Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Ara sonuç, bir argümanda başka cümlelerce desteklenen ve kendisi de daha ileri bir sonucu desteklemek için kullanılan cümledir. Beardsley, argümanı numaralı cümleler ve oklarla çizmeyi önerdi ve bu çizimde ara sonuç hem gelen hem çıkan bir ok taşır.
Freeman, gerekçelerin zincir gibi dizildiği yapıya seri yapı dedi ve her ara halkanın ayrı bir kabul sorusu taşıdığını gösterdi. Wigmore, bir davada nihai önermeyle kanıtlar arasındaki ara önermeleri şemaya koydu ve her birinin ayrı bir kanıtla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Ara sonuçları bulmak dört adımdan geçer: ana sonucu belirlemek, ona doğrudan destek veren cümleleri bulmak, her birine "neden?" diye sormak ve zinciri baştan sona her halkasıyla tartmak. Buna üç itiraz yöneltildi. Farkın bir etiket olduğu, konuşmanın zincir gibi ilerlemediği ve çürüyen halkanın sonucu yanlışlamadığı söylendi.
Bu yüzden ara sonucu bulmak, zincirin ortasındaki cümleyi kabul saymamak, kendi kanıtını isteyen bir iddia olarak görmektir.
Açılış sahnesi
Filiz, belediyeye bir dilekçe yazıyor. Çarşı caddesinin cumartesi günleri araç trafiğine kapatılmasını istiyor ve gerekçesini şöyle sıralıyor: "Araçlar kalkarsa cadde yayalara kalır. Yayalar çoğalırsa dükkânlara giren kişi sayısı artar. Dükkânlara giren artarsa satışlar yükselir. Satışlar yükselirse esnaf bu düzenlemeden kazançlı çıkar. Bu yüzden cumartesi günleri cadde araca kapatılmalı."
Dilekçe, esnaf odasında okunuyor. Bir esnaf, "yayalar çoğalınca dükkâna girenlerin de çoğalacağı nereden çıkıyor?" diye itiraz ediyor. Bir başkası, "asıl sorun kapatılınca müşterilerin arabayla gelemeyeceği" diyor. İki itiraz da aynı dilekçeye yöneltilmiş, ama dilekçenin farklı cümlelerine dokunuyor. Birincisi zincirin ortasındaki bir halkayı sorguluyor, ikincisi ise zincirin hiç değinmediği bir kaygıyı öne sürüyor. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Argüman Çözümleme ve Haritalama kursunda, bir cümlenin aynı anda hem bir şeyin sonucu hem başka bir şeyin gerekçesi olabildiğini ve buna neden dikkat etmemiz gerektiğini soruyor.
Bu derste ne olacak
Önce ara sonucun ne olduğunu göreceğiz: bir argümanda yazılı gerekçelerle desteklenen ve kendisi de ana sonucu desteklemeye giden bir cümle. Zincirin ortasındaki bu cümleler, argümanın en sık yanlış anlaşılan ve en az sınanan yerleridir.
Sonra üç kaynağı izleyeceğiz. Monroe Beardsley, gündelik argümanı numaralı cümleler ve oklarla göstermeyi önerdi ve bu çizim biçimi, bir cümlenin iki rol taşıdığını görünür kıldı. James Freeman, argümanların yapısını incelerken zincir gibi ilerleyen yapıyı ayrı bir tür olarak adlandırdı. John Henry Wigmore ise mahkemede bir davanın kanıtlanacak önermelerini ana ve ara olmak üzere bir şemada gösterdi.
Ardından üç itirazı tartacağız: ara sonuç ile öncül arasındaki farkın yalnız bir etiket olduğu, doğal konuşmanın zincir gibi ilerlemediği ve bir halka çürüdüğünde sonucun başka yoldan doğru kalabileceği.
Sonda, bir zincirin her halkasına ayrı ayrı bakmanın bir yolunu göstereceğiz.
Merkez soru
Sorumuz şu: bir argümanda hangi cümleler ara sonuçtur ve bunları ayırmak, argümanı tartarken bize ne kazandırır?
