Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Bir atıf zinciri, bir çalışmanın kaynakçasından geriye ve ona atıf yapan çalışmalardan ileriye doğru kurulan bir yoldur ve fikirlerin tartışma bağını izlediği için, terimlerle yapılan bir aramanın bulamadığı çalışmaları bulabilir.
Garfield'ın atıf dizini bir çalışmadan ileriye doğru yürümenin terimlerden bağımsız bir bağı izlediğini, Price'ın ağ çözümlemesi atıfların eşit dağılmadığını ve zincirin çok atıf alan düğümlere doğru çekildiğini, Simkin ve Roychowdhury'nin çalışması ise zincirin kopyalanmış künyeler boyunca hataları yayabildiğini gösterdi.
Bir araştırmada bir atıf zinciri dört adımla kurulur: iyi bir başlangıç çalışması seçmek, kaynakçadan geriye yürümek, atıf yapan çalışmalardan ileriye yürümek ve zincirin bulduklarını bir veri tabanı aramasının bulduklarıyla karşılaştırmak.
Zincirin önemli çalışmaları zaten bulduğu, zincirin bir yankı odası olduğu ve zincirin hiçbir zaman bitmediği itirazları, önem ile görünürlüğün aynı şey olmadığını, zincirin itiraz eden ve unutulmuş çalışmaları da izlediğini ve zincirin aynı çalışmalar tekrar etmeye başladığında doyduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden bir atıf zinciri kurmak, bir tartışmanın atıflarla bağlı bölümünü izlemek, her halkayı kaynağından doğrulamak ve zincirin göremediğini başka yollarla aramaktır.
Açılış sahnesi
Ece, grubun kaynak tablosunu duvara asıyor ve her kaynağın yanına onu nasıl bulduklarını yazıyor. Tablonun yarısından fazlası aynı biçimde bulunmuş: bir makalenin kaynakçasında adı geçen bir çalışma, o çalışmanın kaynakçasında adı geçen bir başkası. Lina'nın el yazması tartışmasında izlediği yol ise ters yönde ilerlemişti: birinci makaleden ona atıf yapan cevap makalesine, oradan cevap makalesine atıf yapan iki yazıya. Ece, grubun farkında olmadan iki yönde yürüdüğünü söylüyor: kaynakçalardan geçmişe, atıflardan geleceğe.
Tolga, cevap makalesinin kaynakçasını geriye doğru izlerken, el yazması üzerine 1930'larda Almanca yazılmış kısa bir makaleye ulaştığını anlatıyor; grubun bulduğu hiçbir veri tabanı bu makaleyi kaydetmemişti. Ama Selin, zincirin başka bir tuhaflığını fark ediyor: grubun okuduğu üç makale de, eleştirel edisyondaki tartışmalı cümleye aynı sayfa numarasıyla atıf yapıyor ve bu sayfa numarası yanlış. Cümle, edisyonun bir sonraki sayfasında. Kerem ise zincirin, Lina'nın bölgesel veri tabanında bulduğu el yazması incelemesine hiç ulaşmadığını, çünkü hiçbir makalenin ona atıf yapmadığını hatırlatıyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Kaynak, Atıf ve Araştırma Etiği kursunda, bir araştırmacının bir çalışmanın kaynakçasından geriye ve ona atıf yapan çalışmalardan ileriye doğru nasıl yürüyebileceğini, bu yürüyüşün bir veri tabanı aramasının bulamadığı hangi çalışmaları bulabileceğini ve bir atıf zincirinin hangi sınırları olduğunu soruyor.
Bu derste ne olacak
Önce bu dersin yerini belirleyelim. Felsefi Yazma kursunun kaynak kontrolü dersi, bir alıntının birincil kaynağa kadar geçtiği halkaları, yani kaynak zincirini tanıttı ve bir yazarın kendi atıflarını bu zincir boyunca geri izlemesini istedi. Bu kursun akademik veri tabanı dersi ise bir alandaki makalelere terimlerle kurulan sorgular aracılığıyla ulaşmayı gösterdi. Bu ders, bu iki dersin arasındaki yola bakıyor: bir araştırmacı, elindeki tek bir iyi çalışmadan başlayarak, onun atıflarla bağlandığı bütün bir çalışmalar ağına nasıl ulaşır?
Sonra üç kaynağa bakacağız. Eugene Garfield, 1955'te, her çalışmanın yanına ona sonradan atıf yapan çalışmaları kaydeden bir atıf dizini önerir ve bu öneriyi, hukukçuların yüzyıllık bir aracından esinlenerek yapar. Derek de Solla Price, 1965'te, çalışmaların atıflarla bir ağ oluşturduğunu ve bu ağın bazı düğümlerinin çok, çoğunun ise çok az atıf aldığını gösterir. Mikhail Simkin ve Vwani Roychowdhury ise 2003'te, atıflardaki yazım hatalarının bir çalışmadan ötekine nasıl kopyalandığını izleyerek, atıf yapanların çoğunun atıf yaptıkları çalışmayı okumamış olabileceğini öne sürer.
