Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Yanlış ikilem, gerçekte daha geniş olan bir seçenek alanını iki seçeneğe indirip birini kabul edilemez göstererek ötekini zorunlu kılan argümandır ve çoğu zaman birlikte yanlış olabilen karşıt bir çifti, biri mutlaka doğru olan çelişik bir çift gibi sunar. Baron, iyi düşünmenin olasılıkları, kanıtları ve amaçları aramak olduğunu ve en yaygın kusurun aramayı erken bitirmek olduğunu savundu.
Keeney, seçenekleri hazır almak yerine kararın amaçlarından türetmeyi önerdi ve bunun iki seçeneğin dışında kalan yolları görünür kıldığını gösterdi. Tversky ile Shafir, seçenek kümesinin biçiminin tarafsız olmadığını ve kişinin ne seçeceğini değiştirdiğini deneylerle ortaya koydu.
Sınama dört adımdan geçer: iki seçeneği ayrı önermeler olarak yazmak, çelişik mi karşıt mı olduklarını sormak, amaçtan başlayarak başka seçenekleri aramak ve hükmü seçenek alanının gerçek genişliğine göre yazmak.
Buna üç itiraz yöneltildi: gerçek ikilemlerin de bulunduğu, seçenekleri çoğaltmanın kararı felce uğratacağı ve iki seçenekle konuşmanın meşru bir sadeleştirme olduğu söylendi.
Bu yüzden yanlış ikilemden kaçınmak, her ikilemi reddetmek değil, seçenek listesini kimin kurduğunu sorup onu kararın amaçlarından yeniden kurmaktır.
Açılış sahnesi
Aylin, Ege kıyısındaki küçük bir ilçenin belediyesinde şehir plancısı olarak çalışıyor. Bahar başında toplanan belediye meclisinde, esnaf odasının temsilcisi Kemal söz alıyor ve salona dönerek konuşuyor: "Ya bu yaz sahil yoluna iki şerit ekleriz ya da turist gelmez ve çarşıdaki esnaf batar. Başka yolu yok, seçimimizi yapalım." Salondaki üyelerin çoğu başını sallıyor, çünkü esnafın batmasını kimse istemiyor ve cümle, meclise tek bir akıllı seçenek bırakıyormuş gibi kurulmuş.
Aylin'in aklından iki şey geçiyor. Birincisi, turistin ilçeye gelmesi için yolu genişletmekten başka yollar da var: yaz aylarında ilçe dışında bir otopark ile çarşı arasında servis çalıştırmak, hafta sonu trafiğini saatlere göre düzenlemek ya da iskeleden deniz otobüsü seferi açmak gibi. İkincisi, iki seçeneğin ikisi birden yanlış olabilir: yol genişlemese de turist gelebilir, ya da yol genişlese bile esnaf yine zorlanabilir. Kemal'in cümlesi, gerçekte daha geniş olan bir seçenek alanını ikiye indiriyor ve ikisinden birini açıkça kabul edilemez gösterdiği için ötekini zorunlu kılıyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Safsatalar ve Retorik kursunda, bir argümanın mevcut seçenekleri iki tanesine indirip ötekileri dışarıda bırakmasının ne zaman bir yanılgı olduğunu ve bu daralmanın nasıl fark edilip düzeltileceğini soruyor.
Bu derste ne olacak
Önce yanlış ikilemin yapısını çıkaracağız: "ya A ya B" biçiminde bir öncül, B'nin kabul edilemez olduğunu söyleyen ikinci bir öncül ve buradan A'ya varan bir sonuç. Argüman mantık bakımından geçerlidir, ama gücü tümüyle birinci öncülün, yani başka seçenek bulunmadığı iddiasının doğru olmasına bağlıdır ve bu iddia çoğu zaman söylenmeden geçer.
