İçeriğe geç

P02-D04-M02-05·Abdüksiyon

Rakip açıklama

orta3.783 kelime≈ 25 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

İki rakip açıklamayı sınamanın ilk koşulu, her birini en güçlü biçimiyle kurmaktır; ve iki açıklamayı ayıran bir sınama, ikisinin farklı sonuçlar öngördüğü bir noktada kurulmalıdır, çünkü yalnızca birinin bir şey öngördüğü bir sınama ikisini ayırmaz.

Poisson ile Arago'nun öyküsü bir rakibin kuramdan türettiği tuhaf bir sonucun güçlü bir ayırt edici sınama üretebildiğini, Dyson ile Eddington'ın raporu ayırt edici bir sınamanın bile sonucunun gözlemlerin güvenilirliğine ve verilerin seçimine bağlı olduğunu, Lakatos'un makalesi ise kesin deneylerin çoğu zaman ancak geriye dönük olarak kesin sayılabildiğini gösterdi.

Rakip açıklamalarla dört adımla çalışılır: rakibi en güçlü biçimiyle kurmak, iki rakibin farklı öngörüde bulunduğu bir nokta aramak, sınamanın sonucunu her iki rakibin savunucusunun gözüyle değerlendirmek ve rakiplerin birbirini gerçekten dışlayıp dışlamadığını sormak.

Her hipotezin kurtarılabileceği, rakibin en güçlü biçiminin bitmeyen bir iş olduğu ve rakiplerin birbirini dışlamadığı itirazları, kurtarma girişimlerinin yeni öngörü üretip üretmemesine göre değerlendirilebildiğini, rakibi onu en iyi bilen birinin yardımıyla kurmanın savunucu eğilimini dengelediğini ve bir sınamanın iki açıklamanın birlikte doğru olduğu durumu da sınayabildiğini gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden bir açıklamayı rakibine karşı savunmak, rakibi onun en iyi savunucusu kadar güçlü kurmak, ikisinin nerede ayrıldığını bulmak ve tek bir sınamanın sonucunu, kurtarma girişimlerinin niteliğini izleyerek, zaman içinde değerlendirmektir.

Açılış sahnesi

Kerem, iki hipotezi karşılıklı iki sütuna yazıyor: düzeltme hipotezi ve yorum hipotezi. Birkaç hafta önce yorum hipotezi, arka plan bilgisiyle çatışan, mekanizmadan yoksun, zayıf bir rakip gibi görünüyordu. Şimdi Lina'nın şiir derlemesi ve Tolga'nın açıklama notu mekanizmasıyla güçlenmişti. Kerem, iki hipotez arasında bir karar vermek istiyor, ama önce bir şeyi fark ediyor: grubun çoğu, düzeltme hipotezini savunmaya alışmıştı ve yorum hipotezini hep onun karşısında, zayıf bir biçimde düşünmüştü. Kerem, bir hipotezi rakibine karşı sınamadan önce, rakibi en güçlü biçimiyle kurmanın gerektiğini söylüyor.

Selin, iki hipotezi ayıracak bir sınama tasarlamaya girişiyor, ama tasarladığı ilk sınamanın, üstü çizilen sözcüklerin mürekkebini kenar notlarının mürekkebiyle karşılaştırmanın, yorum hipotezi hakkında hiçbir şey söylemediğini fark ediyor. Tolga, sınamanın sonucu geldiğinde yorum hipotezini savunan birinin onu bir yardımcı varsayımla kurtarabileceğini öngörüyor. Defne, bir hastanın ayırıcı tanısında iki hastalığı birbirinden ayıracak tetkiki seçmenin ne kadar ince bir iş olduğunu anlatıyor. Barış, bir davada iki tarafın hikâyelerinin ayrıldığı noktayı bulmanın davanın düğümü olduğunu söylüyor. Lina ise iki hipotezin gerçekten birbirinin rakibi olup olmadığını, ikisinin birden doğru olup olamayacağını soruyor. Bu ders, Mantık ve Akıl Yürütme programının Tümevarım, Abdüksiyon ve Olasılık kursunda, bir açıklamayı rakipleriyle karşılaştırırken rakibin en güçlü biçiminin nasıl kurulacağını, iki açıklamayı birbirinden ayıran bir sınamanın nasıl tasarlanacağını ve böyle bir sınamanın bir rakibi kesin olarak eleyip eleyemeyeceğini soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce bu dersin yerini belirleyelim. Abdüksiyon modülünün önceki dersleri, en iyi açıklamaya çıkarımı ve onun ölçütlerini, sadeliği, kapsamı ve arka plan uyumunu, inceledi. Bu ölçütler, rakip açıklamaları birbirine göre tartmayı sağlıyordu, ama bir karar vermek için çoğu zaman yeterli değildi: iki açıklama, farklı ölçütlerde farklı ölçüde iyi olabiliyordu. Programın bilim felsefesi ve eleştirel düşünme kurslarında Duhem'in ve Quine'ın bütüncülük tezi, yetersiz belirlenim, Platt'ın güçlü çıkarımı ve Chamberlin'in çoklu çalışma hipotezleri ele alınmıştı. Bu ders, modülü kapatıyor ve bu kavramları yeniden tanımlamadan, rakip açıklamalarla çalışmanın üç işini inceliyor: rakibi en güçlü biçimiyle kurmak, iki rakibi ayıran bir sınama tasarlamak ve sınamanın sonucunu değerlendirmek.

