İçeriğe geç

P01-D02-M01-02·Argümanı ayıklama

Açık ve örtük öncüller

temel2.203 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Örtük öncül, yazılı öncüllerden sonuca geçmek için doğru olması gereken ve yazılmamış cümledir ve çoğu zaman argümanın asıl yükünü taşır. Ennis, gerekli varsayımı, yazarın gerçekte kullandığı varsayımdan ayırdı ve gerekli olanın yazarın zihnine bakmadan bulunabileceğini gösterdi.

Walton ve arkadaşları, argümanın hangi şemaya uyduğunu bulmanın eksik öncülleri gösterdiğini anlattı. Sperber ve Wilson, dinleyicinin söylenmeyeni bağlamdan tamamladığını ve bu öncüllerin bağlama göre değiştiğini açıkladı.

Örtük öncül dört adımla bulunur: sonucu ve yazılı öncülleri yazmak, boşluğu adlandırmak, adayı gereklilik ve kullanılabilirlik ölçütleriyle sınamak ve yeterli olan en zayıf biçimi yazıp okurun eklemesi olarak işaretlemek. Buna üç itiraz yöneltildi. Argümanı yazarın yerine kurduğu, adayların sonsuza uzadığı ve gerçek kastın bilinemediği söylendi.

Bu yüzden örtük öncülü bulmak, yazarın aklını okumak değil, yazılı cümleden sonuca geçmek için neyin doğru olması gerektiğini söylemektir.

Açılış sahnesi

Okul servisi velilerinin mesaj grubunda Ayşe şunu yazıyor: "Servis firması bu yıl da zam istedi. Geçen yıl da zam yapmıştı ve servis yine de sık sık geç kaldı. Firmayı değiştirelim." Birkaç kişi hemen onaylıyor. Bir baba ise soruyor: "Peki yeni firma daha iyi olacak mı?" Ayşe şaşırıyor. Ona göre mesaj gayet açıktı.

Mesaj gerçekten açıktı, ama bir yerine kadar. Ayşe iki olgu bildirdi ve bir öneri yaptı. Olgulardan öneriye giden yolun tamamını yazmadı, çünkü yazması gerektiğini düşünmedi. Yazılmayan kısım, babanın sorusunun tam da dokunduğu yerdi. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Argüman Çözümleme ve Haritalama kursunda, bir argümanın yazılı öncüllerini yazılmamış olanlardan nasıl ayıracağımızı ve yazılmamış olanı nasıl doğru biçimde yerine koyacağımızı soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce açık ve örtük öncülü ayıracağız ve örtük öncülü bulmanın bir yakalama işi değil bir kurma işi olduğunu göstereceğiz. Yazılı cümlelerden sonuca geçmek için doğru olması gereken bir şey vardır ve onu adlandırmak, argümanı tartmanın ön koşuludur.

Sonra üç kaynağı izleyeceğiz. Robert Ennis, bir argümanın gerek duyduğu varsayımla yazarın gerçekte kullandığı varsayımı ayırdı. Douglas Walton ve arkadaşları, bir argümanın hangi kalıba uyduğunu bulmanın eksik öncülü bulmanın kısa yolu olduğunu gösterdi. Dan Sperber ile Deirdre Wilson ise dinleyicinin, söylenmeyeni hangi ölçüyle bağlamdan tamamladığını açıkladı.

Ardından üç itirazı tartacağız: örtük öncül eklemenin argümanı yazarın yerine kurmak olduğu, adayların sonsuza uzayabileceği ve yazarın gerçek kastına hiçbir zaman ulaşılamayacağı.

Sonda, örtük öncülü yazıya geçirirken uyulacak küçük bir ölçüyü göstereceğiz.

Merkez soru

Sorumuz şu: bir argümanın yazılmamış öncülünü nasıl buluruz ve bulduğumuz aday, yazarın argümanı mıdır yoksa bizim ona eklediğimiz bir şey midir?

Ölçülü iddiam şu: örtük öncül, yazılı öncüllerden sonuca geçmek için doğru olması gereken ve yazarın yazmadan bırakmış olabileceği cümledir, ve onu bulmak, boşluğu adlandırmayı, adayı hem gerekli hem de yazarın muhtemelen kullandığı bir cümle olarak sınamayı ve yeterli olan en zayıf biçimini yazıp bunun okurun eklemesi olduğunu işaretlemeyi gerektirir, çünkü aday ne kadar güçlü yazılırsa argüman o kadar kolay geçerli olur ama yazarın savunduğu şeyden o kadar uzaklaşır.

