Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Bir kavramsal ayrım, ölçütü açıkça tanımlandığında, tartışmada belirli bir şeyi değiştirdiğinde ve onu kurmaya neden olan tartışmanın dışında bağımsız durumlarda da bir fark yarattığında gerçek bir kavrayıştır; aksi hâlde bir kaçıştır.
Hart'ın zorunda kalmak ile yükümlü olmak ayrımı bir kuramın başarısızlığını birçok bağımsız durumda gösterdi, Ryle'ın nasıl ve ne olduğunu bilmek ayrımı bir ayrımın uzun süre verimli olup yine de ölçütü sınanarak sorgulanabildiğini, Chalmers'ın kolay ve zor sorun ayrımı ise bir ayrımın bir tartışmayı yeniden düzenleyip kendisinin tartışmanın konusu olabildiğini gösterdi.
Bir ayrım dört adımla kurulur: iki tarafını ve ölçütünü tanımlamak, tartışmada neyi değiştirdiğini söylemek, bağımsız kanıtını göstermek ve sınırını anmak.
Her ayrımın bir kaçış olabileceği, ayrımların kavramları parçaladığı ve bir ayrımın gerçekliğinin kesin bilinemeyeceği itirazları, ayrımın işinin bağımsız kanıt kadar önemli olduğunu, gerçek bir ayrımın kavramın zaten taşıdığı bir yapıyı gösterdiğini ve açık bir ölçütün ayrımı sınanabilir kıldığını gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden bir yazıda kavramsal ayrım kurmak, bir karşı örnekten kaçmak için yeni bir terim icat etmek değil, kavramın gerçekten taşıdığı bir yapıyı bulmak ve onu okurun sınayabileceği biçimde göstermektir.
Açılış sahnesi
Ece, kilitli oda örneğine gelen en güçlü yamayı düşünmeyi bırakamıyor. Yama bir ayrımdan geçiyordu: kişi odada kalmaktan değil, kalmaya karar vermekten sorumludur ve kararında başka türlü karar verebilirdi. Ece bu ayrımı kendi yazısına almaya karar veriyor, ama tersinden: Frankfurt örneklerinde de failin eylemi ile kararı arasında bir ayrım yapıp, sorumluluğun kararda değil eylemde olduğunu savunmayı deniyor. Taslağına şu cümleyi yazıyor: "Burada eylem ile karar arasında bir ayrım yapmak gerekir; sorumluluk eyleme aittir ve eylem başka türlü olamasa da sorumluluk kalır."
Okuma grubu cümleyi okuyunca Tolga bir soru soruyor: bu ayrım gerçekten var mı, yoksa Ece onu yalnızca yamadan kaçmak için mi icat etti? Deniz, Ece'nin ayrımı yazının hiçbir başka yerinde kullanmadığını, yalnızca yamanın geldiği noktada ortaya çıktığını fark ediyor. Mert, iyi bir ayrımın bir tartışmayı ilerletebileceğini, ama yalnızca bir karşı örnekten kaçmak için yapılan bir ayrımın, karşı örneğin tam da göstermek istediği sorunu gizleyebileceğini söylüyor. Ece'ye, ayrımın gerçek olup olmadığını sınamak için onun yazının dışında, başka durumlarda da bir fark yaratıp yaratmadığına bakmasını öneriyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Felsefi Yazma kursunda, bir felsefe yazısında bir kavramı ikiye ayırmanın ne zaman bir tartışmayı ilerlettiğini, bir ayrımı nasıl kuracağımızı ve bir ayrımın keyfî bir kaçış mı yoksa gerçek bir kavrayış mı olduğunu nasıl sınayacağımızı soruyor.
Bu derste ne olacak
Önce bu dersin P00 ve D04'teki derslerle ilişkisini kuralım. P00'da bir kavramı çözümlerken ayırma sınamasını ve eklem yerini, yani bir kavramın gerçekten ikiye ayrıldığı noktayı gördük. D04'te bir filozofun metnindeki ayrım çiftini, ayrım ölçütünü ve kesişen ayrımları okur olarak çıkardık. Bu kavramlar bu derste yeniden tanımlanmıyor. Bu ders yazarın kendi elindeki ayrıma bakıyor: yazar bir tartışmayı ilerletmek ya da bir itiraza cevap vermek için bir kavramı ikiye ayırdığında, bu ayrımın gerçek olduğunu okura nasıl gösterir?
