İçeriğe geç

P01-D08-M01-05·Kaynak türleri

Makale

orta3.152 kelime≈ 21 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bir makale, bir konudaki tek bir soruya bir katkı iddiasıyla giren kısa bir çalışmadır ve bir araştırmacı onu okurken önce bu iddiayı özetinde ve girişinde bulur.

Oldenburg'un dergisi makalenin tek bir bulguyu hızla alanın önüne koymak için doğduğunu, Kraliyet Cemiyeti'nin yazılar kurulu yayın kararının tek bir kişiden alınıp ortak bir değerlendirmeye bağlandığını, Sokal olayı ise bir dergide yayımlanmanın o derginin işleyişi bilinmeden hiçbir şey göstermediğini ortaya koydu.

Bir araştırmada bir makale dört adımla kullanılır: katkı iddiasını bulmak, derginin hakem işleyişini öğrenmek, cevap makalelerini ve atıfları aramak ve iddiayı dayandığı kanıtla birlikte not etmek.

Hakemden geçen makalenin doğru olduğu, hakem değerlendirmesinin işe yaramadığı ve makalelerin çok dar olduğu itirazları, aynı dergide birbirini çürüten makalelerin yayımlanabildiğini, Sokal olayının hakem değerlendirmesinin yokluğunu gösterdiğini ve makalenin darlığının onun işi olduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden bir makaleyi kullanmak, onu tek başına bir otorite olarak değil, bir tartışma zincirinin bir halkası olarak okumaktır.

Açılış sahnesi

Ece, dergi arşivinden üç makalenin kopyasıyla dönüyor. Birinci makale, Lina'nın eleştirel edisyonda bulduğu cümleyi tek başına ele alıyor: yazar, üçüncü bir el yazmasına dayanarak "zamanı gelince" okunuşunun daha eski olduğunu savunuyor. İkinci makale, grubun okuduğu iki monografinin tezlerini karşılaştırıyor ve ikisinin de okulun sonraki düşünürlerini yanlış okuduğunu söyleyerek üçüncü bir yorum öneriyor. Üçüncü makale ise birinci makaleye bir cevap: yazarı, üçüncü el yazmasının sanıldığından çok daha geç bir kopya olduğunu öne sürüyor.

Grup üç makaleyi masaya koyduğunda, monografilerden farklı bir şeyle karşılaştıklarını hissediyor. Makaleler kısa, ama her biri tek bir noktada çok keskin bir iddia taşıyor. Tolga, bir monografinin önsözünde yorum tezini bulmanın birkaç sayfa aldığını, bu makalelerde ise iddianın ilk paragrafta söylendiğini fark ediyor. Kerem, birinci ve üçüncü makalenin birbirini çürüttüğünü, hangisine inanacaklarını bilmediğini söylüyor. Barış ise makalelerin yayımlandığı dergilerin adlarına bakıyor ve bunları hiç duymadığını, bir derginin güvenilir olup olmadığını nasıl anlayacaklarını soruyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Kaynak, Atıf ve Araştırma Etiği kursunda, bir akademik dergi makalesinin nasıl bir kaynak olduğunu, hakem değerlendirmesinden geçmenin bir makale için ne anlama geldiğini ve ne anlama gelmediğini ve bir makalenin bir monografiden nasıl farklı bir iş gördüğünü soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce bu dersin yerini belirleyelim. Felsefe Nedir? kursunun akademik ve kamusal felsefe dersi, hakem değerlendirmesini, itiraz bulma yükümlülüğünün kurumsallaşmış hâli olarak tanıttı. Bu kursun monografi dersi ise, tek bir konuyu kapsamlı biçimde inceleyen kitapların bir yorum tezi etrafında düzenlendiğini ve bu tezin eleştiri yazılarıyla sınanabileceğini gösterdi. Bu ders, bir araştırmacının gözünden makaleye bakıyor: bir makale ne tür bir iddia taşır, bu iddia nerede bulunur, hakemli bir dergide yayımlanmış olmak ona ne kazandırır ve bir makale sonraki makalelerle nasıl bir tartışma zinciri kurar?

Sonra üç kaynağa bakacağız. Henry Oldenburg, 1665'te Londra'da Philosophical Transactions'ı yayımlamaya başladığında, araştırmaların kitap beklemeden kısa raporlar hâlinde duyurulabileceği bir yol açar. Kraliyet Cemiyeti, 1752'de dergiyi kendi sorumluluğuna aldığında, hangi yazıların yayımlanacağına karar verecek bir kurul kurar. Alan Sokal ise 1996'da, hakemlerden geçirilmeyen bir kültürel incelemeler dergisine bilerek anlamsız bir makale gönderir ve makale yayımlanır.

