İçeriğe geç

P01-D07-M04-02·Ampirik ve biçimsel yöntemler

Anket ve vaka

orta3.460 kelime≈ 23 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Felsefi bir soruyu insanların yargılarıyla ve deneyimleriyle sınamanın iki yolu vardır: birçok kişiye kısa ve standart sorular soran bir anket ve birkaç kişiyi derinlemesine inceleyen bir vaka çalışması.

Schwarz bir anketin cevaplarının sorunun ve cevap seçeneklerinin biçiminden etkilendiğini, Sacks derinlemesine bir vaka anlatısının bir deneyimin yapısını ve bir yaşamdaki yerini gösterebileceğini, Flyvbjerg ise dikkatle seçilmiş bir kritik vakanın bir genel iddiayı çürütmek için tek başına yeterli olabileceğini gösterdi.

Felsefi bir soruda anket ve vaka dört adımla birlikte kullanılır: sorunun bir yaygınlık mı yoksa bir yapı sorusu mu olduğunu belirlemek, anketin soru biçimini denetlemek, vakayı bir kritik vaka olarak seçmek ve iki yöntemin bulgularını birbirine karşı sınamak.

Bir vakadan genel sonuç çıkarılamayacağı, anketin yalnızca soruya tepkiyi ölçtüğü ve iki yöntemi birleştirmenin iki zayıflığı birleştirdiği itirazları, bir vakanın bir yapıyı gösterip bir genel iddiayı çürütebildiğini, farklı biçimlerde sorulan sorularla anketin sınanabildiğini ve iki yöntemin karşılıklı sınanmasının iki gücü birleştirdiğini gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden anket ve vaka birbirinin rakibi değil, biri bir yaygınlığı öteki bir yapıyı gösteren ve birlikte kullanıldığında birbirinin zayıflığını dengeleyen iki yöntemdir.

Açılış sahnesi

Defne, psikiyatri stajında tanıdığı hastanın konuşmasını hatırlıyor. Hasta, ailesinin yıllardır ona gösterdiği özveriyi anlatmış ve sonra şunu söylemişti: "Bunu hak etmediğimi biliyorum. Ama sorun bu değil. Sorun, hak etmediğimi bile hissedemiyor olmam. Önceden bir şeyi hak etmediğimde utanırdım. Şimdi hiçbir şey olmuyor." Defne, bu tek cümlenin grubun hak etme çözümlemesi için Barış'ın kırk kişilik ön çalışmasından daha çok şey söylediğini düşünüyor: hak etme hissinin yalnızca bir yargı olmadığını, bir kişinin kendini ve başkalarını hissetme yeteneğine bağlı olduğunu gösteriyordu.

Barış buna karşı çıkıyor: "Bu hastanın deneyimi derin, ama tek bir kişinin deneyimi. Bu hastadan, hak etme hissinin herkeste nasıl işlediği hakkında bir şey çıkaramayız. Benim çalışmam sığ, ama kırk kişinin yargısının genel bir eğilimini gösteriyor." Tolga, iki yöntemin birbirinin tam tersi olduğunu söylüyor: biri çok kişiye az şey sorar, öteki az kişiye çok şey. Ece ise sorunun hangisinin daha iyi olduğu değil, hangisinin neyi gösterebildiği olduğunu düşünüyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Felsefi Yöntemler kursunda, birçok kişiye kısa ve standart sorular soran bir anket ile tek bir durumu ya da birkaç kişiyi derinlemesine inceleyen bir vaka çalışmasının felsefi bir soruya neyi katabileceğini, bu iki yöntemin birbirinin zayıflıklarını nasıl tamamlayabileceğini ve bir vakadan genel bir sonuca ne zaman geçilebileceğini soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce bu dersin yerini belirleyelim. Eleştirel Düşünme kursunun örneklem dersi, örneklem yanlılığını ve WEIRD örneklem kavramını, yani davranış bilimlerinin büyük kısmının Batılı, eğitimli, sanayileşmiş, zengin ve demokratik toplumlardan gelen katılımcılara dayandığını tanıttı. Felsefeye Giriş programının kapsamı belirleme dersi de, dar kapsamlı bir bulgunun kapsamının dışına ne kadar uzandığını söyleme yükümlülüğünü, yani genelleme borcunu gösterdi. Bu kursun deneysel felsefe dersi, bir felsefi deneyin nasıl tasarlanacağını gösterdi. Bu ders, iki farklı veri türünü karşılaştırıyor: birçok kişiden gelen kısa cevaplar ile birkaç kişiden gelen derin anlatılar. Bunların felsefi bir soruya neyi kattığını ve birbirini nasıl tamamladığını soruyor.