Sonra üç kaynağa bakacağız. Augustin Fresnel'in ışığın dalga kuramı, 1819'da Paris Bilimler Akademisi'nin düzenlediği bir yarışmada değerlendirilirken, kuramın bir rakibi olan Siméon Denis Poisson, kuramdan saçma görünen bir sonuç türetti ve François Arago bu sonucu bir deneyle sınadı. Frank Dyson, Arthur Eddington ve Charles Davidson, 1920'de yayımladıkları raporda, 1919 güneş tutulması sırasında yapılan ölçümlerin Einstein'ın kuramını Newton'unkinden ayırdığını ileri sürdüler. Imre Lakatos ise 1970'te yayımladığı Yanlışlama ve Bilimsel Araştırma Programlarının Yöntembilimi makalesinde, kesin deneylerin çoğu zaman ancak geriye dönük olarak kesin sayıldığını savunur.

Ardından üç itirazı tartacağız: her hipotezin yardımcı varsayımlarla kurtarılabileceği için hiçbir sınamanın bir rakibi eleyemeyeceği, rakibin en güçlü biçimini kurmanın ilke olarak bitmeyen bir iş olduğu ve rakip sayılan açıklamaların çoğu zaman birbirini dışlamadığı itirazları.

Sonda, rakip açıklamalarla çalışmanın dört adımını göstereceğiz: rakibi en güçlü biçimiyle kurmak, iki rakibin farklı öngörüde bulunduğu bir nokta aramak, sınamanın sonucunu her iki rakibin savunucusunun gözüyle değerlendirmek ve rakiplerin birbirini gerçekten dışlayıp dışlamadığını sormak.

Merkez soru

Sorumuz şu: rakip açıklamalar arasında bir karar vermek için bir sınama nasıl tasarlanır ve böyle bir sınama bir rakibi ne ölçüde eleyebilir?

Ölçülü iddiam şu: iki rakip açıklamayı sınamanın ilk koşulu, her birini en güçlü biçimiyle kurmaktır, çünkü zayıf bir rakibe karşı kazanılan bir sınama, güçlü rakip hakkında hiçbir şey söylemez; iki açıklamayı ayıran bir sınama, ikisinin farklı sonuçlar öngördüğü bir noktada kurulmalıdır ve yalnızca bir açıklamanın bir şey öngördüğü, ötekinin sessiz kaldığı bir sınama, ikisini ayırmaz; Poisson ile Arago'nun öyküsü, bir rakibin kendi hipotezinden en tuhaf görünen sonucu türetmesinin, en güçlü sınamalardan birini üretebildiğini gösterir; bir sınamanın sonucu, tek başına bir rakibi kesin olarak elemez, çünkü sonuç, gözlemin kendisine ve yardımcı varsayımlara bağlıdır ve Dyson ile Eddington'ın raporunda görüldüğü gibi, verilerin seçimi ve yorumu tartışmaya açık kalabilir; ama Lakatos'un gösterdiği gibi, bir rakibin sınamalardan sonra ancak yeni öngörüler üretmeyen yardımcı varsayımlarla kurtarılabilmesi, onun zayıfladığının bir işaretidir ve bu zayıflama, zamanla biriktiğinde rakibi terk etmeyi akla uygun kılar; son olarak, rakip sayılan açıklamalar her zaman birbirini dışlamaz ve bir sınama, iki açıklamanın birlikte doğru olabileceği durumu da hesaba katmalıdır.

