Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Bir popüler kaynak, bir konuyu geniş bir kitleye anlatmak için yazılmış bir kaynaktır ve bu amaç, onun neyi sadeleştireceğini, neyi dışarıda bırakacağını ve dayanaklarını gösterip göstermeyeceğini belirler.
Durant'ın kitabı bir popüler kaynağın geniş bir kitleye ulaşma başarısını sadeleştirme bedeliyle birlikte taşıdığını, Russell'ın genel anlatısı bir uzmanın bile popüler bir anlatıda bu sınırları taşıdığını ve onları adlandırabildiğini, Gaarder'in romanı ise türünü açıkça bildiren bir popüler kaynağın okurunu baştan uyardığını gösterdi.
Bir araştırmada bir popüler kaynak dört adımla kullanılır: kime yazıldığını ve ne amaçladığını belirlemek, iddialarını uzman kaynaklara geri izlemek, neyi sadeleştirdiğini not etmek ve hangi soru için kullanıldığını açıkça belirlemek.
Popüler kaynakların araştırmada yeri olmadığı, uzman kaynakların da sadeleştirdiği ve popüler kaynakların uzmanların görmediğini gördüğü itirazları, popüler kaynağın alımlama sorusunun birincil malzemesi olabildiğini, farkın sadeleştirmenin bildirilmesinde yattığını ve yazarın önerisinin yazarın adıyla kullanılması gerektiğini gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden bir popüler kaynağı kullanmak, ondan ilgi ve yön almak, iddialarını dayanaklarına kadar izlemek ve ona yalnızca onun kendisini konu alan bir soruda atıf yapmaktır.
Açılış sahnesi
Grup, Deniz'in getirdiği podcast bölümünü birlikte dinliyor. Sunucu, Hint okulunun karma görüşünü bir trafik kazasıyla, bir iş görüşmesiyle ve bir arkadaşlığın bozulmasıyla anlatıyor; konuk yazar ise okulun öğretisinin bugün bir insanın kendi eylemlerinin sorumluluğunu üstlenmesine nasıl yardım edebileceğini söylüyor. Bölüm kırk dakika sürüyor ve grubun iki hafta boyunca okuduğu monografilerden, makalelerden ve ansiklopedi maddelerinden daha akıcı. Deniz, okula ilgisini ilk kez bu bölümün uyandırdığını ve grubun geri kalanının neden bu kadar kuşkulu baktığını anlamadığını söylüyor.
Tolga, bölümde karmanın kendiliğinden işleyen bir yasa olarak anlatıldığını ve bunun, grubun iki hafta boyunca tartıştığı sorunun yalnızca bir tarafı olduğunu hatırlatıyor. Selin, konuk yazarın okul üzerine yazdığı çok satan kitabın hiçbir uzman kaynakçasında yer almadığını söylüyor. Lina ise kitabın okulun temel metninden bir alıntı yaptığını, ama alıntının hangi çeviriden alındığını belirtmediğini fark ediyor. Kerem, bu kitabın ve bu bölümün bir araştırmada hiç kullanılmaması gerekip gerekmediğini, yoksa grubun onlardan da bir şey öğrenip öğrenemeyeceğini soruyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Kaynak, Atıf ve Araştırma Etiği kursunda, geniş bir kitleye yönelik kitapların, yazıların ve yayınların bir araştırmada nasıl bir kaynak olduğunu, bir popüler kaynağın bir uzman kaynağından nasıl ayrıldığını ve bir araştırmacının bir popüler kaynağı ne zaman kullanıp ne zaman bırakacağını soruyor.
Bu derste ne olacak
Önce bu dersin yerini belirleyelim. Bu kursun önceki dersleri, bir araştırmada kullanılan kaynakları tek tek ele aldı: birincil eser, eleştirel edisyon, çeviri, monografi, makale ve ansiklopedi maddesi. Bu kaynakların hepsi, bir konunun uzmanlarının ya da o konuda çalışan araştırmacıların birbirleri için yazdıkları metinlerdi. Bu ders, kaynak türleri modülünü kapatırken, bu çemberin dışında kalan kaynaklara bakıyor: bir konuyu uzmanlara değil, geniş bir kitleye anlatan kitaplar, dergi yazıları, yayınlar ve podcast'ler.
Sonra üç kaynağa bakacağız. Will Durant'ın 1926'da yayımlanan Felsefenin Öyküsü'nün, felsefe tarihini filozofların hayatları üzerinden anlatarak çok geniş bir okur kitlesine ulaştığını ve uzmanların eleştirisine uğradığını göreceğiz. Bertrand Russell'ın 1945'te yayımlanan Batı Felsefesi Tarihi'nin, önsözünde uzmanlardan özür dileyen bir felsefeci tarafından yazılmış bir genel anlatı olarak neyi kazandığına ve neyi kaybettiğine bakacağız. Jostein Gaarder'in 1991'de yayımlanan Sofie'nin Dünyası'nın ise felsefe tarihini bir roman içinde anlatarak kendini bir kurgu olarak açıkça tanıttığını göreceğiz.
