Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Eksik öncül, yazılı öncüllerden sonuca geçmek için gereken ama yazılı hâlde bulunmayan cümledir ve yazarın onu bilerek sakladığını ima etmez. Gough ve Tindale, "gizli" yerine "eksik" demeyi önerdi ve çözümlemeyi yazarı suçlamaktan ayırdı.
Ryle, "eğer şu ise bu" biçimindeki cümlelerin bir çıkarım bileti olduğunu ve öteki öncüller gibi bir öncül olmadığını gösterdi. Carroll, çıkarımın kuralını öncül olarak eklemenin sonsuza gittiğini ve kuralın bir noktada eklenmek yerine kullanılması gerektiğini anlattı.
Eksik öncülü bulmak dört adımdan geçer: açığı adlandırmak, bilgilendirici bir genellemeyle kapatmak, bulunan cümleyi sadakat ve savunulabilirlik açısından sınamak ve sonucu tanı olarak raporlamak. Buna üç itiraz yöneltildi. Argümanı düzeltmek olduğu, her argümanın doldurulabileceği ve sonsuz gerilemeye götürdüğü söylendi.
Bu yüzden eksik öncülü bulmak, argümanı kurtarmak değil, onun neye yaslandığını görünür kılmaktır.
Açılış sahnesi
Ceren, bir ortaokulda matematik öğretmeni. Dönem sonunda öğrencilerin notlarını girerken, bir veli toplantısı için kısa bir not yazıyor: "Ali bu dönem üç ödevi hiç teslim etmedi. Bu yüzden Ali'nin notu düşük olmalı." Notu okuyan müdür yardımcısı bir soru soruyor: "Ödev teslim etmemek notu düşürür mü? Okulun yönetmeliği öyle mi diyor?" Ceren bir an düşünüyor. Ödevlerin nota katıldığını hep biliyordu, bunu yazmayı akıl etmemişti.
Ceren'in notunda iki olgu ve bir sonuç var. Olgulardan sonuca giden yolda bir halka eksik ve o halka, notun asıl dayanağı. Halka bir kabul: ödevlerin nota katıldığı. Müdür yardımcısının sorusu, argümanı tam bu noktada sınıyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Argüman Çözümleme ve Haritalama kursunda, yazılı cümlelerden sonuca geçmek için gerçekten eksik olan bir öncülü nasıl belirleyeceğimizi, ona ne kadar ekleyeceğimizi ve onu eklemenin neden bir düzeltme değil bir tanı olduğunu soruyor.
Bu derste ne olacak
Önce eksik öncülün ne olduğunu, yazarın yazmadan bıraktığı ama gerçekten kabul ettiği bir öncülden ayıracağız. Bazı boşluklar yazarın bilinçli olarak geçtiği yerlerdir. Bazıları ise yazarın hiç görmediği açıklardır ve argümanın gerçek durumu bunlarda ortaya çıkar.
Sonra üç kaynağı izleyeceğiz. James Gough ile Christopher Tindale, eksik öncüle "gizli öncül" demenin yazarı suçlu gösterdiğini ve "eksik" demenin daha doğru olduğunu savundu. Gilbert Ryle, "eğer şu ise bu" biçimindeki cümlelerin bir öncül değil, çıkarım yapma izni olduğunu gösterdi. Lewis Carroll ise çıkarım kuralını öncül olarak eklemenin sonsuza gittiğini bir diyalogla anlattı.
Ardından üç itirazı tartacağız: eksik öncül eklemenin argümanı düzeltmek olduğu, her argümanın doldurulabilir bir boşluğu olduğu ve çıkarım kuralının sonsuz gerilemeye yol açtığı.
Sonda, eksik öncülü yazıya geçirirken tanı olarak nasıl raporlayacağımızı göstereceğiz.
Merkez soru
Sorumuz şu: bir argümanın yazılı öncülleri sonucu taşımaya yetmiyorsa, eksik öncülü nasıl belirleriz ve onu eklemek bize ne söyler?
Ölçülü iddiam şu: eksik öncül, yazılı öncüllerle sonuç arasındaki açığı kapatan ve yazarın kabul edip etmediği belirsiz olan genel bir cümledir, ve onu bulmak, açığı adlandırmayı, açığı bir koşul cümlesiyle değil bilgilendirici bir genellemeyle kapatmayı ve bulunan cümlenin hem yazara ait olup olmadığını hem de savunulabilir olup olmadığını sınamayı gerektirir, çünkü eksik öncülü bulmak argümanı kurtarmak değil, onun neye yaslandığını görünür kılmaktır.