Ardından üç itirazı tartacağız: hakemden geçmiş bir makalenin doğru sayılabileceği, Sokal olayının hakem değerlendirmesinin işe yaramadığını gösterdiği ve makalelerin çok dar olduğu için monografilerden daha az değerli olduğu itirazları.

Sonda, bir araştırmada bir makaleyi kullanmanın dört adımını göstereceğiz: makalenin katkı iddiasını özetinde ve girişinde bulmak, derginin hakem değerlendirmesi yapıp yapmadığını öğrenmek, makaleye yazılmış cevap makalelerini ve sonraki atıfları aramak ve makalenin katkı iddiasını dayandığı kanıtla birlikte not etmek.

Merkez soru

Sorumuz şu: bir araştırmada bir akademik dergi makalesi nasıl bir kaynaktır, hakem değerlendirmesinden geçmek bir makaleye ne kazandırır ve bir makale bir monografiden nasıl farklı bir iş görür?

Ölçülü iddiam şu: bir makale, bir konunun bütününü değil, o konudaki tek bir soruyu ele alan ve o soruya bir katkı iddiasıyla giren kısa bir çalışmadır; bu yüzden bir araştırmacı bir makaleyi okurken önce onun katkı iddiasını, yani alana ne eklediğini söylediği tek şeyi bulur; hakemli bir dergide yayımlanmış olmak, bir makalenin alanı bilen okurların itirazlarından en az bir kez geçtiğini gösterir, ama onun doğru olduğunu göstermez; bir makalenin değeri, çoğu zaman onun tek başına ne söylediğinden çok, cevap makaleleriyle birlikte kurduğu tartışma zincirinde nerede durduğuna bakılarak anlaşılır; monografi bir konuya girmek için bir yol gösterirken, makale o konudaki güncel ve keskin tartışmaya katılmanın yolunu gösterir.

Sıfır noktası

Bir öğrenci, bir konu üzerine bir makale bulduğunda, onu çoğu zaman bir kitabın bir bölümü gibi okumaya başlar: ilk sayfadan son sayfaya, her şeyi aynı dikkatle. Ama bir makale bir kitap bölümü değildir. Bir makale, bir soruya bir katkı yapmak için yazılır ve yazarı, bu katkıyı okura hemen, genellikle özetin ve girişin ilk birkaç cümlesinde söyler: bu makale şunu gösteriyor, şu görüşe şu itirazı yöneltiyor, şu okunuşun yanlış olduğunu savunuyor.

Bu yüzden bir makaleyi okumak, önce onun ne iddia ettiğini bulmak, sonra bu iddianın nasıl desteklendiğine bakmaktır. Bir monografi okura bir dünya açar; bir makale ise o dünyadaki tek bir kapıyı zorlar. Makalenin kısalığı bir eksiklik değil, onun işinin bir parçasıdır: yazar, bir soruyu yıllarca bekleyen bir kitaba sığdırmak yerine, onu alanın geri kalanının hemen görebileceği ve hemen itiraz edebileceği bir biçimde yayımlar.

Görüşler ve pozisyonlar

Bir araştırmada makalelerin yeri konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, onay damgası görüşüdür. Buna göre hakemli bir dergide yayımlanmış bir makale, alanın uzmanları tarafından onaylanmış demektir ve bir araştırmacı onu güvenilir bir bilgi kaynağı olarak kullanabilir. Hakem değerlendirmesi, doğru olanı yanlış olandan ayıran bir süzgeçtir.

İkinci görüş, kurum kuşkuculuğu görüşüdür. Buna göre hakem değerlendirmesi, yalnızca bir avuç kişinin, çoğu zaman aceleyle verdiği bir karardır; bu kararın bir makalenin değeri hakkında söylediği çok azdır. Bir araştırmacı, bir makalenin nerede yayımlandığına değil, yalnızca ne söylediğine bakmalıdır.

Üçüncü görüş, tartışma zinciri görüşüdür. Buna göre bir makale, bir tartışmaya yapılmış bir katkıdır ve değeri o tartışmanın içinde anlaşılır. Hakemli bir dergide yayımlanmış olmak, makalenin alanı bilen okurların itirazlarından en az bir kez geçtiğini gösterir; bu bir güvence değil, bir asgari eşiktir. Makalenin asıl sınavı, yayımlandıktan sonra gelir: cevap makaleleri, sonraki atıflar ve alanın onun iddiasını kabul edip etmediği.

