İçeriğe geç

P01-D03-M01-01·İlgisizlik safsataları

Kişiye saldırı

temel2.276 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Kişiye saldırı, bir görüşün doğruluğu hakkında bir şey söylemeyen bir kişisel özelliğe dayanarak o görüşü reddetmeye çalışmaktır. Walton, kişiye saldırıyı doğrudan, koşullara dayalı, yanlılık ve sen de derim biçiminde ayırdı ve hiçbirinin kendiliğinden safsata olmadığını söyledi.

van Eemeren ve Grootendorst, kişiye saldırıyı, görüşü tartmadan sahibini susturarak serbestlik kuralını ihlal eden bir hamle olarak tanımladı. Sperber ve arkadaşları, kaynağın yetkinliğini ve iyi niyetini sorgulamanın iletişimin meşru ve gerekli bir parçası olduğunu gösterdi.

Ayrım dört adımdan geçer: hedefi belirlemek, türü ayırmak, kişi hakkındaki sözün görüşün dayanağıyla ilgisini sınamak ve cevabı görüşe döndürmek. Buna üç itiraz yöneltildi. Her kişiye saldırının safsata olduğu, çıkarı söylemenin haklı olabileceği ve kaynağı sorgulamakla saldırmayı ayırmanın zor olduğu söylendi.

Bu yüzden kişiye saldırı, kişi hakkında konuşmak değil, görüşün dayanağıyla ilgisiz bir kişisel özelliği görüşün cevabı olarak sunmaktır.

Açılış sahnesi

Bir apartman toplantısında Sevda, çatıdaki su tankının yılda iki kez temizlenmesini öneriyor. Kanıt olarak, geçen ay tanktan aldığı suyu bir laboratuvara yaptırdığı analizin sonucunu getirmiş: suda bakteri üremesi var. Toplantıda dört ayrı cevap geliyor. Birincisi: "Sevda zaten her toplantıda bir şeyden şikâyet eder, ciddiye almıyorum." İkincisi: "Sevda üst katta oturuyor, tankın yakınında, kendi çıkarını düşünüyor." Üçüncüsü: "Geçen yıl temizlik için toplanan parayı Sevda da geç yatırmıştı." Dördüncüsü: "Bu analizi hangi laboratuvar yaptı ve örneği nasıl aldınız?"

Dört cevap da Sevda'ya yöneliyor, ama dördü aynı şeyi yapmıyor. İlk üçü, tankın temizlenip temizlenmeyeceği sorusuna hiçbir şey söylemiyor. Dördüncüsü ise Sevda'nın kanıtının nereden geldiğini soruyor ve bu, kanıtın ne kadar güvenilir olduğuna doğrudan dokunuyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Safsatalar ve Retorik kursunda, bir görüşe karşı çıkarken görüşü söyleyene yönelmenin ne zaman bir safsata olduğunu ve ne zaman meşru bir sorgulama olduğunu soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce kişiye saldırının, görüşü çürütmüş gibi görünüp çürütmeyen bir karşı çıkış olduğunu göreceğiz. Bir kişinin karakteri, çıkarı ya da tutarlılığı hakkında söylenen bir şey, o kişinin öne sürdüğü görüşün doğru olup olmadığı hakkında çoğu zaman hiçbir şey söylemez.

Sonra üç kaynağı izleyeceğiz. Douglas Walton, kişiye saldırının dört ayrı biçimini ayırdı ve her zaman safsata olmadığını savundu. Frans van Eemeren ile Rob Grootendorst, kişiye saldırıyı, tartışmanın bir tarafını susturmaya çalışan bir kural ihlali olarak tanımladı. Dan Sperber ve arkadaşları ise insanların başkasının söylediklerini kabul etmeden önce kaynağı da değerlendirmeye yatkın olduğunu gösterdi.

Ardından üç itirazı tartacağız: kişiye saldırının her zaman safsata olduğu, kişinin çıkarı hakkında konuşmanın haklı olabileceği ve kaynağı sorgulamak ile kişiye saldırmayı ayırmanın zor olduğu.

Sonda, bir karşı çıkışın görüşe mi kişiye mi yöneldiğini ve kişiye yöneliyorsa görüşle ilgili olup olmadığını dört adımla sınamanın yolunu göstereceğiz.

Merkez soru

Sorumuz şu: bir görüşe karşı çıkarken görüşü söyleyene yönelmek ne zaman bir safsatadır ve ne zaman meşru bir sorgulamadır?

