İçeriğe geç

P01-D03-M02-02·Zayıf çıkarımlar

Yanlış neden

temel2.279 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Yanlış neden, iki olayın art arda ya da birlikte gözlenmesinden birinin ötekinin nedeni olduğu sonucuna varmaktır ve aynı gözlem birden çok nedensel hikâyeyle uyumludur. Yule, zaman içinde birlikte ilerleyen iki büyüklüğün, bağ olmadan yüksek bir ilinti gösterebildiğini anlattı.

Galton, uç bir değerden sonra gelen ölçümün ortalamaya döndüğünü ve bunun bir müdahaleye bağlanmaması gerektiğini gösterdi. Messerli'nin çikolata yazısı, ülke ortalamaları arasındaki bir ilintinin ne kadar kolay bir nedene çevrilebileceğini ve ortak nedenlere ne kadar açık olduğunu gösterdi.

Sınama dört adımdan geçer: neden iddiasını yazmak, gözlenenin ne olduğunu ayırmak, rakipleri aramak ve sonucu kanıtın taşıdığı dilde yeniden yazmak. Buna üç itiraz yöneltildi. Nedenselliğin zaten sıra olduğu, mekanizmanın yeterli olabileceği ve deneysiz sınamanın imkânsız olduğu söylendi.

Bu yüzden yanlış nedenden kaçınmak, neden aramaktan vazgeçmek değil, sıra ve ilintiyi bir neden diye ilan etmeden önce rakipleri elemektir.

Açılış sahnesi

Hilal'in altı yaşındaki oğlu üç gündür öksürüyor. Dün gece öksürüğü öyle şiddetlendi ki Hilal uyuyamadı. Sabah, bir komşusunun önerdiği bir bitki çayını demleyip oğluna içiriyor. Akşama doğru öksürük hafifliyor, ertesi gün neredeyse kayboluyor. Hilal çayın bir mucize olduğuna ikna oluyor ve bir arkadaşına yazıyor: "Bu çay öksürüğe birebir. İçirdim, geçti."

Hilal'in söylediği bir sıra: önce çay, sonra iyileşme. Ama sıra, iki şey arasındaki bağı göstermez. Öksürük belki çaydan bağımsız olarak, kendi seyrinde hafifledi. Belki en kötü gecenin ertesinde hafifleyecekti. Hilal'in cümlesi, iki olayı art arda gördüğü için birini ötekinin nedeni saydı. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Safsatalar ve Retorik kursunda, iki olaydan birinin ötekinin nedeni olduğu sonucuna varmanın ne zaman bir yanılgı olduğunu ve neden iddiasını nasıl sınayacağımızı soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce yanlış nedenin bir tek şeyi karıştırdığını göreceğiz: iki olayın birlikte ya da art arda gözlenmesi ile birinin ötekine yol açması. İkisi ayrıdır ve ilki, ikincisinin bir kanıtı olabilir ama tek başına yeterli değildir.

Sonra üç kaynağı izleyeceğiz. Udny Yule, zaman içinde birlikte değişen iki büyüklüğün, aralarında hiçbir bağ olmadan nasıl yüksek bir ilinti gösterebildiğini gösterdi. Francis Galton, uçtaki bir değerin ardından gelenin ortalamaya doğru döndüğünü ve bunun ardındaki müdahaleye yorulabileceğini ortaya koydu. Franz Messerli'nin bir dergide yayımladığı bir yazı ise, ülkeler arasında çikolata tüketimi ile Nobel ödülü sayısı arasında bir ilinti buldu ve bu ilintinin ne kadar kolay bir nedene çevrilebileceğini gösterdi.

Ardından üç itirazı tartacağız: nedenselliğin zaten sıra ve birliktelik olduğu, bazen sıranın ve makul bir mekanizmanın yeterli olduğu ve deney yapılamayan durumlarda nedeni ayırmanın imkânsız olduğu.

Sonda, bir neden iddiasını dört adımla sınamanın ve sonucu, "ilişkili" gibi kanıtın taşıdığı bir dille yeniden yazmanın yolunu göstereceğiz.

Merkez soru

Sorumuz şu: iki olay arasındaki bir ilişkiyi ne zaman bir neden ilişkisi saymamız haklıdır ve yanlış neden yanılgısından nasıl kaçınırız?

