İçeriğe geç

P01-D05-M04-04·Revizyon

Kaynak kontrolü

temel2.985 kelime≈ 20 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bir felsefe yazısının kaynakları argümanının bir parçasıdır: yanlış aktarılmış bir kaynak, yazarın cevabını karşı görüşün kendisine değil onun bir aktarımına yöneltir.

Hall'un Voltaire özetinin Voltaire'in sözüne dönüşmesi kaynak zincirinin bir özeti bir alıntıya çevirebildiğini, Güç İstenci'nin derleme hikâyesi bir kaynağın güvenilirliğinin onun baskısına bağlı olduğunu, Descartes'ın formülü ise en iyi bilinen bir alıntının bile hangi eserde ve hangi biçimde bulunduğunun argümanın yapısını değiştirebildiğini gösterdi.

Kaynak kontrolü dört adımla yapılır: alıntıları ve atıfları listelemek, her birini birincil kaynağında bulmak, bağlamını okumak ve aracı kaynaktan alınanları ya birincil kaynağa götürmek ya da aracıyla birlikte vermek.

Kaynak kontrolünün yalnızca akademik bir titizlik olduğu, argümanın kaynağından bağımsız değerlendirilmesi gerektiği ve her alıntıyı denetlemenin olanaksız olduğu itirazları, argümanın çoğu zaman belirli bir görüşe cevap verdiğini, bir argümanı kaynağı olmadan sunmanın onu yanlış bir kaynağa atfetmekten farklı olduğunu ve ağırlığa göre denetimin yeterli olduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden bir yazının kaynak kontrolü, bir süsü düzeltmek değil, yazının cevap verdiği sesin gerçekten o sözleri söylediğinden emin olmaktır.

Açılış sahnesi

Ece, "zorunlu kılmak" terimini ikiye bölerken Widerker'in makalesini yeniden açmıştı ve orada bir şey fark etti. Karşı görüşü güçlü sunmak için yazısına aldığı iki cümlelik alıntı, makalenin gösterdiği sayfasında değil, dört sayfa ileride duruyordu. Üstelik alıntının ikinci cümlesi, makalede birinci cümlenin hemen arkasından değil, bir paragraf sonra geliyordu ve iki cümlenin arasında Widerker'in ikilemini sınırlayan bir niteleme vardı. Ece alıntıyı aktarırken bu nitelemeyi farkında olmadan dışarıda bırakmıştı.

Okuma grubunda Deniz de benzer bir şey anlatıyor. Hume üzerine yazısında, okuduğu şerhin yazarına bir görüş atfetmiş: alışkanlık açıklamasının Hume'un bütün epistemolojisini çökerttiği görüşü. Ama bu görüşü şerhin kendisinden değil, şerhi özetleyen bir ders notundan almış ve şerhi açtığında, yazarın bu kadar güçlü bir iddiada bulunmadığını görmüş. Tolga ise Platon üzerine yazısında kullandığı bir çeviriyi kontrol ettiğinde, alıntıladığı bir cümlenin çevirmenin kendi eklemesi olduğunu ve Yunanca metinde bulunmadığını fark ediyor. Mert, üç hatanın da yazanın dikkatsizliğinden değil, kaynağın kendisi yerine kaynağa giden bir aracıya güvenmekten doğduğunu söylüyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Felsefi Yazma kursunda, bir felsefe yazısını bitirdikten sonra alıntıların, atıfların ve aktarılan görüşlerin kaynaklarıyla gerçekten uyuşup uyuşmadığını nasıl sınayacağımızı ve bir kaynağı doğru aktarmanın yazının argümanı için neden önemli olduğunu soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce bu dersi bu kursun öteki derslerine bağlayalım. Karşı görüşü güçlü sunma dersinde, karşı görüşü savunucusunun kendi sözleriyle aktarmanın önemini gördük; alıntı, yazarın özetindeki kaymayı ortaya çıkarıyordu. Ama alıntının kendisi de kaynağıyla uyuşmayabilir. D04'te ikincil literatürü, şerhi ve çeviriyi okur olarak inceledik. D03'te otoriteye yanlış başvuruyu bir safsata olarak tanıdık. Bu ders, bu parçaları yazarın son okumasında bir araya getiriyor: yazının her atfı, gerçekten gösterdiği yerde, gösterdiği biçimde ve gösterdiği yazarın ağzından mı?