Sonra üç kaynağa bakacağız. Norbert Schwarz, 1999'da, bir ankette sorunun nasıl sorulduğunun, cevap seçeneklerinin nasıl düzenlendiğinin ve soruların hangi sırayla sorulduğunun cevapları nasıl biçimlendirdiğini gösterir. Oliver Sacks, 1985'te, nörolojik hastalıkları olan hastaların vakalarını, onların iç dünyalarını da anlatan uzun öyküler biçiminde yazar. Bent Flyvbjerg ise, 2006'da, vaka çalışmasına dair yaygın yanlış anlamaları ele alır ve tek bir vakanın bazen genel bir iddiayı çürütmeye yetebileceğini savunur.

Ardından üç itirazı tartacağız: bir vakadan hiçbir genel sonuç çıkarılamayacağı, bir anketin insanların gerçek düşüncelerini değil yalnızca soruya verdikleri tepkiyi ölçtüğü ve iki yöntemi birleştirmenin ikisinin de zayıflıklarını taşıdığı itirazları.

Sonda, felsefi bir soruda anket ile vakayı birlikte kullanmanın dört adımını göstereceğiz: sorunun bir yaygınlık sorusu mu, yoksa bir yapı sorusu mu olduğunu belirlemek, anketin soru biçimini ve cevap seçeneklerini denetlemek, vakayı kritik bir vaka olarak seçmek ve iki yöntemin bulgularını birbirine karşı sınamak.

Merkez soru

Sorumuz şu: birçok kişiye kısa ve standart sorular soran bir anket ile tek bir durumu ya da birkaç kişiyi derinlemesine inceleyen bir vaka çalışması felsefi bir soruya neyi katabilir, bu iki yöntem birbirinin zayıflıklarını nasıl tamamlar ve bir vakadan genel bir sonuca ne zaman geçilebilir?

Ölçülü iddiam şu: bir anket, bir yargının ya da bir deneyimin ne kadar yaygın olduğunu gösterebilir, ama o yargının neden verildiğini ve nasıl bir deneyimle birlikte geldiğini göremez; üstelik anketin cevapları, sorunun nasıl sorulduğuna ve cevap seçeneklerinin nasıl düzenlendiğine duyarlıdır; bir vaka çalışması, bir deneyimin yapısını ve bağlamını derinlemesine gösterebilir, ama o yapının ne kadar yaygın olduğunu tek başına gösteremez; ama bir vaka, bir genel iddiayı çürütmek için ya da bir yapının var olabileceğini göstermek için tek başına yeterli olabilir; bu yüzden felsefi bir soruda iki yöntem birbirini tamamlar: anket bir yaygınlık iddiasını sınar, vaka bir yapı iddiasını açığa çıkarır ve bir genel iddianın sınırını gösterir.

Sıfır noktası

Bir felsefi soruyu insanların deneyimleriyle ya da yargılarıyla sınamak istediğimizde, iki farklı yol önümüze çıkar. Birinci yol, birçok kişiye aynı soruyu sormaktır: hak etme hakkında kırk kişinin, yüz kişinin ya da bin kişinin ne düşündüğünü öğrenmek. Bu yol, bir yargının ne kadar yaygın olduğunu gösterir. Ama her kişiden yalnızca kısa bir cevap alır: bir evet, bir hayır ya da bir ölçekte bir sayı.

