İçeriğe geç

P01-D05-M02-01·Paragraf ve yapı

Konu cümlesi

temel2.968 kelime≈ 20 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Konu cümlesi, bir paragrafın tek işini söyleyen ve çoğu zaman paragrafın başında duran cümledir ve yazarın okura, paragrafın geri kalanının bu cümleyi açacağına dair verdiği bir sözdür.

Kant'ın iyi istenç cümlesi bir iddia olarak, Russell'ın kesin bilgi sorusu bir soru olarak, Mill'in Üçüncü Bölümü açan cümlesi ise bir geçiş olarak paragrafın işini baştan söyledi.

Konu cümlesi dört adımla bulunur ve yerleştirilir: paragrafın tek işini bir cümleyle söylemek, bu cümleyi başa koymak, geri kalan her cümleyi bağlanma sınamasından geçirmek ve bağlanmayan sapan cümleyi çıkarmak ya da taşımak.

Konu cümlesinin yazıyı tekdüze yaptığı, bazı paragrafların sonuca doğru kurulması gerektiği ve paragrafın geri kalanını gereksiz kıldığı itirazları, konu cümlesinin farklı biçimlerini, başa koymanın bir varsayılan olduğunu ve iskeletin argümanın yerini tutmadığını gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden bir felsefe paragrafını kurmak, onun işini ilk cümlede söylemek ve geri kalan her cümlenin bu işe nasıl hizmet ettiğini sınamaktır.

Açılış sahnesi

Ece'nin yazısının girişi artık okura yazının tezini, kapsamını, katkısını ve yolunu söylüyor. Okuma grubu bu hafta yazının ikinci bölümünü okuyor: Widerker'in ikilemini sunan bölümü. Tolga, bölümün üçüncü paragrafına gelince duruyor ve paragrafı iki kez okuyor. Paragraf şöyle başlıyor: "Widerker 1995'te Philosophical Review'da bir makale yayımladı." Ardından makalenin başlığı geliyor, sonra Widerker'in hangi okullardan etkilendiği, sonra Frankfurt örneğindeki işaretin ne olduğu, sonra belirlenimciliğin bir tanımı ve en sonda, paragrafın son cümlesinde, ikilemin kendisi: işaret kararla belirlenimci biçimde bağlıysa örnek belirlenimciliği varsayar, bağlı değilse fail başka türlü karar verebilir.

Tolga, paragrafın ne hakkında olduğunu ancak son cümlede anladığını söylüyor. Deniz, ilk dört cümleyi okurken bunların neden orada olduğunu bilmediğini, Widerker'in biyografisinin mi anlatıldığını merak ettiğini ekliyor. Mert, Ece'ye paragrafın son cümlesini alıp başa koymasını öneriyor: "Widerker, Frankfurt örneklerinin bir ikilemle karşı karşıya olduğunu savunur." Ece cümleyi başa taşıyınca, geri kalan cümlelerin bir kısmı birden işlevsiz kalıyor: Widerker'in hangi okullardan etkilendiği ikilemi anlatmaya hiçbir şey katmıyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Felsefi Yazma kursunda, bir felsefe paragrafının ilk cümlesinin paragrafın ne yapacağını nasıl söyleyebileceğini ve paragrafın geri kalanının bu cümleye nasıl bağlanacağını soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce D04'teki okuma dersiyle bağı kuralım. Felsefi Metin Okuma kursunda, bir paragrafın ağırlığını taşıyan anahtar cümleyi okur olarak aradık ve onun paragrafın başında, ortasında ya da sonunda olabileceğini, bazen hiç yazılmamış olabileceğini gördük. Okur için bu bir arama işiydi. Yazar için ise bir karar işidir: yazar bu cümleyi nereye koyacağını seçebilir. Bu ders, felsefe yazısında bu cümleyi çoğu zaman paragrafın başına koymanın, yani onu bir konu cümlesi yapmanın gerekçesini soruyor.

