İçeriğe geç

P01-D08-M04-04·Araştırma etiği

Yazar emeği

orta3.462 kelime≈ 23 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bir çalışmanın yazarlığı, onun düşüncesine, araştırmasına ya da yazımına önemli bir katkı yapmaya, son hâlini onaylamaya ve bütün yanlarının sorumluluğunu üstlenmeye dayanır; bu ölçütleri karşılamayan katkılar, kişinin adıyla ve katkının türüyle bir teşekkür notunda anılır.

Mill'in Harriet Taylor üzerine anlatısı bir çalışmanın kapağındaki adın onun bütün emeğini göstermeyebileceğini, Uluslararası Tıp Dergisi Editörleri Komitesi'nin ölçütleri yazarlığın bir katkının yanında bir sorumluluğu da gerektirdiğini, Allen, Brand ve arkadaşlarının sınıflaması ise bir çalışmanın emeğinin bir yazar listesinden daha ayrıntılı gösterilebileceğini gösterdi.

Bir çalışmanın yazarlığı ve katkıları dört adımla belirlenir: bütün katkıları rollerine göre listelemek, yazarlığı katkı ve sorumluluk ölçütlerine göre belirlemek, yazar sırasının anlamını okura söylemek ve yazar olmayan katkıları adlarıyla ve türleriyle anmak.

Yazarın metni yazan olduğu, katkı beyanının gereksiz olduğu ve teşekkür notunun yeterli olduğu itirazları, yazarlığın bir çalışmanın düşüncesine ve sorumluluğuna ortak olmaya dayandığını, katkı beyanının bir yazar listesinin gizlediği bilgiyi açığa çıkardığını ve bir katkıyı tanımanın onun ne olduğunu söylemek olduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden bir çalışmanın kapağına ad yazmak, okura kimin emek verdiğini ve kimin o çalışmanın arkasında durduğunu dürüstçe söylemektir.

Açılış sahnesi

Burs komitesi, grubun raporunu bir öğrenci projesi örneği olarak yayımlamaya karar veriyor ve raporun kapağında yazarlarının adlarının yer alacağını bildiriyor. Mert, raporun büyük kısmını Ece yazdığı için kapakta yalnızca onun adının bulunmasını öneriyor; öteki üyeler bir teşekkür notunda anılabilir. Ece şaşırıyor ve itiraz ediyor. Lina, tartışmalı cümlenin ve temel metnin bütün çevirilerini kendisinin yaptığını, Tolga, el yazması tartışmasının kaynaklarını ve atıf zincirini kendisinin kurduğunu, Selin, raporun bütün alıntılarını ve baskı karşılaştırmalarını kendisinin denetlediğini hatırlatıyor. Kerem, raporun iki bölümünün argümanını kendisinin kurduğunu, ama tek bir cümlesini bile yazmadığını söylüyor.

Deniz ise sessiz kalıyor, sonra kendi yazdığı taslakların çoğunun sonradan yeniden yazıldığını, bu yüzden kendini yazar sayıp sayamayacağını bilmediğini söylüyor. Barış, kaynaklara ulaşmalarını sağlayan kütüphanecinin, müzenin tıpkıbasımını gönderen görevlinin ve raporu değerlendiren öğretim üyesinin adlarının nerede yer alacağını soruyor. Mert de, raporun atıf ve dürüstlük bölümünün kendi komite notuna dayandığını hatırlayınca, kendisinin de raporun yazarı sayılıp sayılmayacağını düşünmeye başlıyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Kaynak, Atıf ve Araştırma Etiği kursunda, bir çalışmanın yazarlığının neye dayandığını, bir katkının ne zaman yazarlık ve ne zaman bir teşekkür gerektirdiğini, yazar sırasının ne anlama geldiğini ve bir çalışmaya emek veren ama adı görünmeyenlerin emeğinin nasıl tanınacağını soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce bu dersin yerini belirleyelim. Bu kursun intihal dersi, başkasının emeğini kendi emeği gibi sunmanın bir yanlış olduğunu; yapay zekâ kullanımı dersi, yazarlığın bir katkının değil bir sorumluluğun adı olduğunu; öz-atıf ve çıkar çatışması dersleri ise bir yazarın okura kendisi hakkında da doğru bilgi vermesi gerektiğini gösterdi. Bu ders, bu ilkelerin bir çalışmanın kendi üreticilerine nasıl uygulanacağına bakıyor. Bir çalışmanın kapağındaki adlar da bir atıftır: okura, bu çalışmanın kimin emeği olduğunu ve kimin onun sorumluluğunu taşıdığını söyler.

