İçeriğe geç

P01-D04-M01-02·İlk okuma

Tez

temel2.739 kelime≈ 18 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bir metnin tezi, metnin sorusuna bütün olarak verdiği cevaptır ve bir konu, bir gözlem ya da metnin içindeki yardımcı bir iddia değildir. Rousseau'nun Toplum Sözleşmesi, sorusunu açılışta sorup tezini birkaç bölüm sonra kurarak, en çok alıntılanan cümlenin tez olmayabileceğini gösterdi.

Berkeley'nin İnceleme'si, tez cümlesini erken ve yoğun biçimde verip içeriğini itirazlar ve cevaplarla açarak, tez cümlesi ile tezin içeriğinin ayrı olduğunu gösterdi. Platon'un Devlet'i, tezini hiçbir yerde tek cümleyle söylemeyip bölümlere dağıtarak, okurun tezi toplaması gerektiğini gösterdi.

Tez dört adımla bulunur: soruya cevap olarak yazmak, konu ve yardımcı iddialardan ayırmak, bölümlerin onu nasıl taşıdığını sınamak ve yazarın kendi en yakın cümlesiyle karşılaştırmak.

Buna üç itiraz yöneltildi: büyük metinlerin tek bir tezi olmadığı, tezi tek cümleye indirmenin metni yoksullaştırdığı ve yazarın cümlesinin okurun yeniden yapımından daha yetkili olduğu söylendi.

Bu yüzden bir metnin tezini bulmak, onu tek cümleye indirmek değil, metnin her bölümünün hangi cevaba hizmet ettiğini görmek için bir ölçüt kurmaktır.

Açılış sahnesi

Okuma grubunun bu haftaki metni Rousseau'nun Toplum Sözleşmesi'nin ilk kitabı. Ece, soru kartını hazırlamış ve üzerine kitabın ilk bölümünden çıkardığı soruyu yazmış: insanlar arasındaki zorunlu bağları meşru kılan nedir? Rousseau bu soruyu kendisi açıkça soruyor: insan özgür doğar ama her yerde zincirlerle bağlıdır, bu değişim nasıl oldu bilmiyorum, onu neyin meşru kılabileceğini ise çözebileceğimi sanıyorum. Ece soruyu bulmanın bu kez kolay olduğunu düşünüyor.

Ama Mert kitabın tezini sorduğunda, Ece'nin cevabı birkaç denemede değişiyor. İlk olarak, "insan özgür doğar ama her yerde zincirlerle bağlıdır" cümlesini söylüyor, sonra bunun bir tez değil bir gözlem olduğunu fark ediyor. İkinci denemede, "kitap toplum sözleşmesi hakkındadır" diyor ve Mert bunun bir konu olduğunu, bir cevap olmadığını hatırlatıyor. Üçüncü denemede Ece, kitabın ilerleyen bölümlerinden bir cümle kuruyor: "Meşru bir siyasal bağ, ancak herkesin kendini bütüne verdiği ve karşılığında o bütünün eşit bir parçası olduğu bir sözleşmeden doğabilir." Mert, bu cümlenin sorunun cevabına en yakın deneme olduğunu söylüyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Felsefi Metin Okuma kursunda, bir felsefe metninin sorusuna verdiği cevabı nasıl bulacağımızı ve metnin tezini onun içindeki tek tek iddialardan nasıl ayıracağımızı soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce tezin ne olduğunu, ne olmadığını ayıracağız. P00'da tanımlanan sonuç, bir argümanda öncüllerin desteklemek üzere ileri sürüldüğü cümleydi. Bir metnin tezi ise metnin sorusuna verdiği cevaptır ve çoğu zaman metnin içindeki birçok argümanın birlikte desteklediği bir cümledir. Tez bir konu değildir, bir gözlem değildir, metnin içindeki her önemli iddia da değildir. Tez, metnin bütününün taşıdığı cevaptır.

