İçeriğe geç

P01-D08-M01-04·Kaynak türleri

Monografi

orta3.388 kelime≈ 23 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bir monografi, tek bir konuyu kapsamlı biçimde inceleyen bir kitaptır ve bir araştırmacıya birincil esere girmek için gereken bağlamı sunduğu için değerlidir, ama konusunu bir yorum tezi etrafında düzenlediği için, bu tez onun neyi öne çıkarıp neyi dışarıda bıraktığını belirler.

Russell'ın Leibniz monografisi bir yorum tezinin bir düşünürün sonraki okunuşunu hem aydınlatıp hem sınırlayabileceğini, Couturat'nın bağımsız çalışması bir yorum tezinin farklı kaynaklara dayanan bir çalışmayla desteklendiğinde güç kazandığını, Ryle'ın Heidegger eleştirisi ise bir kitabın başka bir uzman tarafından nasıl değerlendirilebileceğini ve bu değerlendirmenin eleştirmenin bakış açısını da taşıdığını gösterdi.

Bir araştırmada bir monografi dört adımla kullanılır: yazarını, tarihini ve yayınevini öğrenmek, yorum tezini bulmak, eleştiri yazılarını ve sonraki araştırmaları aramak ve birincil esere dayanan iddialarını birincil eserde sınamak.

Uzmanın yorumuna güvenilebileceği, hiçbir monografinin tarafsız olmadığı ve eleştiri yazılarının da önyargılı olduğu itirazları, iki uzmanın karşıt tezler savunabildiğini, bir yorum tezinin adlandırıldığında gösterdiği ile gizlediğinin ayrılabildiğini ve farklı eleştirmenlerin aynı noktaya varmasının bir önyargıyı değil gerçek bir zayıflığı gösterdiğini gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden bir monografiyi kullanmak, onun rehberliğini kabul etmek ama yorum tezini adlandırmak ve birincil esere dayanan iddialarını birincil eserde sınamaktır.

Açılış sahnesi

Lina, kütüphaneden grubun okuduğu Hint okulu üzerine yazılmış kalın bir kitapla dönüyor. Kitap, okulun tarihini, temel metinlerini, başlıca düşünürlerini ve öteki okullarla tartışmalarını tek bir yazarın kaleminden, dört yüz sayfa boyunca anlatıyor. Grup, kitabın ilk bölümlerini okuduktan sonra, temel metinde anlamadıkları birçok yeri ilk kez anlamaya başlıyor: metnin gönderme yaptığı tartışmalar, kullandığı teknik terimler ve karşı çıktığı okullar, kitapta açıkça anlatılıyor.

Ama Kerem, kitabın önsözünde bir cümleye dikkat çekiyor: yazar, bu okulun bütün düşüncesinin, eylemin sonuçları üzerine tek bir temel görüşten türetilebileceğini göstermeyi amaçladığını söylüyor. Kerem, kitabın her bölümünün bu tezi desteklemek için yazıldığını fark ediyor ve grubun, yazarın bu tezini okulun kendisi sanma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu söylüyor. Tolga ise kitabın ne zaman yazıldığını, yazarın kim olduğunu ve başka uzmanların kitap hakkında ne düşündüğünü bilmediklerini hatırlatıyor. Barış, bir kitabın kalın ve ayrıntılı olmasının onu güvenilir kılıp kılmadığını soruyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Kaynak, Atıf ve Araştırma Etiği kursunda, bir araştırmada tek bir konuyu ya da tek bir düşünürü kapsamlı biçimde inceleyen bir kitabın nasıl bir kaynak olduğunu, bir monografinin güvenilirliğinin nasıl değerlendirileceğini ve bir monografinin yorumunun birincil eserin yerine konmasından nasıl kaçınılacağını soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce bu dersin yerini belirleyelim. Bu kursun birincil eser dersi, birincil eser ile ikincil kaynak arasındaki farkı ve ikincil kaynağın birincil eseri seçerek, sıkıştırarak ve yorumlayarak aktardığını gösterdi. Felsefi Metin Okuma kursunun ikincil literatür dersleri de, şerh, yorum ve eleştiri arasındaki farkları ve yorumlar arasında nasıl seçim yapılacağını öğretti. Bu ders, ikincil kaynakların özel bir türüne, monografiye bakıyor: tek bir konuyu kapsamlı biçimde inceleyen bir kitap, öteki ikincil kaynaklardan nasıl ayrılır, bir araştırmada nasıl bir iş görür ve güvenilirliği nasıl değerlendirilir?