Sonra üç kaynağa bakacağız. Immanuel Kant, Ahlak Metafiziğinin Temellendirilmesi'nin Birinci Bölümünü, paragrafın ve bölümün geri kalanının açacağı bir iddiayla başlatır. Bertrand Russell, Felsefenin Problemleri'nin ilk bölümünü bir soruyla açar ve paragrafın geri kalanı o sorunun neden zor olduğunu gösterir. John Stuart Mill ise Özgürlük Üzerine'nin Üçüncü Bölümünü, bir önceki bölümün sonucunu yeni bölümün sorusuna bağlayan bir cümleyle başlatır.

Ardından üç itirazı tartacağız: her paragrafı bir konu cümlesiyle başlatmanın yazıyı tekdüze yaptığı, bazı paragrafların sonuca doğru kurulması gerektiği ve konu cümlesinin paragrafın geri kalanını gereksiz kıldığı itirazları.

Sonda, bir paragrafın konu cümlesini bulup yerleştirmenin dört adımını göstereceğiz: paragrafın tek işini bir cümleyle söylemek, bu cümleyi başa koymak, geri kalan her cümleyi ona bağlanıp bağlanmadığına göre sınamak ve bağlanmayan cümleyi çıkarmak ya da başka bir paragrafa taşımak.

Merkez soru

Sorumuz şu: bir felsefe paragrafının ilk cümlesi, paragrafın ne yapacağını okura nasıl söyleyebilir ve paragrafın geri kalan cümleleri bu ilk cümleye nasıl bağlanır?

Ölçülü iddiam şu: bir felsefe paragrafının konu cümlesi, paragrafın tek işini söyleyen ve çoğu zaman paragrafın başında duran cümledir, ve bu cümle bir iddia, bir soru ya da bir önceki paragrafı yenisine bağlayan bir geçiş biçiminde olabilir, ve iyi kurulmuş bir paragrafta geri kalan her cümle konu cümlesine belirli bir ilişkiyle bağlanır, yani onu açar, gerekçelendirir, örnekler, sınırlar ya da ona bir itirazı anar, çünkü konu cümlesi başta durduğunda okur paragrafın her cümlesini neyin hizmetinde olduğunu bilerek okur ve bağlanmayan bir cümle, Ece'nin paragrafındaki biyografi cümlesi gibi, görünür hâle gelir.

Sıfır noktası

Bir okur bir paragrafa başladığında, ilk cümleyi okur okumaz sessizce bir tahminde bulunur: bu paragraf ne hakkında ve ne yapacak? İlk cümle bir tarih ve bir dergi adı söylüyorsa, okur paragrafın bir makalenin yayın bilgisini ya da bir düşünürün yaşamını anlatacağını tahmin eder. İlk cümle bir iddia söylüyorsa, okur paragrafın bu iddiayı açacağını ya da savunacağını tahmin eder. Tahmin doğru çıktığında okur rahat eder; yanlış çıktığında her cümlede tahminini düzeltmek zorunda kalır.

Ece'nin paragrafı okuru dört kez yanlış tahmine itmişti. İlk cümle bir yayın bilgisiydi, ikinci cümle bir başlıktı, üçüncü cümle bir etki ilişkisiydi. Okur, paragrafın Widerker'in makalesini değil, Widerker'i tanıtacağını tahmin etmişti. Paragrafın asıl işi, yani ikilemi sunmak, ancak son cümlede ortaya çıktı ve okur o noktada önceki dört cümleyi yeniden, bu kez ikilemin gözüyle okumak zorunda kaldı.

Konu cümlesi, bu tahmin yükünü okurun omzundan alır. Yol haritası yazı ölçeğinde okura bölümlerin işini söylüyordu; konu cümlesi paragraf ölçeğinde aynı şeyi yapar. Paragrafın ilk cümlesi paragrafın işini söylediğinde, okur ikinci cümleyi okurken onun bu işe nasıl hizmet ettiğini sorabilir ve yazar da her cümlenin bu soruya bir cevabı olup olmadığını denetleyebilir.

Görüşler ve pozisyonlar

Bir felsefe paragrafında konu cümlesinin yeri konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, baştaki konu cümlesi görüşüdür. Buna göre bir felsefe paragrafı her zaman paragrafın işini söyleyen bir cümleyle başlamalıdır, çünkü felsefe yazısı okuru bir argümanın içinden geçirir ve okurun her adımda nerede olduğunu bilmesi gerekir. Bu görüş, akademik yazım kılavuzlarının çoğunun önerdiği görüştür.