Sonra üç metne bakacağız. Rousseau'nun Toplum Sözleşmesi, sorusunu açılışta sorar ve tezini birkaç bölüm sonra kurar, böylece bir metnin tezinin ilk cümlesinde bulunmadığını gösterir. George Berkeley'nin İnsan Bilgisinin İlkeleri Üzerine Bir İnceleme'si, tezini erken ve çok kısa bir formülle söyler, ama bu formülün anlamı kitabın geri kalanında açılır. Platon'un Devlet'i ise ikinci kitapta Glaukon'un sorduğu soruya, cevabı birçok kitaba yayılan ve tek bir cümlede hiçbir yerde söylenmeyen bir tezle karşılık verir.

Ardından üç itirazı tartacağız: büyük metinlerin tek bir tezi olmadığı, tezi tek cümleye indirmenin metni yoksullaştıracağı ve yazarın kendi tezini nasıl söylediğinin okurun yeniden kurduğu tezden daha yetkili olduğu itirazları.

Sonda, bir felsefe metninin tezini dört adımla bulmanın yolunu göstereceğiz: tezi soru kartındaki soruya cevap olarak yazmak, onu konu, gözlem ve yardımcı iddialardan ayırmak, metnin büyük bölümlerinin bu cevabı nasıl taşıdığını sınamak ve tezi yazarın kendi en yakın cümlesiyle karşılaştırmak.

Merkez soru

Sorumuz şu: bir felsefe metninin sorusunu bulduktan sonra, metnin bu soruya verdiği cevabı, yani tezini nasıl buluruz ve onu metnin içindeki başka iddialardan nasıl ayırırız?

Ölçülü iddiam şu: bir metnin tezi, metnin sorusuna bütün olarak verdiği cevaptır ve bu cevap bir konu, bir gözlem ya da metnin içindeki önemli iddialardan biri değildir, ve tezi bulmak, onu soruya cevap olarak tek bir cümlede yazmayı, bu cümleyi konu, gözlem ve yardımcı iddialardan ayırmayı, metnin büyük bölümlerinin onu nasıl taşıdığını sınamayı ve yazarın kendi en yakın cümlesiyle karşılaştırmayı gerektirir, çünkü tez çoğu zaman metnin tek bir yerinde değil, bölümlerin birlikte kurduğu cevapta bulunur.

Sıfır noktası

Bir metnin tezini bulmak, ilk bakışta en kolay iş gibi görünür. Okur metni okur ve "yazar şunu söylüyor" der. Ama bu cümle çoğu zaman üç yanlıştan birine düşer. Ya metnin konusunu söyler: "yazar toplum sözleşmesinden söz ediyor." Ya metnin ilk ya da en çarpıcı cümlesini söyler: "insan özgür doğar ama her yerde zincirlerle bağlıdır." Ya da metnin içindeki önemli ama yardımcı bir iddiayı söyler: "güç hak doğurmaz."

Üçü de metin hakkında doğru şeyler söyler, ama hiçbiri metnin sorusuna verilen cevap değildir. Konu, metnin neyle ilgili olduğunu söyler, ama ne dediğini söylemez. Açılış cümlesi, çoğu zaman sorunun kurulduğu yerdir, cevabın değil. Yardımcı bir iddia ise tezi taşıyan bir parçadır, tezin kendisi değildir. Rousseau'nun "güç hak doğurmaz" iddiası, meşru bağın gücle kurulamayacağını gösterir ve böylece sözleşme cevabına yer açar, ama cevabın kendisi değildir.

Tezi bu yanlışlardan ayırmanın en güvenilir yolu, bir önceki adımda bulunan soruyu kullanmaktır. Metnin sorusu bilindiğinde, tez o soruya verilen cevaptır ve bir cümlenin tez olup olmadığı, onun soruya cevap verip vermediğine bakılarak sınanabilir.