Sıfır noktası

Bir öğrenci kendi savunduğu bir açıklamayı bir rakiple karşılaştırdığında, çoğu zaman rakibi zayıf bir biçimde kurar: onun en kolay çürütülebilecek halini düşünür, en inandırıcı kanıtlarını unutur, en güçlü savunucularının nasıl cevap vereceğini sormaz. Böyle bir karşılaştırma, kazanılsa bile, bir şey kanıtlamaz; yalnızca zayıf bir rakibin zayıf olduğunu gösterir. Kerem'in fark ettiği gibi, grup yorum hipotezini hep düzeltme hipotezinin karşısında, onu çürütmeye hazır bir gözle düşünmüştü.

Rakibi en güçlü biçimiyle kurmak, onun bütün desteklerini bir araya getirmek demektir: lehindeki kanıtları, arka plan uyumunu artıran bulguları ve zaaflarını gideren mekanizmaları. Yorum hipotezinin en güçlü biçimi, yalnızca "sözcüğün iki anlamı vardı" demiyordu; Lina'nın şiir derlemesiyle ikinci anlamın dönemde kullanıldığını gösteriyor, Tolga'nın açıklama notu mekanizmasıyla iki okumanın nasıl iki ayrı el yazmasına girdiğini açıklıyor ve bu mekanizmanın sınanabilir bir öngörüsünü, kaynak metne yakın başka nüshalarda bir notun izinin bulunmasını, taşıyordu.

Rakibi en güçlü biçimiyle kurduktan sonra, iki açıklamayı ayıran bir sınama aranır. Bu sınamanın temel koşulu basittir ama sık gözden kaçar: iki açıklama, sınamanın sonucu hakkında farklı şeyler öngörmelidir. Bir açıklama belirli bir sonuç öngörüyor, öteki ise bu sonuç hakkında hiçbir şey söylemiyorsa, sınama, birinci açıklamayı sınar, ama ikisini birbirinden ayırmaz.

Görüşler ve pozisyonlar

Bir sınamanın rakip açıklamalar arasında karar verip veremeyeceği konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, kesin sınama görüşüdür. Buna göre iki rakip açıklamanın farklı sonuçlar öngördüğü bir sınama, ikisinden birini kesin olarak eler. Sınamanın sonucu bir açıklamanın öngörüsüne uyuyorsa, öteki yanlışlanmıştır; bilim, bu türden kesin sınamalarla ilerler.

İkinci görüş, olanaksızlık görüşüdür. Buna göre hiçbir sınama bir açıklamayı kesin olarak eleyemez. Bir açıklamanın öngörüsü, her zaman açıklamanın kendisinin yanında bir dizi yardımcı varsayıma dayanır; sınamanın sonucu öngörüye uymadığında, açıklama yerine yardımcı varsayımlardan biri suçlanabilir ve açıklama kurtarılabilir.

Üçüncü görüş, süreç görüşüdür. Buna göre tek bir sınama bir açıklamayı kesin olarak elemez, ama sınamaların birikimi, açıklamaları zamanla birbirinden ayırır. Bir açıklama, olumsuz sonuçlar karşısında yalnızca yeni öngörü üretmeyen yardımcı varsayımlarla kurtarılabiliyorsa, zayıflamaktadır; rakibi yeni öngörüler üretip bunları doğrulatıyorsa, güçlenmektedir. Bir sınamanın kesin olup olmadığı, çoğu zaman ancak bu süreç geriye bakıldığında anlaşılır.

Bu ders üçüncü görüşü temel alır. Birinci görüş, sınamaların rakipleri ayırmada güçlü bir araç olduğunu doğru görür, ama yardımcı varsayımların rolünü ve verilerin yorumunun tartışmalı olabildiğini gözden kaçırır. İkinci görüş, yardımcı varsayımların rolünü doğru görür, ama her kurtarma girişiminin aynı değerde olmadığını, bazılarının bir açıklamayı güçlendirip bazılarının zayıflattığını ayırt edemez.

Argümanın yapısı

Rakip açıklamalarla çalışmak için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, rakibi en güçlü biçimiyle kurmaktır. Sınayan, Kerem'in yaptığı gibi, rakip açıklamanın bütün lehindeki kanıtlarını, arka plan desteğini, mekanizmasını ve öngörülerini, mümkünse o açıklamayı en iyi bilen birinin yardımıyla, eksiksiz yazar.