İkinci görüş, serbest konu cümlesi görüşüdür. Buna göre konu cümlesi paragrafın başında, ortasında ya da sonunda olabilir; önemli olan paragrafın bir konu cümlesi olması ve okurun onu bulabilmesidir. Bir paragraf bir örnekle başlayıp sonucunu sonda söyleyebilir; bir başka paragraf bir itirazı anarak başlayıp konu cümlesini ortada kurabilir.

Üçüncü görüş, varsayılan konu cümlesi görüşüdür. Buna göre konu cümlesini başa koymak bir varsayılandır: yazar aksi için bir neden bulmadıkça konu cümlesi başta durur. Bu neden, paragrafın bir sonuca doğru kurulmuş bir çıkarım olması ya da okurun şaşırtılması gereken bir örnekle açılması olabilir. Ama bu durumlarda da yazar, konu cümlesini neden başka yere koyduğunu bilir.

Bu ders üçüncü görüşü temel alır. Birinci görüş, bir sonucun adım adım kurulduğu paragrafları göz ardı eder. İkinci görüş, okurun bulma emeğini hafife alır: D04'te gördüğümüz gibi, okurun anahtar cümleyi bulması her zaman kolay değildir ve yazar bu emeği okura yüklemek için bir nedene ihtiyaç duyar.

Argümanın yapısı

Bir paragrafın konu cümlesini bulup yerleştirmek için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, paragrafın tek işini bir cümleyle söylemektir. Yazar paragrafı okur ve kendine sorar: bu paragraf ne yapıyor? Cevap tek bir cümleyle verilebiliyorsa, o cümle konu cümlesinin adayıdır. Cevap iki ayrı cümle gerektiriyorsa, örneğin paragraf hem bir görüşü sunuyor hem de ona itiraz ediyorsa, paragraf aslında iki paragraftır ve bölünmelidir.

İkinci adım, bu cümleyi paragrafın başına koymaktır. Aday cümle paragrafta zaten varsa başa taşınır; yoksa yazılır ve başa eklenir. Paragrafın bir sonuca doğru kurulması için bir neden varsa, konu cümlesi sonda kalabilir, ama bu durumda ilk cümle okura paragrafın bir sonuca doğru ilerleyeceğini söylemelidir.

Üçüncü adım, geri kalan her cümleyi konu cümlesine bağlanıp bağlanmadığına göre sınamaktır. Her cümle için sorulur: bu cümle konu cümlesini açıyor mu, gerekçelendiriyor mu, örnekliyor mu, sınırlıyor mu, yoksa ona bir itirazı mı anıyor? Bu ilişkilerden biri bulunamayan cümle, paragrafa bağlanmayan bir cümledir.

Dördüncü adım, bağlanmayan cümleyi çıkarmak ya da taşımaktır. Bağlanmayan bir cümle ya paragrafta gereksizdir ve silinir, ya başka bir paragrafın işine hizmet eder ve oraya taşınır, ya da bir kaynak bilgisi gibi paragrafın akışını bozmadan başka bir biçimde, örneğin bir dipnotta verilir.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Konu cümlesini ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bir felsefe paragrafı bir argümanın bir adımıdır ve okur her adımda, o adımın ne yaptığını bilmek ister. Konu cümlesi bu bilgiyi baştan verir ve paragrafın geri kalanını onun hizmetine sokar. Bu, paragrafın her cümlesinin bir işi olmasını ve işi olmayan cümlenin görünür hâle gelmesini sağlar.

Açık kalan sorular

Bir paragrafın tek bir işi olmalı mıdır? İki işi sıkı sıkıya bağlı bir paragraf, örneğin bir görüşü sunup hemen ona bir sınır koyan bir paragraf, bölünmeli midir, yoksa iki işi birlikte söyleyen bir konu cümlesi mi kurulmalıdır?

Bir felsefe yazısının bütün konu cümleleri alt alta yazıldığında, ortaya yazının bir özeti çıkmalı mıdır? Çıkmıyorsa, bu yazının bir kusuru mudur, yoksa bazı paragrafların işi özete girmeyecek türden müdür?