Argümanın yapısı

Bir felsefe metninin tezini bulmak için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, tezi soru kartındaki soruya cevap olarak yazmaktır. Metnin sorusu bir cümleyle yazılmışsa, tez o cümleye verilen cevaptır ve aynı soru kalıbıyla kurulur. Rousseau'nun sorusu "zorunlu bağları ne meşru kılar?" ise tez "zorunlu bağları şu meşru kılar" biçiminde başlar. Bu adım, konuyu ve gözlemi baştan dışarıda bırakır, çünkü ikisi de bir soruya cevap vermez.

İkinci adım, tezi konu, gözlem ve yardımcı iddialardan ayırmaktır. Tez adayı olarak yazılan cümle için üç soru sorulur. Bu cümle yalnız metnin neyle ilgili olduğunu mu söylüyor? Bir durumu mu tarif ediyor? Yoksa tezi taşıyan bir parçayı mı veriyor? Rousseau'nun "güç hak doğurmaz" iddiası üçüncü türdendir: sözleşme cevabına yer açar, ama cevabın kendisi değildir.

Üçüncü adım, metnin büyük bölümlerinin tezi nasıl taşıdığını sınamaktır. Tez yazıldıktan sonra, metnin her büyük bölümü için şu sorulur: bu bölüm tezin hangi parçasını kuruyor, sınırlıyor ya da savunuyor? Bir bölüm teze bağlanamıyorsa, ya tez eksik yazılmıştır ya da bölüm başka bir soruya cevap veriyordur. Deniz'in Berkeley tezi, itirazlar bölümüne bağlanamadıkça yalnız bir formüldü.

Dördüncü adım, tezi yazarın kendi en yakın cümlesiyle karşılaştırmaktır. Yazarın tezi kendisi söylediği bir cümle varsa, okurun yazdığı tez onunla karşılaştırılır ve fark varsa bu fark açıklanır. Yazar tezi hiçbir yerde tek cümleyle söylemiyorsa, Devlet'teki gibi, okurun tezi her parçasının metinde nerede kurulduğunu gösteren bir notla birlikte yazılır.

Görüşler ve pozisyonlar

Bir metnin tezinin nerede bulunduğu konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, yazar cümlesi görüşüdür. Buna göre bir metnin tezi, yazarın onu en açık biçimde söylediği cümledir ve okurun işi bu cümleyi bulmaktır. Berkeley'nin üçüncü kesimi bu görüşe uygun bir örnektir.

İkinci görüş, cevap görüşüdür. Buna göre tez, yazarın hangi cümleyi kullandığından bağımsız olarak, metnin sorusuna bütün olarak verilen cevaptır ve okur onu soruya bakarak kurar. Rousseau'nun kitabında tezin açılıştan birkaç bölüm sonra gelmesi, bu görüşün neden gerekli olduğunu gösterir.

Üçüncü görüş, toplama görüşüdür. Buna göre bazı metinlerin tezi hiçbir cümlede bulunmaz ve okurun bölümlere dağılmış parçalardan kurduğu bir yeniden yapımdır. Bu yeniden yapım, her parçasının metindeki yerini göstermelidir. Platon'un Devlet'i bu görüşün başlıca örneğidir.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Tezi ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bir metnin tezi, onun sorusuna verdiği cevaptır ve bu cevap bulunmadıkça, metnin bölümleri bir amaca bağlanmaz. Tezi bulmak, metni tek cümleye indirmek değil, metnin her bölümünün hangi cevaba hizmet ettiğini görmek için bir ölçüt kurmaktır.

Açık kalan sorular

Bir metnin tezi, yazarın başka metinlerinde söyledikleriyle çeliştiğinde, bu metnin tezini kurarken yazarın öteki metinleri hesaba katılmalı mıdır, yoksa her metin kendi içinden mi okunmalıdır?

Bir diyalogda, örneğin Devlet'te, tez kimin tezidir: konuşan karakterin mi, yazarın mı? Karakterin söylediği bir cümleyi yazarın tezi saymak ne zaman haklıdır?