Ardından üç itirazı tartacağız: popüler kaynakların bir araştırmada hiçbir yeri olmadığı, uzman kaynakların da bir tür sadeleştirme olduğu ve popüler kaynakların uzmanların göremediği şeyleri görebildiği itirazları.
Sonda, bir araştırmada bir popüler kaynağı kullanmanın dört adımını göstereceğiz: kaynağın kime yazıldığını ve ne amaçladığını belirlemek, kaynağın iddialarını uzman kaynaklara doğru geri izlemek, kaynağın neyi sadeleştirdiğini ve neyi dışarıda bıraktığını not etmek ve kaynağı, araştırmanın hangi sorusu için kullandığını açıkça belirlemek.
Merkez soru
Sorumuz şu: bir araştırmada geniş bir kitleye yönelik bir kitap, yazı ya da yayın nasıl bir kaynaktır, bir popüler kaynak bir uzman kaynağından nasıl ayrılır ve bir araştırmacı onu ne zaman kullanıp ne zaman bırakır?
Ölçülü iddiam şu: bir popüler kaynak, bir konuyu o konuda çalışan araştırmacılara değil, geniş bir kitleye anlatmak için yazılmış bir kaynaktır ve bu amaç, onun neyi sadeleştireceğini, neyi dışarıda bırakacağını ve iddialarının dayanağını gösterip göstermeyeceğini belirler; bir popüler kaynak, bir konuya ilgi uyandırmak ve bir ilk tablo sunmak için değerlidir, ama bir araştırmada bir iddianın dayanağı olarak kullanılmaz; bir araştırmacı, bir popüler kaynağın iddialarını uzman kaynaklara doğru geri izler ve dayanağı bulduğunda o dayanağa atıf yapar; öte yandan bir popüler kaynak, bir konunun geniş kitle tarafından nasıl anlaşıldığını ve alımlandığını soran bir araştırmada, o sorunun birincil malzemesi olarak kullanılabilir.
Sıfır noktası
Birçok insan bir düşünürle ya da bir felsefi okulla ilk kez bir popüler kaynak aracılığıyla tanışır: bir radyo programı, bir gazete yazısı, bir podcast bölümü ya da çok satan bir kitap. Bu karşılaşma, bir konuya ilgi duyulmasının ve daha fazlasını okuma isteğinin başlangıcı olabilir. Bir popüler kaynağın yazarı, uzmanların birbirleri için yazdıkları metinlerde bulunmayan bir beceriye sahiptir: bir konuyu, onun terimlerini ve tartışmalarını bilmeyen birine anlaşılır kılmak.
Ama bu beceri bir bedelle gelir. Bir popüler kaynak, okurunun sabrını ve ön bilgisini hesaba katmak zorundadır. Bu yüzden tartışmalı noktaları çoğu zaman tek bir yoruma indirger, iddialarının dayandığı kaynakları göstermez ya da yalnızca birkaçını gösterir ve konuyu okurunun gündelik hayatına bağlamak için onu kendi bağlamından koparabilir. Bunların hiçbiri bir popüler kaynağı kötü yapmaz; onu, bir araştırmacının ondan beklemesi gerekenle beklememesi gereken arasında bir ayrım yapmasını gerektiren bir kaynak yapar.
Görüşler ve pozisyonlar
Bir araştırmada popüler kaynakların yeri konusunda üç görüş var.
Birinci görüş, dışlama görüşüdür. Buna göre popüler kaynaklar, bir araştırmada hiçbir biçimde kullanılmamalıdır. Onlar uzman kaynakların sadeleştirilmiş ve çoğu zaman çarpıtılmış bir yankısıdır; bir araştırmacı, onlara bakmak yerine doğrudan uzman kaynaklara gitmelidir.
İkinci görüş, eşitlik görüşüdür. Buna göre popüler kaynaklar ile uzman kaynaklar arasındaki fark, yalnızca dil ve üslup farkıdır. Bir popüler kaynak, bir konuyu daha anlaşılır bir dille anlatır, ama söylediği şey bir uzman kaynağının söylediğinden daha az güvenilir değildir; bir araştırmacı, ikisine de aynı biçimde atıf yapabilir.