Sıfır noktası

Hiçbir argüman kendini tam yazmaz. Bir konuşmada ya da bir mesajda, dinleyicinin zaten bildiğini düşündüğümüz her şeyi atlarız, çünkü onu söylemek hem yorucu hem de saygısızca görünür. "Yağmur yağıyor, şemsiyeni al" cümlesinde, şemsiyenin yağmurdan koruduğunu ve dinleyenin ıslanmak istemediğini yazmayız.

Atlanan şeylerin çoğu zararsızdır. Bazıları ise argümanın asıl yükünü taşır: yazılı cümleler tek başına sonucu desteklemez, destekleyen, yazılmamış cümledir. Ayşe'nin mesajında yük, "yeni bir firma bu sorunları yaşatmayacaktır" cümlesindedir ve o cümle yazılmamıştır. Yazılmadığı için hiç kimse onu savunmak zorunda kalmamış, hiç kimse de onu sınamamıştır.

Bu yüzden örtük öncülü bulmak ile onu tartmak ayrı işlerdir ve ilki ikincisinin ön koşuludur. Bulunmamış bir öncül, tartılamaz. Bulunmuş bir öncül ise, açıkça yazıldığında, kabul edilip edilmeyeceğine bakılabilir.

Argümanın yapısı

Örtük öncülü bulmak ve yazmak için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, sonucu ve yazılı öncülleri ayrı ayrı yazmaktır. Yazılmamış bir şeyi bulmak için önce yazılanı tam bilmek gerekir. Sonuç bulunmuş ve öncüller sıralanmış olmalıdır.

İkinci adım, boşluğu adlandırmaktır. Yazılı öncüllerin hepsi doğru olsa da sonuç neden hâlâ yanlış olabilir? Bu soruya verilen cevap, boşluğun yerini gösterir. Ayşe'nin mesajında cevap şudur: yeni firma da geç kalabilir.

Üçüncü adım, adayı iki ölçütle sınamaktır. Birincisi gereklilik: bu cümle olmasa, yazılı öncüllerden sonuca geçilir mi? Geçiliyorsa cümle gerekli değildir. İkincisi kullanılabilirlik: yazar bu cümleyi kabul eder mi, yoksa kendisine yabancı gelir mi? Gerekli ama yazarın kabul etmeyeceği bir cümle, argümanın kusuru olabilir, yazarın örtük öncülü olmayabilir.

Dördüncü adım, yeterli olan en zayıf biçimi yazıp işaretlemektir. Aday, sonucu çıkarmaya yetecek kadar güçlü, ama yazarın söyleyeceğinden daha güçlü olmayacak biçimde yazılır. "Yeni firma kesinlikle geç kalmaz" yerine "yeni firma bu firmadan daha sık geç kalmaz" gibi. Ve yanına, bunun yazarın sözü değil okurun eklemesi olduğu notu düşülür.

Görüşler ve pozisyonlar

Örtük öncülün nasıl belirleneceği konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, gereklilik görüşüdür. Buna göre örtük öncül, yazılı öncüllerden sonuca geçmek için gereken en az cümledir ve yazarın ne düşündüğüne bakılmaksızın belirlenir. Ennis'in gerekli varsayımı bu çizgidedir.

İkinci görüş, şema görüşüdür. Buna göre örtük öncüller, argümanın uyduğu kalıbın gerektirdiği cümlelerdir ve kalıp tanınınca listesi hazırdır. Walton ve arkadaşları bu çizgidedir.

Üçüncü görüş, bağlam görüşüdür. Buna göre örtük öncül, dinleyicinin ya da okurun bağlamdan getirdiği ve konuşmacının kastettiği sonuca ulaşmayı sağlayan cümledir. Sperber ve Wilson bu çizgidedir ve öncülün kime göre ne olduğunu bağlama bağlı görür.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Örtük öncül aramayı savunan düşünce şu cevabı verebilir. Bir argümanı tartmak, yazılmayanı da görmeyi gerektirir. Yazılmayan öncül çoğu zaman en az sınanan ve en çok iş gören olandır. Onu adlandırmak, argümana haksızlık etmek değil, argümanı ilk kez gerçekten sınanabilir kılmaktır.