Sonra üç kaynağa bakacağız. H. L. A. Hart, Hukukun Kavramı'nda, hukuku bir buyruk olarak açıklayan bir kurama karşı, bir şeyi yapmak zorunda kalmak ile bir şeyi yapmakla yükümlü olmak arasında bir ayrım yapar ve bu ayrım kuramın neden başarısız olduğunu gösterir. Gilbert Ryle, bir şeyi nasıl yapacağını bilmek ile bir şeyin öyle olduğunu bilmek arasında bir ayrım kurar; bu ayrım uzun süre yerleşik sayıldı ve sonra ciddi biçimde sorgulandı. David Chalmers ise bilinç üzerine tartışmayı kolay sorunlar ile zor sorun arasında bir ayrımla yeniden düzenler ve bu ayrımın gerçek olup olmadığı tartışmanın kendisi hâline gelir.
Ardından üç itirazı tartacağız: her ayrımın bir karşı örnekten kaçmak için yapılabileceği, ayrımların kavramları gereksiz yere parçaladığı ve bir ayrımın gerçek olup olmadığının hiçbir zaman kesin olarak bilinemeyeceği itirazları.
Sonda, bir yazıda kavramsal ayrım kurmanın dört adımını göstereceğiz: ayrımın iki tarafını ve onları ayıran ölçütü açıkça tanımlamak, ayrımın tartışmada neyi değiştirdiğini söylemek, ayrımın yazının dışındaki bağımsız durumlarda da bir fark yarattığını göstermek ve ayrımın sınırını, yani iki tarafın birbirine karıştığı durumları anmak.
Merkez soru
Sorumuz şu: bir felsefe yazısında bir kavramı ikiye ayırmak ne zaman bir tartışmayı ilerletir, bir ayrımı nasıl kurarız ve onun keyfî bir kaçış değil gerçek bir kavrayış olduğunu okura nasıl gösteririz?
Ölçülü iddiam şu: bir kavramsal ayrım, iki tarafı ve onları ayıran ölçüt açıkça tanımlandığında, tartışmada belirli bir şeyi değiştirdiğinde, yani bir çelişkiyi çözdüğünde, bir karşı örneği açıkladığında ya da bir kuramın neden başarısız olduğunu gösterdiğinde, ve yazının dışındaki bağımsız durumlarda da bir fark yarattığında gerçek bir kavrayıştır, ve yazar ayrımın bu bağımsız kanıtını ve sınırını okura göstermelidir, çünkü yalnızca bir karşı örnekten kaçmak için yapılan ve başka hiçbir durumda bir fark yaratmayan bir ayrım, Ece'nin eylem ile karar ayrımında olduğu gibi, karşı örneğin gösterdiği sorunu çözmez, yalnızca adını değiştirir.
Sıfır noktası
Felsefe tarihinin en verimli hamlelerinden bazıları ayrımlardır. İki şeyin karıştırıldığını fark etmek ve onları ayırmak, bir tartışmanın bütün yönünü değiştirebilir: taraflardan birinin aslında bir şeyi, ötekinin başka bir şeyi savunduğu ortaya çıkar ve anlaşmazlık dağılır ya da yer değiştirir. Ama ayrımlar aynı zamanda felsefenin en kolay kaçış yollarıdır. Bir karşı örnekle karşılaşan bir yazar, her zaman "burada bir ayrım yapmak gerekir" diyebilir ve örneği ayrımın bir tarafına, tezini öteki tarafına yerleştirebilir.
P00'da tanıdığımız canavar dışlama, bir tanımı karşı örneği kapsamayacak biçimde değiştirmekti. Kaçış amaçlı bir ayrım, canavar dışlamanın daha ince bir biçimidir: tanımı değiştirmez, kavramı böler ve karşı örneği bölümlerden birine iter. Ece'nin eylem ile karar ayrımı böyle bir ayrım olabilirdi. Ayrımın kendisi yanlış değildi: eylem ile karar gerçekten farklı şeylerdir. Ama Ece ayrımı yalnızca yamadan kaçmak için kurmuştu ve onun başka herhangi bir durumda, sorumluluk hakkında bir fark yaratıp yaratmadığını hiç sınamamıştı.
Bir ayrımın gerçek bir kavrayış mı yoksa bir kaçış mı olduğunu ayırt etmenin en güvenilir yolu, onun yazının dışında bir iş görüp görmediğine bakmaktır. Gerçek bir ayrım, yazarın onu kurmasına neden olan karşı örnekten bağımsız durumlarda da bir fark yaratır. Kaçış amaçlı bir ayrım ise yalnızca o karşı örnekte işe yarar.
Görüşler ve pozisyonlar
Bir felsefe yazısında kavramsal ayrımların yeri konusunda üç görüş var.
Birinci görüş, ayrım iyimserliği görüşüdür. Buna göre felsefi sorunların çoğu, iki farklı şeyin tek bir sözcükle anılmasından doğar ve bu sorunlar doğru ayrım yapıldığında çözülür. Yazarın işi, tartışmada karıştırılan şeyleri bulup ayırmaktır; her iyi ayrım bir ilerlemedir.
