Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Geçiş varsayımı, yazılı öncüllerin türünden sonucun türüne geçmeyi meşru kılan genel bir cümledir ve bir vakaya değil bir sınıfa ilişkindir. Peirce, her çıkarımı bir zihin alışkanlığının yönettiğini ve bu alışkanlığın yol gösterici ilke diye bir cümleyle ifade edilebileceğini söyledi.
Sellars, bazı çıkarımların kavramların içeriği nedeniyle, bir genelleme eklenmeden yerinde olduğunu gösterdi. Brandom, mantık sözcüklerinin örtük çıkarım kabullerini açık kıldığını ve böylece tartışılabilir hâle getirdiğini anlattı.
Geçiş varsayımını bulmak dört adımdan geçer: geçişi adlandırmak, genel bir cümleyle yazmak, genellik düzeyini ayarlamak ve cümleyi karşı örnek, dayanak ve istisnayla sınamak. Buna üç itiraz yöneltildi. Genel cümlenin kolayca yıkıldığı, bazı çıkarımların genellemeye ihtiyaç duymadığı ve deneyimli birinin geçişi açık kılmadan yapabileceği söylendi.
Bu yüzden geçiş varsayımını bulmak, argümanın en sessiz cümlesini konuşturmak, onu doğru genellik düzeyinde yazıp sınamaktır.
Açılış sahnesi
Nihal, bir şirkette insan kaynakları uzmanı. Bir görüşmenin ardından yöneticisine kısa bir değerlendirme yazıyor: "Tolga son dört yıldır aynı işyerinde çalışıyor. Bu, bağlı ve sadık biri olduğunu gösteriyor. Onu işe alalım." Yönetici notu okuyor ve bir soru soruyor: "Aynı yerde dört yıl kalmak sadakatin göstergesi mi? Başka bir iş bulamadığı için de kalmış olabilir."
Nihal'in değerlendirmesinde bir olgu, bir sonuç ve aralarında bir geçiş var. Geçiş, "bir işyerinde uzun süre kalanlar bağlıdır" gibi bir cümleye yaslanıyor ve Nihal bu cümleyi yazmadı. Yöneticinin sorusu tam bu cümleyi hedef alıyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Argüman Çözümleme ve Haritalama kursunda, öncüllerden sonuca geçmeyi mümkün kılan genel cümleyi nasıl bulacağımızı, hangi genellik düzeyinde yazacağımızı ve onu nasıl sınayacağımızı soruyor.
Bu derste ne olacak
Önce geçiş varsayımının, yazılı öncüllerden sonuca varmayı meşru kılan genel bir cümle olduğunu ve belirli bir vakaya özgü olmadığını göreceğiz. Nihal'in geçişi Tolga hakkında değil, uzun süre aynı yerde kalanlar hakkında bir şey söylüyor.
Sonra üç kaynağı izleyeceğiz. Charles Sanders Peirce, her çıkarımın arkasında onu yöneten bir alışkanlık bulunduğunu ve bu alışkanlığın bir cümleyle ifade edilebileceğini söyledi. Wilfrid Sellars, bazı çıkarımların bir genelleme eklenmeden de yerinde olduğunu ve bunların içeriğe bağlı olduğunu savundu. Robert Brandom ise mantık sözcüklerinin işinin, çıkarım alışkanlıklarını açık kılmak olduğunu anlattı.
Ardından üç itirazı tartacağız: genel bir cümlenin karşı örnekle kolayca yıkılabileceği, bazı çıkarımların genellemeye ihtiyaç duymadan yerinde olduğu ve deneyimli birinin geçişi açık kılmaya gerek duymadan yapabileceği.
Sonda, geçiş varsayımını doğru genellik düzeyinde yazmanın bir ölçüsünü göstereceğiz.
Merkez soru
Sorumuz şu: bir argümanın öncüllerinden sonucuna geçişi hangi genel cümle taşır ve bu cümleyi ne kadar genel yazmalıyız?
Ölçülü iddiam şu: geçiş varsayımı, yazılı öncüllerin türünden sonucun türüne geçmeyi meşru kılan genel bir cümledir, ve onu bulmak, geçişin hangi tür öncülden hangi tür sonuca yapıldığını adlandırmayı, cümleyi ne bu vakadan ibaret kalacak kadar dar ne de istisnaları yok sayacak kadar geniş bir düzeyde yazmayı ve ardından karşı örnekle ve dayanağıyla sınamayı gerektirir, çünkü geçiş varsayımı çoğu zaman en az sınanan ve en çok yük taşıyan cümledir.