Sonra üç kaynağa bakacağız. Bertrand Russell, 1900'de yayımladığı Leibniz monografisinde, Leibniz'in bütün felsefesinin birkaç temel öncülden türetilebileceğini savunur ve bu tez, Leibniz'in sonraki okunuşunu derinden etkiler. Louis Couturat, bir yıl sonra, Leibniz'in yayımlanmamış el yazmalarına dayanan kendi monografisinde, Russell'dan bağımsız olarak benzer bir sonuca varır. Gilbert Ryle ise, 1929'da, Heidegger'in Varlık ve Zaman'ı üzerine bir felsefe dergisinde bir eleştiri yazısı yayımlar ve bu yazı, bir kitabın başka bir uzman tarafından nasıl değerlendirildiğinin bir örneğini sunar.

Ardından üç itirazı tartacağız: bir monografinin yazarının uzman olduğu için yorumuna güvenilebileceği, her monografinin bir tez taşıdığı için hiçbirinin tarafsız olmadığı ve eleştiri yazılarının da kendi yazarlarının önyargılarını taşıdığı itirazları.

Sonda, bir araştırmada bir monografiyi kullanmanın dört adımını göstereceğiz: monografinin yazarını, yayın tarihini ve yayınevini öğrenmek, monografinin önsözünde ve girişinde yorum tezini bulmak, monografi hakkında yazılmış eleştiri yazılarını ve sonraki araştırmaları aramak ve monografinin birincil esere dayanan iddialarını birincil eserde sınamak.

Merkez soru

Sorumuz şu: bir araştırmada tek bir konuyu ya da tek bir düşünürü kapsamlı biçimde inceleyen bir kitap nasıl bir kaynaktır, bir monografinin güvenilirliği nasıl değerlendirilir ve bir monografinin yorumunun birincil eserin yerine konmasından nasıl kaçınılır?

Ölçülü iddiam şu: bir monografi, tek bir konuyu, tek bir düşünürü ya da tek bir okulu kapsamlı biçimde inceleyen bir kitaptır ve bir araştırmacıya, birincil esere girmek için gereken bağlamı, terimleri ve tartışmaları tek bir yerde sunduğu için, en değerli ikincil kaynaklardan biridir; ama her monografi, konusunu belirli bir yorum tezi etrafında düzenler ve bu tez, monografinin neyi öne çıkardığını, neyi dışarıda bıraktığını ve birincil eseri nasıl okuduğunu belirler; bir monografinin güvenilirliği, onun kalınlığına ya da ayrıntısına değil, yazarının birincil eserlere dayanmasına, yorum tezini açıkça söylemesine ve başka uzmanların eleştirilerinden ve sonraki araştırmalardan nasıl geçtiğine bakılarak değerlendirilir; bir araştırmacı, monografiyi bir yol gösterici olarak kullanır, ama onun yorum tezini açıkça adlandırır ve birincil esere dayanan iddialarını birincil eserde sınar.

Sıfır noktası

Bir öğrenci, yeni bir düşünürü ya da yeni bir okulu incelemeye başladığında, çoğu zaman bir birincil eserin karşısında kendini yalnız hisseder. Eser, başka metinlere, başka düşünürlere ve öğrencinin bilmediği tartışmalara gönderme yapar; bir bağlam ister ki öğrencinin elinde yoktur. Bir monografi, bu bağlamı sunar: yazar, yıllarca bu düşünürü ya da bu okulu incelemiş, onun metinlerini, tartışmalarını ve tarihini tek bir kitapta bir araya getirmiştir.

