İçeriğe geç

P01-D02-M01-01·Argümanı ayıklama

Sonucu bulma

temel2.217 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Sonuç, bir argümanda başka cümlelerin desteklemek için kurulduğu cümledir ve konumuyla ya da göstergesiyle değil, bu desteğin yönüyle bulunur. Copi ve Cohen, sonucu ve öncülü işaretleyen sözcükleri anlattı ve bunların yalnız ipucu olduğunu vurguladı.

Grice, söylenmeyen bir şeyin söylenenden nasıl çıkarılabildiğini ve bu anlamın iptal edilebildiğini gösterdi. Adler ve Van Doren, bir metnin bütününü tek cümlede söylemeyi okumanın ölçütü olarak koydu.

Sonucu bulmak dört adımdan geçer: metnin cevap verdiği soruyu bulmak, göstergeleri ipucu olarak taramak, adayı "neden?" diye sınamak ve sonucu tek cümleyle yazıp kaynağını işaretlemek. Buna üç itiraz yöneltildi. Niyeti gerektirdiği, her metnin argüman olmadığı ve yazılmamış bir sonucu yazmanın yazar adına konuşmak olduğu söylendi.

Bu yüzden sonucu bulmak, son cümleye bakmak değil, metnin neyi desteklemek için kurulduğunu sormaktır.

Açılış sahnesi

Seda, apartmanın asansöründe yönetimin astığı bir duyuruyu okuyor. Duyuru şöyle: "Asansör yenileme ihalesine üç firma teklif verdi. En ucuz teklif bir yıl garanti veriyor, ikinci teklif beş yıl. Geçen yıl çatı onarımında en ucuz teklifi seçtik ve iki kez tekrar onarım yaptırdık. Aidatlar zaten yüksek. Kat malikleri toplantısı cuma akşamı."

Seda katına çıkana kadar duyuruyu iki kez okuyor ve ne demek istendiğinden emin olamıyor. Yönetim en pahalı teklifi mi seçmek istiyor? Aidatların artmasını mı istemiyor? Yoksa yalnızca toplantıya çağırıyor mu? Duyurunun hiçbir cümlesi "bu yüzden şunu yapalım" demiyor. Yine de bir sonuç var, çünkü bu cümleler tesadüfen yan yana gelmedi. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının Argüman Çözümleme ve Haritalama kursunun ilk durağında, bir metnin ne sonuca vardığını nasıl bulacağımızı soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce sonucun neden çoğu zaman aranması gereken bir şey olduğunu göreceğiz. Sonuç her zaman son cümle değildir, her zaman bir sözcükle işaretlenmez ve her zaman yazılmış da değildir.

Sonra üç kaynağı izleyeceğiz. Irving Copi ile Carl Cohen, argümanların sonucunu ve öncüllerini işaretleyen sözcükleri ve bu sözcüklerin sınırlarını anlattı. Paul Grice, söylenenin ötesinde bir şeyin nasıl anlatılabildiğini ve dinleyicinin bunu nasıl çıkardığını açıkladı. Mortimer Adler ile Charles Van Doren ise uzun bir metnin bütününü tek bir cümlede toplamayı bir okuma kuralı olarak önerdi.

Ardından üç itirazı tartacağız: sonucu bulmanın yazarın niyetini bilmeyi gerektirdiği, her metnin argüman olmadığı ve yazılmamış bir sonucu yazarın adına yazmanın haksız olduğu.

Sonda, bulunan sonucu nasıl tek bir cümleye yazıp sınayacağımızı göstereceğiz.

Merkez soru

Sorumuz şu: bir metinde ya da konuşmada, sonucun hangisi olduğunu güvenilir biçimde nasıl buluruz ve sonuç yazılmamışsa ne yaparız?

Ölçülü iddiam şu: sonucu bulmak, konumuna ve göstergelere bakarak değil, metnin hangi cümleyi desteklemek için kurulduğunu sorarak yapılır, ve bu soru, önce metnin cevap verdiği meseleyi belirlemeyi, sonra her aday cümleye "buna neden inanayım?" diye sormayı ve cevabın metinde bulunup bulunmadığına bakmayı gerektirir, ama yazılmamış bir sonuç bulunduğunda, o sonuç metnin değil okurun okuması olarak işaretlenmelidir.