İkinci yol, birkaç kişiyi, hatta tek bir kişiyi derinlemesine incelemektir: onların deneyimlerini, düşüncelerini ve yaşamlarını uzun uzun dinlemek. Bu yol, bir yargının ya da bir deneyimin nasıl bir yapıya sahip olduğunu, hangi başka deneyimlerle bağlantılı olduğunu ve bir kişinin yaşamında nasıl bir yer tuttuğunu gösterir. Ama yalnızca birkaç kişi hakkında bilgi verir.

Bu iki yol, çoğu zaman birbirinin rakibi olarak görülür: biri nicel, öteki nitel; biri genel, öteki özel. Ama felsefi bir soru için, ikisi farklı işler görür. Hangisinin daha iyi olduğunu sormak yerine, hangisinin hangi soruya cevap verebildiğini sormak gerekir.

Görüşler ve pozisyonlar

Felsefi bir soruda anket ile vaka çalışmasının yeri konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, anketin önceliği görüşüdür. Buna göre felsefi bir soruyu insanların yargılarıyla sınamanın güvenilir yolu, geniş ve temsil edici bir örneklemden standart sorularla veri toplamaktır. Vaka çalışmaları, ilginç öyküler anlatabilir, ama genellenemez ve bir iddiayı desteklemek için kullanılamaz.

İkinci görüş, vakanın önceliği görüşüdür. Buna göre felsefi bir soru için önemli olan, bir deneyimin yapısı ve anlamıdır ve bu yalnızca derinlemesine bir incelemeyle görülebilir. Anketler, insanların deneyimlerini birkaç sayıya indirger ve bu sayılar, deneyimin kendisi hakkında hiçbir şey söylemez.

Üçüncü görüş, işbölümü görüşüdür. Buna göre anket ve vaka, farklı türden sorulara cevap verir. Bir yaygınlık sorusu, yani bir yargının ya da bir deneyimin ne kadar yaygın olduğu sorusu, bir ankette sınanır. Bir yapı sorusu, yani bir deneyimin nasıl bir yapıya sahip olduğu ya da bir şeyin var olup olamayacağı sorusu, bir vakada açığa çıkarılır. İki yöntem, birbirinin bulgularını sınamak için birlikte kullanılabilir.

Bu ders üçüncü görüşü temel alır. Birinci görüş, bir yaygınlık iddiasının ancak geniş bir örneklemle sınanabileceğini doğru görür, ama bir vakanın bir genel iddiayı çürütebileceğini ya da bir yapının var olabileceğini göstermek için tek başına yeterli olabileceğini göz ardı eder. İkinci görüş, bir deneyimin yapısının derinlemesine bir incelemeyle görülebileceğini doğru görür, ama bir vakada bulunan yapının ne kadar yaygın olduğunun ayrı bir soru olduğunu hesaba katmaz.

Argümanın yapısı

Felsefi bir soruda anket ile vakayı birlikte kullanmak için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, sorunun bir yaygınlık sorusu mu, yoksa bir yapı sorusu mu olduğunu belirlemektir. Araştırmacı, sorusunun bir yargının ya da bir deneyimin ne kadar yaygın olduğunu mu, yoksa bir deneyimin nasıl bir yapıya sahip olduğunu ya da bir şeyin var olup olamayacağını mı sorduğunu açıkça yazar. Birçok felsefi soru, ikisini birden içerir ve bunları ayırmak, hangi yöntemin hangi parçaya cevap vereceğini belirler.

İkinci adım, anketin soru biçimini ve cevap seçeneklerini denetlemektir. Araştırmacı, bir yaygınlık sorusunu sınamak için bir anket kullanıyorsa, sorunun yönlendirici olmayan sözcüklerle sorulduğundan, cevap seçeneklerinin katılımcılara bir beklenti dayatmadığından ve kararsız olan katılımcılara bir seçenek bırakıldığından emin olur. Mümkünse soruyu farklı biçimlerde sorar ve cevapları karşılaştırır.