İkinci görüş, ayrım kuşkuculuğu görüşüdür. Buna göre felsefi ayrımların çoğu, bir tezi karşı örneklerden korumak için yapılan kaçışlardır. Bir yazar bir karşı örnekle karşılaştığında yeni bir ayrım yapar, bir sonraki karşı örnekte bir tane daha ve sonunda kavram tanınmaz hâle gelir. Ayrımlar, sorunları çözmek yerine onları terminolojinin arkasına gizler.
Üçüncü görüş, bağımsız kanıt görüşüdür. Buna göre bir ayrım, onu kurmaya neden olan tartışmanın dışında, bağımsız durumlarda da bir fark yarattığında gerçektir ve ancak o zaman bir tartışmayı ilerletir. Yazar ayrımını kurarken, onun bu bağımsız kanıtını da göstermelidir.
Bu ders üçüncü görüşü temel alır. Birinci görüş, ayrımların felsefe tarihindeki gücünü doğru görür, ama her ayrımın bir ilerleme olmadığını, bazılarının Ece'nin eylem ile karar ayrımı gibi yalnızca bir kaçış olduğunu göz ardı eder. İkinci görüş, kaçış tehlikesini doğru görür, ama Hart'ın ayrımı gibi gerçekten bir kuramın başarısızlığını gösteren ayrımları da aynı kuşkuyla karşılar.
Argümanın yapısı
Bir yazıda kavramsal ayrım kurmak için dört adım izlenebilir.
Birinci adım, ayrımın iki tarafını ve onları ayıran ölçütü açıkça tanımlamaktır. Yazar, ayrımın iki tarafına birer ad verir ve bir şeyin hangi tarafa düştüğünü belirleyen ölçütü söyler. Hart için ölçüt, bir kuralın varlığıydı: yükümlülük bir kurala dayanır, zorunda kalmak ise yalnızca bir tehdide. Ölçüt söylenmemiş bir ayrım, okura iki ad verir ama bir şeyin hangi ada girdiğini nasıl anlayacağını söylemez.
İkinci adım, ayrımın tartışmada neyi değiştirdiğini söylemektir. Yazar, ayrımın işini açıkça belirtir: bu ayrım hangi çelişkiyi çözüyor, hangi karşı örneği açıklıyor, hangi kuramın neden başarısız olduğunu gösteriyor? İşi söylenmemiş bir ayrım, yazıya yalnızca yeni terimler ekler.
Üçüncü adım, ayrımın yazının dışındaki bağımsız durumlarda da bir fark yarattığını göstermektir. Yazar, ayrımı kurmasına neden olan tartışmadan bağımsız en az bir durum bulur ve ayrımın orada da bir iş gördüğünü gösterir. Bu adım, ayrımın gerçek bir kavrayış mı yoksa bir kaçış mı olduğunu ayırt eden adımdır.
Dördüncü adım, ayrımın sınırını anmaktır. Çoğu ayrımın, iki tarafın birbirine karıştığı ya da ölçütün kesin bir cevap vermediği durumları vardır. Yazar bu durumları anar ve ayrımın onlarda ne yaptığını söyler. Sınırı söylenmemiş bir ayrım, okura her durumda kesin bir ikilik sunuyormuş gibi görünür ve ilk sınır durumunda güvenini yitirir.
En güçlü itiraz
Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.
Kavramsal ayrımı ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bir ayrım, bir felsefe yazısının en güçlü araçlarından biridir, ama aynı zamanda en kolay kaçış yollarından biridir. İkisini ayıran şey, ayrımın ölçütünün açık olması, tartışmada belirli bir şeyi değiştirmesi, yazının dışında bağımsız bir kanıtı olması ve sınırının söylenmesidir. Bu dört şeyi taşıyan bir ayrım, okura yalnızca iki terim değil, sınayabileceği bir kavrayış verir.
Açık kalan sorular
Bir ayrım yalnızca tek bir tartışmada iş görüyorsa, bu onun bir kaçış olduğunu mu gösterir? Bazı ayrımlar, yalnızca belirli bir felsefi sorunun ortaya çıkardığı ve başka hiçbir yerde gerekmeyen bir yapıyı gösteriyor olabilir mi?
Chalmers'ın kolay ve zor sorun ayrımı gerçekse, zor sorunun çözümü nasıl bir şey olabilir? Ayrım yanlışsa, bu kadar çok düşünürü neden ikna etti?
Bir ayrımın sınırında duran durumlar çoğaldığında, ayrım ne zaman terk edilmelidir? Ryle'ın ayrımı, Stanley ile Williamson'ın itirazından sonra terk mi edilmeli, yoksa daha dikkatli bir ölçütle mi yeniden kurulmalıdır?