Sonra üç kaynağa bakacağız. Evelyn Beatrice Hall, Voltaire üzerine yazdığı bir kitapta Voltaire'in tutumunu özetleyen bir cümle kurdu ve bu cümle zamanla Voltaire'in kendi sözü olarak dünyaya yayıldı. Nietzsche'nin adıyla yayımlanan Güç İstenci ise Nietzsche'nin kendisinin yayımlamadığı notlardan, ölümünden sonra kız kardeşi ve bir arkadaşı tarafından derlendi ve sonraki bir eleştirel baskı bu derlemenin güvenilirliğini sorguladı. René Descartes'ın en ünlü formülü ise sanıldığı eserde değil, başka bir eserde ve başka bir dilde bulunur.

Ardından üç itirazı tartacağız: kaynak kontrolünün felsefi değil yalnızca akademik bir titizlik olduğu, iyi bir argümanın kaynağından bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiği ve her alıntıyı birincil kaynağından denetlemenin pratikte olanaksız olduğu itirazları.

Sonda, bir yazının kaynak kontrolünü yapmanın dört adımını göstereceğiz: yazının bütün alıntılarını ve atıflarını listelemek, her birini birincil kaynağında, gösterilen yerde bulmak, alıntının kaynaktaki bağlamını, yani önünü ve arkasını okumak ve aracı bir kaynaktan alınmış her atfı ya birincil kaynağa götürmek ya da aracıyı açıkça göstermek.

Merkez soru

Sorumuz şu: bir felsefe yazısında alıntıların, atıfların ve aktarılan görüşlerin kaynaklarıyla gerçekten uyuşup uyuşmadığını nasıl sınarız ve bir kaynağı yanlış aktarmak yazının argümanını nasıl etkiler?

Ölçülü iddiam şu: bir felsefe yazısının her alıntısı ve atfı, birincil kaynağında, gösterilen yerde bulunmalı ve kaynaktaki bağlamıyla birlikte okunmalıdır, ve yazar aracı bir kaynaktan aldığı her atfı ya birincil kaynağa götürür ya da aracıyı açıkça gösterir, çünkü yanlış aktarılmış bir kaynak yazının argümanını doğrudan etkiler: yazarın cevap verdiği karşı görüş, karşı görüşün kendisi değil onun bir aktarımı olur, ve Ece'nin dışarıda bıraktığı niteleme gibi, bir alıntının bağlamından koparılması, cevabın tam da karşı tarafın zaten kabul ettiği bir sınırı yok saymasına yol açabilir.

Sıfır noktası

Bir felsefe yazısında kaynaklar yalnızca bir süs ya da bir akademik gereklilik değildir; argümanın bir parçasıdır. Yazar bir karşı görüşe cevap veriyorsa, o görüşün gerçekten savunulduğunu ve kendi aktardığı biçimde savunulduğunu göstermelidir. Yazar bir filozofun bir iddiayı savunduğunu söylüyorsa, okur o iddianın o filozofun metninde bulunduğuna güvenir ve bu güven üzerine yazarın geri kalan argümanını okur.

Bu güven çoğu zaman bir zincirden geçer. Yazar kaynağı her zaman birincil metinden okumaz: bir ders notundan, bir özetten, bir çeviriden, bir şerhten ya da başka bir yazarın alıntısından okur. Zincirin her halkası, kaynağı biraz değiştirebilir. Bir özet bir iddiayı güçlendirebilir, bir çeviri bir cümle ekleyebilir, bir alıntı bir nitelemeyi dışarıda bırakabilir. Deniz'in ders notu, şerhin iddiasını güçlendirmişti; Tolga'nın çevirmeni bir cümle eklemişti; Ece'nin kendi alıntısı bir nitelemeyi dışarıda bırakmıştı.

Bu yüzden kaynak kontrolünün ilk ilkesi, zincirin en başına, yani birincil kaynağa gitmektir. Aracı kaynaklar değerlidir ve çoğu zaman kaçınılmazdır; ama yazar bir iddianın bir filozofa ait olduğunu söylerken, bu iddianın filozofun kendi metninde bulunduğunu görmüş olmalıdır.

Görüşler ve pozisyonlar

Bir felsefe yazısında kaynak kontrolünün ne kadar kapsamlı olması gerektiği konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, tam denetim görüşüdür. Buna göre bir yazar, yazısındaki her alıntıyı ve her atfı birincil kaynağından, gösterilen sayfada denetlemelidir. Tek bir yanlış atıf bile yazının güvenilirliğini sarsar ve okur, bir atfın yanlış olduğunu gördüğünde ötekilerden de kuşkulanır.