Konu cümlesini başa koymak, felsefe yazısının tarihsel bir alışkanlığı mıdır, yoksa her dilde ve her dönemde okura yardım eden bir ilke mi? Uzun ve dolambaçlı paragraflarla yazan büyük filozoflar bu ilkeyi çiğniyor mu, yoksa başka bir ilkeyi mi izliyor?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışParagrafı bir yayın bilgisiyle ya da biyografiyle açmak.
Doğrusu

"Widerker 1995'te bir makale yayımladı" gibi bir cümle, okura paragrafın bir kişiyi ya da bir yayını tanıtacağını söyler. Paragrafın işi bir argümanı sunmaksa, ilk cümle o argümanı söyler; yayın bilgisi dipnota iner.

Yaygın yanlışBir paragrafa iki iş yüklemek.
Doğrusu

Bir paragraf hem bir görüşü sunuyor hem de ona itiraz ediyorsa, tek bir konu cümlesi iki işi birden söyleyemez. Böyle bir paragraf ikiye bölünür.

Yaygın yanlışKonu cümlesini paragrafın sonuna gömmek.
Doğrusu

Paragrafın işini ancak son cümlede söylemek, okuru bütün paragraf boyunca yanlış tahminlere iter. Bir sonuca doğru kurulmuş paragrafta bile ilk cümle okura paragrafın nereye ilerleyeceğini söyler.

Yaygın yanlışBağlanma sınamasını atlamak.
Doğrusu

Konu cümlesini başa koymak yetmez; geri kalan her cümlenin ona hangi ilişkiyle bağlandığı da sorulmalıdır. Sınanmayan bir paragrafta sapan cümleler kalır.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Konu cümlesi, bir paragrafın tek işini söyleyen ve çoğu zaman paragrafın başında duran cümledir ve yazarın okura, paragrafın geri kalanının bu cümleyi açacağına dair verdiği bir sözdür.

Kant'ın iyi istenç cümlesi bir iddia olarak, Russell'ın kesin bilgi sorusu bir soru olarak, Mill'in Üçüncü Bölümü açan cümlesi ise bir geçiş olarak paragrafın işini baştan söyledi.

Konu cümlesi dört adımla bulunur ve yerleştirilir: paragrafın tek işini bir cümleyle söylemek, bu cümleyi başa koymak, geri kalan her cümleyi bağlanma sınamasından geçirmek ve bağlanmayan sapan cümleyi çıkarmak ya da taşımak.

Konu cümlesinin yazıyı tekdüze yaptığı, bazı paragrafların sonuca doğru kurulması gerektiği ve paragrafın geri kalanını gereksiz kıldığı itirazları, konu cümlesinin farklı biçimlerini, başa koymanın bir varsayılan olduğunu ve iskeletin argümanın yerini tutmadığını gördüğümüzde cevaplanabilir.

Bu yüzden bir felsefe paragrafını kurmak, onun işini ilk cümlede söylemek ve geri kalan her cümlenin bu işe nasıl hizmet ettiğini sınamaktır.

Sonraki derse köprü

Ece'nin yeni paragrafı artık bir konu cümlesiyle başlıyor: Widerker, Frankfurt örneklerinin bir ikilemle karşı karşıya olduğunu savunur. Ama yazının üçüncü bölümünde, Ece'nin kendi cevabını verdiği paragrafta, konu cümlesi başka türden: "İkilemin ilk boynuzu Frankfurt örneğini bağlamaz." Bu, Ece'nin kendi iddiası ve okur hemen bir şey soruyor: neden?

Bir konu cümlesi bir iddia söylediğinde, paragrafın geri kalanının en önemli işi o iddianın gerekçesini vermektir. Bağlanma sınamasında gerekçelendirme ilişkilerden yalnızca biriydi; ama yazarın kendi iddiasını söyleyen bir paragrafta gerekçe, paragrafın omurgasıdır. Gerekçesi olmayan bir iddia, konu cümlesi ne kadar açık olursa olsun, okuru ikna etmez.

Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Gerekçe dersi, bir felsefe paragrafında konu cümlesinin söylediği iddianın gerekçesini nasıl kuracağımızı, bir gerekçenin iddiayı gerçekten destekleyip desteklemediğini nasıl sınayacağımızı ve gerekçenin paragraf içinde nereye yerleşeceğini soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.