Ardından üç itirazı tartacağız: atıf zincirinin bir alanın önemli çalışmalarını zaten bulduğu, atıf zincirinin bir yankı odası olduğu ve bir atıf zincirinin sonsuz olduğu için hiçbir zaman bitirilemeyeceği itirazları.
Sonda, bir araştırmada bir atıf zinciri kurmanın dört adımını göstereceğiz: iyi bir başlangıç çalışması seçmek, onun kaynakçasından geriye doğru yürümek, ona atıf yapan çalışmalardan ileriye doğru yürümek ve zincirin bulduklarını bir veri tabanı aramasının bulduklarıyla karşılaştırmak.
Merkez soru
Sorumuz şu: bir araştırmacı bir çalışmanın atıf bağlantıları boyunca geriye ve ileriye doğru nasıl yürür, bu yürüyüş hangi çalışmaları bulur ve bir atıf zinciri hangi çalışmaları bulamaz?
Ölçülü iddiam şu: bir atıf zinciri, bir çalışmanın kaynakçasından geriye, onun dayandığı çalışmalara ve ona atıf yapan çalışmalardan ileriye, onu tartışan ve üzerine inşa eden çalışmalara doğru kurulan bir yoldur; bu yol, bir alanın çalışmalarını birbirine bağlayan tartışma ilişkilerini izlediği için, bir terim aramasının bulamadığı eski, başka dilde yazılmış ya da başka terimler kullanan çalışmaları bulabilir; ama bir atıf zinciri yalnızca atıflarla bağlanmış çalışmaları bulur, bu yüzden hiçbir çalışmanın atıf yapmadığı bir çalışmaya hiçbir zaman ulaşmaz; atıflar bir çalışmadan ötekine kopyalanabilir ve bu yüzden bir zincir boyunca yayılan bir hata, zincirin her halkasında tekrarlanabilir; bir araştırmacı, atıf zincirini bir veri tabanı aramasıyla birlikte kullanır, zincirin halkalarını kendi okumasıyla doğrular ve zinciri, aynı çalışmalar tekrar tekrar karşısına çıkmaya başladığında durdurur.
Sıfır noktası
Bir öğrenci, bir konuda iyi bir makale bulduğunda, çoğu zaman o makaleyi okur ve başka bir arama yapmaya döner. Ama makalenin sonundaki kaynakça, yazarın o konuda okuduğu ve önemli bulduğu çalışmaların bir listesidir. Bir yazar, bir makaleyi yazarken, o konudaki tartışmayı zaten taramış, hangi çalışmaların ele alınması gerektiğine karar vermiş ve bu kararlarını kaynakçasında bırakmıştır. Kaynakçayı izlemek, bu taramadan yararlanmaktır.
Kaynakçanın bir sınırı vardır: yalnızca geçmişe bakar. Bir makale, kendisinden sonra yazılmış çalışmalara atıf yapamaz. Bir makalenin yayımlandıktan sonra alanda nasıl karşılandığını, kimlerin ona itiraz ettiğini ve kimlerin onu geliştirdiğini görmek için, ters yönde bakmak gerekir: ona atıf yapan çalışmalara. Bu iki yön birlikte, bir çalışmanın bir tartışma içindeki yerini gösterir: neyin üzerine kurulduğunu ve neyin onun üzerine kurulduğunu.
Görüşler ve pozisyonlar
Bir araştırmada atıf zincirinin yeri konusunda üç görüş var.
Birinci görüş, zincir yeterliliği görüşüdür. Buna göre bir araştırmacının iyi bir başlangıç çalışmasından yola çıkıp atıf zincirini izlemesi, bir alanın önemli çalışmalarını bulmak için yeterlidir. Önemli bir çalışma, atıf alan bir çalışmadır; atıf zinciri bu çalışmaları kendiliğinden ortaya çıkarır ve terimlerle yapılan aramalara gerek bırakmaz.
İkinci görüş, zincir kuşkuculuğu görüşüdür. Buna göre atıf zinciri, bir alanın kendi kendine yaptığı atıfların bir çemberidir. Yazarlar, tanıdıkları ve kendi görüşlerine yakın çalışmalara atıf yapar; zincir, bir alanın yerleşik çevresini yeniden üretir ve dışarıda kalanları hiç göstermez. Bir araştırmacı, zincire güvenmek yerine, bağımsız aramalara dayanmalıdır.