Bir metnin tezi, okurun sorusundan bağımsız olarak var mıdır, yoksa her okur metne yönelttiği soruyla birlikte ona başka bir tez mi bulur? Collingwood'un soru ve cevap mantığı bu soruya nasıl cevap verir?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışKonuyu tez sanmak.
Doğrusu

"Bu kitap adalet hakkındadır" bir konudur, bir tez değil. Tez, konuya ilişkin sorunun cevabıdır ve bir iddia taşır.

Yaygın yanlışAçılış cümlesini tez sanmak.
Doğrusu

Bir metnin ilk ya da en çok alıntılanan cümlesi, çoğu zaman sorunun kurulduğu yerdir. Rousseau'nun açılışı bir gözlemdir ve kitabın tezi birkaç bölüm sonra kurulur.

Yaygın yanlışYardımcı iddiayı tez sanmak.
Doğrusu

Tezi taşıyan önemli bir iddia, tezin kendisi değildir. Bir cümlenin tez olup olmadığı, onun metnin sorusuna doğrudan cevap verip vermediğine bakılarak sınanır.

Yaygın yanlışTez cümlesini bulunca aramayı bırakmak.
Doğrusu

Tez cümlesi erken söylenmiş olabilir, ama içeriği sonraki bölümlerde açılır, sınırlanır ya da daraltılır. Tez, onu taşıyan bölümler okunmadan anlaşılmış sayılmaz.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bir metnin tezi, metnin sorusuna bütün olarak verdiği cevaptır ve bir konu, bir gözlem ya da metnin içindeki yardımcı bir iddia değildir. Rousseau'nun Toplum Sözleşmesi, sorusunu açılışta sorup tezini birkaç bölüm sonra kurarak, en çok alıntılanan cümlenin tez olmayabileceğini gösterdi.

Berkeley'nin İnceleme'si, tez cümlesini erken ve yoğun biçimde verip içeriğini itirazlar ve cevaplarla açarak, tez cümlesi ile tezin içeriğinin ayrı olduğunu gösterdi. Platon'un Devlet'i, tezini hiçbir yerde tek cümleyle söylemeyip bölümlere dağıtarak, okurun tezi toplaması gerektiğini gösterdi.

Tez dört adımla bulunur: soruya cevap olarak yazmak, konu ve yardımcı iddialardan ayırmak, bölümlerin onu nasıl taşıdığını sınamak ve yazarın kendi en yakın cümlesiyle karşılaştırmak.

Buna üç itiraz yöneltildi: büyük metinlerin tek bir tezi olmadığı, tezi tek cümleye indirmenin metni yoksullaştırdığı ve yazarın cümlesinin okurun yeniden yapımından daha yetkili olduğu söylendi.

Bu yüzden bir metnin tezini bulmak, onu tek cümleye indirmek değil, metnin her bölümünün hangi cevaba hizmet ettiğini görmek için bir ölçüt kurmaktır.

Sonraki derse köprü

Rousseau'nun tezi, gücün hak doğurmadığını ve köleliğin meşru olamayacağını gösteren bölümlerden sonra geliyordu. Bu bölümler, Rousseau'nun kime karşı yazdığını da gösteriyordu: gücün ya da boyun eğmenin meşru bir bağ kurabileceğini savunan yazarlara. Tezin anlamı, bu karşı çıkışı bilmeden tam anlaşılmaz.

Bir felsefe metni boşlukta yazılmaz. Başka metinlere cevap verir, bir tartışmanın içinde durur, yazıldığı dönemin sorunlarıyla uğraşır ve bu bağlam, tezin ne kadar yeni, ne kadar cesur ya da ne kadar sıradan olduğunu belirler. Aynı tez, bir bağlamda bir devrim, başka bir bağlamda bir tekrar olabilir.

Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Bu kursun Bağlam dersi, bir felsefe metnini anlamak için onun yazıldığı tartışmayı ve cevap verdiği metinleri ne ölçüde bilmemiz gerektiğini ve bu bağlamı metnin kendisinden nasıl okuyabileceğimizi soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.