Sonra üç kaynağa bakacağız. John Stuart Mill, ölümünden sonra yayımlanan özyaşam öyküsünde, Özgürlük Üzerine'nin kendi adıyla yayımlanmasına rağmen, eşi Harriet Taylor ile ortak bir çalışma olduğunu yazar. Uluslararası Tıp Dergisi Editörleri Komitesi, tıbbi yayınlarda yazarlığı dört ölçüte bağlar ve bu ölçütlerin sonuncusu, bir yazarın çalışmanın bütün yanlarının sorumluluğunu üstlenmesidir. Liz Allen, Amy Brand ve arkadaşları ise 2014'te, bir çalışmaya yapılan katkıları yazar adlarının ötesinde, on dört ayrı rol hâlinde gösteren bir sınıflama önerir.

Ardından üç itirazı tartacağız: yazarın yalnızca metni yazan kişi olduğu, katkı beyanlarının gereksiz bir ayrıntı olduğu ve bir teşekkür notunun katkıları tanımak için yeterli olduğu itirazları.

Sonda, bir çalışmanın yazarlığını ve katkılarını belirlemenin dört adımını göstereceğiz: çalışmaya yapılan bütün katkıları rollerine göre listelemek, yazarlığı katkı ve sorumluluk ölçütlerine göre belirlemek, yazar sırasının ne anlama geldiğini okura söylemek ve yazar olmayan katkıları bir teşekkür notunda belirli biçimde anmak.

Merkez soru

Sorumuz şu: bir çalışmanın yazarlığı neye dayanır, bir katkı ne zaman yazarlık ve ne zaman bir teşekkür gerektirir ve bir çalışmaya emek verenlerin katkıları okura nasıl gösterilir?

Ölçülü iddiam şu: bir çalışmanın yazarlığı, yalnızca metni yazmaya değil, çalışmanın düşüncesine, araştırmasına ya da yazımına önemli bir katkı yapmaya, metnin son hâlini onaylamaya ve çalışmanın bütün yanlarının sorumluluğunu üstlenmeye dayanır; bir çalışmaya önemli bir katkı yapan ve onun sorumluluğunu üstlenen herkes yazardır, katkı yapmadan adı yazar olarak eklenen biri ise yazar değildir; yazarlık ölçütlerini karşılamayan katkılar, bir teşekkür notunda, ne tür bir katkı olduklarını belirterek anılır; yazar sırası, bir alanın alışkanlıklarına göre farklı anlamlar taşıyabilir ve bu yüzden okura ne anlama geldiği söylenir; ve bir çalışmanın kapağındaki adlar, okura bu çalışmanın kimin emeği olduğunu ve kimin onun sorumluluğunu taşıdığını söyleyen bir atıftır, bu yüzden bir kaynağa yapılan her atıf gibi dürüst olmalıdır.

Sıfır noktası

Bir öğrenci bir kitabın ya da bir makalenin kapağında bir ad gördüğünde, çoğu zaman o kişinin metni oturup yazdığını düşünür. Bu, tek bir yazarın uzun süre tek başına çalıştığı kitaplar için büyük ölçüde doğrudur. Ama birçok çalışma, birden çok kişinin farklı türden emeklerinin ürünüdür: biri soruyu ortaya koyar, biri kaynakları bulur, biri verileri toplar, biri bir çözümleme yapar, biri taslağı yazar, biri onu düzeltir. Bu emeklerin hangisinin kapakta bir adla, hangisinin bir teşekkür notunda, hangisinin hiçbir yerde anılacağı, bir çalışmanın okura kendi üreticileri hakkında ne söylediğini belirler.

