Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Bir akademik veri tabanı, bir alanın yayınlarını tek tek makaleler ve bölümler düzeyinde, başlıkları, yazarları, konuları ve çoğu zaman özetleriyle kaydeden bir dizindir ve bir kütüphane kataloğunun göstermediği makaleleri bulunabilir kılar.
Poole'un dizini makalelere ulaşmak için ayrı bir aracın kataloğun sınırından doğduğunu, Lineback'in dizini bir alan veri tabanının makaleleri özetleriyle bulunabilir kılarken hangi dergilerin o alana ait sayılacağına dair bir seçim yaptığını, Bourget ve Chalmers'ın dizini ise bir veri tabanının yayımlanmamış çalışmaları da kapsayabildiğini ve uzmanların kategorileriyle düzenlenebildiğini gösterdi.
Bir araştırmada bir veri tabanı dört adımla kullanılır: soruya uygun veri tabanlarını seçip kapsamlarını öğrenmek, sorguyu terimleri ve bağlaçlarıyla kurmak, sıralamanın nasıl yapıldığını bilmek ve aramayı tekrarlanabilir biçimde kaydetmek.
Genel arama motorunun yettiği, seçici okumanın kaçınılmaz olduğu ve veri tabanında olmayan makalenin önemsiz olduğu itirazları, geniş kapsamın ilgili sonuçları gömebildiğini, seçimin kaçınılmaz ama araca bırakılamayacağını ve kapsamın bir değer yargısı değil bir sınır çizgisi olduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden bir veri tabanını kullanmak, bir arama kutusuna sözcük yazmak değil, neyin kapsandığını bilerek bir sorgu kurmak ve bu sorgunun bulamadıklarını da hesaba katmaktır.
Açılış sahnesi
Grup, üniversite kütüphanesinin sayfasındaki veri tabanları listesinin önünde toplanıyor. Liste uzun: tıp, hukuk, mühendislik, sosyal bilimler, din araştırmaları ve felsefe için ayrı ayrı veri tabanları, bir de her alanı kapsadığını söyleyen birkaç genel veri tabanı. Kerem, okulun adını genel veri tabanlarından birine yazıyor ve dört binden fazla sonuç buluyor. Sonuçların ilk sayfasında bir yoga kursu tanıtımı, bir turizm dergisindeki gezi yazısı ve okulun adını taşıyan bir restoran hakkında bir işletme vaka çalışması var. Grubun okuduğu üç makaleden yalnızca biri ilk yüz sonuç arasında.
Kerem aynı adı felsefe veri tabanına yazdığında kırk bir sonuç çıkıyor ve bunların neredeyse hepsi okulun felsefesiyle ilgili. Ama Ece, grubun okuduğu üç makaleden birinin, el yazmasını eski sayan birinci makalenin, bu kırk bir sonuç arasında olmadığını fark ediyor. Makale, bir felsefe dergisinde değil, bir Hint araştırmaları dergisinde yayımlanmıştı. Lina, okulun doğduğu bölgenin dillerinde yazılmış makalelerin ise iki veri tabanında da neredeyse hiç görünmediğini söylüyor. Tolga, hangi veri tabanının neyi kapsadığını bilmeden yapılan bir aramanın, sonuçlardan çok, eksiklikleri gizlediğini söylüyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Kaynak, Atıf ve Araştırma Etiği kursunda, bir akademik veri tabanının bir kütüphane kataloğundan nasıl farklı olduğunu, bir araştırmacının bir alandaki makalelere bir veri tabanı aracılığıyla nasıl ulaşabileceğini ve bir veri tabanında yapılan bir aramanın sonuçlarının nasıl değerlendirileceğini soruyor.
Bu derste ne olacak
Önce bu dersin yerini belirleyelim. Bu kursun katalog dersi, bir kütüphane kataloğunun kitapları ve dergileri bir bütün olarak kaydettiğini, ama dergilerin içindeki makaleleri tek tek göstermediğini ortaya koydu. Makale dersi ise bir alandaki güncel tartışmaların çoğu zaman makalelerde yürüdüğünü göstermişti. Bu ders, bu iki bulgunun arasındaki boşluğa bakıyor: bir araştırmacı, bir alandaki makalelere, onların başlıkları, yazarları, konuları ve özetleri düzeyinde nasıl ulaşır?
Sonra üç kaynağa bakacağız. William Frederick Poole, 1848'de, henüz bir üniversite öğrencisiyken, dergilerdeki yazıların konularına göre düzenlenmiş bir dizin yayımlar ve bu dizin, kataloğun göstermediği makaleleri bulunabilir kılar. Richard Lineback, 1967'de, felsefe dergilerindeki makaleleri ve onların özetlerini kaydeden bir felsefe dizini başlatır. David Bourget ve David Chalmers ise 2009'da, felsefe çalışmalarını, yayımlanmış olsun olmasın, alan editörlerinin düzenlediği bir kategori sistemi içinde bir araya getiren çevrimiçi bir dizin kurar.