Ölçülü iddiam şu: bir olayı ötekinin nedeni saymak, yalnız sıra ya da birliktelik gözleminden çıkarılamaz, ve bir neden iddiasını sınamak, iddiayı açıkça yazmayı, aynı gözlemi açıklayabilecek rakipleri, yani ters yönü, ortak bir nedeni, tesadüfü, zaman eğilimini ve ortalamaya dönüşü aramayı ve sonucu, kanıtın taşıdığı bir ilişki dilinde yeniden yazmayı gerektirir, çünkü aynı gözlem birden çok nedensel hikâyeyle uyumludur.

Sıfır noktası

Nedenleri bilmek, dünyada eyleme geçmenin ön koşuludur. Bir ilacın işe yaradığını, bir uygulamanın başarılı olduğunu ya da bir hatanın kaynağını bilmek isteriz. Bu yüzden zihnimiz, iki şey birlikte ya da art arda geldiğinde, aralarında bir neden bağı aramaya yatkındır.

Ama art arda gelmek, neden olmak değildir. Horoz öter, sonra güneş doğar ve horozun öttüğü için güneşin doğduğunu söylemek kimseyi ikna etmez. Bazı durumlarda ise aynı yanlışı fark etmek zordur: çayı içtikten sonra öksürüğün geçmesi, çayın nedeni olduğunu düşündürür ve bunu, öksürüğün kendiliğinden geçmiş olma ihtimali kadar kolay çürütmek mümkün değildir.

Bir de şu var: aynı gözlem, birden çok nedensel hikâyeyle uyumlu olabilir. A ile B birlikte gözlendiğinde, A B'ye yol açmış olabilir, B A'ya yol açmış olabilir, üçüncü bir şey ikisine birden yol açmış olabilir ya da ilişki bir tesadüf olabilir. Gözlem tek başına bunlar arasında seçim yapmaz. Hangisi olduğu, ek bilgi ya da bir müdahale gerektirir.

Argümanın yapısı

Bir neden iddiasını sınamak için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, neden iddiasını açıkça yazmaktır. A, B'ye neden olur: hangi A, hangi B, hangi yönde? Hilal'in iddiası, bu bitki çayı, altı yaşındaki oğlunun öksürüğünü gidermiş. İddia, gözlenen şeyden daha fazlasını söylüyor: gözlenen yalnızca sıra.

İkinci adım, gözlenenin ne olduğunu ayırmaktır. Gerçekte ne gözlendi: iki şey art arda mı geldi, birlikte mi arttı, bir ilinti mi bulundu, yoksa bir müdahalenin sonucu mu ölçüldü? Neden iddiası, müdahale edilip sonucun ölçüldüğü durumda güçlüdür. Yalnız sıra ya da ilinti gözlendiğinde zayıftır. Hilal'in gözlemi yalnız bir sıra.

Üçüncü adım, aynı gözlemi açıklayan rakipleri aramaktır. Ters yön: B, A'ya mı yol açtı? Ortak neden: üçüncü bir şey ikisini de etkiledi mi? Tesadüf ya da ortak zaman eğilimi: iki dizi birlikte gitti diye mi ilişkili göründü? Ortalamaya dönüş: A'ya, B en kötü olduğu anda mı müdahale edildi? Hilal'in durumunda öksürük en kötü noktadayken çay verildi ve en kötü noktadan sonra hafiflemek zaten beklenirdi.

Dördüncü adım, sonucu yeniden yazmaktır. Kanıt yalnız sıra ve ilintiyse, sonuç bir neden iddiası olarak değil, bir ilişki olarak yazılır: "çaydan sonra öksürük hafifledi". Neden iddiası, rakipleri eleyen bir sınama, örneğin bir karşılaştırma, geldikten sonra kurulur.

Görüşler ve pozisyonlar

Bir neden iddiasının nasıl sınanması gerektiği konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, eğilim görüşüdür. Buna göre iki büyüklüğün birlikte değişmesi, zaman içinde ilerleyen bir eğilimden doğabilir ve neden bağı gerektirmez. Yule bu çizgidedir.

İkinci görüş, dönüş görüşüdür. Buna göre uç bir değerden sonra gelen değişim, ortalamaya dönüşün bir sonucu olabilir ve müdahaleye bağlanmamalıdır. Galton bu çizgidedir.