İkinci görüş, güvenilir aracı görüşüdür. Buna göre yazar, yerleşik ve güvenilir ikincil kaynaklara, örneğin standart şerhlere, eleştirel baskılara ve iyi bilinen çevirilere güvenebilir. Her alıntıyı birincil kaynağından denetlemek pratikte olanaksızdır ve güvenilir bir aracıya dayanmak, akademik yazının olağan bir parçasıdır.

Üçüncü görüş, ağırlığa göre denetim görüşüdür. Buna göre yazar, argümanın ağırlığını taşıyan alıntıları ve atıfları, yani karşı görüşün sunumunu, yazarın cevap verdiği iddiayı ve tezi destekleyen kilit kanıtları, mutlaka birincil kaynağından denetler. Öteki atıflar için güvenilir bir aracıya dayanabilir, ama bu durumda aracıyı açıkça gösterir.

Bu ders üçüncü görüşü temel alır. Birinci görüş, tek bir yanlış atfın güveni sarstığını doğru görür, ama bir yazıdaki bütün atıfları aynı titizlikle denetlemenin, argümanı taşıyan atıflara ayrılacak özeni dağıtabileceğini göz ardı eder. İkinci görüş, aracı kaynakların değerini doğru görür, ama Deniz'in ders notunda olduğu gibi, argümanı taşıyan bir atfın aracıdan alındığında tam da argümanın cevap verdiği şeyi değiştirebileceğini hesaba katmaz.

Argümanın yapısı

Bir yazının kaynak kontrolünü yapmak için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, yazının bütün alıntılarını ve atıflarını listelemektir. Yazar, doğrudan alıntıları, dolaylı aktarımları, yani "X'e göre" diye başlayan cümleleri, ve bir yazara atfedilen görüşleri bir listeye çıkarır. Her birinin yanına, argümanın ağırlığını taşıyıp taşımadığını not eder.

İkinci adım, her atfı birincil kaynağında, gösterilen yerde bulmaktır. Yazar, özellikle argümanı taşıyan atıflar için, birincil metni açar ve alıntının ya da aktarılan görüşün gerçekten gösterilen yerde bulunup bulunmadığına bakar. Bir alıntı gösterilen yerde yoksa, yazar onu metinde arar ve doğru yeri gösterir; metinde hiç yoksa, alıntıyı çıkarır.

Üçüncü adım, alıntının kaynaktaki bağlamını okumaktır. Bir cümle doğru yerde bulunsa bile, önündeki ve arkasındaki cümleler onun anlamını değiştirebilir. Yazar alıntının bulunduğu paragrafın tamamını okur ve alıntının, bağlamından koparıldığında yazarın kastetmediği bir şeyi söyleyip söylemediğine bakar. Ece'nin dışarıda bıraktığı niteleme, ancak bu adımda görülebilirdi.

Dördüncü adım, aracı bir kaynaktan alınmış her atfı ya birincil kaynağa götürmek ya da aracıyı açıkça göstermektir. Yazar bir alıntıyı birincil kaynağından denetleyemiyorsa, onu aracı kaynağın adıyla verir: "X, Y'nin aktardığına göre, şunu söyler." Böylece okur, zincirin hangi halkasına güvendiğini bilir.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Kaynak kontrolünü ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bir felsefe yazısının kaynakları, yazının argümanının bir parçasıdır, çünkü argüman çoğu zaman belirli bir yazarın belirli bir görüşüne cevap verir. Yazar argümanı taşıyan her atfı birincil kaynağında, doğru yerde ve bağlamıyla birlikte okur, baskısını denetler ve denetleyemediği atıfları aracısıyla birlikte verir. Böylece yazının cevabı, karşı görüşün bir aktarımına değil, karşı görüşün kendisine yönelir.

Açık kalan sorular

Bir alıntı birincil kaynağında doğru yerde bulunuyorsa, ama yazarın o cümleyle ne kastettiği tartışmalıysa, kaynak kontrolü nerede biter ve yorum nerede başlar?

Hall'un cümlesi Voltaire'in tutumunu doğru özetliyorsa, onu Voltaire'e atfetmek yalnızca biçimsel bir yanlış mıdır, yoksa özünde de bir yanlış mıdır? Bir düşünürün sözü ile onun tutumunun özeti arasındaki fark ne kadar önemlidir?

