan aktarımı havanın yoğunlaşıp seyrelerek öteki maddelere dönüştüğü görüşünü, Plutarkhos'un Soğuğun İlkesi Üzerine denemesi sıcak ile soğuğun yoğunluk farkından doğduğunu gösteren nefes örneğini aktardı, Graham'ın 2006 tarihli kitabı ise Anaksimenes'in maddesel tekçilik değil üretici madde kuramı savunduğunu ileri sürdü.

Anaksimenes'in bir açıklaması dört adımla değerlendirilir: hangi değişimi açıkladığını belirlemek, hangi düzeneğe başvurduğunu yazmak, bir gözlemle desteklenip desteklenmediğini sormak ve düzeneğin öteki değişimlere de uygulanıp uygulanamayacağını sınamak.

Geri adım, niteliklerin nicelikle açıklanamazlığı ve ruh benzetmesinin geçmişe yansıtılması itirazları, karşıtların tek bir maddenin iki ucu hâline getirildiğini, bir programın ilk örneğinin başarısızlığının programı çürütmediğini ve parçanın düşüncesinin başka aktarımlarla desteklendiğini gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden Anaksimenes'in katkısı, ilkeden türeyen çeşitliliği tek bir düzenekle açıklamasıdır; bu, bilinen bir maddeye dönüş olsa da, açıklama gücü bakımından bir ilerlemedir.

Sonraki derse köprü

Miletos'un üç düşünürü, Thales, Anaksimandros ve Anaksimenes, her şeyin kaynağı hakkında üç farklı cevap verdi: su, sınırsız olan ve hava. Kerem, sergide bu üç cevabı yan yana gösterecek bir pano hazırlarken, üçünün aynı soruyu sorup sormadığını merak ediyor. Doxografi dersinde görüldüğü gibi, bu düşünürler "ilkeler" başlığı altında birlikte anılıyordu ve bu başlığın Yunancası arkhe'ydi.

Selin, arkhe sözcüğünün Yunancada birden çok anlamı olduğunu hatırlıyor: başlangıç, ilke ve yönetim. Bir şeyin arkhesi, onun başladığı yer, onu açıklayan ilke ya da onu yöneten güç olabilirdi. Tolga, Thales'in suyunun daha çok bir başlangıç, Anaksimenes'in havasının daha çok bir ilke, Anaksimandros'un sınırsız olanının ise, Aristoteles'in aktardığına göre her şeyi kuşatıp yönettiği için, bir yönetici güç gibi göründüğünü düşünüyor. Lina ise bu anlamların Miletoslular için ayrı mı, yoksa tek bir düşüncenin yanları mı olduğunu soruyor.

Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Arkhe dersi, Miletosluların arkhe sözcüğüyle neyi aradığını, bu sözcüğün başlangıç, ilke ve yönetim anlamlarını nasıl birleştirdiğini ve Thales'ten Anaksimenes'e uzanan cevapların bu sorunun hangi yanlarını öne çıkardığını soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.