Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Bir felsefe paragrafına giren itiraz, belirli bir sesle ve en güçlü biçimiyle anılır ve ya kısa bir cevapla paragrafın içinde kalır ya da kendi paragrafına ertelenir.
Hume'un on birinci bölümü itirazın ve tartışmalı görüşün belirli bir sese verilebildiğini, Phaidon'daki Simmias ile Kebes güçlü bir itirazın bir sarsıntı olarak sunulup cevabın ertelenebildiğini, Gaunilo'nun adası ise aynı biçimle kurulmuş bir parodi itirazının gücünü gösterdi.
İtiraz dört adımla yerleştirilir: sesini belirlemek, en güçlü biçimiyle söylemek, paragrafta mı cevaplanacağına yoksa ertelenip mi taşınacağına karar vermek ve ertelemeyi okura bildirmek.
İtirazı anmanın iddiayı zayıflattığı, her itirazın hemen cevaplanması gerektiği ve itirazı güçlü sunmanın okuru yanlış tarafa geçirdiği itirazları, güçlü bir itirazın okurun aklına zaten geleceğini, bildirilmiş bir ertelemenin okuru bekletmediğini ve yazının amacının argümanın gerçek durumunu göstermek olduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden bir paragrafa itiraz yerleştirmek, itirazı hem ciddiye almak hem de ona gerçek bir cevap verecek yeri bulmaktır.
Açılış sahnesi
Ece'nin paragrafı artık bir konu cümlesi, bir gerekçe, söylenmiş bir dayanak, kısa bir örnek ve daraltılmış bir sonuç taşıyor. Sonucun son cümlesi bir itirazı sezdiriyor: başka Frankfurt örneklerinde belirlenimci bağ bir işlev görebilir. Ece, bu itirazı ele almak için paragrafın sonuna üç cümle ekliyor: "Bazıları, başka Frankfurt örneklerinde bağın işlev görebileceğini söyleyebilir. Ama bu doğru değildir. Çünkü bağ bu örnekte işlev görmüyorsa, öteki örneklerde de görmez."
Okuma grubu cümleleri okuyunca Tolga gülümsüyor. İtirazın kimden geldiğinin belli olmadığını, "bazıları"nın kim olduğunu bilmediğini söylüyor. Deniz, itirazın bir cümleyle anılıp bir cümleyle reddedildiğini, üstelik reddin, Ece'nin bir önceki cümlede kendisinin kabul ettiği sınırı yok saydığını ekliyor: Ece örneğinin yalnız bir durumu gösterdiğini yazmıştı, şimdi ise bir durumdan bütün durumlara geçiyordu. Mert, Ece'ye itirazı bu hâliyle paragraftan çıkarmanın daha dürüst olacağını, ama itirazın kendisinin güçlü olduğunu ve yazının bir yerinde ciddiyetle ele alınması gerektiğini söylüyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Felsefi Yazma kursunda, bir felsefe paragrafında kendi iddiamıza yöneltilebilecek bir itirazı nasıl anacağımızı, onu ne kadar güçlü sunacağımızı ve itirazın paragrafın içinde mi ayrı bir paragrafta mı yer alacağına nasıl karar vereceğimizi soruyor.
Bu derste ne olacak
Önce bu dersin yerini ve sınırını belirleyelim. D02 ve D03'te başkalarının argümanlarını çözümlerken hayırseverlik ilkesini, korkuluk argümanını ve çürüten ile zayıflatan itiraz ayrımını gördük. Bu kursun sonraki modülünde, argüman yazımında, karşı görüşü güçlü sunmayı ve itirazla cevabı bütün bir bölüm ölçeğinde ayrıca ele alacağız. Bu ders ise daha dar bir soruyu soruyor: bir itiraz tek bir paragrafın içine nasıl girer? Kimin ağzından anılır, paragrafın hangi yerinde durur, ne kadar yer kaplar ve ne zaman ayrı bir paragrafa taşınır?
Sonra üç kaynağa bakacağız. David Hume, İnsan Anlığı Üzerine Bir Soruşturma'nın on birinci bölümünde, tartışmalı bir görüşü şüpheci paradoksları seven bir arkadaşının ağzından kurar ve kendi itirazlarını ona yöneltir. Platon'un Phaidon'unda, Sokrates ruhun ölümsüzlüğü için argümanlarını sunduktan sonra Simmias ile Kebes iki güçlü itiraz getirir ve diyalog bu itirazlara uzun bir yer açar. Gaunilo ise Anselmus'un argümanına, onunla aynı biçimde kurulmuş bir itirazla karşılık verir.