Sonra üç kaynağı izleyeceğiz. Jonathan Baron, iyi düşünmenin olasılıkları, kanıtları ve amaçları aramak olduğunu, kötü düşünmenin en yaygın biçiminin ise aramayı erken bitirmek olduğunu savundu. Ralph Keeney, karar verirken önümüze konan seçeneklerden değil, o seçeneklerle neye ulaşmak istediğimizden başlamayı önerdi ve bunun yeni seçenekler ürettiğini gösterdi. Amos Tversky ile Eldar Shafir ise seçenek kümesinin biçiminin, kişinin ne seçtiğini ve seçmeyi erteleyip ertelemediğini değiştirdiğini deneylerle gösterdi.
Ardından üç itirazı tartacağız: gerçek ikilemlerin de bulunduğu ve her ikilemi yanılgı saymanın yanlış olduğu, seçenekleri çoğaltmanın karar vermeyi felce uğratacağı ve iki seçenekle konuşmanın meşru bir sadeleştirme olduğu itirazları.
Sonda, bir "ya o ya bu" argümanını dört adımla sınamanın yolunu göstereceğiz: iki seçeneği ayrı önermeler olarak yazmak, bunların çelişik mi yoksa yalnız karşıt mı olduğunu sormak, amaçtan başlayarak başka seçenekleri aramak ve hükmü seçenek alanının gerçek genişliğine göre yazmak.
Merkez soru
Sorumuz şu: bir argüman önümüze yalnız iki seçenek koyup birini kabul edilemez ilan ettiğinde, ötekini seçmek zorunda olup olmadığımızı nasıl anlarız?
Ölçülü iddiam şu: "ya A ya B" biçimindeki bir öncül, A ile B çelişik olmadıkça ve aralarında ya da dışlarında başka bir seçenek bulunmadığı gösterilmedikçe yanlış bir ikilem olabilir, ve böyle bir argümanı sınamak, iki seçeneği ayrı önermeler olarak yazmayı, ikisinin birlikte yanlış olup olamayacağını sormayı, seçenekleri kararın amacından yeniden türetmeyi ve hükmü seçenek alanının gerçek genişliğine göre yazmayı gerektirir, çünkü geçerli bir biçim, dar tutulmuş bir seçenek listesini kurtarmaz.
Sıfır noktası
Karar vermek, seçenekler arasında tercih yapmaktır ve tercih yapabilmek için önce seçeneklerin bir listesine ihtiyaç duyarız. Bu liste nadiren hazır gelir. Birisi onu kurar, çoğu zaman da tartışmayı başlatan kişi kurar ve listeyi kurmak, tartışmanın sonucunu büyük ölçüde belirlemek demektir. P00'da tanımlanan karşılaştırma kümesi tam bu sessiz listeydi: bir öneri, her zaman bir şeylere göre daha iyi olduğunu söyler ve o şeyler genellikle söylenmez.
Yanlış ikilem, bu listenin iki satıra indirildiği durumdur. İki satırdan biri, dinleyicinin kabul edemeyeceği kadar kötü bir sonuç olarak çizilir ve öteki, geriye kalan tek makul yol gibi sunulur. Dinleyicinin dikkati iki satırı karşılaştırmaya yöneldiği için, listenin neden yalnız iki satırdan oluştuğu sorusu hiç sorulmaz.
Burada mantığın eski bir ayrımı işe yarar. Bazı seçenek çiftleri, ikisinden birinin mutlaka doğru olduğu ve ikisinin birlikte doğru olamadığı çiftlerdir: "yol genişler ya da genişlemez" cümlesinde üçüncü bir durum yoktur. Bazı çiftler ise yalnız ikisinin birlikte doğru olamadığı, ama ikisinin birlikte yanlış olabildiği çiftlerdir: "yol genişler ya da esnaf batar" cümlesinde, yol genişlemeden esnafın ayakta kalması da mümkündür. Yanlış ikilemin çoğu, ikinci türden bir çifti birinci türden bir çift gibi sunar.
Argümanın yapısı
Bir "ya o ya bu" argümanını sınamak için dört adım izlenebilir.