Sıfır noktası
Bir argümanın öncüllerinin doğru olması, sonucun doğru olması için yetmez. Öncüllerden sonuca geçiş de sağlam olmalıdır. Geçişin sağlamlığı, öncüllerin kendi içinde değil, öncüller ile sonuç arasındaki bağlantıda yatar ve bu bağlantı çoğu zaman yazılmaz.
Bağlantı genel bir şeydir. Nihal'in değerlendirmesinde geçiş, Tolga'nın kendisine özgü bir şey değil: aynı geçiş, dört yıl aynı yerde kalan herhangi bir kişi için yapılabilir. Geçişi taşıyan cümle bu yüzden Tolga hakkında değil, bir tür insan hakkındadır. Bir vaka için yapılan geçiş, bir sınıf için yapılmış bir genellemeye dayanır.
Genelliğin ölçüsü kritiktir. Çok dar yazılırsa, cümle sonucun bir tekrarı olur: "Tolga aynı yerde kaldığı için bağlıdır" bir geçiş varsayımı değil, sonucun kendisidir. Çok geniş yazılırsa, cümle yanlış ya da anlamsız olur: "aynı yerde kalan herkes her zaman bağlıdır" cümlesi karşı örneklerle doludur. Doğru düzey, ikisinin arasındadır.
Argümanın yapısı
Geçiş varsayımını bulmak ve sınamak için dört adım izlenebilir.
Birinci adım, geçişi adlandırmaktır. Yazılı öncüller hangi türden bir bilgi, sonuç hangi türden bir iddia? Nihal'de öncül, bir kişinin bir işyerinde kaç yıl kaldığı, sonuç, o kişinin bağlılığı. İki tür arasındaki ilişki, geçişin konusunu belirler.
İkinci adım, geçiş varsayımını genel bir cümleyle yazmaktır. Cümle, bir kişiyi değil bir sınıfı konu alır ve öncül türünü sonuç türüne bağlar: "bir işyerinde uzun süre kalanlar, o işe bağlıdır". Cümle Tolga'nın adını taşımaz.
Üçüncü adım, cümlenin genellik düzeyini ayarlamaktır. Cümle sonucun tekrarı olmayacak kadar genel, karşı örneklerle dolu olmayacak kadar kayıtlı olmalıdır. "Çoğu durumda" ya da "başka bir açıklama bulunmadıkça" gibi niteleyiciler, kayıtlılığı sağlar. Ayarlanmış cümle şudur: bir işyerinde uzun süre kalanlar, çoğu durumda o işe bağlıdır.
Dördüncü adım, cümleyi üç yönden sınamaktır. Birincisi karşı örnektir: bu cümleye uymayan sık bir durum var mı? Sık varsa cümle zayıftır. İkincisi dayanaktır: bu cümleye neden inanılmalı, elde bir kanıt ya da deneyim var mı? Üçüncüsü istisnadır: bu vakada cümlenin geçerli olmamasını gerektiren bir durum var mı? Tolga'nın başka bir iş bulamamış olması bir istisna olabilir.
Görüşler ve pozisyonlar
Geçiş varsayımının ne olduğu konusunda üç görüş var.
Birinci görüş, ilke görüşüdür. Buna göre geçiş varsayımı, bir çıkarım alışkanlığının genel cümlesidir ve doğruluğu, o türden çıkarımların isabetine bağlıdır. Peirce bu çizgidedir.
İkinci görüş, içerik görüşüdür. Buna göre bazı çıkarımlar, kavramların içeriği nedeniyle yerindedir ve bir genellemeye ihtiyaç duymaz: genelleme, çıkarımın gerekçesi değil ifadesidir. Sellars bu çizgidedir.
Üçüncü görüş, açık kılma görüşüdür. Buna göre geçiş varsayımı, örtük bir çıkarım kabulünün açıkça söylenmesidir ve söylenince tartışılabilir hâle gelir. Brandom bu çizgidedir.
En güçlü itiraz
Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.