Üçüncü görüş, ortak neden görüşüdür. Buna göre ilinti, aralarında bir bağ bulunmayan iki büyüklüğün üçüncü bir şeyden etkilenmesinden doğabilir ve toplu düzey ilintileri özellikle böyledir. Messerli'nin yazısı bu çizgideki bir vakayı gösterir.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Yanlış nedeni ayırmayı savunan düşünce şu cevabı verebilir. Neden iddiaları, eyleme yön verdikleri için önemlidir. Yanlış bir neden, boşa çaba harcamaya, gereksiz bir ilaca ya da yanlış bir suçluya götürür. Rakipleri aramak, neden iddiasını reddetmek değil, ona güvenmeyi haklı kılmak için yapılır.

Açık kalan sorular

Bir neden iddiasını kabul etmek için ne kadar kanıt yeterlidir? Eylemin bedeli yüksek olduğunda ve düşük olduğunda aranan kanıt aynı mı olmalı?

Birçok neden birlikte çalıştığında, birinin katkısını ötekinden ayırmak ne ölçüde mümkündür? Bir olay için "asıl neden" demenin bir anlamı var mı?

Ortalamaya dönüş bir ilişkinin yokluğunu gösterebilir mi? Bir müdahalenin gerçekten işe yarayıp yaramadığını, ortalamaya dönüşten ayırmak için ne yapılmalıdır?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışSıradan nedene geçmek.
Doğrusu

Bir olayın ötekinden önce gelmesi, ötekinin nedeni olduğunu göstermez. Neden iddiası, sıradan daha fazla kanıt ister.

Yaygın yanlışİlintiyi nedene çevirmek.
Doğrusu

Birlikte artan ya da azalan iki büyüklük, birbirinin nedeni olmayabilir. Ters yön, ortak neden ve ortak eğilim aranır.

Yaygın yanlışUçtan sonra gelen değişimi müdahaleye bağlamak.
Doğrusu

Çok kötü ya da çok iyi bir ölçümden sonra ortalamaya dönüş beklenir. Müdahalenin etkisi, bunu hesaba katan bir karşılaştırmayla sınanır.

Yaygın yanlışNeden bulunamadığında hiçbir şey söylenemez saymak.
Doğrusu

Neden iddiası kanıtlanamıyorsa, ilişki bir ilişki olarak bildirilebilir. "Çaydan sonra öksürük hafifledi" doğru ve ölçülü bir cümledir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Yanlış neden, iki olayın art arda ya da birlikte gözlenmesinden birinin ötekinin nedeni olduğu sonucuna varmaktır ve aynı gözlem birden çok nedensel hikâyeyle uyumludur. Yule, zaman içinde birlikte ilerleyen iki büyüklüğün, bağ olmadan yüksek bir ilinti gösterebildiğini anlattı.

Galton, uç bir değerden sonra gelen ölçümün ortalamaya döndüğünü ve bunun bir müdahaleye bağlanmaması gerektiğini gösterdi. Messerli'nin çikolata yazısı, ülke ortalamaları arasındaki bir ilintinin ne kadar kolay bir nedene çevrilebileceğini ve ortak nedenlere ne kadar açık olduğunu gösterdi.

Sınama dört adımdan geçer: neden iddiasını yazmak, gözlenenin ne olduğunu ayırmak, rakipleri aramak ve sonucu kanıtın taşıdığı dilde yeniden yazmak. Buna üç itiraz yöneltildi. Nedenselliğin zaten sıra olduğu, mekanizmanın yeterli olabileceği ve deneysiz sınamanın imkânsız olduğu söylendi.

Bu yüzden yanlış nedenden kaçınmak, neden aramaktan vazgeçmek değil, sıra ve ilintiyi bir neden diye ilan etmeden önce rakipleri elemektir.

Sonraki derse köprü

Bu derste iki olaydan birini ötekinin nedeni saymanın ne zaman yanılgı olduğunu ve neden iddiasını rakiplere karşı sınamanın yolunu gördük. Hilal'in çayı, bir sıradan bir nedene geçişti.

Bir başka zayıf çıkarım, tek bir adımdan bir dizi adıma ve sonunda bir felakete varmaktır. "Çocuğa bir gün çay içirirsek bir ilaç bağımlısı olur, sonra doktora güvenmez, sonunda hastalıklardan korunmaz." Her adım bir öncekinin nedeni gibi sunulur ve zincirin uzunluğu hiç sorgulanmaz.

Bir sonraki ders bu türe dönüyor. Kaygan zemin dersi, bir küçük adımın kaçınılmaz olarak büyük bir sonuca götüreceğini söylemenin ne zaman bir yanılgı, ne zaman meşru bir uyarı olduğunu soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.