Bu ders üçüncü görüşü temel alır. Birinci görüş, hakem değerlendirmesinin bir süzgeç olduğunu doğru görür, ama hakemlerin de yanılabildiğini ve aynı dergide yayımlanmış iki makalenin birbirini çürütebildiğini hesaba katmaz. İkinci görüş, hakem kararının sınırlı olduğunu doğru görür, ama bir öğrencinin, bir makalenin ne söylediğini alanı bilen okurlar kadar iyi değerlendiremeyeceğini ve hakemsiz bir yayında hiçbir itirazdan geçmemiş iddiaların da bulunduğunu göz ardı eder.

Argümanın yapısı

Bir araştırmada bir makaleyi kullanmak için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, makalenin katkı iddiasını özetinde ve girişinde bulmaktır. Araştırmacı, makalenin alana ne eklediğini söylediği tek şeyi arar ve bunu bir cümleyle yazar. Bu cümle, makalenin geri kalanını okumanın haritasıdır.

İkinci adım, derginin hakem değerlendirmesi yapıp yapmadığını öğrenmektir. Araştırmacı, derginin yazarlara yönelik bilgi sayfasına bakar: makaleler uzmanlara gönderiliyor mu, yazarın adı gizleniyor mu, kararı kim veriyor? Bu bilgi, makalenin yayımlanmadan önce hangi itirazlardan geçtiğini gösterir.

Üçüncü adım, makaleye yazılmış cevap makalelerini ve sonraki atıfları aramaktır. Araştırmacı, makalenin yayımlandıktan sonra alanda nasıl karşılandığını, kimlerin ona itiraz ettiğini, kimlerin onu kabul edip üzerine inşa ettiğini araştırır.

Dördüncü adım, makalenin katkı iddiasını dayandığı kanıtla birlikte not etmektir. Araştırmacı, kendi çalışmasında makaleye atıf yaparken, yalnızca onun sonucunu değil, bu sonucun neye dayandığını ve bu dayanağın tartışmalı olup olmadığını da yazar.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Makaleyi ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bir makale, bir konudaki tek bir soruya bir katkı iddiasıyla giren kısa bir çalışmadır ve bir araştırmacı onu okurken önce bu iddiayı bulur. Hakemli bir dergide yayımlanmış olmak, bir makalenin alanı bilen okurların itirazlarından en az bir kez geçtiğini gösterir; ama bu bir asgari eşiktir, bir doğruluk güvencesi değil. Bir makalenin asıl sınavı yayımlandıktan sonra gelir: cevap makaleleri ve atıf yapan yazılar, onun iddiasının alanda nasıl karşılandığını gösterir. Bir araştırmacı, bir makaleye atıf yaparken, onun sonucunu, dayandığı kanıtı ve bu kanıtın tartışmalı olup olmadığını birlikte yazar.

Açık kalan sorular

Oldenburg'un dergisi, araştırmacıların bulgularını hızla duyurmasını sağladı. Bugün birçok alanda makaleler, hakem değerlendirmesinden önce açık arşivlerde paylaşılıyor ve hakem süreci aylar, bazen yıllar sürüyor. Bir makalenin hızla yayımlanması ile itirazlardan geçmesi arasındaki gerilim nasıl çözülmelidir? Hakemden geçmemiş ama herkesin okuyup itiraz edebildiği bir makale, hakemli ama az okunan bir makaleden daha mı az sınanmıştır?

Adsız hakem değerlendirmesi, bir makalenin yazarının kim olduğuna değil, ne söylediğine bakılmasını amaçlar. Ama küçük bir alanda, bir hakem çoğu zaman makalenin kimden geldiğini tahmin edebilir. Grubun Hint okulu gibi az sayıda uzmanın çalıştığı bir alanda, adsızlık gerçekten korunabilir mi, ve korunamıyorsa hakem değerlendirmesinin değeri ne ölçüde azalır?

Lina'nın cevap zinciri, cümle tartışmasını çözmedi, ama tartışmanın hangi kanıta dayandığını gösterdi. Bir araştırmacı, bir tartışma zinciri henüz sonuçlanmamışken, kendi çalışmasında hangi makaleye dayanmalıdır? Sonuçlanmamış bir tartışmayı açıkça belirtmek yeterli midir, yoksa araştırmacı iki taraftan birini seçmek zorunda mıdır?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışMakaleyi kitap bölümü gibi okumak.
Doğrusu

Bir makaleyi ilk sayfadan son sayfaya aynı dikkatle okumak, onun tek bir katkı iddiası taşıdığını ve geri kalanının bu iddiayı desteklemek için yazıldığını gözden kaçırır. Önce katkı iddiası bulunur ve bir cümleyle yazılır.