İkinci adım, iki rakibin farklı öngörüde bulunduğu bir nokta aramaktır. Sınayan, Selin'in yaptığı gibi, olası sınamaları bir tabloya yazar ve her sınama için her açıklamanın ne öngördüğünü not eder. Yalnızca bir açıklamanın bir şey öngördüğü sınamalar, o açıklamayı sınar; iki açıklamanın farklı şeyler öngördüğü sınamalar, ikisini ayırır.

Üçüncü adım, sınamanın sonucunu her iki rakibin savunucusunun gözüyle değerlendirmektir. Sınayan, sonucu kendi desteklediği açıklamanın lehine yorumlamadan önce, rakibin savunucusunun bu sonucu nasıl yorumlayacağını ve hangi yardımcı varsayıma başvurabileceğini sorar.

Dördüncü adım, rakiplerin birbirini gerçekten dışlayıp dışlamadığını sormaktır. Sınayan, iki açıklamanın birlikte doğru olabileceği bir durum olup olmadığına bakar. Böyle bir durum varsa, sınama, birinin ötekini değil, her birinin kendi alanını ne ölçüde açıkladığını ölçmelidir.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Rakip açıklamalarla çalışmayı ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. İki rakip açıklamayı sınamanın ilk koşulu, her birini en güçlü biçimiyle, mümkünse onu en iyi bilen birinin yardımıyla kurmaktır; zayıf bir rakibe karşı kazanılan bir sınama, güçlü rakip hakkında hiçbir şey söylemez. İki açıklamayı ayıran bir sınama, ikisinin farklı sonuçlar öngördüğü bir noktada kurulmalıdır; yalnızca birinin bir şey öngördüğü bir sınama, o açıklamayı sınar ama ikisini ayırmaz. Poisson ile Arago'nun öyküsü, bir rakibin kendi hipotezinden en tuhaf görünen sonucu türetmesinin güçlü bir ayırt edici sınama üretebildiğini; Dyson ile Eddington'ın raporu, ayırt edici bir sınamanın bile sonucunun gözlemlerin güvenilirliğine ve verilerin seçimine bağlı olduğunu gösterir. Tek bir sınama bir rakibi kesin olarak elemez; ama Lakatos'un gösterdiği gibi, bir rakibin yalnızca yeni öngörü üretmeyen yardımcı varsayımlarla kurtarılabilmesi onun zayıfladığını gösterir ve bu zayıflama biriktiğinde rakibi terk etmek akla uygun olur. Rakip sayılan açıklamalar her zaman birbirini dışlamaz ve bir sınama, ikisinin birlikte doğru olduğu durumu da hesaba katmalıdır.

Açık kalan sorular

Poisson, Fresnel'in kuramını çürütmek için ondan bir sonuç türetti ve bu sonuç, kuramın en güçlü doğrulamalarından biri oldu. Bir kuramı en iyi sınayan kişi, onu savunan mı yoksa ona karşı çıkan mıdır? Bilimsel bir topluluğun, bir kuramın karşıtlarını da içermesi, o kuramın sınanması için bir gereklilik midir?

Lakatos, bir deneyin kesin sayılmasının çoğu zaman ancak geriye dönük olarak mümkün olduğunu savundu. Ama bir bilim insanı ya da bir hekim, bir karara şimdi varmak zorundadır; geriye dönük bir değerlendirmeyi bekleyemez. Geriye dönük olarak kesin sayılabilecek bir sınamanın sonucu, şimdi verilmesi gereken bir karar için ne kadar ağırlık taşımalıdır?

Lina'nın iki doğrusu, rakip sanılan iki açıklamanın birbirini tamamlayabileceğini gösterdi. Ama iki açıklamayı birleştirmek, her zaman bir çözüm müdür? Birleşik bir açıklama, iki açıklamanın her birinden daha karmaşıktır; bu karmaşıklık, iki açıklama arasında bir karar vermekten kaçınmanın bir yolu olabilir mi?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışRakibi zayıf biçimiyle kurmak.
Doğrusu

Bir açıklamayı, rakibinin en kolay çürütülebilecek biçimiyle karşılaştırmak, Kerem'in iki sütununda görüldüğü gibi, güçlü rakip hakkında hiçbir şey söylemeyen bir karşılaştırmayı bir zafer sanar.

Yaygın yanlışSessiz rakibi sınanmış saymak.
Doğrusu

Yalnızca bir açıklamanın bir şey öngördüğü bir sınamayı, Selin'in sessiz rakibinde görüldüğü gibi, iki açıklamayı ayıran bir sınama saymak, sınamanın sonucunu öteki açıklamanın çürütülmesi gibi yorumlar.

