İçeriğe geç

P01-D03-M04-05·Safsata etiketinin sınırları

Gerçek argümanı değerlendirme

temel2.759 kelime≈ 18 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Gerçek bir argümanda meşru ve kusurlu hamleler bir arada bulunur ve metni değerlendirmek, bu hamleleri tek tek adlandırmakla değil, bütüne kayıtlı bir hüküm vermekle tamamlanır. Ennis, argümanı odaktan başlayıp genel bakışla bitiren bir listeyle değerlendirmeyi önerdi ve bütüne dönmeyi ayrı bir adım olarak tanımladı.

Paul ile Elder, düşünmeyi açıklık, doğruluk, ilgililik ve hakkaniyet gibi ayrı ölçütlerle sınamayı önerdi. Kuhn, insanların gündelik argümanlarda gerçek kanıt yerine sahte kanıt, yani bir nedenin nasıl işleyebileceğini anlatan bir hikâye sunduğunu buldu.

Değerlendirme dört aşamadan geçer: sonucu ve gerekçe iskeletini çıkarmak, her gerekçeyi kanıt türüne göre sınamak, zayıf gerekçeleri onarmak ve bütüne sahibinin argümanı ile onarılmış argümanı ayıran bir hüküm vermek.

Buna üç itiraz yöneltildi: tek bir hükmün metnin karmaşıklığını sileceği, kontrol listelerinin düşünmeyi mekanikleştireceği ve değerlendirenin görüşünün hükmü her durumda etkileyeceği söylendi.

Bu yüzden gerçek bir argümanı değerlendirmek, onu reddetmek ya da kabul etmek değil, sonucunun ne kadar desteklendiğini ve neyin onu daha iyi destekleyebileceğini söylemektir.

Açılış sahnesi

Zeynep, hastanede yeni başlayan hemşirelerle yürüttüğü eleştirel düşünme oturumlarının sonuncusuna, yerel bir gazetenin hafta sonu ekinde çıkmış bir köşe yazısıyla geliyor. Yazının başlığı "Hastanelerde ziyaret saati kaldırılmalı" ve Zeynep onu kelimesi kelimesine okuyor. Yazar, annesinin bir hastanede yattığı günleri anlatarak başlıyor: ziyaret saati bittiği için annesinin yanından ayrılmak zorunda kaldığı bir akşam, annesi gece yalnız başına düşmüş. Sonra "Avrupa'nın birçok ülkesinde ziyaret saati çoktan kaldırıldı" diyor. Ardından, ziyaret saatini savunanların "herkes her saat gelirse hastane pazar yerine döner" dediğini, bunun bir abartı olduğunu yazıyor. Yazı, yakınları yanında olan hastaların daha hızlı iyileştiğini söyleyerek ve hastane yönetimlerini "hastayı değil kendi düzenini düşünmekle" suçlayarak bitiyor.

Zeynep hemşirelere dönüp tek bir soru soruyor: "Bu yazı iyi bir argüman mı?" Bir hemşire hemen üç safsata sayıyor: anekdot, çoğunluğa başvuru ve kişiye saldırı. Bir başkası, yazarın haklı olduğunu, çünkü kendisinin de yakınlarından ayrılmak zorunda kalan hastalar gördüğünü söylüyor. Üçüncüsü, yazıda hem doğru hem yanlış şeyler olduğunu, ama bütün hakkında ne diyeceğini bilmediğini itiraf ediyor. Zeynep, üçüncü hemşirenin cevabının bu oturumun konusu olduğunu söylüyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Safsatalar ve Retorik kursunun son dersinde, bu kursun araçlarını tek bir gerçek metin üzerinde birlikte kullanmanın ve metnin bütününe bir hüküm vermenin yolunu soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce bu kursun araçlarının tek tek kullanıldığında neden yetmediğini göreceğiz. Safsata dersleri her hamleyi ayrı ayrı sınadı, bağlam dersi etiketlerin bir soru olduğunu söyledi, onarım dersi eksik argümanı güçlendirmeyi, safsata avcılığı dersi ise etiketin tartışmayı kilitleyebileceğini gösterdi. Gerçek bir metinde bu araçların hepsi aynı anda gerekir ve hangisinin ne zaman kullanılacağı, bir sıraya bağlanmadıkça belirsiz kalır.

