İçeriğe geç

P01-D01-M01-01·Açık düşünme

Terim açıklama

temel2.280 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bir tartışmada bir terimi açıklamak, sözcüğün bu tartışmada ne anlama geldiğini ortaya koymaktır ve üç ayrı iş görebilir: bir kullanımı bildirmek, bir anlam belirlemek ya da bulanık bir sözcüğü değiştirmek. Robinson, kaydedici ve belirleyici tanımı ayırdı ve ikisinin ayrı ölçütlerle sınanması gerektiğini söyledi.

İbn Sînâ'nın mantık geleneğinde, tam tanım olan hadd, şeyi cinsi ve ayırıcı özelliğiyle tarif eder; resm ise cinsi ve ona özgü bir özelliğiyle betimler. Carnap, açımlamayı, bulanık bir kavramı benzerlik, kesinlik, verimlilik ve yalınlık ölçütleriyle daha kesin bir kavramla değiştirmek olarak tarif etti.

Terim açıklama dört adımda yapılabilir: ağırlık taşıyan terimi seçmek, açıklama türüne karar vermek, açıklamayı sınamak ve tartışmaya bağlamak. Ona üç itiraz yöneltildi. Sonsuz bir iş olduğu, tartışmayı sözcüğe indirdiği ve kavramı yoksullaştırdığı söylendi.

Bu yüzden terim açıklama, tartışmanın ihtiyaç duyduğu kadar kesin olan bir açıklamayı seçme becerisi olarak yaşıyor ve az açıklamakla çok açıklamak arasındaki dengeyi arıyor.

Açılış sahnesi

Bir sağlık bilimleri fakültesinde, iki öğretim üyesi bir müfredat toplantısında "iyi hekim" sözcüklerini kullanıyor. Biri, iyi hekimin en son bilgiyi izleyen, tanıyı doğru koyan kişi olduğunu söylüyor. Öteki, hastanın korkusunu ciddiye alan, ona zaman ayıran kişi olduğunu. Toplantı bir saat sürüyor ve iki taraf da birbirini ikna edemiyor.

Bir asistan, toplantının sonunda bir soru soruyor: "İyi hekim derken, kime karşı iyi olmaktan söz ediyoruz? Hastaya mı, mesleğe mi, hekimin kendisine mi?" Salon bir an sessizleşiyor. İki öğretim üyesi, bir saattir aynı sözcükle iki ayrı şeyi anlattıklarını fark ediyor.

Bir tartışmanın en pahalı kısmı, çoğu zaman kimsenin farkında olmadığı bir noktada başlıyor: sözcüğün ne demek olduğunun konuşulmadığı yerde. Bu ders, Düşünme, Okuma ve Felsefi Yöntemler programının ilk durağında, bir terimi nasıl açıklayabileceğimizi ve açıklamanın bir tartışmayı nasıl değiştirdiğini soruyor.

Bu derste ne olacak

Önce terim açıklamanın, bir tartışmada neden ilk iş olduğunu göstereceğiz. Ardından açıklamanın üç ayrı türünü tanıyacağız: bir sözcüğün nasıl kullanıldığını bildirmek, ona bu tartışma için bir anlam vermek ve onu daha kesin bir sözcükle değiştirmek. Üç kaynağı izleyeceğiz. Richard Robinson, tanımın ne tür işler gördüğünü ayırdı. İbn Sînâ'nın mantık geleneğindeki tanım öğretisi, bir şeyi cinsi ve ayırıcı özelliğiyle tarif etmenin ne zaman yeterli sayıldığını sordu. Rudolf Carnap ise günlük dildeki belirsiz bir kavramı, bilimsel ya da felsefi bir amaç için kesinleştirmenin ölçütlerini verdi.

Ardından üç itirazı tartacağız. Biri her şeyi tanımlamaya girişmenin sonu gelmez bir iş olduğunu, biri tanımın tartışmayı yalnız sözcüklere indirdiğini, üçüncüsü de kesinleştirmenin kavramın zenginliğini kaybettirdiğini söylüyor.

Sonda bir terimi kısa bir tartışmada nasıl açıklayabileceğimize bakacağız. Bu bakış, terim açıklamanın bir yasak değil, bir ağırlık dağıtımı olduğunu gösterecek: hangi terime, ne kadar emek harcanacağına karar vermek.

Merkez soru

Sorumuz şu: bir tartışmada bir terimi açıklamak ne demektir ve hangi açıklama, hangi iş için yeterlidir?