Bu soru yalnızca bir adalet sorusu değildir, bir sorumluluk sorusudur da. Bir çalışmanın kapağındaki ad, okura yalnızca kimin emek verdiğini değil, kimin bu çalışmanın arkasında durduğunu da söyler. Bir çalışmada bir hata bulunduğunda, okur kapaktaki adlara döner. Kapakta adı olan ama çalışmanın içeriğinden haberi olmayan biri, bu sorumluluğu taşıyamaz; kapakta adı olmayan ama çalışmanın bir bölümünü kendisi yazmış biri ise, o bölümün sorumluluğunu taşıdığı hâlde okura görünmez.

Görüşler ve pozisyonlar

Bir çalışmanın yazarlığının neye dayandığı konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, yazma görüşüdür. Buna göre bir çalışmanın yazarı, onun metnini yazan kişidir. Kaynakları bulmak, çeviri yapmak ya da bir argümanı tartışmak değerli katkılardır, ama bir metni yazmak değildir; bunlar bir teşekkür notunda anılır.

İkinci görüş, katkı görüşüdür. Buna göre bir çalışmaya herhangi bir önemli katkı yapan herkes yazardır. Bir çalışmanın kapağı, onun bütün emeğini göstermelidir; bir katkının yazarlıktan dışlanması, o emeğin görünmez kılınmasıdır.

Üçüncü görüş, katkı ve sorumluluk görüşüdür. Buna göre bir kişi, bir çalışmanın düşüncesine, araştırmasına ya da yazımına önemli bir katkı yaptığında, metnin son hâlini onayladığında ve çalışmanın bütün yanlarının sorumluluğunu üstlendiğinde yazardır. Katkı tek başına yeterli değildir; yazarlık, bir katkının yanında bir sorumluluğu da gerektirir. Yazarlık ölçütlerini karşılamayan katkılar, bir teşekkür notunda, ne tür bir katkı olduklarını belirterek anılır; ve yazarların her birinin ne katkı yaptığı, bir katkı beyanıyla okura gösterilebilir.

Bu ders üçüncü görüşü temel alır. Birinci görüş, metni yazmanın bir çalışmanın merkezî emeklerinden biri olduğunu doğru görür, ama Kerem'in durumu, bir argümanı kurup tek bir cümle yazmamanın da bir çalışmanın düşüncesine önemli bir katkı olabildiğini gösterdi. İkinci görüş, bir çalışmanın emeğinin görünür olması gerektiğini doğru görür, ama yazarlığın bir sorumluluk da olduğunu, bir çalışmanın bütününden sorumluluk üstlenmeyen birinin kapakta yer almasının okura yanlış bir şey söyleyeceğini hesaba katmaz.

Argümanın yapısı

Bir çalışmanın yazarlığını ve katkılarını belirlemek için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, çalışmaya yapılan bütün katkıları rollerine göre listelemektir. Çalışmanın üreticileri, kimin hangi işi yaptığını, sorunun ortaya konmasından son okumaya kadar, bir tabloda ya da bir listede birlikte yazar.

İkinci adım, yazarlığı katkı ve sorumluluk ölçütlerine göre belirlemektir. Her katkı sahibi için sorulur: çalışmanın düşüncesine, araştırmasına ya da yazımına önemli bir katkı yaptı mı, metnin son hâlini onaylıyor mu ve çalışmanın bütün yanlarının sorumluluğunu üstleniyor mu? Üç soruya da evet diyen herkes yazardır.

Üçüncü adım, yazar sırasının ne anlama geldiğini okura söylemektir. Yazarlar, adlarının hangi sırayla yazılacağına ve bu sıranın neyi gösterdiğine birlikte karar verir: katkının büyüklüğünü mü, alfabetik bir düzeni mi, yoksa başka bir ölçütü mü? Bu karar, okura bir notla bildirilir.