Ölçülü iddiam şu: kişiye saldırı, bir görüşün doğruluğu hakkında bir şey söylemeyen bir kişisel özelliğe dayanarak o görüşü reddetmeye çalışmaktır, ve onu ayırt etmek, karşı çıkışın hedefini belirlemeyi, kişi hakkında söylenenin görüşün dayanağıyla ilgili olup olmadığını sınamayı ve ilgiliyse onu, görüşün kendisi ayrıca sınanacak biçimde, bir güvenilirlik sorusu olarak tartmayı gerektirir, çünkü aynı cümle, bir durumda görüşü çürütmeden kişiyi küçültür, başka bir durumda kanıtın kaynağına dair meşru bir kuşku doğurur.

Sıfır noktası

Bir görüşü reddetmenin iki yolu var. Birincisi, görüşün kendisine bakmaktır: gerekçesi yeterli mi, öncülleri doğru mu, sonucu çıkıyor mu? İkincisi, görüşü söyleyene bakmaktır: bu kişi kim, ne yapmış, neden bunu söylüyor? İkinci yol çoğu zaman cazip gelir, çünkü kişi hakkında bir şey söylemek, görüşün içeriğini tartmaktan daha kolaydır.

Ama bir görüşün doğruluğu, onu söyleyenin kim olduğundan bağımsızdır. Bir hesap doğruysa, hesabı yapanın huysuz biri olması onu yanlış yapmaz. Yanlış bir görüş de, en sevilen kişiden gelse doğru olmaz. Kişi hakkındaki bir olumsuz söz, görüşü tek başına çürütmez.

Bir de şu var: bazı durumlarda kişi hakkında konuşmak, görüşle ilgilidir. Bir tanığın sözüne dayanan bir iddia, tanığın olayı görüp görmediğine, bir çıkarı olup olmadığına ve daha önce yalan söyleyip söylemediğine bağlıdır. Bu sorular kişiye yönelir ve meşrudur, çünkü iddianın dayanağı kişinin sözüdür. Fark, kişi hakkında söylenenin görüşün dayanağıyla ilgili olup olmadığındadır.

Argümanın yapısı

Bir karşı çıkışın kişiye saldırı olup olmadığını sınamak için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, karşı çıkışın hedefini belirlemektir. Karşı çıkış görüşün bir öncülüne, sonucuna ya da geçişine mi yöneliyor, yoksa görüşü öne süren kişiye mi? Cümle "sen" ya da kişinin adıyla kuruluyorsa ve görüşün hiçbir parçasından söz etmiyorsa, hedef kişidir.

İkinci adım, türünü ayırmaktır. Doğrudan saldırı, koşullara dayalı saldırı, yanlılık iddiası ve sen de derim dört biçimdir. Türü bilmek, ne sorulacağını belirler: doğrudan saldırıda karakterin görüşle bağı aranır, çıkar iddiasında çıkarın kanıtı nasıl etkilediği, sen de derimde ise tutarsızlığın görüşü değiştirip değiştirmediği.

Üçüncü adım, alaka sınamasını yapmaktır. Kişi hakkında söylenen şey, görüşün dayanağıyla ilgili mi? Görüş bir tanıklığa ya da bir uzmanlığa dayanıyorsa, kişinin güvenilirliği ilgilidir. Görüş bir gerekçe zincirine dayanıyorsa, kişinin karakteri ilgisizdir: zincir kimin ağzından çıkarsa çıksın aynı zincirdir. Sevda'nın analizi bir tanıklık: kanıtın kaynağı sorgulanabilir. Sevda'nın "şikâyet etme huyu" ise analizin doğruluğuyla ilgisiz.

Dördüncü adım, cevabı görüşe döndürmektir. İlgisiz bir kişisel söz, görüşe cevap sayılmaz ve görüş, kendi başına yeniden tartılır. İlgili bir söz ise bir güvenilirlik sorusu olarak ele alınır ve görüşün kendisi ayrıca sınanır: kaynak şüpheli bulunsa bile, görüşün doğruluğu ayrı bir kanıtla araştırılabilir.

Görüşler ve pozisyonlar

Kişiye saldırının nasıl anlaşılması gerektiği konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, tür görüşüdür. Buna göre kişiye saldırının farklı biçimleri vardır ve her biri, kişi hakkındaki sözün görüşle ilgisine göre ayrıca değerlendirilir. Walton bu çizgidedir.

İkinci görüş, kural görüşüdür. Buna göre kişiye saldırı, görüşü tartmadan sahibini susturarak tartışmanın temel kuralını çiğner. van Eemeren ve Grootendorst bu çizgidedir.