Açık kalan sorular

Gerekli olan ile kullanılan varsayım çakışmıyorsa, argümanın değeri hangisine göre ölçülür? Yazarın yanlış varsayımla doğru sonuca varması nasıl değerlendirilir?

Bir örtük öncül yazara yabancıysa ve yine de gerekliyse, argüman mı kusurludur yoksa çözümleme mi? Bunu ayırmanın ölçütü ne olabilir?

Şemalar ne kadar güvenilir bir rehberdir? Bir argümanı yanlış bir şemaya oturtmak, yanlış öncüller getirmek anlamına gelir mi?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışÖrtük öncülü, yazarın niyeti sanmak.
Doğrusu

Gerekli olan varsayım, yazarın ne düşündüğünden bağımsız olarak, yazılı cümleden sonuca geçmek için gereken cümledir. Yazarın gerçek kastı ayrı bir sorudur.

Yaygın yanlışAdayı gereğinden güçlü yazmak.
Doğrusu

"Kesinlikle", "her zaman" içeren bir aday argümanı kolayca geçerli kılar ama yazarın savunmadığı bir şeyi ona yükler. Yeterli olan en zayıf biçim yazılmalıdır.

Yaygın yanlışHer boşluğu örtük öncül sanmak.
Doğrusu

Bazı argümanlarda boşluğu dolduracak makul bir cümle yoktur. Böyle bir durumda bulunan şey bir örtük öncül değil, argümanın eksikliğidir ve bu eksiklik olarak yazılmalıdır.

Yaygın yanlışÖrtük öncülü bulmayı, yazarı suçlamak saymak.
Doğrusu

Hiçbir argüman kendini tam yazmaz. Yazılmayan bir öncülü bulmak, yazarın dürüst olmadığını değil, argümanın tartılabilir hâle geldiğini gösterir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Örtük öncül, yazılı öncüllerden sonuca geçmek için doğru olması gereken ve yazılmamış cümledir ve çoğu zaman argümanın asıl yükünü taşır. Ennis, gerekli varsayımı, yazarın gerçekte kullandığı varsayımdan ayırdı ve gerekli olanın yazarın zihnine bakmadan bulunabileceğini gösterdi.

Walton ve arkadaşları, argümanın hangi şemaya uyduğunu bulmanın eksik öncülleri gösterdiğini anlattı. Sperber ve Wilson, dinleyicinin söylenmeyeni bağlamdan tamamladığını ve bu öncüllerin bağlama göre değiştiğini açıkladı.

Örtük öncül dört adımla bulunur: sonucu ve yazılı öncülleri yazmak, boşluğu adlandırmak, adayı gereklilik ve kullanılabilirlik ölçütleriyle sınamak ve yeterli olan en zayıf biçimi yazıp okurun eklemesi olarak işaretlemek. Buna üç itiraz yöneltildi. Argümanı yazarın yerine kurduğu, adayların sonsuza uzadığı ve gerçek kastın bilinemediği söylendi.

Bu yüzden örtük öncülü bulmak, yazarın aklını okumak değil, yazılı cümleden sonuca geçmek için neyin doğru olması gerektiğini söylemektir.

Sonraki derse köprü

Bu derste yazılmayan öncülü bulmayı gördük ve bulunan öncülün argümanın içinde bir yeri olduğunu fark ettik: sonuca giden yolda bir basamak. Ayşe'nin mesajında "yeni firma daha iyi" cümlesi, sonuca varmak için gerekliydi ama tek başına dururken kendisi de bir destek isterdi.

Bir cümle, bir yerde sonuç, başka bir yerde öncül olabilir. Yani argümanlar çoğu zaman tek adımlık değil, birbirine bağlanan adımlardan oluşur. Hangi cümlenin hangi adımın sonucu olduğunu ayırmadan büyük bir argümanı tartmak zorlaşır.

Bir sonraki ders bu ayrıma dönüyor. Ara sonuç dersi, bir argümanın içinde hem bir şeyin sonucu hem de başka bir şeyin öncülü olan cümleyi nasıl bulacağımızı soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.