Nietzsche'nin yayımlamadığı notları, onun felsefesinin bir parçası sayılmalı mıdır? Bir düşünürün yayımlamaktan vazgeçtiği bir metin, ona bir görüş atfetmek için kullanılabilir mi?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışAlıntıyı aracı kaynaktan birincil kaynağa taşımak.
Doğrusu

Bir alıntıyı bir ders notundan ya da bir özetten alıp birincil kaynağın adıyla vermek, okura yazarın birincil kaynağı gördüğü izlenimini verir. Birincil kaynak görülmediyse, aracı açıkça gösterilir.

Yaygın yanlışAlıntıyı bağlamından koparmak.
Doğrusu

Bir cümle doğru yerde bulunsa bile, önündeki ya da arkasındaki bir niteleme onun anlamını değiştirebilir. Alıntının bulunduğu paragrafın tamamı okunur.

Yaygın yanlışBaskıyı ve çeviriyi denetlememek.
Doğrusu

Aynı metnin farklı baskıları ve farklı çevirileri farklı cümleler içerebilir. Argümanı taşıyan bir alıntı, en az bir güvenilir baskıyla ya da ikinci bir çeviriyle karşılaştırılır.

Yaygın yanlışSüs olarak atıf yapmak.
Doğrusu

Argümanda hiçbir iş görmeyen bir atıf, yanlış olduğunda yazının güvenilirliğini sarsar, doğru olduğunda ise hiçbir şey eklemez. Böyle atıflar ya yazının argümanına bağlanır ya da çıkarılır.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bir felsefe yazısının kaynakları argümanının bir parçasıdır: yanlış aktarılmış bir kaynak, yazarın cevabını karşı görüşün kendisine değil onun bir aktarımına yöneltir.

Hall'un Voltaire özetinin Voltaire'in sözüne dönüşmesi kaynak zincirinin bir özeti bir alıntıya çevirebildiğini, Güç İstenci'nin derleme hikâyesi bir kaynağın güvenilirliğinin onun baskısına bağlı olduğunu, Descartes'ın formülü ise en iyi bilinen bir alıntının bile hangi eserde ve hangi biçimde bulunduğunun argümanın yapısını değiştirebildiğini gösterdi.

Kaynak kontrolü dört adımla yapılır: alıntıları ve atıfları listelemek, her birini birincil kaynağında bulmak, bağlamını okumak ve aracı kaynaktan alınanları ya birincil kaynağa götürmek ya da aracıyla birlikte vermek.

Kaynak kontrolünün yalnızca akademik bir titizlik olduğu, argümanın kaynağından bağımsız değerlendirilmesi gerektiği ve her alıntıyı denetlemenin olanaksız olduğu itirazları, argümanın çoğu zaman belirli bir görüşe cevap verdiğini, bir argümanı kaynağı olmadan sunmanın onu yanlış bir kaynağa atfetmekten farklı olduğunu ve ağırlığa göre denetimin yeterli olduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden bir yazının kaynak kontrolü, bir süsü düzeltmek değil, yazının cevap verdiği sesin gerçekten o sözleri söylediğinden emin olmaktır.

Sonraki derse köprü

Ece'nin yazısı artık argümanı, terimleri ve kaynakları bakımından denetlenmiş. Ama Ece yazıyı yüksek sesle okuduğunda başka bir şey fark ediyor: bazı cümleler çok uzun ve okurun nefesini kesiyor, bazı paragraflar edilgen bir dille yazılmış ve kimin neyi savunduğu belirsiz kalıyor, bazı yerlerde de Ece farkında olmadan ders notlarının ağır akademik dilini taklit etmiş. Argüman doğru, ama okur onu izlemekte zorlanıyor.

Bir felsefe yazısının üslubu, yalnızca bir süs değil, argümanın okura ulaşma biçimidir. Uzun ve iç içe geçmiş bir cümle, doğru bir çıkarımı okurun gözünden gizleyebilir; belirsiz bir özne, kimin neyi savunduğunu karıştırabilir; gereksiz bir terim, açık bir düşünceyi karanlık gösterebilir. Üslup, argümanın okur için açık olup olmadığını belirler.

Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Üslup dersi, bir felsefe yazısının cümlelerini argümanı değiştirmeden nasıl daha açık kılacağımızı, uzun cümleleri, edilgen yapıları ve gereksiz terimleri nasıl düzelteceğimizi ve açık bir üslubun neden felsefi bir erdem olduğunu soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.