Geçiş varsayımı aramayı savunan düşünce şu cevabı verebilir. Bir argümanın öncüllerini doğru bulmak, sonucunu doğru bulmak için yetmez. Geçiş de sağlam olmalıdır ve geçişin sağlamlığı, onu taşıyan cümle görünür olmadıkça tartılamaz. Açık kılmak, hata bulmanın en ucuz yoludur.
Açık kalan sorular
Bir geçiş varsayımının ne kadar sık doğru olması gerekir? "Çoğu durumda" ifadesi hangi sınırdan sonra yeterli sayılır?
Aynı geçiş için birden çok genel cümle yazılabilir. Hangisinin bir çıkarımın gerçek ilkesi olduğunu ve hangisinin yalnız uygun bir ifade olduğunu nasıl ayırırız?
Bir kişi, kendi çıkarım alışkanlığını açık kılmakta zorlanıyorsa, bu alışkanlığın sağlam olmadığına işaret eder mi, yoksa açık kılmanın kendisinin sınırı mıdır?
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışGeçiş varsayımını sonucun bir tekrarı olarak yazmak.
"Tolga aynı yerde kaldığı için bağlıdır" bir geçiş varsayımı değil, sonucun kendisidir. Geçiş varsayımı bir sınıf hakkında genel bir cümle olmalıdır.
Yaygın yanlışGeçiş varsayımını karşı örneklerle dolu bir genellik düzeyinde yazmak.
"Uzun kalan herkes her zaman bağlıdır" cümlesi yanlıştır ve argümanı boş yere zayıf gösterir. Kayıtlı ve makul bir düzeyde yazılmalıdır.
Yaygın yanlışBir karşı örnek bulunca argümanı çürütülmüş saymak.
Kayıtlı bir geçiş varsayımı, tek bir karşı örnekle yıkılmaz. Önemli olan, karşı örneğin ne kadar sık olduğu ve bu vakada geçerli olup olmadığıdır.
Yaygın yanlışBütün geçişleri yalnız mantıksal biçimle sınamak.
Gündelik geçişlerin çoğu maddidir ve kavramların içeriğine bağlıdır. Yalnız biçime bakan bir sınama, bunların yerindeliğini ne onaylar ne reddeder.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Geçiş varsayımı, yazılı öncüllerin türünden sonucun türüne geçmeyi meşru kılan genel bir cümledir ve bir vakaya değil bir sınıfa ilişkindir. Peirce, her çıkarımı bir zihin alışkanlığının yönettiğini ve bu alışkanlığın yol gösterici ilke diye bir cümleyle ifade edilebileceğini söyledi.
Sellars, bazı çıkarımların kavramların içeriği nedeniyle, bir genelleme eklenmeden yerinde olduğunu gösterdi. Brandom, mantık sözcüklerinin örtük çıkarım kabullerini açık kıldığını ve böylece tartışılabilir hâle getirdiğini anlattı.
Geçiş varsayımını bulmak dört adımdan geçer: geçişi adlandırmak, genel bir cümleyle yazmak, genellik düzeyini ayarlamak ve cümleyi karşı örnek, dayanak ve istisnayla sınamak. Buna üç itiraz yöneltildi. Genel cümlenin kolayca yıkıldığı, bazı çıkarımların genellemeye ihtiyaç duymadığı ve deneyimli birinin geçişi açık kılmadan yapabileceği söylendi.
Bu yüzden geçiş varsayımını bulmak, argümanın en sessiz cümlesini konuşturmak, onu doğru genellik düzeyinde yazıp sınamaktır.
Sonraki derse köprü
Bu derste öncüllerden sonuca geçişi taşıyan genel cümleyi bulmayı ve sınamayı gördük. Nihal'in değerlendirmesi artık bir olgu, bir sonuç ve bir geçiş ilkesi olarak yazılabiliyor ve her parçasına ayrı ayrı itiraz edilebiliyor.
Yazılmış bir yapı hâlâ satırlar ve numaralardan ibarettir. Hangi cümlenin hangisini desteklediği, hangi itirazın hangi cümleye yöneldiği ve bir itiraza ne cevap verildiği, satırlara bakarak kolay görünmez. Argümanı bir bakışta göstermek için, çizmek gerekir.
Bir sonraki adım bu çizimdir. Haritalama modülü, kurulmuş bir argümanı bir harita olarak çizmenin yollarını ele alıyor ve ilk olarak desteği, yani bir cümlenin bir başkasını nasıl taşıdığını nasıl göstereceğimizi soruyor.