Sonra üç kaynağı izleyeceğiz. Robert Ennis, bir argümanı bütün olarak değerlendirmek için altı adımlık bir kontrol listesi önerdi ve listenin sonuna, bütüne dönüp bakmayı koydu. Richard Paul ile Linda Elder, düşünmenin kalitesini ölçmek için bir dizi ölçüt sıraladı ve bu ölçütlerin bir metnin farklı yönlerini sınadığını gösterdi. Deanna Kuhn ise insanların gündelik argümanlarda çoğu zaman gerçek kanıt yerine, bir nedenin nasıl işleyebileceğini anlatan bir hikâye sunduğunu buldu.

Ardından üç itirazı tartacağız: bir metnin bütününe tek bir hüküm vermenin onun karmaşıklığını sileceği, kontrol listelerinin düşünmeyi mekanikleştireceği ve değerlendirenin kendi görüşünün hükmü her durumda etkileyeceği itirazları.

Sonda, gerçek bir argümanı dört aşamada değerlendirmenin yolunu göstereceğiz: sonucu ve gerekçe iskeletini çıkarmak, her gerekçeyi kanıt türüne ve kursun araçlarına göre sınamak, zayıf gerekçeleri onararak argümanın en iyi hâlini kurmak ve bütüne, hem sahibinin argümanı hem onarılmış argüman hakkında kayıtlı bir hüküm vermek.

Merkez soru

Sorumuz şu: gerçek bir argümanda hem meşru hem kusurlu hamleler bir arada bulunduğunda, tek tek hamleleri değerlendirmekten metnin bütününe bir hükme nasıl geçeriz?

Ölçülü iddiam şu: gerçek bir argümanın değerlendirmesi, hamlelerin tek tek adlandırılmasıyla değil, sonucun ve gerekçe iskeletinin çıkarılması, her gerekçenin kanıt türüne göre sınanması, zayıf gerekçelerin onarılması ve bütüne sahibinin argümanı ile onarılmış argümanı ayıran kayıtlı bir hüküm verilmesiyle tamamlanır, ve bu hüküm "iyi" ya da "kötü" değil, "sonuç şu gerekçelerle şu ölçüde destekleniyor" biçiminde yazılır, çünkü bir metindeki kusurların sayısı, sonucunun ne kadar desteklendiğini göstermez.

Sıfır noktası

Bir metinde safsata saymak, onu değerlendirmekle aynı şey değildir. Üç safsata içeren bir metin, sağlam bir gerekçeyle desteklenen bir sonuca varabilir. Hiçbir safsata içermeyen bir metin ise sonucunu destekleyecek hiçbir gerekçe sunmayabilir. Kusurları saymak bir envanter çıkarır, ama sonucun ne kadar desteklendiği sorusuna cevap vermez.

Öte yandan bir metne katılmak da onu değerlendirmek değildir. İkinci hemşire yazarın sonucuna katılıyordu, çünkü kendi deneyimi aynı yönü gösteriyordu. Bu, sonucun doğru olabileceğini düşünmek için bir gerekçe olabilir, ama yazının o sonucu iyi desteklediğini göstermez. Bir sonucun doğru olması ile bir metnin onu iyi gerekçelendirmesi ayrı sorulardır.

Üçüncü hemşirenin itirafı, bu iki kolay yolun ikisini de reddediyordu: ne kusurları saymak ne de sonuca katılmak yetiyordu. Aradaki yol, metnin sonucunu, gerekçelerini ve bu gerekçelerin sonucu ne ölçüde desteklediğini ayrı ayrı çıkarmak ve ancak ondan sonra bütüne bakmaktır.

Argümanın yapısı

Gerçek bir argümanı değerlendirmek için dört aşama izlenebilir.

Birinci aşama, sonucu ve gerekçe iskeletini çıkarmaktır. Metnin sonucu tek bir cümleyle yazılır, sonra her gerekçe ayrı bir öncül olarak sıralanır ve gerekçe olmayan cümleler, yani suçlamalar, süsler ve geçişler ayrı tutulur. Köşe yazısının iskeleti dört öncülden oluşuyor: bir hasta yakınının yanından ayrılmak zorunda kaldığı bir gece hastaya zarar gelebilir; başka ülkelerde ziyaret saati kaldırıldı; ziyaret saatini savunanların kaygısı abartılıdır; yakınları yanında olan hastalar daha hızlı iyileşir. Yönetimlere yönelik suçlama iskelete girmiyor.