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışÖlçütü söylemeden ayrım yapmak.
"Burada X ile Y arasında bir ayrım yapmak gerekir" demek, okura bir şeyin hangi tarafa düştüğünü nasıl anlayacağını söylemez. Ayrımın iki tarafını ayıran ölçüt açıkça yazılır.
Yaygın yanlışAyrımı yalnızca karşı örnekten kaçmak için kurmak.
Bir karşı örnekle karşılaşıldığında yapılan ve başka hiçbir durumda iş görmeyen bir ayrım, karşı örneğin gösterdiği sorunu gizler. Ayrım, yazının dışındaki bağımsız bir durumda sınanır.
Yaygın yanlışAyrımın işini söylememek.
Bir ayrım yapıldıktan sonra tartışmada neyi değiştirdiği söylenmezse, okur ayrımın neden yapıldığını bilemez. Ayrımın çözdüğü çelişki, açıkladığı örnek ya da gösterdiği başarısızlık açıkça belirtilir.
Yaygın yanlışAyrımı keskin bir ikilik gibi sunmak.
Çoğu ayrımın iki tarafının birbirine karıştığı sınır durumları vardır. Bu durumlar anılmazsa, okur ilk sınır durumuyla karşılaştığında ayrıma güvenini yitirir.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Bir kavramsal ayrım, ölçütü açıkça tanımlandığında, tartışmada belirli bir şeyi değiştirdiğinde ve onu kurmaya neden olan tartışmanın dışında bağımsız durumlarda da bir fark yarattığında gerçek bir kavrayıştır; aksi hâlde bir kaçıştır.
Hart'ın zorunda kalmak ile yükümlü olmak ayrımı bir kuramın başarısızlığını birçok bağımsız durumda gösterdi, Ryle'ın nasıl ve ne olduğunu bilmek ayrımı bir ayrımın uzun süre verimli olup yine de ölçütü sınanarak sorgulanabildiğini, Chalmers'ın kolay ve zor sorun ayrımı ise bir ayrımın bir tartışmayı yeniden düzenleyip kendisinin tartışmanın konusu olabildiğini gösterdi.
Bir ayrım dört adımla kurulur: iki tarafını ve ölçütünü tanımlamak, tartışmada neyi değiştirdiğini söylemek, bağımsız kanıtını göstermek ve sınırını anmak.
Her ayrımın bir kaçış olabileceği, ayrımların kavramları parçaladığı ve bir ayrımın gerçekliğinin kesin bilinemeyeceği itirazları, ayrımın işinin bağımsız kanıt kadar önemli olduğunu, gerçek bir ayrımın kavramın zaten taşıdığı bir yapıyı gösterdiğini ve açık bir ölçütün ayrımı sınanabilir kıldığını gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden bir yazıda kavramsal ayrım kurmak, bir karşı örnekten kaçmak için yeni bir terim icat etmek değil, kavramın gerçekten taşıdığı bir yapıyı bulmak ve onu okurun sınayabileceği biçimde göstermektir.
Sonraki derse köprü
Ece'nin yazısı artık bir girişe, üç bölüme ve bir sonuca sahip. Her bölümün paragrafları bir konu cümlesi, bir gerekçe ve gerektiğinde bir örnek, bir itiraz ve bir geçiş taşıyor. Argümanın kırılgan öncülü savunulmuş, karşı görüş tanınır güçte sunulmuş, itiraza verilen cevabın hedefi ve bedeli söylenmiş ve dayanağın arkasındaki ayrımın bağımsız kanıtı gösterilmiş. Ama bu yazı birçok turda, her turda bir parçası değiştirilerek yazıldı. Ece, bütün değişikliklerden sonra argümanın hâlâ baştan sona tutarlı olup olmadığını bilmiyor.
Bir felsefe yazısı yazıldıktan sonra, onu yeniden okumak ve düzeltmek, yazmanın kendisi kadar önemli bir iştir. Bu iş, cümlelerin güzelliğinden önce argümanın kendisiyle başlar: öncüller hâlâ sonucu destekliyor mu, bir yerde değiştirilen bir öncül başka bir yerde çelişki doğurdu mu, sonuç paragrafındaki kazanım cümlesi argümanın şimdiki hâliyle uyuşuyor mu?
Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Mantık kontrolü dersi, bir felsefe yazısını bitirdikten sonra argümanının baştan sona tutarlı olup olmadığını nasıl sınayacağımızı, revizyon sırasında ortaya çıkan çelişkileri nasıl bulacağımızı ve yazının iskeletini nasıl yeniden çıkaracağımızı soruyor.