Üçüncü görüş, işlev ayrımı görüşüdür. Buna göre bir popüler kaynağın bir araştırmadaki yeri, araştırmanın sorusuna bağlıdır. Bir konunun kendisi hakkındaki bir soruda, popüler kaynak bir ilk tanışma ve bir yönlendirme aracıdır; iddiaları uzman kaynaklara doğru geri izlenir ve atıf o kaynaklara yapılır. Ama bir konunun geniş kitle tarafından nasıl anlaşıldığı hakkındaki bir soruda, popüler kaynak o sorunun birincil malzemesidir ve bu işlevle atıf alabilir.
Bu ders üçüncü görüşü temel alır. Birinci görüş, bir popüler kaynağın bir iddianın dayanağı olamayacağını doğru görür, ama popüler kaynakların bir konuya giriş için sunduğu değeri ve bir konunun alımlanışını inceleyen araştırmalar için taşıdığı önemi göz ardı eder. İkinci görüş, popüler kaynakların da doğru şeyler söyleyebileceğini doğru görür, ama onların tartışmalı noktaları nasıl sadeleştirdiğini ve dayanaklarını neden göstermediğini hesaba katmaz.
Argümanın yapısı
Bir araştırmada bir popüler kaynağı kullanmak için dört adım izlenebilir.
Birinci adım, kaynağın kime yazıldığını ve ne amaçladığını belirlemektir. Araştırmacı, kaynağın bir konuyu uzmanlara mı, yoksa geniş bir kitleye mi anlattığına ve amacının bir konuyu tanıtmak mı, bir yaşam tavsiyesi vermek mi, yoksa bir görüşü savunmak mı olduğuna bakar.
İkinci adım, kaynağın iddialarını uzman kaynaklara doğru geri izlemektir. Araştırmacı, kaynağın bir iddiasının hangi uzman kaynağa ya da hangi birincil esere dayandığını bulmaya çalışır; kaynakta bir okuma listesi ya da bir kaynakça varsa oradan başlar.
Üçüncü adım, kaynağın neyi sadeleştirdiğini ve neyi dışarıda bıraktığını not etmektir. Araştırmacı, geri izlediği uzman kaynaklarla karşılaştırarak, popüler kaynağın hangi tartışmaları tek bir yoruma indirdiğini, hangi görüşleri hiç anmadığını ve hangi bağlamı kopardığını yazar.
Dördüncü adım, kaynağı araştırmanın hangi sorusu için kullandığını açıkça belirlemektir. Araştırmacı, popüler kaynağı bir konunun kendisi hakkında mı, yoksa o konunun nasıl anlaşıldığı hakkında mı kullandığına karar verir; birincisinde atıfı geri izlediği uzman kaynağa, ikincisinde popüler kaynağın kendisine yapar.
En güçlü itiraz
Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.
Popüler kaynağı ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bir popüler kaynak, bir konuyu geniş bir kitleye anlatmak için yazılmıştır ve bu amaç, onun neyi sadeleştireceğini ve dayanaklarını gösterip göstermeyeceğini belirler. Popüler kaynak bir konuya ilgi uyandırmak ve bir ilk tablo sunmak için değerlidir, ama bir konunun kendisi hakkındaki bir soruda bir iddianın dayanağı olarak kullanılmaz; araştırmacı onun iddialarını uzman kaynaklara doğru geri izler ve atıfı o kaynaklara yapar. Bir konunun nasıl anlaşıldığı hakkındaki bir soruda ise, popüler kaynak o sorunun birincil malzemesidir. Popüler kaynağın asıl tehlikesi sadeleştirmesinde değil, sadeleştirmesini bildirmemesindedir.
Açık kalan sorular
Durant'ın kitabı, uzmanların eleştirisine rağmen, felsefeyle ilk kez karşılaşan kuşaklar için bir giriş kitabı oldu. Bir popüler kaynağın, bir konuyu çok sayıda insana ulaştırmasının değeri ile o konuyu sadeleştirerek anlatmasının bedeli nasıl tartılmalıdır? Bir konuyu hiç tanımayan birine yanlış bir sadeleştirmeyle tanıtmak mı daha iyidir, yoksa onu hiç tanıtmamak mı?
Russell, önsözünde uzmanlardan özür dileyerek kendi anlatısının sınırlarını adlandırdı. Bir popüler kaynak, sınırlarını açıkça adlandırdığında, bir araştırmacı onu bir uzman kaynağına daha yakın mı saymalıdır? Yoksa sınırların adlandırılması, sadeleştirmenin kendisini değiştirmez mi?
Podcast'teki konuk yazar, okulun öğretisini bugünkü bir yaşam tavsiyesine dönüştürdü. Bir öğretinin bugünün insanlarına ne söyleyebileceğini soran bir çalışma, felsefi bir çalışma mıdır, yoksa yalnızca bir popüler uygulama mıdır? Bir felsefeci, bir popüler kaynağın önerisini ciddiye alıp tartışmalı mıdır, yoksa onu yalnızca bir alımlama örneği olarak mı görmelidir?