Ölçülü iddiam şu: bir terimi açıklamanın tek bir yolu yoktur, çünkü açıklama bazen bir kullanımı bildirir, bazen bir öneri getirir, bazen bir sözcüğü değiştirir ve her biri ayrı bir sınavdan geçer, bu yüzden iyi bir terim açıklaması, tartışmanın ihtiyaç duyduğu kadar kesin olan ve o tartışmayı mümkün kılan açıklamadır.

Sıfır noktası

Bir terimi açıklamak, günlük dilde çoğu zaman "tanımlamak" diye anılır. Bu sözcük, bir sözlük maddesini çağrıştırır: bir sözcük, bir cümleyle karşılanır. Oysa bir tartışmada bir terimi açıklamak, çoğu zaman bir sözlük maddesi yazmaktan farklı bir iştir. Amaç, sözcüğün genel olarak ne anlama geldiğini söylemek değil, bu tartışmada ne anlama geldiğini ortaya koymaktır.

Bu fark, üç ayrı durumu doğurur. Bazen karşımızdaki, bir sözcüğü nasıl kullandığımızı öğrenmek ister: "Rekabet derken hangi kullanımı kastediyorsun?" Bazen tartışmanın kendisi bir anlam gerektirir: "Bu çalışmada başarıyı şöyle ele alacağım." Bazen de, günlük anlamı bulanık bir sözcük, daha kesin bir şeyle değiştirilir: "Zekâ" yerine bir testin ölçtüğü belirli bir yetenek.

Terim açıklama, bir tartışmanın başında ya da ortasında yapılabilir. Ama en verimli olduğu yer, iki kişinin birbirini ikna edemediği fakat nedenini bulamadığı yerdir. O noktada bir sözcüğün açıklanması, çoğu zaman bir görüş ayrılığını ya bir sözcük ayrılığına ya da gerçek bir ayrılığa dönüştürür ve ikisi ayrı yollar ister.

Argümanın yapısı

Bir tartışmada bir terimi açıklarken, dört adımlı bir sıra izlenebilir.

Birinci adım: hangi terimin ağırlık taşıdığını belirlemek. Bir metindeki her sözcüğü açıklamak imkânsızdır. Tartışmanın sonucunu değiştirecek olan bir ya da iki terim seçilir.

İkinci adım: ne tür bir açıklamanın gerektiğine karar vermek. Karşımızdaki bir kullanımı mı öğrenmek istiyor, biz mi bu tartışma için bir anlam öneriyoruz, yoksa günlük sözcük bir amaç için fazla mı bulanık?

Üçüncü adım: açıklamayı sınamak. Açıklama çok geniş mi, yani kastetmediğimiz şeyleri de kapsıyor mu? Çok dar mı, yani kastettiğimiz şeyleri dışarıda bırakıyor mu? Karşı örnekle ve sınır vakalarla denenir.

Dördüncü adım: açıklamayı tartışmaya bağlamak. Açıklanan terim, açıklandıktan sonra tutarlı biçimde kullanılır. Açıklama yapıp ardından sözcüğü başka bir anlamda kullanmak, açıklamayı boşa çıkarır.

Bu yapı, terim açıklamanın bir bildirimden çok bir sınama olduğunu gösterir.

Görüşler ve pozisyonlar

Terim açıklamanın ne olduğu konusunda üç görüş var.

Birinci görüş, bildirim görüşüdür. Buna göre bir terimi açıklamak, sözcüğün topluluk tarafından nasıl kullanıldığını doğru biçimde bildirmektir. Robinson'ın kaydedici tanımı bu çizgidedir.

İkinci görüş, öz görüşüdür. Buna karşılık ilk görüş kullanıma bakıyor. Bu görüş, iyi bir tanımın bir şeyin özünü, yani cinsini ve ayırıcı özelliğini vermesi gerektiğini söyler. İbn Sînâ'nın hadd öğretisi bu çizgiye yakındır.

Üçüncü görüş, tasarım görüşüdür. Oysa ilk iki görüş sözcüğün var olan anlamını arıyor. Bu görüş, bazı durumlarda bir terimi açıklamanın onu yeni baştan tasarlamak olduğunu ve asıl sınavın, tasarımın amaca hizmet edip etmediği olduğunu söyler. Carnap bu çizgiyi taşır.

En güçlü itiraz

Terim açıklama üzerine düşünceye üç yönden ciddi itiraz yapılabilir.

Terim açıklamayı savunan düşünce şu cevabı verebilir. Bir açıklama, tartışmanın asıl işini yapmasını mümkün kılan bir ön iştir ve fazlası zarar verir. Az açıklamak, tarafların birbirini anlamadan tartışmasına yol açar. Çok açıklamak, tartışmayı sözcük kavgasına çevirir. İyi bir açıklama, tartışmanın ihtiyaç duyduğu kadar kesin olan açıklamadır.