Ardından üç itirazı tartacağız: genel bir akademik arama motorunun alan veri tabanlarını gereksiz kıldığı, bir veri tabanının getirdiği sonuçların çokluğu yüzünden seçici okumanın kaçınılmaz ve meşru olduğu ve bir veri tabanında bulunmayan bir makalenin önemsiz sayılabileceği itirazları.
Sonda, bir araştırmada bir akademik veri tabanını kullanmanın dört adımını göstereceğiz: araştırmanın sorusuna uygun veri tabanlarını seçmek ve her birinin kapsamını öğrenmek, bir arama sorgusunu terimleri ve bağlaçlarıyla kurmak, sonuçların nasıl sıralandığını bilmek ve aramanın hangi veri tabanlarında, hangi sorguyla ve hangi tarihte yapıldığını kaydetmek.
Merkez soru
Sorumuz şu: bir akademik veri tabanı bir kütüphane kataloğundan nasıl farklıdır, bir araştırmacı bir alandaki makalelere bir veri tabanı aracılığıyla nasıl ulaşır ve bir veri tabanı aramasının sonuçları nasıl değerlendirilir?
Ölçülü iddiam şu: bir akademik veri tabanı, belirli dergileri, kitapları ve başka yayınları, içlerindeki tek tek makaleler ve bölümler düzeyinde, başlıkları, yazarları, konuları ve çoğu zaman özetleriyle kaydeden bir dizindir; bir kütüphane kataloğu bir kütüphanenin elindekini gösterirken, bir veri tabanı bir alanın yayınlarını, hangi kütüphanede bulunduklarından bağımsız olarak gösterir; ama her veri tabanının bir kapsamı vardır, yani hangi dergileri, hangi dilleri, hangi yılları ve hangi yayın türlerini kaydettiğine dair bir seçimi vardır ve bu kapsamın dışında kalan bir yayın, o veri tabanında yapılan hiçbir aramada görünmez; bu yüzden bir araştırmacı, sorusuna uygun birden çok veri tabanını seçer, her birinin kapsamını öğrenir, sorgusunu bilinçli olarak kurar, sonuçların nasıl sıralandığını bilir ve aramasını tekrarlanabilir biçimde kaydeder.
Sıfır noktası
Bir öğrenci, bir konuda makale aramaya karar verdiğinde, çoğu zaman bir arama kutusuna birkaç sözcük yazar ve karşısına çıkan ilk sonuçları okur. Bu alışkanlık, gündelik aramalardan gelir: bir tarif ya da bir adres ararken, ilk sonuç çoğu zaman yeterlidir. Ama bir araştırmada soru, bir tane iyi sonuç bulmak değil, bir konuda yazılmış önemli çalışmaların hepsini ya da en azından büyük bir kısmını bulmaktır. Bu, ilk sonuçların ötesine bakmayı ve aramanın hangi alanı taradığını bilmeyi gerektirir.
Bir akademik veri tabanı, bir kütüphane kataloğunun bıraktığı yerden başlar. Katalog, bir derginin kütüphanede bulunduğunu söyler; veri tabanı, o derginin hangi sayısında, hangi yazarın, hangi başlıkla, hangi konuda bir makale yayımladığını söyler. Katalog, bir kütüphanenin elindekiyle sınırlıdır; veri tabanı, bir alanın dergilerini, hangi kütüphanede bulunduklarından bağımsız olarak kaydeder. Ama bir veri tabanı da, bir katalog gibi, bir seçimin ürünüdür: onu hazırlayanlar, hangi dergileri kaydedeceklerine ve hangilerini kaydetmeyeceklerine karar vermişlerdir.
Görüşler ve pozisyonlar
Bir araştırmada akademik veri tabanlarının yeri konusunda üç görüş var.
Birinci görüş, tek arama görüşüdür. Buna göre bir araştırmacının, en geniş kapsamlı veri tabanında ya da genel bir akademik arama motorunda yapacağı tek bir arama yeterlidir. En geniş kapsamlı araç, en çok yayını kaydettiği için, bir konudaki çalışmaların hepsini ya da neredeyse hepsini getirir.
İkinci görüş, alan veri tabanı görüşüdür. Buna göre bir araştırmacı, yalnızca kendi alanının uzman veri tabanını kullanmalıdır. Genel araçlar ilgisiz sonuçlarla doludur; alan veri tabanı ise alanın uzmanlarınca seçilmiş dergileri kaydeder ve güvenilir bir başlangıç sunar.