Üçüncü görüş, uyanıklık görüşüdür. Buna göre kaynağı değerlendirmek, iletişimin doğal ve gerekli bir parçasıdır ve meşru olan, kaynağın yetkinliği ve iyi niyeti hakkındaki sorgulamadır. Sperber ve arkadaşları bu çizgidedir.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Kişiye saldırıyı ayırmayı savunan düşünce şu cevabı verebilir. Bir görüşü söyleyenin kim olduğuna bakmak bazen gereklidir ve bazen yanıltıcıdır. Ayrımı yapmayan biri ya güvenilmez kaynakları eleyemez ya da her güvenilir kaynağı kişisel gerekçelerle reddeder. Alaka sınaması bu iki hatadan da korur.

Açık kalan sorular

Bir kişi geçmişte defalarca yalan söylemişse, bunu hatırlatmak meşru bir güvenilirlik sorusu mu, yoksa doğrudan saldırı mı? Geçmişin ilgisi hangi noktada biter?

Sen de derim, bir kişinin söylediği ile yaptığı arasındaki tutarsızlığı gösterdiğinde, o kişinin görüşünü kabul edilebilir kılmakta mıdır? Tutarsızlığın ne ölçüde ilgili olduğu nasıl tartılır?

Bir kişinin çıkarı, bir görüşü yalnız ona özgü olmayan biçimde etkiliyorsa, örneğin herkesin aynı çıkara sahip olduğu bir durumda, çıkar iddiası hâlâ anlamlı mıdır?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışKişiye saldırıyı görüşü çürütmüş saymak.
Doğrusu

Kişi hakkında söylenen olumsuz bir söz, görüşün doğruluğu hakkında bir şey söylemez. Görüş, kendi gerekçesiyle ayrıca tartılır.

Yaygın yanlışKişiye yönelen her sözü safsata saymak.
Doğrusu

Görüş bir tanıklığa ya da uzmanlığa dayanıyorsa, kişinin güvenilirliği ilgilidir. Kaynağı sorgulamak meşrudur.

Yaygın yanlışÇıkar iddiasını görüşü yanlış sayan bir gerekçe saymak.
Doğrusu

Çıkar bir kuşku doğurur ve bir inceleme gerektirir. Görüşü tek başına yanlış yapmaz.

Yaygın yanlışSen de derimi bir cevap saymak.
Doğrusu

Bir kişinin tutarsız olması, söylediği şeyin yanlış olduğu anlamına gelmez. Tutarsızlık, kişinin taahhütleri hakkında bir bulgu olabilir, ama görüşün gerekçesine dokunmaz.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Kişiye saldırı, bir görüşün doğruluğu hakkında bir şey söylemeyen bir kişisel özelliğe dayanarak o görüşü reddetmeye çalışmaktır. Walton, kişiye saldırıyı doğrudan, koşullara dayalı, yanlılık ve sen de derim biçiminde ayırdı ve hiçbirinin kendiliğinden safsata olmadığını söyledi.

van Eemeren ve Grootendorst, kişiye saldırıyı, görüşü tartmadan sahibini susturarak serbestlik kuralını ihlal eden bir hamle olarak tanımladı. Sperber ve arkadaşları, kaynağın yetkinliğini ve iyi niyetini sorgulamanın iletişimin meşru ve gerekli bir parçası olduğunu gösterdi.

Ayrım dört adımdan geçer: hedefi belirlemek, türü ayırmak, kişi hakkındaki sözün görüşün dayanağıyla ilgisini sınamak ve cevabı görüşe döndürmek. Buna üç itiraz yöneltildi. Her kişiye saldırının safsata olduğu, çıkarı söylemenin haklı olabileceği ve kaynağı sorgulamakla saldırmayı ayırmanın zor olduğu söylendi.

Bu yüzden kişiye saldırı, kişi hakkında konuşmak değil, görüşün dayanağıyla ilgisiz bir kişisel özelliği görüşün cevabı olarak sunmaktır.

Sonraki derse köprü

Bu derste görüşü söyleyeni küçülterek görüşü çürütmüş gibi yapan karşı çıkışı ve ne zaman meşru bir güvenilirlik sorusu olabileceğini gördük. Sevda'nın dört cevabından üçü onu küçültüyordu ve dördüncüsü kanıtı soruyordu.

Ters yönde de aynı hamle yapılabilir. Bir görüşü söyleyeni küçültmek yerine büyütmek, yani görüşün doğruluğunu kişinin unvanına, ününe ya da makamına yaslamak da görüşün dayanağıyla ilgisiz olabilir. "Bunu şu bilgin söyledi, öyleyse doğrudur" cümlesi, gerekçe göstermeden bir kişiye başvurur.

Bir sonraki ders bu ters yöndeki hamleye dönüyor. Otoriteye yanlış başvuru dersi, bir görüşü destekleyen kişinin unvanına başvurmanın ne zaman bir gerekçe, ne zaman bir yanılgı olduğunu soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.