Birinci adım, iki seçeneği ayrı önermeler olarak yazmaktır. "Ya yolu genişletiriz ya da esnaf batar" cümlesi iki ayrı önerme taşır: "yol genişletilir" ve "esnaf batar". Argüman, bunlardan ikincisini kabul edilemez sayar ve birinciye varır. İki önerme ayrı yazıldığında, aralarındaki bağın söylenmediği ve yalnız "ya da" bağlacıyla kurulduğu görünür.
İkinci adım, seçeneklerin çelişik mi yoksa karşıt mı olduğunu sormaktır. İkisi birlikte yanlış olabilir mi? Yol genişlemeden esnaf ayakta kalabilir mi? Kalabiliyorsa, çift çelişik değil karşıttır ve argüman, ikisinin dışında kalan her durumu sessizce dışarıda bırakmıştır. Bu soru ayrıca, seçeneklerden birinin gerçekten kabul edilemez olup olmadığını da sınar: esnafın batması kesin mi, yoksa bir olasılık mı?
Üçüncü adım, kararın amacından başlayarak başka seçenekleri aramaktır. Bu karar neye ulaşmak için veriliyor? Amaçlar yazıldığında, iki seçeneğin arasında kalan ara yollar, ikisinin birleşimi, ikisinden de farklı yollar ve P00'da tanımlanan yerinde durma seçeneği, yani şimdilik hiçbir şey yapmamak, listeye girer. Arama sonsuza açılmaz: amaçlara hizmet eden birkaç ciddi seçenek yeterlidir.
Dördüncü adım, hükmü seçenek alanının gerçek genişliğine göre yazmaktır. Başka seçenek bulunamadıysa ve seçenekler gerçekten çelişikse, ikilem gerçektir ve argüman ayakta kalır. Başka seçenekler bulunduysa, hüküm şöyle yazılır: "Yolu genişletmek, ziyaretçinin çarşıya ulaşması amacına hizmet eden seçeneklerden biridir, ama tek seçenek değildir ve kıyıyı koruma amacına aykırıdır."
Görüşler ve pozisyonlar
Yanlış ikilemin nasıl değerlendirileceği konusunda üç görüş var.
Birinci görüş, mantık görüşüdür. Buna göre yanlış ikilemin teşhisi için çelişik ve karşıt çiftler arasındaki ayrım yeterlidir: seçenekler çelişik değilse, "ya o ya bu" öncülü yanlıştır ve argüman düşer. Bu görüş kusuru öncülün doğruluğunda görür.
İkinci görüş, arama görüşüdür. Buna göre sorun öncülün mantıksal biçiminden çok, seçenek aramasının erken bitirilmesindedir ve düzeltme, eksik kalan aramayı tamamlamaktır. Baron'un çerçevesi bu çizgidedir.
Üçüncü görüş, amaç görüşüdür. Buna göre seçenekleri hazır kabul etmek başlı başına bir daraltmadır ve yanlış ikilemden kurtulmanın yolu, seçenekleri kararın amaçlarından yeniden türetmektir. Keeney'nin değer odaklı düşünmesi bu çizgidedir.
En güçlü itiraz
Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.
Yanlış ikilemi ciddiye alan düşünce şu cevabı verebilir. Bir kararda seçenek listesini kurmak, o kararın büyük bölümünü vermektir. Listeyi kimin kurduğunu ve neden yalnız iki satırdan oluştuğunu sormak, karar vermeyi geciktirmek değil, kararın gerçekten bizim kararımız olmasını sağlamaktır.
Açık kalan sorular
Bir seçenek listesinin yeterince geniş olduğunu ne zaman söyleyebiliriz? Arama hangi noktada durdurulmalı ve bu noktayı kararın bedeli mi, zamanın darlığı mı, yoksa amaçların sayısı mı belirlemeli?
Seçeneklerden biri gerçekten kabul edilemez olduğunda ama başka seçenekler de pahalı ya da belirsiz olduğunda, "başka yol yok" demek hâlâ bir yanılgı mıdır, yoksa pratik bir değerlendirme midir?