Sıfır noktası
Yazılı öncüllerden sonuca geçmek için bir cümleye ihtiyaç duyulduğunda, o cümlenin durumu iki türlü olabilir. Yazar onu biliyor ve kabul ediyor olabilir, ama yazmayı gereksiz saymıştır: bu bir örtük öncüldür. Ya da yazar onu hiç düşünmemiştir: argüman bir açığı, farkında olmadan taşımaktadır. Bu ikincisi, eksik öncüldür.
İkisi dışarıdan aynı görünür: cümle yazılmamıştır ve sonuca geçmek için gerekir. Fark, yazarın onu kabul edip etmemesinde ve bunu bilmemizin yolu, yazara sormak ya da bağlama bakmaktır. Ceren, ödevlerin nota katıldığını biliyordu: onun için o cümle örtüktü. Ama başka birinin aynı notu okuduğunda, o cümle eksik olarak görünür.
Eksik öncülü bulmak, çoğu zaman bir eleştiri değil bir tanıdır. Argüman, o öncül olmadan çıkmıyor ve o öncülün doğru olup olmadığı ayrı bir sorudur. Bulunan öncül kabul edilebilirse, argüman sağlamdır ve yalnız eksik yazılmıştır. Kabul edilemezse, argüman gerçekten bir açık taşıyordur.
Argümanın yapısı
Eksik öncülü bulmak ve raporlamak için dört adım izlenebilir.
Birinci adım, açığı bir cümleyle adlandırmaktır. Yazılı öncüllerin hepsi doğru olsa da sonuç neden çıkmayabilir? Ceren'in notunda cevap şudur: ödev teslim etmemek notu düşürmeyebilir. Bu, eksik halkanın yerini gösterir.
İkinci adım, açığı bilgilendirici bir genellemeyle kapatmaktır. Açığı kapatmanın en kolay yolu, "eğer Ali üç ödevi teslim etmediyse notu düşük olmalı" gibi bir koşul cümlesi yazmaktır. Bu cümle argümanı geçerli kılar ama hiçbir şey öğretmez: sonucu öncüllere bağlayan bir cümledir, kendisi bir iddia taşımaz. Bilgilendirici olan, daha genel bir cümledir: "ödev teslim etmeyen öğrencinin notu düşer". Bu cümle, savunulabilir ya da savunulamaz bir iddiadır.
Üçüncü adım, bulunan cümleyi iki soruyla sınamaktır. Birincisi sadakattir: yazar bunu kabul eder mi? Kabul etmeyecekse, eksik öncül bulunmuş değil, yazarın söylemediği bir cümle eklenmiştir. İkincisi savunulabilirliktir: bu cümle doğru ya da makul mü? Değilse, argümanın gerçek bir açığı vardır.
Dördüncü adım, sonucu tanı olarak raporlamaktır. Rapor şunu söyler: bu argüman şu öncül olmadan çıkmıyor, bu öncül yazılmamış, yazar onu kabul ediyor ya da etmiyor ve öncül savunulabilir ya da tartışmalı. Bu cümlelerin hiçbiri argümanı düzeltmez, argümanın neye yaslandığını gösterir.
Görüşler ve pozisyonlar
Eksik öncülün ne olduğu konusunda üç görüş var.
Birinci görüş, tanı görüşüdür. Buna göre eksik öncül, yazarı suçlamadan, argümanın yazılı hâlindeki açığı gösteren bir cümledir. Gough ve Tindale bu çizgidedir ve öncülün yazarın niyetinden ayrı ele alınmasını ister.
İkinci görüş, izin görüşüdür. Buna göre eksik öncülün bir kısmı bir öncül değil, çıkarım izni olarak çalışan bir cümledir ve bu ayrım, hangi cümleyi eklemenin uygun olduğunu belirler. Ryle bu çizgidedir.
Üçüncü görüş, sınır görüşüdür. Buna göre eksik öncüllerin hepsi öncül olarak eklenemez, çünkü çıkarımın kuralı bir noktada eklenmek yerine kullanılmalıdır. Carroll bu çizgidedir.
En güçlü itiraz
Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.