Dördüncü adım, yazar olmayan katkıları bir teşekkür notunda belirli biçimde anmaktır. Yazarlık ölçütlerini karşılamayan her önemli katkı, kişinin adıyla ve ne tür bir katkı yaptığı belirtilerek anılır; genel bir "herkese teşekkürler" yerine, her katkı kendi adıyla görünür.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Yazar emeğini ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bir çalışmanın yazarlığı, onun düşüncesine, araştırmasına ya da yazımına önemli bir katkı yapmaya, son hâlini onaylamaya ve bütün yanlarının sorumluluğunu üstlenmeye dayanır. Bu ölçütleri karşılayan herkes yazardır; karşılamayan katkılar, kişinin adıyla ve katkının türü belirtilerek bir teşekkür notunda anılır. Yazar sırasının ne anlama geldiği okura söylenir ve her yazarın katkısı bir katkı beyanıyla gösterilir. Bir çalışmanın kapağındaki adlar da bir atıftır ve bir kaynağa yapılan her atıf gibi dürüst olmalıdır: ne emek vermeyeni emek vermiş, ne de emek vereni görünmez göstermelidir.

Açık kalan sorular

Mill, Özgürlük Üzerine'nin Harriet Taylor ile ortak bir çalışma olduğunu yazdı, ama kitap yalnızca onun adıyla yayımlandı. Bir yazarın, bir ortak katkıyı yıllar sonra bir özyaşam öyküsünde anması, o katkıyı tanımak için yeterli midir? Bir katkının kaydedilmediği bir dönemde yazılmış bir eserde, katkının boyutunu sonradan belirlemek mümkün müdür, ve belirlenemiyorsa, eserin yazarlığı nasıl değerlendirilmelidir?

Barış'ın imzası durumu, hukukta bir dilekçenin taslağını yazan stajyerin adının görünmemesinin kabul edilen bir uygulama olduğunu gösterdi. Bir alanın yazarlık uygulaması, o alanın okuruna ne vaat ettiğine bağlıysa, farklı alanların farklı yazarlık kuralları olması meşru mudur? Yoksa bir metnin emeğini görünmez kılan her uygulama, hangi alanda olursa olsun, bir haksızlık mıdır?

Mert, raporun bütününün sorumluluğunu üstlenemeyeceği için yazar olmamayı seçti. Çok sayıda kişinin farklı uzmanlıklarla katkı yaptığı büyük çalışmalarda, her yazarın çalışmanın bütün yanlarının sorumluluğunu üstlenmesi gerçekçi midir? Yazarlığın sorumluluk boyutu, bir yazarın yalnızca kendi katkısının sorumluluğunu üstlendiği bir biçime dönüştürülebilir mi, ve bu dönüşüm bir çalışmanın bütünlüğü hakkında ne söyler?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışYazarlığı yalnızca yazmaya bağlamak.
Doğrusu

Bir çalışmanın yazarlığını yalnızca metni yazan kişiye vermek, çalışmanın düşüncesine, araştırmasına ya da çevirilerine önemli katkı yapanları görünmez kılar. Yazarlık, katkı ve sorumluluk ölçütlerine göre belirlenir.

Yaygın yanlışOnursal yazar eklemek.
Doğrusu

Bir çalışmaya katkı yapmamış bir kişiyi, konumu ya da itibarı nedeniyle yazar olarak göstermek, okura o kişinin çalışmanın emeğini ve sorumluluğunu paylaştığını söyler. Yazarlık ölçütlerini karşılamayan kimse yazar olarak gösterilmez.

Yaygın yanlışGenel teşekkürle yetinmek.
Doğrusu

Yazar olmayan katkıları, kimin ne yaptığını belirtmeyen genel bir teşekkür notuyla anmak, bu katkıları fiilen görünmez kılar. Her önemli katkı, kişinin adıyla ve katkının türüyle anılır.