Üçüncü adım, vakayı kritik bir vaka olarak seçmektir. Araştırmacı, bir yapı sorusunu açığa çıkarmak için bir vaka kullanıyorsa, rastgele bir vaka değil, soruyu en keskin biçimde sınayan bir vaka seçer: örneğin bir genel iddianın en çok doğru olması gereken ya da en çok yanlış olması beklenen bir durumu.

Dördüncü adım, iki yöntemin bulgularını birbirine karşı sınamaktır. Araştırmacı, vakada bulduğu yapının anketin sonuçlarıyla uyumlu olup olmadığına, anketin gösterdiği genel eğilimin vakada nasıl bir anlam kazandığına ve vakanın anketin gözden kaçırdığı bir şeyi gösterip göstermediğine bakar.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Anket ve vakayı ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bir anket, bir yargının ya da bir deneyimin ne kadar yaygın olduğunu gösterebilir, ama o yargının neden verildiğini ve nasıl bir deneyimle birlikte geldiğini göremez ve cevapları sorunun biçimine duyarlıdır. Bir vaka çalışması, bir deneyimin yapısını ve bir yaşamdaki yerini derinlemesine gösterebilir, ama o yapının ne kadar yaygın olduğunu tek başına gösteremez; yine de bir kritik vaka, bir genel iddiayı çürütmek ya da bir yapının var olabileceğini göstermek için tek başına yeterli olabilir. Felsefi bir soruda, anket bir yaygınlık iddiasını sınar, vaka bir yapı iddiasını açığa çıkarır ve iki yöntemin bulguları birbirine karşı sınandığında, biri ötekinin zayıflığını dengeler.

Açık kalan sorular

Flyvbjerg, bir vakanın bir genel iddiayı çürütebileceğini söyledi. Ama felsefi iddiaların çoğu, bütün kuğuların beyaz olduğu gibi keskin evrensel iddialar değil, çoğu zaman ya da genellikle doğru olduğu söylenen iddialardır. Böyle bir iddia, tek bir karşıt vakayla çürütülebilir mi, yoksa bir istisna olarak mı görülmelidir, ve bu kararı kim verir?

Sacks'ın vaka anlatıları, hastaların iç dünyalarını anlatıyordu. Ama bu anlatılar, hastaların kendi sözlerinden çok, Sacks'ın onları nasıl gördüğünü ve nasıl anlattığını yansıtıyor olabilir. Bir vaka anlatısı, anlatıcının yorumundan ne ölçüde bağımsız olabilir ve fenomenoloji dersinde tartıştığımız içebakış sorunları, bir başkasının deneyimini anlatırken nasıl bir biçim alır?

Ece, bir vakadan bir yapı iddiası çıkarıp onu bir ankette sınamayı önerdi. Ama bir yapı iddiasını bir yaygınlık iddiasına çevirirken, yapının kendisi değişebilir mi? Defne'nin hastasının derin deneyiminden çıkan bir ayrım, kısa bir anket sorusuna çevrildiğinde, hâlâ aynı ayrım mıdır?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışYaygınlık ile yapı sorusunu karıştırmak.
Doğrusu

Bir yargının ne kadar yaygın olduğu sorusu ile bir deneyimin nasıl bir yapıya sahip olduğu sorusunu ayırmadan hangi yöntemin daha iyi olduğunu tartışmak, iki yöntemin farklı sorulara cevap verdiğini gözden kaçırır. Sorunun türü baştan belirlenir.

Yaygın yanlışAnket cevaplarını soru biçiminden bağımsız saymak.
Doğrusu

Bir anketin cevaplarını, sorunun nasıl sorulduğuna ve cevap seçeneklerinin nasıl düzenlendiğine bakmadan katılımcıların düşüncesi saymak, yanıt ölçeği etkisini gözden kaçırır. Soru farklı biçimlerde sorulur ve cevaplar karşılaştırılır.