Yaygın yanlışHakemli yayını doğruluk saymak.
Doğrusu

Bir makaleyi hakemli bir dergide yayımlandığı için doğru saymak, hakem değerlendirmesinin bir asgari eşik olduğunu ve aynı dergide birbirini çürüten makalelerin yayımlanabildiğini gözden kaçırır. Makalenin yayından sonraki karşılanışına bakılır.

Yaygın yanlışCevap makalelerini aramamak.
Doğrusu

Bir makaleyi, ona yazılmış cevaplara bakmadan kullanmak, onun temel kanıtının sonradan çürütülmüş olabileceğini gözden kaçırır. Makaleye atıf yapan yazılar ve cevap makaleleri aranır.

Yaygın yanlışAtıf sayısını kabul saymak.
Doğrusu

Bir makalenin çok atıf almasını, alanın onu kabul ettiğinin göstergesi saymak, atıfların bir kısmının itiraz etmek için yapıldığını gözden kaçırır. Atıf yapan yazıların makaleye ne dediğine bakılır.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bir makale, bir konudaki tek bir soruya bir katkı iddiasıyla giren kısa bir çalışmadır ve bir araştırmacı onu okurken önce bu iddiayı özetinde ve girişinde bulur.

Oldenburg'un dergisi makalenin tek bir bulguyu hızla alanın önüne koymak için doğduğunu, Kraliyet Cemiyeti'nin yazılar kurulu yayın kararının tek bir kişiden alınıp ortak bir değerlendirmeye bağlandığını, Sokal olayı ise bir dergide yayımlanmanın o derginin işleyişi bilinmeden hiçbir şey göstermediğini ortaya koydu.

Bir araştırmada bir makale dört adımla kullanılır: katkı iddiasını bulmak, derginin hakem işleyişini öğrenmek, cevap makalelerini ve atıfları aramak ve iddiayı dayandığı kanıtla birlikte not etmek.

Hakemden geçen makalenin doğru olduğu, hakem değerlendirmesinin işe yaramadığı ve makalelerin çok dar olduğu itirazları, aynı dergide birbirini çürüten makalelerin yayımlanabildiğini, Sokal olayının hakem değerlendirmesinin yokluğunu gösterdiğini ve makalenin darlığının onun işi olduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden bir makaleyi kullanmak, onu tek başına bir otorite olarak değil, bir tartışma zincirinin bir halkası olarak okumaktır.

Sonraki derse köprü

Selin, üç makaleyi ve iki monografiyi okumaya çalışırken, grubun bu okulun genel bir tablosunu hâlâ tek bir yerde görmediğini söylüyor. Monografiler kalın ve her biri kendi yorum tezini taşıyor; makaleler keskin, ama her biri yalnızca tek bir noktayı ele alıyor. Selin, okulun temel görüşlerini, başlıca düşünürlerini ve tartışmalı noktalarını birkaç sayfada anlatan ve okura hangi monografilere ve makalelere bakacağını gösteren bir kaynak arıyor. Mert, burs komitesindeki bir hocanın, yeni bir konuya başlayan öğrencilere önce bir felsefe ansiklopedisindeki ilgili maddeyi okumalarını önerdiğini hatırlıyor. Kerem ise, ansiklopedinin bir öğrencinin ödevde kaynak göstermemesi gereken şeylerden biri olarak anlatıldığını duyduğunu söylüyor.

Bir araştırmanın başında, bir konunun genel tablosunu sunan kaynaklara ihtiyaç vardır. Ama her ansiklopedi aynı işi görmez ve bir ansiklopedi maddesinin bir araştırmadaki yeri, ne zaman başvurulacağına ve ne zaman bırakılacağına bağlıdır.

Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Ansiklopedi dersi, bir araştırmada bir ansiklopedi maddesinin nasıl bir kaynak olduğunu, genel bir ansiklopedi ile alanın uzmanlarınca yazılan bir felsefe ansiklopedisinin nasıl ayrıldığını ve bir ansiklopedi maddesinin bir araştırmanın başlangıç noktası olarak nasıl kullanılıp nerede bırakılması gerektiğini soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.