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışPopüler kaynağa dayanmak.
Bir konunun kendisi hakkındaki bir soruda, bir popüler kaynağın iddiasını bir dayanak olarak kullanmak, onun hangi uzman kaynağa dayandığını ve neyi sadeleştirdiğini gözden kaçırır. İddia geri izlenir, atıf dayanağa yapılır.
Yaygın yanlışPopüler kaynağı tümden dışlamak.
Popüler kaynakları bir araştırmada hiç görmemek, onların bir konuya giriş için sunduğu değeri ve bir konunun alımlanışını inceleyen sorular için taşıdığı önemi gözden kaçırır. Kaynak, araştırmanın sorusuna göre değerlendirilir.
Yaygın yanlışKaynaksız alıntıyı birincil esere yüklemek.
Bir popüler kaynağın kaynak göstermeden yaptığı bir alıntıyı birincil eserin kendi sözü olarak aktarmak, alıntının bir çevirinin tercihi ya da bir sadeleştirme olabileceğini gözden kaçırır. Alıntı birincil esere ve çeviriye kadar izlenir.
Yaygın yanlışYazarın önerisini öğretiye yüklemek.
Bir popüler kaynağın yazarının bir öğretiden çıkardığı bir öneriyi, öğretinin kendisinin görüşü olarak aktarmak, yorumu aktarımla karıştırır. Yazarın önerisi, yazarın adıyla ve onun görüşü olarak kullanılır.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Bir popüler kaynak, bir konuyu geniş bir kitleye anlatmak için yazılmış bir kaynaktır ve bu amaç, onun neyi sadeleştireceğini, neyi dışarıda bırakacağını ve dayanaklarını gösterip göstermeyeceğini belirler.
Durant'ın kitabı bir popüler kaynağın geniş bir kitleye ulaşma başarısını sadeleştirme bedeliyle birlikte taşıdığını, Russell'ın genel anlatısı bir uzmanın bile popüler bir anlatıda bu sınırları taşıdığını ve onları adlandırabildiğini, Gaarder'in romanı ise türünü açıkça bildiren bir popüler kaynağın okurunu baştan uyardığını gösterdi.
Bir araştırmada bir popüler kaynak dört adımla kullanılır: kime yazıldığını ve ne amaçladığını belirlemek, iddialarını uzman kaynaklara geri izlemek, neyi sadeleştirdiğini not etmek ve hangi soru için kullanıldığını açıkça belirlemek.
Popüler kaynakların araştırmada yeri olmadığı, uzman kaynakların da sadeleştirdiği ve popüler kaynakların uzmanların görmediğini gördüğü itirazları, popüler kaynağın alımlama sorusunun birincil malzemesi olabildiğini, farkın sadeleştirmenin bildirilmesinde yattığını ve yazarın önerisinin yazarın adıyla kullanılması gerektiğini gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden bir popüler kaynağı kullanmak, ondan ilgi ve yön almak, iddialarını dayanaklarına kadar izlemek ve ona yalnızca onun kendisini konu alan bir soruda atıf yapmaktır.
Sonraki derse köprü
Kaynak türlerini tek tek tanıdıktan sonra grup, bu kaynakları nasıl bulduklarına dönüp bakıyor. Monografileri Lina kütüphane raflarında gezinirken rastlantıyla bulmuştu; makaleleri Ece dergi arşivinde, ansiklopedi maddelerini Selin bir aramayla bulmuştu. Kerem, grubun bu kadar önemli kaynaklara rastlantıyla ulaştığını ve rastlantının göstermediği başka monografilerin, başka baskıların ve başka çevirilerin de bulunabileceğini söylüyor. Selin, ikinci monografinin yazarının başka hangi kitapları olduğunu ve okulun temel metninin başka hangi baskılarının kütüphanede bulunduğunu bilmek istiyor, ama raflara bakarak bunu nasıl öğreneceğini bilmiyor.
Bir araştırmanın kaynakları, rastlantıya bırakılmadan, düzenli bir aramayla bulunmalıdır. Bu aramanın ilk aracı, bir kütüphanenin elindeki kitapları ve baskıları tanımlayıp düzenleyen kayıttır.
Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Katalog dersi, bir kütüphane kataloğunun bir araştırmada nasıl kullanıldığını, bir katalog kaydının bir kitap hakkında hangi bilgileri verdiğini, yazar, başlık ve konu aramasının nasıl farklı sonuçlar verdiğini ve bir kataloğun neyi içerip neyi içermediğini soruyor.