Sıfır noktası

Bir argüman öğrenirken çoğumuz ona hazır bir kalıpla başlarız: öncüller sırayla dizilir, en sonda sonuç gelir. Gerçek metinler böyle yazılmaz. Bir köşe yazısı sonucunu ilk paragrafta söyleyip geri kalanını ona ayırabilir. Bir konuşmacı, sonucu ortada söyleyip iki kez daha hatırlatabilir. Bir duyuru, Seda'nınki gibi, sonucu hiç söylemeyebilir.

Sonucun konumu, bu yüzden, onu bulmak için güvenilir bir ipucu değildir. Sonucu belirleyen şey, hangi cümlenin hangisini desteklemek için ileri sürüldüğüdür. Bir cümle, yazıda ilk sırada da olsa, başka cümleler ona destek veriyorsa sonuçtur. Son sırada da olsa, başka bir cümleyi desteklemek için kullanılıyorsa öncüldür.

Bir de şu var: sonuç aramak, çoğu zaman bir soru bulmakla başlar. Duyuruda öne çıkan soru "asansör ihalesinde hangi teklifi seçelim?" sorusudur. O soru bulunduğunda, cümlelerin hangisinin buna cevap vermeye çalıştığını sormak kolaylaşır.

Argümanın yapısı

Sonucu güvenilir biçimde bulmak için dört adım izlenebilir.

Birinci adım, metnin cevap verdiği soruyu bulmaktır. Metin hangi meseleyi çözmeye çalışıyor? Bu soru çoğu zaman metinde yazılı değildir ama bağlamdan çıkar: duyuruda ihale, bir haberde bir olayın yorumu, bir mektupta bir talep. Soru bulunduğunda, adaylar birden azalır.

İkinci adım, göstergeleri taramak ve onlara yalnız ipucu olarak güvenmektir. Bulunan bir "dolayısıyla" bir aday verir, ama o aday bir sonraki adımda sınanır. Bulunamayan bir gösterge, argümanın yokluğunu göstermez.

Üçüncü adım, her aday cümleyi "buna neden inanayım?" diye sınamaktır. Aday bir sonuçsa, metnin başka cümleleri bu soruya cevap verir. Cevap veren cümleler öncüllerdir. Adayın cevabı metinde yoksa ya da aday başka bir cümleye cevap veriyorsa, aday sonuç değildir. Yönü ters çevirmek de işe yarar: aday cümleyi kaldırsak, geri kalan cümleler neye bağlı kalırdı?

Dördüncü adım, sonucu tek cümleyle yazmak ve kaynağını işaretlemektir. Sonuç metinde yazılıysa alıntılanır. Yazılı değilse, okurun çıkardığı bir sonuç olarak yazılır ve bu durum açıkça belirtilir. Bu işaret, okurun yorumunu yazarın sözüyle karıştırmayı önler.

Görüşler ve pozisyonlar

Sonucu bulmanın nasıl yapılması gerektiği konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, gösterge görüşüdür. Buna göre sonuç, bir metnin dilsel işaretlerine bakılarak bulunur. Copi ve Cohen bu çizgiye yakındır: sözcükler ve cümle düzeni bir ipucu verir, ama yalnız ipucu olarak.

İkinci görüş, iş birliği görüşüdür. Buna göre metnin sonucu, metnin neden yazıldığına ve konuşmacının ne yapmaya çalıştığına bakarak çıkarılır ve bu, söylenmemiş sonuçları da kapsayabilir. Grice bu çizgidedir.

Üçüncü görüş, bütünlük görüşüdür. Buna göre sonucu bulmak, metnin bütününü kavramak ve onu tek bir cümlede toplayabilmek demektir. Adler ve Van Doren bu çizgidedir ve sonucu, bir cümle arama işinden çok bir kavrama ölçütü olarak görür.

En güçlü itiraz

Bu yaklaşıma üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Sonuç aramayı savunan düşünce şu cevabı verebilir. Bir metnin neyi savunduğunu bulmadan onu tartmak mümkün değildir. Sonucu yanlış yere koyan biri, yanlış bir şeyi eleştirir ya da yanlış bir şeye katılır. Bu yüzden sonucu bulmak, argüman değerlendirmenin ilk ve en ucuz adımıdır.