Ölçülü iddiam şu: ara sonuç, bir argümanda başka cümlelerce desteklenen ve kendisi de daha ileri bir sonucu desteklemek için kullanılan cümledir, ve onu bulmak, ana sonucu belirleyip ona doğrudan destek veren cümlelere sırayla "buna neden inanayım?" diye sormayı gerektirir, çünkü ara sonuç bir öncül gibi durup kabul edilmiş görünse de aslında kendi kanıtına ihtiyaç duyan bir iddiadır ve bu ihtiyaç karşılanmadıkça zincirin ötesindeki kısmı da desteksiz kalır.
Sıfır noktası
Argümanları öğrenirken çoğumuz iki rolü öğreniriz: öncül ve sonuç. Öncül destek verir, sonuç destek alır. Gerçek argümanlarda çoğu zaman bu ikisi tek bir cümlede birleşir. Filiz'in dilekçesinde "satışlar yükselir" cümlesi, önceki cümleden çıkar ve sonraki cümleyi taşır: hem alan hem verendir.
Bu ikili rol, bir kafa karışıklığının kaynağıdır. Cümle öncül gibi durduğu için, onu bir kabul olarak geçmek kolaydır. Oysa aynı cümle bir yerden geliyor: kendisi de bir gerekçeye ihtiyaç duyuyor ve o gerekçe zayıfsa, cümleye yaslanan her şey zayıf kalıyor. Bir zincirin dayanıklılığı, halkalarının gücüne bağlıdır ve halkalardan biri ara sonuç olduğunda, onun gücü başka bir cümlenin gücüne bağlıdır.
Bir de şu var: ara sonuç, ana sonuç değildir. Zincirin ortasındaki bir cümleyi son cümle sanmak, argümanın neyi savunduğunu yanlış okumaktır. Filiz'in dilekçesinde "esnaf kazançlı çıkar" cümlesi zincirin sonuna yakındır ama savunulan şey değildir. Savunulan şey, caddenin kapatılmasıdır ve bütün ara cümleler ona hizmet eder.
Argümanın yapısı
Ara sonuçları bulmak için dört adım izlenebilir.
Birinci adım, ana sonucu belirlemektir. Zincirin en sonunda ulaşılan ve başka bir cümleye destek vermeyen cümleyi bulmak, bu işin çıkış noktasıdır. Filiz'in dilekçesinde, cadde kapatılmalıdır.
İkinci adım, ana sonuca doğrudan destek veren cümleleri bulmaktır. Bunlar, ana sonuca en yakın gerekçelerdir. Dilekçede, "esnaf kazançlı çıkar" cümlesi doğrudan destek verir, ama daha uzaktaki cümleler vermez.
Üçüncü adım, her doğrudan destek cümlesine "buna neden inanayım?" diye sormaktır. Metinde bu soruya cevap veren cümleler varsa, o cümle bir ara sonuçtur ve cevap veren cümleler onun gerekçeleridir. Cevap veren cümle yoksa, o cümle zincirin başlangıcıdır ve destek bekleyen bir kabuldür. "Esnaf kazançlı çıkar" cümlesine bu soru sorulduğunda, "çünkü satışlar yükselir" cevabı gelir. Aynı soru bu cevaba sorulursa zincir bir halka daha uzar.
Dördüncü adım, zinciri baştan sona yazıp her halkanın gücünü ayrı ayrı tartmaktır. Zincir, ana sonuçtan geriye doğru okunduğunda, en ucunda destek almayan bir cümleye varır. Her halka kendi başına sınanır: gerekçesi sonuca yetiyor mu? Zayıf bir halka, ötesindeki her şeyi de sınırlar.
Görüşler ve pozisyonlar
Ara sonucun nasıl anlaşılması gerektiği konusunda üç görüş var.
Birinci görüş, çizim görüşüdür. Buna göre ara sonuç, argümanın çizimindeki bir düğümdür: gelen ve çıkan oklarıyla görülür. Beardsley bu çizgidedir ve ara sonucu, yapı çizilerek görünür kılınan bir şey olarak ele alır.
İkinci görüş, yapı görüşüdür. Buna göre ara sonuç, gerekçelerin sonuçla bağlanma biçimlerinden birinin, yani seri yapının bir parçasıdır ve her ara halka ayrı bir kabul sorusu taşır. Freeman bu çizgidedir.
Üçüncü görüş, kanıt görüşüdür. Buna göre ara sonuç, bir sonuca varmak için ayrıca kanıtlanması gereken önermedir ve kanıtsız bırakılması zinciri koparır. Wigmore bu çizgidedir ve ara sonucu, bir kanıtlama işinin yüküyle düşünür.