Üçüncü görüş, tamamlayıcı yol görüşüdür. Buna göre atıf zinciri ile terim araması, birbirinin kör noktalarını gören iki yoldur. Terim araması, atıfla bağlanmamış ama aynı terimleri kullanan çalışmaları bulur; atıf zinciri, farklı terimler kullanan ama aynı tartışmaya katılan çalışmaları bulur. Bir araştırmacı ikisini birlikte kullanır, birinin bulduklarını ötekinin bulduklarıyla karşılaştırır ve aradaki farktan, her yolun neyi göremediğini öğrenir.
Bu ders üçüncü görüşü temel alır. Birinci görüş, atıf zincirinin bir aramanın bulamadığı çalışmaları bulabildiğini doğru görür, ama Kerem'in hatırlattığı el yazması incelemesi, hiçbir çalışmanın atıf yapmadığı önemli bir çalışmanın zincirin tamamen dışında kalabileceğini gösterdi. İkinci görüş, atıf zincirinin bir alanın yerleşik çevresini yeniden üretebildiğini doğru görür, ama Tolga'nın Almanca makalesi, zincirin, veri tabanlarının kapsamı dışında kalan ve unutulmuş bir çalışmayı gün ışığına çıkarabildiğini gösterdi.
Argümanın yapısı
Bir araştırmada bir atıf zinciri kurmak için dört adım izlenebilir.
Birinci adım, iyi bir başlangıç çalışması seçmektir. Araştırmacı, sorusuyla doğrudan ilgili, görece yeni ve tartışmayı iyi özetleyen bir çalışma seçer. Bir literatür tartışması içeren bir makale, bir ansiklopedi maddesi ya da yakın zamanda yazılmış bir monografi iyi başlangıçlardır, çünkü kaynakçaları tartışmanın bütününü kapsamaya çalışır.
İkinci adım, başlangıç çalışmasının kaynakçasından geriye doğru yürümektir. Araştırmacı, kaynakçadaki çalışmalar arasından sorusuyla ilgili olanları seçer, onları bulur, okur ve onların kaynakçalarına da aynı biçimde bakar.
Üçüncü adım, başlangıç çalışmasına atıf yapan çalışmalardan ileriye doğru yürümektir. Araştırmacı, bir atıf dizininde ya da bir akademik arama aracında, başlangıç çalışmasına sonradan atıf yapan çalışmaları bulur ve onların çalışmayı nasıl kullandığına, destekleyip desteklemediğine ya da ona itiraz edip etmediğine bakar.
Dördüncü adım, zincirin bulduklarını bir veri tabanı aramasının bulduklarıyla karşılaştırmaktır. Araştırmacı, zincirin bulup aramanın bulamadığı çalışmaları ve aramanın bulup zincirin bulamadığı çalışmaları ayrı ayrı yazar ve her iki listeden, iki yolun neyi göremediğini öğrenir.
En güçlü itiraz
Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.
Atıf zincirini ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bir atıf zinciri, bir çalışmanın kaynakçasından geriye ve ona atıf yapan çalışmalardan ileriye doğru kurulan bir yoldur ve fikirlerin tartışma bağını izlediği için, terimlerle yapılan bir aramanın bulamadığı eski, başka dilde yazılmış ya da başka terimler kullanan çalışmaları bulabilir. Ama zincir yalnızca atıflarla bağlanmış çalışmaları bulur, ağın çok atıf alan düğümlerine doğru çekilir ve kopyalanmış künyeler boyunca hataları yayabilir. Bir araştırmacı, zinciri bir terim aramasıyla birlikte kullanır, her halkayı kaynağın kendisinden doğrular ve zinciri aynı çalışmalar tekrar etmeye başladığında durdurup nerede durduğunu kaydeder.
Açık kalan sorular
Garfield, atıf dizinini bir araştırmacının bir çalışmayı izleyen tartışmaları bulması için önerdi; ama atıf dizinleri zamanla, çalışmaların ve yazarların değerini ölçmek için de kullanılmaya başlandı. Bir çalışmanın ne kadar atıf aldığı, onun değerini ne ölçüde gösterir? Bir araştırma aracının bir değerlendirme aracına dönüşmesi, yazarların atıf yapma biçimlerini nasıl değiştirir?
Simkin ve Roychowdhury, atıf yapanların çoğunun özgün çalışmayı okumamış olabileceğini öne sürdü. Bir yazar, bir çalışmayı okumadan, onun başka bir çalışmada aktarılan bir sonucuna atıf yaptığında, dürüst bir atıf nasıl olmalıdır? Özgün çalışmaya mı, yoksa onu aktaran çalışmaya mı atıf yapmalıdır?
Kerem'in görünmeyen incelemesi, tartışmanın merkezindeki bir kanıtın, atıf ağının dışında kaldığını gösterdi. Bir araştırmacı, böyle bir çalışmayı bulduğunda ona atıf yaparak onu ağa bağlar. Bir araştırmacının, bir alanın görmediği bir çalışmayı görünür kılma sorumluluğu var mıdır? Ve bu sorumluluk, o çalışmanın kendi dilinde ve kendi bölgesinde yapılmış olmasından dolayı mı daha ağırdır?