Yaygın yanlışYazar sırasını açıklamamak.
Doğrusu

Yazar adlarının sırasının neyi gösterdiğini okura söylememek, okurun sırayı kendi alanının alışkanlığına göre yanlış yorumlamasına yol açabilir. Sıranın ölçütü bir notla bildirilir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bir çalışmanın yazarlığı, onun düşüncesine, araştırmasına ya da yazımına önemli bir katkı yapmaya, son hâlini onaylamaya ve bütün yanlarının sorumluluğunu üstlenmeye dayanır; bu ölçütleri karşılamayan katkılar, kişinin adıyla ve katkının türüyle bir teşekkür notunda anılır.

Mill'in Harriet Taylor üzerine anlatısı bir çalışmanın kapağındaki adın onun bütün emeğini göstermeyebileceğini, Uluslararası Tıp Dergisi Editörleri Komitesi'nin ölçütleri yazarlığın bir katkının yanında bir sorumluluğu da gerektirdiğini, Allen, Brand ve arkadaşlarının sınıflaması ise bir çalışmanın emeğinin bir yazar listesinden daha ayrıntılı gösterilebileceğini gösterdi.

Bir çalışmanın yazarlığı ve katkıları dört adımla belirlenir: bütün katkıları rollerine göre listelemek, yazarlığı katkı ve sorumluluk ölçütlerine göre belirlemek, yazar sırasının anlamını okura söylemek ve yazar olmayan katkıları adlarıyla ve türleriyle anmak.

Yazarın metni yazan olduğu, katkı beyanının gereksiz olduğu ve teşekkür notunun yeterli olduğu itirazları, yazarlığın bir çalışmanın düşüncesine ve sorumluluğuna ortak olmaya dayandığını, katkı beyanının bir yazar listesinin gizlediği bilgiyi açığa çıkardığını ve bir katkıyı tanımanın onun ne olduğunu söylemek olduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden bir çalışmanın kapağına ad yazmak, okura kimin emek verdiğini ve kimin o çalışmanın arkasında durduğunu dürüstçe söylemektir.

Sonraki derse köprü

Rapor, komitenin sayfasında yayımlandıktan iki hafta sonra, Selin raporu yeniden okurken bir hata buluyor. Raporun el yazması bölümü, bölgesel incelemenin el yazmasının kâğıdını belirli bir yüzyıla tarihlediğini söylüyordu; ama inceleme, kâğıdın o yüzyıla değil, bir sonraki yüzyılın başına ait olabileceğini de belirtmişti ve raporun cümlesi bu olasılığı atlıyordu. Hata, raporun ana sonucunu değiştirmiyordu, ama el yazmasının tarihine dair tartışmada, raporu okuyan birinin bir tarafa daha fazla güvenmesine yol açabilirdi. Tolga, raporun zaten yayımlandığını ve kimsenin bu ayrıntıyı fark etmeyebileceğini söylüyor. Kerem ise yayınevinin konuk yazarın özdeyişi için bir düzeltme notu eklemeye söz verdiğini hatırlatıyor ve grubun kendisinden daha azını beklemenin tutarsız olacağını söylüyor.

Bir araştırmacı, yayımladığı bir çalışmada bir hata bulduğunda ne yapmalıdır? Hatayı sessizce düzeltmek, onu görmezden gelmek ve onu açıkça bildirmek arasındaki seçim, bir araştırmacının okurlarına karşı sorumluluğunun, bir çalışma yayımlandıktan sonra da sürüp sürmediğini sorar.

Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Açık düzeltme dersi, bir araştırmacının yayımlanmış bir çalışmasındaki bir hatayı nasıl ve ne zaman düzeltmesi gerektiğini, bir düzeltme ile bir geri çekme arasındaki farkı ve bir hatayı açıkça kabul etmenin bir araştırmacının güvenilirliğini nasıl etkilediğini soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.