İkinci aşama, her gerekçeyi kanıt türüne ve kursun araçlarına göre sınamaktır. Birinci öncül bir anekdotla destekleniyor ve Kuhn'un ayrımına göre bir olasılığı gösteriyor ama bir karşılaştırma sunmuyor. İkinci öncül kesin değil ve başka ülkelerde neden kaldırıldığı, sonuçlarının ne olduğu söylenmiyor, yani çoğunluğa başvurunun makul biçimine dönüşmek için bilgi eksik. Üçüncü öncül, karşı görüşü abartılı bir cümleye indiriyor ve bir saman adama yakın duruyor. Dördüncü öncül ise sonuç için en önemli öncül, ama yazıda hiçbir kaynakla desteklenmiyor.

Üçüncü aşama, zayıf gerekçeleri onararak argümanın en iyi hâlini kurmaktır. Onarım dersinin dört sınır sorusu burada uygulanır. İkinci öncül, "ziyaret saatini kaldıran hastanelerde hasta memnuniyetinin ve iyileşmenin nasıl değiştiğine dair kayıtlar var" biçiminde onarılabilir ve yazar bunu büyük olasılıkla kabul eder. Üçüncü öncül, karşı görüşün gerçek kaygısını, yani hijyen, dinlenme ve personelin iş yükünü tanıyarak yeniden yazılır. Dördüncü öncül, kaynak gösterilmesi gereken bir iddia olarak işaretlenir ve onarılmış argümanın asıl yükünü taşıyan öncül olduğu kaydedilir.

Dördüncü aşama, bütüne kayıtlı bir hüküm vermektir. Hüküm iki parçadan oluşur: sahibinin argümanı hakkında ve onarılmış argüman hakkında. Köşe yazısı için hüküm şöyle yazılabilir: "Yazı, sonucunu gerçek bir kaygıyla ve bir anekdotla açıyor, ama sonucu destekleyen asıl öncülü, yani yakınların iyileşmeyi hızlandırdığını, kanıtsız bırakıyor ve karşı görüşü zayıflatıyor. Onarılmış argüman, dördüncü öncül kanıtlarla desteklenirse ve karşı görüşün kaygıları karşılanırsa güçlü olabilir. Bu hâliyle yazı, sonucun araştırılmaya değer olduğunu gösteriyor, ama onu kabul etmek için yeterli gerekçe sunmuyor."

Görüşler ve pozisyonlar

Gerçek bir argümanın bütününe nasıl hüküm verileceği konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, envanter görüşüdür. Buna göre bir argümanın değeri, içerdiği kusurların ve güçlü yanların listesiyle ifade edilir ve bütüne tek bir hüküm vermek gerekmez: liste, okura kendi hükmünü vermesi için yeterli bilgiyi sağlar.

İkinci görüş, destek görüşüdür. Buna göre bütüne verilecek hüküm, sonucun gerekçeler tarafından ne ölçüde desteklendiği sorusuna bir cevaptır ve kusurlar ile güçlü yanlar ancak bu soruya etkileri ölçüsünde önemlidir. Ennis'in genel bakış adımı bu çizgidedir.

Üçüncü görüş, çok boyut görüşüdür. Buna göre bir argüman tek bir boyutta değerlendirilemez: açıklık, doğruluk, ilgililik ve hakkaniyet gibi ölçütlerin her biri ayrı bir hüküm gerektirir ve bu hükümler tek bir sıfata indirgenmemelidir. Paul ile Elder'in ölçütleri bu çizgidedir.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Gerçek bir argümanı bütün olarak değerlendirmeyi ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bir metni değerlendirmek, onu kusurlarıyla birlikte reddetmek ya da sonucuyla birlikte kabul etmek değil, sonucunun ne kadar desteklendiğini, neyin eksik kaldığını ve eksiği neyin tamamlayabileceğini söylemektir. Böyle bir hüküm, metni yazanla da, onu okuyanla da tartışmayı sürdürmenin bir yoludur.

Açık kalan sorular

Bir metnin sonucuna katılan bir değerlendiricinin, onun gerekçelerini katılmayan birinin göstereceği titizlikle sınadığından nasıl emin olabiliriz? Aynı metni iki karşıt görüşten iki kişinin değerlendirmesi, tek bir kişinin dikkatli değerlendirmesinden daha mı güvenilirdir?