Üçüncü görüş, kapsam bilinci görüşüdür. Buna göre her veri tabanı, belirli dergileri, dilleri, yılları ve yayın türlerini kapsar; hiçbiri bir konudaki bütün çalışmaları getirmez. Bir araştırmacı, sorusunun hangi alanlara, hangi dillere ve hangi dönemlere yayıldığını belirler, buna göre birden çok veri tabanı seçer, her birinin kapsamını öğrenir ve bir veri tabanının sonuçlarını, onun kapsamının sınırları içinde okur.
Bu ders üçüncü görüşü temel alır. Birinci görüş, geniş kapsamlı araçların bir başlangıç için değerli olduğunu doğru görür, ama Kerem'in iki sonuç sayısı durumu, en geniş aracın ilgili sonuçları ilgisiz binlercesinin arasına gömebildiğini gösterdi. İkinci görüş, alan veri tabanının ilgili sonuçlar getirdiğini doğru görür, ama grubun okuduğu birinci makalenin felsefe veri tabanında görünmemesi, bir konunun makalelerinin birden çok alanın dergilerine dağılabildiğini gösterdi.
Argümanın yapısı
Bir araştırmada bir akademik veri tabanını kullanmak için dört adım izlenebilir.
Birinci adım, araştırmanın sorusuna uygun veri tabanlarını seçmek ve her birinin kapsamını öğrenmektir. Araştırmacı, sorusunun hangi alanlara yayıldığını belirler, her alan için bir veri tabanı seçer ve her birinin hangi dergileri, hangi dilleri ve hangi yılları kaydettiğini kapsam sayfasından öğrenir.
İkinci adım, bir arama sorgusunu terimleri ve bağlaçlarıyla kurmaktır. Araştırmacı, aradığı kavram için eş anlamlı terimleri ve bir adın farklı yazımlarını belirler ve bunları, veri tabanının izin verdiği bağlaçlarla, örneğin iki terimin birlikte geçmesini, birinden birinin geçmesini ya da birinin geçmemesini isteyen bağlaçlarla bir araya getirir.
Üçüncü adım, sonuçların nasıl sıralandığını bilmektir. Araştırmacı, veri tabanının sonuçları tarihe göre mi, atıf sayısına göre mi, yoksa kendi hesapladığı bir ilgililik ölçüsüne göre mi sıraladığını öğrenir ve gerekirse sıralamayı değiştirir.
Dördüncü adım, aramanın hangi veri tabanlarında, hangi sorguyla ve hangi tarihte yapıldığını kaydetmektir. Araştırmacı, aramasını bir başkasının ya da kendisinin sonradan tekrarlayabileceği biçimde not eder; böylece hangi çalışmaları neden bulduğunu ve neden bulamadığını gösterebilir.
En güçlü itiraz
Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.
Akademik veri tabanını ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bir akademik veri tabanı, bir alanın yayınlarını tek tek makaleler ve bölümler düzeyinde kaydeden bir dizindir ve bir kütüphane kataloğunun göstermediği makaleleri bulunabilir kılar. Ama her veri tabanının bir kapsamı vardır ve kapsamın dışında kalan bir yayın, hiçbir aramada görünmez. Bir araştırmacı, sorusuna uygun birden çok veri tabanını seçer ve her birinin kapsamını öğrenir, sorgusunu terimleri, yazımları ve bağlaçlarıyla bilinçli olarak kurar, sonuçların nasıl sıralandığını bilir ve seçimini kendi ölçütleriyle yapar. Aramasını tekrarlanabilir biçimde kaydeder; böylece neyi bulduğunu da, neyi bulamayabileceğini de gösterebilir.
Açık kalan sorular
Lineback'in dizini, hangi dergilerin felsefe dergisi sayılacağına dair bir seçimle kuruldu ve bu seçim, felsefe çalışmalarının hangilerinin görünür olacağını belirledi. Bir alan veri tabanının kapsamı, o alanın sınırlarını yansıtır mı, yoksa o sınırları çizer mi? Bir düşünce geleneğinin makaleleri felsefe veri tabanlarında görünmüyorsa, bu gelenek zamanla felsefenin dışında mı sayılmaya başlar?
Genel veri tabanları, sonuçları açıklanmamış bir ilgililik ölçüsüne göre sıralıyor. Bir araştırmacı, bir aracın sıralama ölçütünü bilmeden onun sonuçlarına ne ölçüde güvenebilir? Bir veri tabanı, sıralama ölçütünü açıklamakla yükümlü müdür, yoksa bu ölçüt bir ticari sır olarak saklanabilir mi?