Açık kalan sorular

Bir sözcüğün gerçek anlamı diye bir şey var mı, yoksa anlam yalnız kullanımdan mı ibaret? Bu sorunun cevabı, kaydedici tanımın neyi kaydettiğini değiştirir.

İyi bir açımlama, günlük anlamdan ne kadar uzaklaşabilir? Bir sözcüğü bilimsel bir amaç için kesinleştirdiğimizde, günlük kullanıcılara karşı bir yanlış yapmış olur muyuz?

Bir tanım, kavramı gerçekten kavrayan birini mi, yoksa yalnızca tanımı ezberleyen birini mi gösterir? Tanımı söylemek, kavramı bilmek midir?

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışTerim açıklamayı, sözlüğe bakmak saymak.
Doğrusu

Bir sözlük, sözcüğün genel kullanımını bildirir. Bir tartışmada asıl soru, sözcüğün bu tartışmada ne anlama geldiğidir ve bu, çoğu zaman bir sözlük maddesinden farklıdır.

Yaygın yanlışBelirleyici tanımı, yanlış bir iddia saymak.
Doğrusu

Robinson'ın ayrımı, belirleyici tanımın doğru ya da yanlış değil, tutarlı ve işe yarar ya da değil olduğunu söyler. Bir tanıma "yanlış" demek, onun ne tür bir tanım olduğunu karıştırmaktır.

Yaygın yanlışTanımı yapıp sonra sözcüğü başka anlamda kullanmak.
Doğrusu

Bir terim açıklandıktan sonra, tartışmanın geri kalanında aynı anlamda kullanılmazsa, açıklama boşa gider. Bu, terim açıklamanın en yaygın ihlalidir.

Yaygın yanlışHer tanımı, cins ve ayırıcı özellikle yapmaya çalışmak.
Doğrusu

İbn Sînâ'nın hadd öğretisi, bazı şeyler için uygun olan güçlü bir biçimdir. Ama pek çok günlük kavram, örneğin oyun ya da güzellik, bu biçime kolayca girmez. Bu durumlarda örnekler, karşılaştırmalar ve sınır vakalar da geçerli açıklama araçlarıdır.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Bir tartışmada bir terimi açıklamak, sözcüğün bu tartışmada ne anlama geldiğini ortaya koymaktır ve üç ayrı iş görebilir: bir kullanımı bildirmek, bir anlam belirlemek ya da bulanık bir sözcüğü değiştirmek. Robinson, kaydedici ve belirleyici tanımı ayırdı ve ikisinin ayrı ölçütlerle sınanması gerektiğini söyledi.

İbn Sînâ'nın mantık geleneğinde, tam tanım olan hadd, şeyi cinsi ve ayırıcı özelliğiyle tarif eder; resm ise cinsi ve ona özgü bir özelliğiyle betimler. Carnap, açımlamayı, bulanık bir kavramı benzerlik, kesinlik, verimlilik ve yalınlık ölçütleriyle daha kesin bir kavramla değiştirmek olarak tarif etti.

Terim açıklama dört adımda yapılabilir: ağırlık taşıyan terimi seçmek, açıklama türüne karar vermek, açıklamayı sınamak ve tartışmaya bağlamak. Ona üç itiraz yöneltildi. Sonsuz bir iş olduğu, tartışmayı sözcüğe indirdiği ve kavramı yoksullaştırdığı söylendi.

Bu yüzden terim açıklama, tartışmanın ihtiyaç duyduğu kadar kesin olan bir açıklamayı seçme becerisi olarak yaşıyor ve az açıklamakla çok açıklamak arasındaki dengeyi arıyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir terimi açıklamanın, tartışmanın hangi sözcüğe ihtiyaç duyduğunu seçmekle başladığını gördük. Terim netleşince, tartışmanın asıl sorusu da netleşiyor. İki öğretim üyesinin "iyi hekim" toplantısında sözcük ayrılığı çözülünce, asıl soru ortaya çıkıyordu: bir müfredat neyi öğretmeli?

Ama bir terimi netleştirmek, bir iddiayı savunulabilir kılmaya yetmiyor. Bir kişi "iyi hekim, hastasını dinleyen hekimdir" dediğinde, bu cümle her hekim için ve her durumda mı geçerli olduğunu söylüyor, yoksa bazıları için mi? İddianın ne kadarını savunabileceğimiz, ayrı bir sorudur.

Bir sonraki ders bu soruya dönüyor. İddiayı sınırlama dersi, bir iddianın kapsamını, savunabileceğimiz kadarına daraltmanın ne demek olduğunu ve bunun bir zayıflık değil bir güç olduğunu soruyor.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.