Bir metnin sonucunu destekleyen asıl öncül kanıtsız bırakılmışsa, ama bu öncülün doğru olduğuna dair başka kaynaklardan güçlü bir kanıt varsa, metne verilecek hüküm bu dış kanıtı hesaba katmalı mıdır?

Bir köşe yazısı, bir bilimsel makale ve bir toplantı konuşması aynı dört aşamayla değerlendirilebilir mi, yoksa her metin türünün kendi ölçütleri ve kendi beklentileri mi vardır?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışKusurları sayıp hükmü onlardan çıkarmak.
Doğrusu

Bir metindeki kusurların sayısı, sonucunun ne kadar desteklendiğini göstermez. Hüküm, kusurların sonuca etkisinden çıkarılır, sayısından değil.

Yaygın yanlışSonuca katılmayı metni değerlendirmek sanmak.
Doğrusu

Bir sonucun doğru olduğunu düşünmek, onu savunan metnin iyi bir argüman olduğunu göstermez. Sonuç ile gerekçelerin değerlendirmesi ayrı yapılır.

Yaygın yanlışHikâyeyi kanıt, kanıtı hikâye saymak.
Doğrusu

Bir anekdot bir olasılığı canlandırır ama bir karşılaştırmanın yerini tutmaz. Öte yandan her anekdotu reddetmek, onun işaret ettiği gerçek bir soruyu da reddetmek olabilir.

Yaygın yanlışOnarmadan hüküm vermek.
Doğrusu

Zayıf bir gerekçenin onarılmış hâli güçlü olabilir. Onarım yapmadan verilen hüküm, metnin sahibinin argümanını değerlendirir ama sonucun kendisi hakkında eksik bir şey söyler.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Gerçek bir argümanda meşru ve kusurlu hamleler bir arada bulunur ve metni değerlendirmek, bu hamleleri tek tek adlandırmakla değil, bütüne kayıtlı bir hüküm vermekle tamamlanır. Ennis, argümanı odaktan başlayıp genel bakışla bitiren bir listeyle değerlendirmeyi önerdi ve bütüne dönmeyi ayrı bir adım olarak tanımladı.

Paul ile Elder, düşünmeyi açıklık, doğruluk, ilgililik ve hakkaniyet gibi ayrı ölçütlerle sınamayı önerdi. Kuhn, insanların gündelik argümanlarda gerçek kanıt yerine sahte kanıt, yani bir nedenin nasıl işleyebileceğini anlatan bir hikâye sunduğunu buldu.

Değerlendirme dört aşamadan geçer: sonucu ve gerekçe iskeletini çıkarmak, her gerekçeyi kanıt türüne göre sınamak, zayıf gerekçeleri onarmak ve bütüne sahibinin argümanı ile onarılmış argümanı ayıran bir hüküm vermek.

Buna üç itiraz yöneltildi: tek bir hükmün metnin karmaşıklığını sileceği, kontrol listelerinin düşünmeyi mekanikleştireceği ve değerlendirenin görüşünün hükmü her durumda etkileyeceği söylendi.

Bu yüzden gerçek bir argümanı değerlendirmek, onu reddetmek ya da kabul etmek değil, sonucunun ne kadar desteklendiğini ve neyin onu daha iyi destekleyebileceğini söylemektir.

Sonraki derse köprü

Köşe yazısını değerlendirirken hemşirelerin ilk işi, yazının sonucunu tek bir cümleyle yazmaktı ve bu ilk iş bile kolay olmadı: üç hemşire üç farklı cümle yazdı. Bir metnin neyi savunduğunu bulmak, onu değerlendirmenin ön koşuluydu. Ama bu soru, kısa bir köşe yazısında bile düşünme gerektiriyordu.

Felsefi metinler bu soruyu çok daha zor kılar. Bir felsefe metni çoğu zaman sonucunu başlığında söylemez, başka metinlere cevap verir, kendi terimlerini kurar ve bazen yüzlerce sayfa boyunca tek bir soruyu farklı açılardan döndürür. Böyle bir metni değerlendirmeden önce, onun hangi soruya cevap vermeye çalıştığını bulmak gerekir.

Bir sonraki ders, bu programın yeni kursu olan Felsefi Metin Okuma'yı açıyor. Metnin sorusu dersi, bir felsefe metnini okumaya başlarken onun hangi soruyu sorduğunu ve bu sorunun metnin neresinde, nasıl bulunacağını soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.