Yaygın yanlışBir vakayı rastgele seçmek.
Doğrusu

Bir yapı iddiasını açığa çıkarmak için ilk bulunan vakayı kullanmak, soruyu en keskin biçimde sınayabilecek bir vakayı kaçırır. Vaka, bir kritik vaka olarak seçilir.

Yaygın yanlışBir vakadan yaygınlık sonucu çıkarmak.
Doğrusu

Tek bir vakada bulunan bir yapının, herkeste aynı biçimde bulunduğu sonucunu çıkarmak, vakanın yaygınlık hakkında bir şey göstermediğini gözden kaçırır. Vakada bulunan yapının yaygınlığı ayrıca sınanır.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Felsefi bir soruyu insanların yargılarıyla ve deneyimleriyle sınamanın iki yolu vardır: birçok kişiye kısa ve standart sorular soran bir anket ve birkaç kişiyi derinlemesine inceleyen bir vaka çalışması.

Schwarz bir anketin cevaplarının sorunun ve cevap seçeneklerinin biçiminden etkilendiğini, Sacks derinlemesine bir vaka anlatısının bir deneyimin yapısını ve bir yaşamdaki yerini gösterebileceğini, Flyvbjerg ise dikkatle seçilmiş bir kritik vakanın bir genel iddiayı çürütmek için tek başına yeterli olabileceğini gösterdi.

Felsefi bir soruda anket ve vaka dört adımla birlikte kullanılır: sorunun bir yaygınlık mı yoksa bir yapı sorusu mu olduğunu belirlemek, anketin soru biçimini denetlemek, vakayı bir kritik vaka olarak seçmek ve iki yöntemin bulgularını birbirine karşı sınamak.

Bir vakadan genel sonuç çıkarılamayacağı, anketin yalnızca soruya tepkiyi ölçtüğü ve iki yöntemi birleştirmenin iki zayıflığı birleştirdiği itirazları, bir vakanın bir yapıyı gösterip bir genel iddiayı çürütebildiğini, farklı biçimlerde sorulan sorularla anketin sınanabildiğini ve iki yöntemin karşılıklı sınanmasının iki gücü birleştirdiğini gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden anket ve vaka birbirinin rakibi değil, biri bir yaygınlığı öteki bir yapıyı gösteren ve birlikte kullanıldığında birbirinin zayıflığını dengeleyen iki yöntemdir.

Sonraki derse köprü

Kerem'in kritik vakası, onun hak etme ilkesinde gözden kaçan bir ayrımı gösterdi: hak etmenin koşulları ile hak etme hissinin koşulları. Kerem, bu ayrımı ilkesine eklemek istiyor, ama ilkesi artık o kadar çok koşul, istisna ve ayrım taşıyor ki, hangi koşulun hangisiyle çeliştiğini ve ilkenin tam olarak neyi söylediğini sözcüklerle takip etmek zorlaşıyor. Tolga, ilkeyi bir mantık dersinde öğrendiği gibi, simgelerle yazmayı öneriyor: her koşula bir harf vermek ve ilkeyi, bu harfler arasındaki ilişkiler olarak ifade etmek. Kerem ilk başta bunun gereksiz bir karmaşıklık olduğunu düşünüyor.

Bir felsefi kuramı ya da bir ilkeyi, gündelik dilden biçimsel bir dile, yani mantığın simgelerine çevirmek, onun tutarlı olup olmadığını, hangi sonuçlara yol açtığını ve hangi varsayımlara dayandığını görünür kılabilir. Ama bu çeviri, gündelik dilin bazı inceliklerini de kaybedebilir.

Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Mantıksal model dersi, bir felsefi kuramı ya da ilkeyi biçimsel bir dile çevirmenin, onun tutarlılığını, sonuçlarını ve varsayımlarını nasıl görünür kılabileceğini, bu çevirinin neleri kaybettirebileceğini ve bir biçimsel modelin bir felsefi soruya ne zaman yardım edip ne zaman onu çarpıttığını soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.