Bu yüzden bir monografi, bir araştırmanın en değerli yardımcılarından biridir. Ama bir monografi, bir ansiklopedi maddesi gibi yalnızca bilgi aktarmaz; bir düşünürü ya da bir okulu, belirli bir yorumla sunar. Yazar, yüzlerce sayfa boyunca bir konuyu düzenlemek için bir ilkeye ihtiyaç duyar ve bu ilke, çoğu zaman onun kendi yorum tezidir: bu düşünürün asıl sorusu şudur, bu okulun bütün görüşleri şu temel görüşten türer, bu metnin gerçek anlamı budur.

Bu tez, monografiyi hem değerli hem tehlikeli kılar. Değerlidir, çünkü dağınık bir konuya bir düzen verir ve okura bir okuma yolu sunar. Tehlikelidir, çünkü okur, monografinin düzenini konunun kendisi sanabilir ve yazarın tezinin dışarıda bıraktığı şeyleri hiç görmeyebilir.

Görüşler ve pozisyonlar

Bir araştırmada monografilerin yeri konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, uzman otoritesi görüşüdür. Buna göre bir monografi, bir konuyu yıllarca incelemiş bir uzmanın ürünüdür ve bir öğrenci ya da genç bir araştırmacı, onun yorumuna güvenebilir. Uzmanın yorumu, öğrencinin kendi başına birincil eseri okuyarak varabileceği yorumdan daha güvenilirdir. Bir monografi, bir konunun en iyi bilinen durumunu sunar.

İkinci görüş, kuşkucu görüştür. Buna göre her monografi bir yorum tezi taşıdığı için, hiçbiri güvenilir değildir; her monografi, konusunu yazarının görüşlerine göre çarpıtır. Bir araştırmacı, monografilerden uzak durmalı ve yalnızca birincil eserlere dayanmalıdır.

Üçüncü görüş, sınanmış yol gösterici görüşüdür. Buna göre bir monografi, bir araştırmacı için değerli bir yol göstericidir, ama onun yorum tezi açıkça adlandırılmalı ve sınanmalıdır. Bir monografinin güvenilirliği, yazarının birincil eserlere dayanıp dayanmadığına, yorum tezini açıkça söyleyip söylemediğine ve başka uzmanların eleştirilerinden ve sonraki araştırmalardan nasıl geçtiğine bakılarak değerlendirilir. Araştırmacı, monografiden bağlamı, terimleri ve tartışmaları öğrenir, ama birincil esere dayanan iddiaları birincil eserde sınar.

Bu ders üçüncü görüşü temel alır. Birinci görüş, bir monografinin yazarının konuyu bir öğrenciden çok daha iyi bildiğini doğru görür, ama uzmanların da bir yorum tezi taşıdığını ve farklı uzmanların aynı düşünür hakkında farklı tezler savunabildiğini göz ardı eder. İkinci görüş, her monografinin bir yorum taşıdığını doğru görür, ama bir yorumun yorum olmasının onu değersiz kılmadığını ve bir öğrencinin birincil esere, monografilerin sunduğu bağlam olmadan girmesinin çoğu zaman mümkün olmadığını hesaba katmaz.

Argümanın yapısı

Bir araştırmada bir monografiyi kullanmak için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, monografinin yazarını, yayın tarihini ve yayınevini öğrenmektir. Araştırmacı, monografinin kim tarafından, ne zaman ve hangi yayınevi tarafından yayımlandığına bakar. Yazarın bu konuda başka çalışmaları var mı? Monografi yakın zamanda mı yazılmış, yoksa sonraki araştırmaların eskittiği bir dönemden mi geliyor? Yayınevi, yayımladığı kitapları uzmanlara değerlendirten bir akademik yayınevi mi?

İkinci adım, monografinin önsözünde ve girişinde yorum tezini bulmaktır. Araştırmacı, yazarın kitabı hangi soru ya da hangi tez etrafında düzenlediğini, önsözde ve girişte arar ve bunu bir cümleyle yazar. Yorum tezi bilinmeden, monografinin neyi öne çıkardığı ve neyi dışarıda bıraktığı görülemez.