Eksik öncül aramayı savunan düşünce şu cevabı verebilir. Bir argümanın yazılı hâli, çoğu zaman gerçek dayanağının küçük bir kısmıdır. Yazılmamış olanı görünür kılmak, argümanı tartmanın en ucuz ve en verimli yoludur. Yazarı suçlamadan, açığı adlandırıp öncülü sınamak, argümanın hem gücünü hem zayıflığını ortaya çıkarır.
Açık kalan sorular
Eksik öncülü örtük öncülden ayırmak için yazara sormak mümkün değilse, hangi ipuçları yeterlidir? Bağlam ne kadar bir kanıttır?
Bilgilendirici bir genellemeyle koşul cümlesi arasında bir orta yol var mı? Genellemenin ne kadar dar ya da geniş yazılması gerektiğini belirleyen ölçüt nedir?
Çıkarımın kuralı ile içerik genellemesi arasındaki çizgi nerede çekilir? "Ateş ve kızarık boğaz enfeksiyona işaret eder" bir bilgi mi, bir çıkarım izni mi?
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışEksik öncülü, yazarın sakladığı bir şey saymak.
Eksik öncül yazılı hâlde bulunmayan cümledir. Yazarın onu bilerek sakladığını ya da hiç düşünmediğini söylemek, ayrı bir iddiadır ve kanıt ister.
Yaygın yanlış«Öncüller doğruysa sonuç doğrudur» cümlesini eksik öncül saymak.
Bu koşul cümlesi argümanı geçerli kılar ama hiçbir şey öğretmez ve Carroll'ın gösterdiği gibi, sonsuza gider. Eksik öncül, bilgi taşıyan bir genelleme olmalıdır.
Yaygın yanlışEksik öncülü bulunca argümanı savunulmuş saymak.
Bulunan öncül de sınanmalıdır. Yazara ait ve savunulabilir olmadığı sürece, bulunması argümanı kurtarmaz, açığı gösterir.
Yaygın yanlışEksik öncülle örtük öncülü ayırmamak.
Yazarın kabul ettiği ama yazmadığı cümle örtük, yazarın hiç düşünmediği cümle eksiktir. Ayrımı yapmadan öncülü yazara yüklemek, yeniden kurmanın sadakatini bozar.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Eksik öncül, yazılı öncüllerden sonuca geçmek için gereken ama yazılı hâlde bulunmayan cümledir ve yazarın onu bilerek sakladığını ima etmez. Gough ve Tindale, "gizli" yerine "eksik" demeyi önerdi ve çözümlemeyi yazarı suçlamaktan ayırdı.
Ryle, "eğer şu ise bu" biçimindeki cümlelerin bir çıkarım bileti olduğunu ve öteki öncüller gibi bir öncül olmadığını gösterdi. Carroll, çıkarımın kuralını öncül olarak eklemenin sonsuza gittiğini ve kuralın bir noktada eklenmek yerine kullanılması gerektiğini anlattı.
Eksik öncülü bulmak dört adımdan geçer: açığı adlandırmak, bilgilendirici bir genellemeyle kapatmak, bulunan cümleyi sadakat ve savunulabilirlik açısından sınamak ve sonucu tanı olarak raporlamak. Buna üç itiraz yöneltildi. Argümanı düzeltmek olduğu, her argümanın doldurulabileceği ve sonsuz gerilemeye götürdüğü söylendi.
Bu yüzden eksik öncülü bulmak, argümanı kurtarmak değil, onun neye yaslandığını görünür kılmaktır.
Sonraki derse köprü
Bu derste yeniden kurmanın bir yönünü, yani eksik olanı bulup eklemeyi gördük. Ceren'in notuna bir cümle eklendi ve argümanın dayanağı görünür oldu. Ama yeniden kurma yalnız eklemekten ibaret değildir.
Yazılı bir argümanda, sonuca hiçbir katkısı olmayan cümleler de bulunur: bir tekrar, bir süs, bir yan söz ya da bir duygu ifadesi. Bunlar argümanın yapısına girmez ama okuru yoklar, dikkati dağıtır ve bazen sonucun neye dayandığı hakkında yanlış bir izlenim verir.
Bir sonraki ders bu ayıklamaya dönüyor. Gereksiz ifade dersi, bir argümanın yeniden kurulurken hangi cümlelerin çıkarılabileceğini ve çıkarılırken neye dikkat edileceğini soruyor.