Ardından üç itirazı tartacağız: itirazı anmanın yazarın iddiasını zayıflattığı, her itirazın hemen cevaplanması gerektiği ve itirazı güçlü sunmanın okuru yanlış tarafa geçirebileceği itirazları.
Sonda, bir paragrafa itiraz yerleştirmenin dört adımını göstereceğiz: itirazın sesini belirlemek, itirazı en güçlü biçimiyle bir iki cümlede söylemek, itirazın paragrafta mı cevaplanacağına yoksa ertelenip ayrı bir paragrafa mı taşınacağına karar vermek ve ertelenen itirazı okura açıkça bildirmek.
Merkez soru
Sorumuz şu: bir felsefe paragrafında kendi iddiamıza yöneltilebilecek bir itirazı kimin ağzından, ne kadar güçlü ve paragrafın hangi yerinde anarız ve bir itirazın paragrafın içinde cevaplanması ile ayrı bir paragrafa ertelenmesi arasında nasıl seçim yaparız?
Ölçülü iddiam şu: bir felsefe paragrafına giren itiraz, belirli bir sesle, yani belirli bir yazarın, bir tartışma geleneğinin ya da tanımlanmış bir okurun ağzından ve en güçlü biçimiyle anılmalıdır, ve itiraz paragrafın içinde ancak kısa ve sağlam bir cevabı varsa cevaplanır, cevabı birkaç cümleyi aşıyorsa ya da yazarın yeni bir argüman kurmasını gerektiriyorsa kendi paragrafına ertelenir ve bu erteleme okura açıkça bildirilir, çünkü sesi belirsiz ve zayıf biçimde anılıp bir cümleyle reddedilen bir itiraz, Ece'nin üç cümlesinde olduğu gibi, paragrafı güçlendirmek yerine okurun yazara duyduğu güveni sarsar.
Sıfır noktası
Bir yazar kendi iddiasını savunurken, okurun aklına gelebilecek bir itirazı fark ettiğinde üç yol arasında seçim yapar. Birinci yol, itirazı hiç anmamaktır: yazar okurun bu itirazı düşünmeyeceğini umar. İkinci yol, itirazı anmak ve hemen reddetmektir: yazar itirazı gördüğünü gösterir ve onu kısa bir cümleyle bir kenara koyar. Üçüncü yol, itirazı ciddiyetle kurmak ve ona gerçek bir cevap vermektir.
Birinci yol, itiraz güçlü olduğunda en kötü seçenektir: okur itirazı kendisi düşünür ve yazarın onu görmediğini ya da görmezden geldiğini sanır. İkinci yol, çoğu zaman ilkinden de kötüdür. Ece'nin üç cümlesi bu yolun örneğiydi: itiraz "bazıları"na atfedildi, bir cümleyle söylendi ve bir cümleyle reddedildi. Okur, itirazın gerçekten bu kadar zayıf olup olmadığını merak etti ve Deniz'in fark ettiği gibi, reddin kendisi yazarın az önce kabul ettiği bir sınırı çiğniyordu.
Üçüncü yol ise yer ister. Güçlü bir itiraz, güçlü bir cevap gerektirir ve güçlü bir cevap çoğu zaman bir paragrafın sonuna sığmaz. Bu yüzden paragraf ölçeğinde asıl soru, itirazın anılıp anılmayacağı değil, nerede ve ne kadar anılacağıdır. Bazı itirazlar tek bir cümleyle cevaplanabilir ve paragrafın içinde kalabilir. Bazıları ise paragrafta yalnızca anılır, ciddiyetle kurulur ve cevabı bir sonraki paragrafa bırakılır.
Görüşler ve pozisyonlar
Bir felsefe paragrafında itirazın yeri konusunda üç görüş var.
Birinci görüş, her itirazı yerinde cevaplama görüşüdür. Buna göre bir itiraz, fark edildiği anda, yani ilgili iddianın hemen arkasından anılmalı ve aynı paragrafta cevaplanmalıdır, çünkü okur itirazı aklında taşırken cevabı beklemek zorunda kalmamalıdır.