Açık kalan sorular

Bir metin birden çok sonuca sahipse, hangisi ana sonuçtur? Bunu belirleyen şey, metnin uzunluğu mu, vurgusu mu, yoksa yazarın niyeti mi?

İma edilen bir sonucu yazarın kabul etmediği bir durumda, o sonuç metnin bir parçası sayılır mı? İptal edilebilen bir şey, argümanın sonucu olabilir mi?

Bir sonuç bilinçli olarak yazılmadığında, yazar kendini savunma yükünden kurtulmuş olur mu? Yazılmamış bir sonucu tartışmak ne zaman hakkaniyetlidir?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışSonucun her zaman son cümle olduğunu sanmak.
Doğrusu

Sonuç başta, ortada ya da sonda olabilir. Onu belirleyen şey konumu değil, hangi cümleyi desteklemek için kurulduğudur.

Yaygın yanlışGösterge sözcük gördüğü yerde argüman görmek.
Doğrusu

"Çünkü" bir açıklama, "since" bir zaman bildirebilir. Gösterge bir ipucudur ve ipucu sınanmadan kanıt sayılmaz.

Yaygın yanlışEn çarpıcı ya da en uzun cümleyi sonuç saymak.
Doğrusu

Çarpıcı bir cümle bir öncül, bir örnek ya da bir süs olabilir. Ölçüt, cümlenin ne kadar etkili olduğu değil, başka cümlelerce desteklenip desteklenmediğidir.

Yaygın yanlışİma edilen sonucu metnin açık sonucu saymak.
Doğrusu

İma, söylenenden çıkarılan bir okumadır ve yazar onu geri alabilir. Yazıldığında, okurun okuması olarak işaretlenmelidir.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Sonuç, bir argümanda başka cümlelerin desteklemek için kurulduğu cümledir ve konumuyla ya da göstergesiyle değil, bu desteğin yönüyle bulunur. Copi ve Cohen, sonucu ve öncülü işaretleyen sözcükleri anlattı ve bunların yalnız ipucu olduğunu vurguladı.

Grice, söylenmeyen bir şeyin söylenenden nasıl çıkarılabildiğini ve bu anlamın iptal edilebildiğini gösterdi. Adler ve Van Doren, bir metnin bütününü tek cümlede söylemeyi okumanın ölçütü olarak koydu.

Sonucu bulmak dört adımdan geçer: metnin cevap verdiği soruyu bulmak, göstergeleri ipucu olarak taramak, adayı "neden?" diye sınamak ve sonucu tek cümleyle yazıp kaynağını işaretlemek. Buna üç itiraz yöneltildi. Niyeti gerektirdiği, her metnin argüman olmadığı ve yazılmamış bir sonucu yazmanın yazar adına konuşmak olduğu söylendi.

Bu yüzden sonucu bulmak, son cümleye bakmak değil, metnin neyi desteklemek için kurulduğunu sormaktır.

Sonraki derse köprü

Bu derste sonucu bulmayı, metnin desteklemek için kurulduğu cümleyi aramak olarak gördük. Ama bulunan sonuç, yalnız kendi başına durmuyor: onu taşıyan cümleler var ve bunların bazıları yazılmış, bazıları yazılmamış. Asansör duyurusunda da, en ucuz teklifin sorunlu olduğu sonucu, duyuruda hiç yazılmamış bir cümleye, yani ucuz olanın kötü çıkacağına dayanıyordu.

Bir sonucu tartabilmek için, onu neyin taşıdığını, hangisinin açıkça söylendiğini ve hangisinin söylenmeden bırakıldığını ayırmak gerekir. Yazılmamış cümleler çoğu zaman en kolay atlanan ve en az sınanan olanlardır.

Bir sonraki ders bu ayrıma dönüyor. Açık ve örtük öncüller dersi, bir sonucu taşıyan cümlelerin hangilerinin metinde yazılı, hangilerinin yazısız olduğunu nasıl ayıracağımızı soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.