En güçlü itiraz
Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.
Ara sonuç ayrımını savunan düşünce şu cevabı verebilir. Bir zinciri tartmak, her halkayı ayrı ayrı görmeyi gerektirir. Ara sonuçlar görülmediğinde, bir cümleye yalnız yaslanılıyor gibi durur, oysa o cümlenin kendisi bir iddiadır. Zincirdeki en zayıf halka çoğu zaman en sessiz halkadır.
Açık kalan sorular
Bir metinde birden fazla zincir varsa, hangisi ana zincirdir? Ara sonuçlar birden çok sonuca birden yaslanıyorsa, zincir bir ağaca dönüşür mü?
Her ara sonuca ayrı kanıt istemek, bir yerde durmayı gerektirir. Kanıt istemenin ne zaman abartı olduğunu belirleyen ölçüt nedir?
Bir ara sonucun kanıtı, başka bir ara sonucun sonucuna dayanıyorsa, dairesel bir yapı oluşur mu? Bunu çizimden nasıl ayırt ederiz?
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışAra sonucu, ana sonuç sanmak.
Zincirin ortasındaki bir cümleyi son cümle olarak okumak, argümanın neyi savunduğunu yanlış anlamaktır. Ana sonuç, başka bir cümleyi desteklemeyen ve zincirin sonunda duran cümledir.
Yaygın yanlışAra sonucu, kanıtı gerekmeyen öncül saymak.
Ara sonuç bir öncül gibi durur, ama kendisi de destek bekleyen bir iddiadır. Destek verilmediyse, ona yaslanan her cümle de desteksizdir.
Yaygın yanlışZincirin gücünü en güçlü halkasıyla ölçmek.
Zincir, en zayıf halkası kadar güçlüdür. Bir halka kabul edilmiyorsa, ötesindeki bağlantı da askıda kalır.
Yaygın yanlışHer metne zincir yapısı yüklemek.
Gerekçeler birbirine yaslanmadan doğrudan sonucu destekleyebilir. Zincir aramak, metnin yapısını bulmak içindir, ona zorla bir yapı vermek için değil.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Ara sonuç, bir argümanda başka cümlelerce desteklenen ve kendisi de daha ileri bir sonucu desteklemek için kullanılan cümledir. Beardsley, argümanı numaralı cümleler ve oklarla çizmeyi önerdi ve bu çizimde ara sonuç hem gelen hem çıkan bir ok taşır.
Freeman, gerekçelerin zincir gibi dizildiği yapıya seri yapı dedi ve her ara halkanın ayrı bir kabul sorusu taşıdığını gösterdi. Wigmore, bir davada nihai önermeyle kanıtlar arasındaki ara önermeleri şemaya koydu ve her birinin ayrı bir kanıtla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Ara sonuçları bulmak dört adımdan geçer: ana sonucu belirlemek, ona doğrudan destek veren cümleleri bulmak, her birine "neden?" diye sormak ve zinciri baştan sona her halkasıyla tartmak. Buna üç itiraz yöneltildi. Farkın bir etiket olduğu, konuşmanın zincir gibi ilerlemediği ve çürüyen halkanın sonucu yanlışlamadığı söylendi.
Bu yüzden ara sonucu bulmak, zincirin ortasındaki cümleyi kabul saymamak, kendi kanıtını isteyen bir iddia olarak görmektir.
Sonraki derse köprü
Bu derste bir cümlenin bir zincir içinde hem sonuç hem gerekçe olabildiğini ve her halkanın kendi kanıtını istediğini gördük. Zincirdeki her cümle, bir tek cümleden destek alıyormuş gibi kurulmuştu: bir halka bir sonrakini taşıyordu.
Bir sonuca birden çok cümle destek verdiğinde durum başka olur. Cümleler o sonucu ayrı ayrı mı taşıyor, yoksa yalnız bir arada mı çalışıyorlar? Biri düştüğünde ötekiler sonucu taşımaya devam eder mi, yoksa hepsi mi çöker?
Bir sonraki ders bu ayrıma dönüyor. Bağımsız ve birleşik destek dersi, bir sonuca gelen birden çok desteğin birbirinden bağımsız mı yoksa birlikte mi çalıştığını nasıl ayıracağımızı soruyor.