Seçenek listesini kuran kişi, kendi tercih ettiği sonucu öne çıkaracak biçimde listeyi daralttığında, bunun bilinçli bir hamle mi yoksa sınırlı bir aramanın ürünü mü olduğunu nasıl ayırabiliriz ve bu ayrım, argümana verilecek hükmü değiştirir mi?
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Ya da" bağlacını kanıt saymak.
İki seçeneğin bir "ya da" ile bağlanması, aralarında başka seçenek bulunmadığını göstermez. Başka seçenek bulunmadığı ayrıca gösterilmesi gereken bir iddiadır.
Yaygın yanlışKötü seçeneği kesin sonuç gibi okumak.
Yanlış ikilemde kabul edilemez gösterilen seçenek çoğu zaman kesin değil olası bir sonuçtur. Olasılığı sormadan onu kesin saymak, argümanın korkusunu kanıt yerine koymaktır.
Yaygın yanlışHer ikilemi yanılgı saymak.
Bazı kararlarda gerçekten iki seçenek vardır. Zorunlu seçimin şartlarını sınamadan her ikilemi reddetmek, gerçek bir kararı ertelemenin kılıfı olabilir.
Yaygın yanlışSeçenek aramasını sınırsız açmak.
Yanlış ikilemi düzeltmek için akla gelen her seçeneği listeye koymak, kararı uygulanamaz kılar. Arama, kararın amaçlarına hizmet eden birkaç ciddi seçenekle sınırlanır.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Yanlış ikilem, gerçekte daha geniş olan bir seçenek alanını iki seçeneğe indirip birini kabul edilemez göstererek ötekini zorunlu kılan argümandır ve çoğu zaman birlikte yanlış olabilen karşıt bir çifti, biri mutlaka doğru olan çelişik bir çift gibi sunar. Baron, iyi düşünmenin olasılıkları, kanıtları ve amaçları aramak olduğunu ve en yaygın kusurun aramayı erken bitirmek olduğunu savundu.
Keeney, seçenekleri hazır almak yerine kararın amaçlarından türetmeyi önerdi ve bunun iki seçeneğin dışında kalan yolları görünür kıldığını gösterdi. Tversky ile Shafir, seçenek kümesinin biçiminin tarafsız olmadığını ve kişinin ne seçeceğini değiştirdiğini deneylerle ortaya koydu.
Sınama dört adımdan geçer: iki seçeneği ayrı önermeler olarak yazmak, çelişik mi karşıt mı olduklarını sormak, amaçtan başlayarak başka seçenekleri aramak ve hükmü seçenek alanının gerçek genişliğine göre yazmak.
Buna üç itiraz yöneltildi: gerçek ikilemlerin de bulunduğu, seçenekleri çoğaltmanın kararı felce uğratacağı ve iki seçenekle konuşmanın meşru bir sadeleştirme olduğu söylendi.
Bu yüzden yanlış ikilemden kaçınmak, her ikilemi reddetmek değil, seçenek listesini kimin kurduğunu sorup onu kararın amaçlarından yeniden kurmaktır.
Sonraki derse köprü
Meclisteki tartışmanın bir anı, bu derste hiç ele alınmadı. Aylin başka seçenekler önerdiğinde, Kemal'in destekçilerinden biri ona dönüp şunu söylemişti: "Demek esnafın batmasına razısın." Aylin böyle bir şey söylememişti. Söylediği, yol genişletmenin tek seçenek olmadığıydı.
Yanlış ikilem çoğu zaman bu hamleyle birlikte gelir: karşıdaki kişinin görüşü, iki seçenekten kabul edilemez olanına yerleştirilir ve o kişi, hiç savunmadığı bir görüşün sahibiymiş gibi yanıtlanır. Tartışma artık Aylin'in gerçek önerisiyle değil, onun yerine kurulmuş daha kolay bir hedefle yürür.
Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. Saman adam dersi, bir görüşün zayıflatılmış ya da çarpıtılmış bir sürümünü kurup ona saldırmanın nasıl işlediğini ve bir görüşü eleştirmeden önce onu sahibinin tanıyacağı biçimde aktarmanın yolunu soruyor.