Selin'in ön baskısı, bir makalenin hakem değerlendirmesinden önce ve sonra farklı iddialar taşıyabildiğini gösterdi. Bir veri tabanı, bir makalenin ön baskısını ve yayımlanmış hâlini birlikte kaydettiğinde, bir araştırmacı bu iki sürüm arasındaki farkı bir kaynak olarak kullanabilir mi? Bir yazarın hakemden önce savunduğu ve sonra yumuşattığı bir iddia, onun görüşü olarak mı, yoksa terk ettiği bir görüş olarak mı aktarılmalıdır?
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışTek veri tabanında aramak.
Bir konuyu yalnızca tek bir veri tabanında aramak, o konunun makalelerinin başka alanların dergilerine, başka dillere ya da başka yayın türlerine dağılmış olabileceğini gözden kaçırır. Sorunun alanlarına uygun birden çok veri tabanı seçilir.
Yaygın yanlışKapsamı bilmeden aramak.
Bir veri tabanının hangi dergileri, dilleri ve yılları kaydettiğini bilmeden onun sonuçlarını okumak, sonuçlarda görünmeyen bir çalışmanın var olmadığını sanmaya yol açar. Veri tabanının kapsam sayfası okunur.
Yaygın yanlışİlk sonuçlarla yetinmek.
Bir aramanın yalnızca ilk sonuçlarını okumak, seçimi veri tabanının çoğu zaman açıklanmamış sıralamasına bırakmak olur. Sıralama ölçütü öğrenilir, gerekirse değiştirilir ve sonuçlar araştırmacının kendi ölçütleriyle taranır.
Yaygın yanlışAramayı kaydetmemek.
Bir aramanın hangi veri tabanında, hangi sorguyla ve hangi tarihte yapıldığını not etmemek, aramanın tekrarlanmasını ve hangi çalışmaların neden bulunamadığının gösterilmesini engeller. Arama, tekrarlanabilir biçimde kaydedilir.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Bir akademik veri tabanı, bir alanın yayınlarını tek tek makaleler ve bölümler düzeyinde, başlıkları, yazarları, konuları ve çoğu zaman özetleriyle kaydeden bir dizindir ve bir kütüphane kataloğunun göstermediği makaleleri bulunabilir kılar.
Poole'un dizini makalelere ulaşmak için ayrı bir aracın kataloğun sınırından doğduğunu, Lineback'in dizini bir alan veri tabanının makaleleri özetleriyle bulunabilir kılarken hangi dergilerin o alana ait sayılacağına dair bir seçim yaptığını, Bourget ve Chalmers'ın dizini ise bir veri tabanının yayımlanmamış çalışmaları da kapsayabildiğini ve uzmanların kategorileriyle düzenlenebildiğini gösterdi.
Bir araştırmada bir veri tabanı dört adımla kullanılır: soruya uygun veri tabanlarını seçip kapsamlarını öğrenmek, sorguyu terimleri ve bağlaçlarıyla kurmak, sıralamanın nasıl yapıldığını bilmek ve aramayı tekrarlanabilir biçimde kaydetmek.
Genel arama motorunun yettiği, seçici okumanın kaçınılmaz olduğu ve veri tabanında olmayan makalenin önemsiz olduğu itirazları, geniş kapsamın ilgili sonuçları gömebildiğini, seçimin kaçınılmaz ama araca bırakılamayacağını ve kapsamın bir değer yargısı değil bir sınır çizgisi olduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden bir veri tabanını kullanmak, bir arama kutusuna sözcük yazmak değil, neyin kapsandığını bilerek bir sorgu kurmak ve bu sorgunun bulamadıklarını da hesaba katmaktır.
Sonraki derse köprü
Grup, bulduğu makaleleri bir tabloya işlerken, her makalenin nasıl bulunduğunu da not ediyor. Ece, tabloya baktığında beklemediği bir şey görüyor: grubun en önemli bulduğu makalelerin birçoğu, bir veri tabanı aramasıyla değil, başka bir makalenin kaynakçasında adı geçtiği için bulunmuştu. Lina'nın el yazması tartışmasında izlediği cevap zinciri de, bir makaleden ona atıf yapan makalelere doğru yürüyerek kurulmuştu. Tolga, veri tabanlarının terimlerle arama yaptığını, ama makalelerin birbirine atıflarla bağlandığını ve bu bağların bir aramanın göremeyeceği bir harita çizdiğini söylüyor.
Bir alanın çalışmaları, ortak terimlerin yanında, birbirlerine yaptıkları atıflarla da birbirine bağlanır. Bir makalenin kaynakçası geçmişe, ona yapılan atıflar ise geleceğe doğru bir yol açar.
Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Atıf zinciri dersi, bir araştırmacının bir makalenin kaynakçasından geriye ve ona atıf yapan çalışmalardan ileriye doğru nasıl yürüyebileceğini, bu yürüyüşün bir veri tabanı aramasının bulamadığı hangi çalışmaları bulabileceğini ve bir atıf zincirinin hangi sınırları olduğunu soruyor.