İkinci görüş, itirazları toplama görüşüdür. Buna göre bir yazar, kendi argümanını kesintisiz kurmalı ve bütün itirazları yazının sonuna, ayrı bir bölüme toplamalıdır. Her paragrafa bir itiraz yerleştirmek argümanın akışını böler ve okurun ana çizgiyi izlemesini zorlaştırır.
Üçüncü görüş, ağırlığa göre yerleştirme görüşüdür. Buna göre bir itirazın yeri onun ağırlığına bağlıdır. Kısa ve kolay cevaplanabilen bir itiraz, ilgili iddianın yanında bir iki cümleyle anılıp cevaplanabilir. Güçlü ve uzun bir cevap gerektiren bir itiraz, paragrafta yalnızca anılır ve kendi paragrafına ertelenir. Yazının tezini doğrudan tehdit eden en güçlü itiraz ise çoğu zaman kendi bölümünü hak eder.
Bu ders üçüncü görüşü temel alır. Birinci görüş okurun itirazı taşıma yükünü doğru görür, ama güçlü bir itirazı bir paragrafın sonuna sıkıştırmanın onu zayıflatacağını göz ardı eder. İkinci görüş argümanın akışını doğru önemser, ama okurun kendi aklına gelen bir itirazın yazının sonuna kadar hiç anılmamasından rahatsız olacağını hesaba katmaz.
Argümanın yapısı
Bir paragrafa itiraz yerleştirmek için dört adım izlenebilir.
Birinci adım, itirazın sesini belirlemektir. İtiraz kime ait? Belirli bir yazar bu itirazı gerçekten savunmuşsa, adı ve yeri verilir. İtiraz bir tartışma geleneğinde yaygınsa, o gelenek anılır. İtiraz yazarın kendi öngördüğü bir itirazsa, yazar onu tanımlanmış bir okurun ağzından kurar: "ikilemi kabul eden bir okur", "belirlenimciliği reddeden biri". "Bazıları" ya da "kimileri" gibi belirsiz sesler kullanılmaz.
İkinci adım, itirazı en güçlü biçimiyle bir iki cümlede söylemektir. İtiraz, onu gerçekten savunacak birinin kabul edeceği biçimde kurulur. Bu adım, D03'teki hayırseverlik ilkesinin paragraf ölçeğindeki uygulamasıdır: yazar itirazı, cevap vermesi en kolay değil, savunucusunun en çok güveneceği biçimiyle söyler.
Üçüncü adım, itirazın paragrafta mı cevaplanacağına yoksa ertelenip ayrı bir paragrafa mı taşınacağına karar vermektir. Cevap iki üç cümlede verilebiliyor ve yeni bir argüman gerektirmiyorsa, paragrafın içinde verilir. Cevap uzunsa, yeni bir örnek ya da yeni bir kaynak gerektiriyorsa, itiraz paragrafta yalnız anılır ve cevabı kendi paragrafına ertelenir.
Dördüncü adım, ertelenen itirazı okura açıkça bildirmektir. İtiraz anılıp cevabı ertelendiğinde, okura cevabın nerede geleceği söylenir: "bu itiraza bir sonraki paragrafta döneceğim" ya da "bu itiraz dördüncü bölümün konusudur". Okur, itirazın unutulmadığını ve yazarın ona döneceğini bilir.
En güçlü itiraz
Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.
İtirazı ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bir felsefe paragrafına giren itiraz, belirli bir sesle ve en güçlü biçimiyle anıldığında, okura yazarın argümanın gerçek durumunu gördüğünü söyler. İtirazın paragrafta cevaplanması ya da kendi yerine ertelenmesi, onun ağırlığına göre verilen bir karardır. Ertelenen itiraz açıkça bildirildiğinde, okur cevabı bekler ve yazar ona gerçek bir cevap verecek yeri bulur.
Açık kalan sorular
Bir yazar, kendi iddiasına yöneltilebilecek hangi itirazları anmak zorundadır? Bütün güçlü itirazları mı, yoksa yalnızca okurun aklına geleceklerini mi? İkisi arasındaki sınır nasıl belirlenir?
Bir itirazı tanımlanmış bir okurun ağzından kurmak, onu gerçekten savunan bir yazarın ağzından kurmaktan daha az mı bağlayıcıdır? Kurgusal bir okurun itirazı, yazarın kolayca cevaplayabileceği biçimde kurulma tehlikesi taşır mı?