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışYalnızca geriye bakmak.
Bir çalışmanın yalnızca kaynakçasını izlemek, onun yayımlandıktan sonra itiraza uğrayıp uğramadığını, geliştirilip geliştirilmediğini ya da geri çekilip çekilmediğini gözden kaçırır. Çalışmaya ileriye doğru da bakılır.
Yaygın yanlışKünyeyi zincirden kopyalamak.
Bir çalışmanın künyesini, sayfa numarasını ya da alıntısını başka bir çalışmanın kaynakçasından kopyalamak, zincir boyunca yayılmış bir hatayı tekrarlamaya yol açabilir. Her atıf, kaynağın kendisinden doğrulanır.
Yaygın yanlışZinciri bütün literatür saymak.
Bir atıf zincirinin bulduklarını bir konudaki bütün çalışmalar sanmak, hiçbir çalışmanın atıf yapmadığı çalışmaların zincirin dışında kaldığını gözden kaçırır. Zincir bir terim aramasıyla tamamlanır.
Yaygın yanlışZinciri nerede durdurduğunu kaydetmemek.
Bir atıf zincirini hangi noktada ve neden durdurduğunu yazmamak, okurun taramanın sınırını bilmesini engeller. Durma noktası ve gerekçesi kaydedilir.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Bir atıf zinciri, bir çalışmanın kaynakçasından geriye ve ona atıf yapan çalışmalardan ileriye doğru kurulan bir yoldur ve fikirlerin tartışma bağını izlediği için, terimlerle yapılan bir aramanın bulamadığı çalışmaları bulabilir.
Garfield'ın atıf dizini bir çalışmadan ileriye doğru yürümenin terimlerden bağımsız bir bağı izlediğini, Price'ın ağ çözümlemesi atıfların eşit dağılmadığını ve zincirin çok atıf alan düğümlere doğru çekildiğini, Simkin ve Roychowdhury'nin çalışması ise zincirin kopyalanmış künyeler boyunca hataları yayabildiğini gösterdi.
Bir araştırmada bir atıf zinciri dört adımla kurulur: iyi bir başlangıç çalışması seçmek, kaynakçadan geriye yürümek, atıf yapan çalışmalardan ileriye yürümek ve zincirin bulduklarını bir veri tabanı aramasının bulduklarıyla karşılaştırmak.
Zincirin önemli çalışmaları zaten bulduğu, zincirin bir yankı odası olduğu ve zincirin hiçbir zaman bitmediği itirazları, önem ile görünürlüğün aynı şey olmadığını, zincirin itiraz eden ve unutulmuş çalışmaları da izlediğini ve zincirin aynı çalışmalar tekrar etmeye başladığında doyduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden bir atıf zinciri kurmak, bir tartışmanın atıflarla bağlı bölümünü izlemek, her halkayı kaynağından doğrulamak ve zincirin göremediğini başka yollarla aramaktır.
Sonraki derse köprü
Kerem'in görünmeyen incelemesi, grubu atıf zincirinin sınırına getirdi: hiçbir çalışmanın atıf yapmadığı bir çalışmaya, zincir boyunca hiçbir zaman ulaşılamıyordu. Böyle bir çalışmayı bulmanın tek yolu, onun kullandığı terimlerle aramaktı. Ama Lina, bölgesel veri tabanındaki incelemenin başlığında, grubun hiçbir aramasında kullanmadığı terimlerin geçtiğini fark ediyor: inceleme, el yazmasını bir felsefe metni olarak değil, bir yazma eser olarak adlandırıyor ve karmadan hiç söz etmiyor; onun yerine kâğıt, mürekkep, yazı türü ve istinsah gibi terimler kullanıyor. Tolga, grubun arama terimlerini hep kendi sorusunun diliyle seçtiğini, ama aynı nesneyi başka bir alanın başka sözcüklerle adlandırabildiğini söylüyor.
Bir aramanın bulabildiği çalışmalar, aramada kullanılan sözcüklerle sınırlıdır. Aynı kavram, farklı alanlarda, farklı dillerde ve farklı dönemlerde farklı sözcüklerle adlandırılır ve bir araştırmacının seçtiği her sözcük, bazı çalışmaları görünür, bazılarını görünmez kılar.
Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Anahtar sözcük dersi, bir araştırmacının bir arama için sözcüklerini nasıl seçeceğini, bir kavramın farklı alanlardaki, dillerdeki ve dönemlerdeki adlarını nasıl bulacağını ve bir veri tabanının kendi terim listesi ile araştırmacının kendi sözcükleri arasındaki farkın bir aramanın sonuçlarını nasıl değiştirdiğini soruyor.