Üçüncü adım, monografi hakkında yazılmış eleştiri yazılarını ve sonraki araştırmaları aramaktır. Araştırmacı, monografinin yayımlandıktan sonra alandaki dergilerde nasıl değerlendirildiğini, hangi eleştirilere uğradığını ve sonraki araştırmaların onun tezini kabul edip etmediğini araştırır.

Dördüncü adım, monografinin birincil esere dayanan iddialarını birincil eserde sınamaktır. Araştırmacı, monografinin argümanı için önemli olan ve birincil esere dayanan iddialarını, birincil eserin kendisinde bulur ve monografinin bu iddiaları nasıl okuduğunu sınar.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Monografiyi ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bir monografi, tek bir konuyu kapsamlı biçimde inceleyen bir kitaptır ve bir araştırmacıya birincil esere girmek için gereken bağlamı, terimleri ve tartışmaları sunduğu için, en değerli ikincil kaynaklardan biridir. Ama her monografi, konusunu bir yorum tezi etrafında düzenler ve bu tez, onun neyi öne çıkardığını ve neyi dışarıda bıraktığını belirler. Bir monografinin güvenilirliği, onun kalınlığına ya da yazarının uzmanlığına değil, yazarının birincil eserlere dayanmasına, tezini açıkça söylemesine ve eleştiri yazılarından ve sonraki araştırmalardan nasıl geçtiğine bakılarak değerlendirilir. Bir araştırmacı, monografiyi bir yol gösterici olarak kullanır, yorum tezini adlandırır ve birincil esere dayanan iddialarını birincil eserde sınar.

Açık kalan sorular

Russell'ın Leibniz monografisi, Leibniz'in sonraki okunuşunu derinden etkiledi ve bir yüzyıl boyunca birçok okur Leibniz'i Russell'ın merceğinden gördü. Etkili bir monografi, bir düşünürün alımlama tarihinin bir parçası hâline geldiğinde, onun yorum tezini düzeltmek, düşünürün kendisini mi, yoksa onun bir yüzyıllık okunuşunu mu düzeltmek olur? Bir monografinin etkisi, onun doğruluğundan bağımsız olarak değerlendirilebilir mi?

Couturat, Leibniz'in yayımlanmamış el yazmalarına dayanarak yeni bir birincil kaynak gün ışığına çıkardı. Bir monografi, yeni bir birincil kaynak sunduğunda, bir birincil eser mi, yoksa bir ikincil kaynak mı olur? Bir monografinin yayımladığı yeni birincil malzeme ile onun bu malzeme hakkındaki yorumu, bir araştırmacı tarafından nasıl birbirinden ayrılmalıdır?

Lina, ikinci monografinin bir iddiasını, birincil eserin çevirisi bulunmadığı için sınayamadı. Bir araştırmacı, bir monografinin sınayamadığı bir iddiasına ne ölçüde dayanabilir? Sınanamayan bir iddiayı açıkça belirtmek, onu bir araştırmada kullanmayı meşru kılar mı, yoksa böyle bir iddianın hiç kullanılmaması mı gerekir?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışMonografinin tezini konunun kendisi sanmak.
Doğrusu

Bir monografinin yorum tezini, incelediği düşünürün ya da okulun kendi görüşü olarak aktarmak, monografinin seçimlerini ve dışarıda bıraktıklarını gözden kaçırır. Monografinin yorum tezi açıkça adlandırılır.

Yaygın yanlışKalınlığı güvenilirlik saymak.
Doğrusu

Bir monografiyi, kalın, ayrıntılı ve uzman bir yazar tarafından yazılmış olduğu için güvenilir saymak, onun birincil eserlere dayanıp dayanmadığını ve alanda nasıl karşılandığını gözden kaçırır. Güvenilirlik, yazar, tarih, yayınevi ve eleştiri yazılarıyla değerlendirilir.