Hume, itirazı bir arkadaşının ağzından kurdu ve kendi görüşünü onun arkasına gizlemiş olabilir. Bir yazarın tartışmalı bir görüşü başkasının ağzından sunması, okuru yazarın gerçekte neyi savunduğu konusunda belirsizlikte bırakır mı?
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışİtirazı belirsiz bir sese vermek.
"Bazıları şöyle diyebilir" gibi bir cümle, okura itirazın gerçekten savunulup savunulmadığını söylemez. İtiraz belirli bir yazara, bir geleneğe ya da tanımlanmış bir okura atfedilir.
Yaygın yanlışGüçlü bir itirazı bir cümleyle reddetmek.
Güçlü bir itiraza tek cümlelik bir red, okurun yazarın itirazı ciddiye almadığını düşünmesine yol açar. Cevabı uzun olan itiraz kendi paragrafına ertelenir.
Yaygın yanlışErtelemeyi bildirmemek.
Bir itirazı anıp cevabını sonraya bırakan yazar, okura cevabın nerede geleceğini söylemezse, okur itirazın cevapsız kaldığını sanar. Erteleme bir cümleyle bildirilir.
Yaygın yanlışCevaplarken kendi sınırını çiğnemek.
Bir itiraza cevap verirken, yazarın az önce kendisinin kabul ettiği bir sınırı ya da daraltılmış bir sonucu yok sayması, cevabı geçersiz kılar. Cevap, yazarın paragrafta kabul ettiği her şeyle tutarlı olmalıdır.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Bir felsefe paragrafına giren itiraz, belirli bir sesle ve en güçlü biçimiyle anılır ve ya kısa bir cevapla paragrafın içinde kalır ya da kendi paragrafına ertelenir.
Hume'un on birinci bölümü itirazın ve tartışmalı görüşün belirli bir sese verilebildiğini, Phaidon'daki Simmias ile Kebes güçlü bir itirazın bir sarsıntı olarak sunulup cevabın ertelenebildiğini, Gaunilo'nun adası ise aynı biçimle kurulmuş bir parodi itirazının gücünü gösterdi.
İtiraz dört adımla yerleştirilir: sesini belirlemek, en güçlü biçimiyle söylemek, paragrafta mı cevaplanacağına yoksa ertelenip mi taşınacağına karar vermek ve ertelemeyi okura bildirmek.
İtirazı anmanın iddiayı zayıflattığı, her itirazın hemen cevaplanması gerektiği ve itirazı güçlü sunmanın okuru yanlış tarafa geçirdiği itirazları, güçlü bir itirazın okurun aklına zaten geleceğini, bildirilmiş bir ertelemenin okuru bekletmediğini ve yazının amacının argümanın gerçek durumunu göstermek olduğunu gördüğümüzde cevaplanabilir.
Bu yüzden bir paragrafa itiraz yerleştirmek, itirazı hem ciddiye almak hem de ona gerçek bir cevap verecek yeri bulmaktır.
Sonraki derse köprü
Ece'nin paragrafı artık bir itirazı anarak ve cevabı bir sonraki paragrafa erteleyerek bitiyor. Ama okur bir sonraki paragrafa geçtiğinde, o paragraf bir itiraza cevap vererek mi, yeni bir örnek kurarak mı, yoksa başka bir noktaya geçerek mi başlayacak? Paragraflar arasındaki bu geçiş, okurun argümanın akışını izleyip izleyemeyeceğini belirler.
Bir felsefe yazısı paragraflardan oluşur ve her paragraf bir öncekinden bir yere, bir sonrakine doğru ilerler. Bir paragrafın son cümlesi ile bir sonrakinin ilk cümlesi arasındaki bağ, okura iki paragrafın nasıl ilişkili olduğunu söyler: biri ötekinin itirazına mı cevap veriyor, onu mu sürdürüyor, yoksa ondan bir sonuç mu çıkarıyor?
Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Geçiş dersi, bir felsefe yazısında iki paragraf arasındaki bağı nasıl kuracağımızı, okura bir paragraftan ötekine geçerken argümanın hangi yöne ilerlediğini nasıl söyleyeceğimizi ve geçişlerin yazının bütün akışını nasıl belirlediğini soruyor.