Yaygın yanlışTek sınamayı kesin saymak.
Doğrusu

Ayırt edici bir sınamanın tek bir sonucunu, Dyson ile Eddington'ın raporunda görüldüğü gibi, gözlemlerin güvenilirliğine ve verilerin seçimine bakmadan, bir rakibin kesin bir çürütülmesi saymak, anlık akılcılık yanılgısına düşer.

Yaygın yanlışHer kurtarmayı aynı saymak.
Doğrusu

Bir açıklamayı olumsuz bir sonuç karşısında kurtaran her yardımcı varsayımı aynı değerde saymak, Tolga'nın kurtarma girişiminde görüldüğü gibi, yeni öngörü üreten bir varsayım ile yalnızca sonucu karşılamak için eklenen bir varsayım arasındaki farkı gözden kaçırır.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

İki rakip açıklamayı sınamanın ilk koşulu, her birini en güçlü biçimiyle kurmaktır; ve iki açıklamayı ayıran bir sınama, ikisinin farklı sonuçlar öngördüğü bir noktada kurulmalıdır, çünkü yalnızca birinin bir şey öngördüğü bir sınama ikisini ayırmaz.

Poisson ile Arago'nun öyküsü bir rakibin kuramdan türettiği tuhaf bir sonucun güçlü bir ayırt edici sınama üretebildiğini, Dyson ile Eddington'ın raporu ayırt edici bir sınamanın bile sonucunun gözlemlerin güvenilirliğine ve verilerin seçimine bağlı olduğunu, Lakatos'un makalesi ise kesin deneylerin çoğu zaman ancak geriye dönük olarak kesin sayılabildiğini gösterdi.

Rakip açıklamalarla dört adımla çalışılır: rakibi en güçlü biçimiyle kurmak, iki rakibin farklı öngörüde bulunduğu bir nokta aramak, sınamanın sonucunu her iki rakibin savunucusunun gözüyle değerlendirmek ve rakiplerin birbirini gerçekten dışlayıp dışlamadığını sormak.

Her hipotezin kurtarılabileceği, rakibin en güçlü biçiminin bitmeyen bir iş olduğu ve rakiplerin birbirini dışlamadığı itirazları, kurtarma girişimlerinin yeni öngörü üretip üretmemesine göre değerlendirilebildiğini, rakibi onu en iyi bilen birinin yardımıyla kurmanın savunucu eğilimini dengelediğini ve bir sınamanın iki açıklamanın birlikte doğru olduğu durumu da sınayabildiğini gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden bir açıklamayı rakibine karşı savunmak, rakibi onun en iyi savunucusu kadar güçlü kurmak, ikisinin nerede ayrıldığını bulmak ve tek bir sınamanın sonucunu, kurtarma girişimlerinin niteliğini izleyerek, zaman içinde değerlendirmektir.

Sonraki derse köprü

Tolga'nın kurtarma girişimi ve Lina'nın iki doğrusu, grubu bir soruyla bıraktı: bir sınamanın sonucu geldiğinde, iki hipotezin her birine ne kadar güvenilmeliydi? Kerem, mürekkeplerin aynı çıkmasının düzeltme hipotezini "desteklediğini" söylemişti, ama bu desteğin ne kadar büyük olduğunu söyleyememişti. Tolga, bu desteği bir sayıyla ifade etmek istiyor: sınamadan önce ve sonra her hipotezin doğru olma olasılığı neydi?

Selin, olasılıklardan söz etmeden önce, olasılığın ne olduğunun ve hangi kurallara uyduğunun açıkça yazılması gerektiğini söylüyor. İki hipotezin birbirini dışladığı durumda, olasılıklarının toplamı neydi? Lina'nın iki doğrusunda olduğu gibi birlikte doğru olabildiklerinde, olasılıklar nasıl birleşiyordu? Defne, bir tetkikin sonucunun bir hastalığın olasılığını ne kadar değiştirdiğini hesaplamak için, önce olasılığın temel kurallarını bilmek gerektiğini ekliyor.

Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Temel kurallar dersi, olasılığın sıfır ile bir arasında bir sayı olarak nasıl tanımlandığını, birbirini dışlayan olaylar için toplama kuralının ve bir olayın olmama olasılığının nasıl hesaplandığını ve bir kişinin güven derecelerinin neden bu kurallara uyması gerektiğini soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.