Yaygın yanlışTek bir monografiye dayanmak.
Doğrusu

Bir konuyu yalnızca tek bir monografiden öğrenmek, o konu hakkında başka yorum tezlerinin bulunabileceğini gözden kaçırır. Mümkünse aynı konu üzerine birden çok monografi ve eleştiri yazısı okunur.

Yaygın yanlışMonografinin iddiasını birincil eserde sınamamak.
Doğrusu

Bir monografinin birincil esere dayanan bir iddiasını, birincil eserin kendisine bakmadan kullanmak, monografinin birincil eseri nasıl okuduğunu sınamayı engeller. Argüman için önemli iddialar birincil eserde sınanır.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bir monografi, tek bir konuyu kapsamlı biçimde inceleyen bir kitaptır ve bir araştırmacıya birincil esere girmek için gereken bağlamı sunduğu için değerlidir, ama konusunu bir yorum tezi etrafında düzenlediği için, bu tez onun neyi öne çıkarıp neyi dışarıda bıraktığını belirler.

Russell'ın Leibniz monografisi bir yorum tezinin bir düşünürün sonraki okunuşunu hem aydınlatıp hem sınırlayabileceğini, Couturat'nın bağımsız çalışması bir yorum tezinin farklı kaynaklara dayanan bir çalışmayla desteklendiğinde güç kazandığını, Ryle'ın Heidegger eleştirisi ise bir kitabın başka bir uzman tarafından nasıl değerlendirilebileceğini ve bu değerlendirmenin eleştirmenin bakış açısını da taşıdığını gösterdi.

Bir araştırmada bir monografi dört adımla kullanılır: yazarını, tarihini ve yayınevini öğrenmek, yorum tezini bulmak, eleştiri yazılarını ve sonraki araştırmaları aramak ve birincil esere dayanan iddialarını birincil eserde sınamak.

Uzmanın yorumuna güvenilebileceği, hiçbir monografinin tarafsız olmadığı ve eleştiri yazılarının da önyargılı olduğu itirazları, iki uzmanın karşıt tezler savunabildiğini, bir yorum tezinin adlandırıldığında gösterdiği ile gizlediğinin ayrılabildiğini ve farklı eleştirmenlerin aynı noktaya varmasının bir önyargıyı değil gerçek bir zayıflığı gösterdiğini gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden bir monografiyi kullanmak, onun rehberliğini kabul etmek ama yorum tezini adlandırmak ve birincil esere dayanan iddialarını birincil eserde sınamaktır.

Sonraki derse köprü

Ece'nin eleştiri avı, grubu yeni bir kaynak türüne götürdü: akademik dergiler. Ece, dergi arşivinde iki monografi hakkındaki eleştiri yazılarının yanında, okul üzerine yazılmış birçok makale de buldu. Bu makalelerden biri, Lina'nın eleştirel edisyonda bulduğu cümleyi tek başına ele alıyor ve iki okunuştan hangisinin doğru olduğunu yirmi sayfa boyunca tartışıyordu. Bir başka makale ise, iki monografinin tezlerini karşılaştırıp üçüncü bir yorum öneriyordu. Tolga, bu makalelerin monografilerden çok daha kısa, ama çok daha keskin olduğunu fark ediyor. Kerem ise, bir makalenin bir dergide yayımlanmadan önce başka uzmanlar tarafından değerlendirildiğini duyduğunu, ama bunun ne anlama geldiğini bilmediğini söylüyor.

Bir araştırmanın en güncel tartışmaları, çoğu zaman monografilerde değil, akademik dergilerde yayımlanan makalelerde yürür. Bir makale, bir monografiden farklı bir iş görür ve farklı bir okuma biçimi ister.

Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Makale dersi, bir araştırmada bir akademik dergi makalesinin nasıl bir kaynak olduğunu, bir makalenin yayımlanmadan önce hakem değerlendirmesinden geçmesinin ne anlama geldiğini, bir makalenin bir monografiden nasıl farklı bir iş gördüğünü ve bir araştırmacının bir makalenin tezini ve katkısını hızla nasıl bulabileceğini soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.