İçeriğe geç

P00-D05-M04-01·Zihin ve bilgi

Mary'nin odası

sıfırdan ileri2.231 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Yetenek hipotezi, Mary'nin odadan çıkınca yeni bir olgu değil, kırmızıyı tanıma, hayal etme ve hatırlama yeteneklerini kazandığını söylüyor.

Yetenek nakli sahnesi, bu üç yetenek deneyimsiz kurulduğunda geriye bir şeyin kalabileceğini gösteriyor.

Flaş deneyim sahnesi, kalıcı bir yetenek bırakmayan bir deneyimin de bir bildirim bırakabileceğini gösteriyor.

Bu bildirimi yetenek saymak, hipotezin tanımını onu sınanamaz kılacak kadar genişletmek demek.

Kör görüş, bu sahnelere kısmen yaklaşan gerçek bir olgu sunuyor, ama tartışmayı kapatmıyor.

Açılış sahnesi

Bir araştırma ekibi, siyah beyaz bir odada doğup büyümüş bir bilim insanını izliyor. Kadın renkli görme hakkındaki her fiziksel gerçeği öğrenmiş, ama ömründe hiç renk görmemiş. Bir sabah nihayet odadan çıkıyor ve ilk kez kırmızı bir elmaya bakıyor.

Ekip ona hemen bir soru sormuyor, önce bir dizi test hazırlıyor. Kadından, karışık bir yığının içinden kırmızı nesneleri ayırması isteniyor ve bunu kolayca yapıyor. Gözlerini kapatıp kırmızıyı hayal etmesi isteniyor, yapabildiğini rahatça söylüyor. Bir hafta sonra aynı kırmızıyı hatırlayıp hatırlamadığı soruluyor ve net biçimde hatırlıyor.

Ekip başkanı sonuçlara bakıp bir karar veriyor: bütün ölçütlere göre kadın artık kırmızıyı biliyor. Kadın buna hemen ve kararlılıkla itiraz ediyor, çünkü testlerin hiçbiri onun içeride yaşadığı şeyi ölçmedi. Ona göre testler yalnızca neler yapabildiğini ölçtü, yaşadığı şey ise bu listenin dışında kaldı.

Ekip başkanı bu itirazı ciddiye alıyor ve sorusunu değiştiriyor. Kadın yapabildiği şeylerin dışında gerçekten başka bir şey mi kazandı, yoksa yapabildikleri zaten kazandığının tamamı mı? Ekip bu soruyu cevaplayabilecek yeni bir test tasarlamaya karar veriyor.

Bu derste ne olacak

Bu sahne felsefede Mary'nin odası diye bilinir ve Frank Jackson'ın kurduğu bir düşünce deneyidir. Jackson'ın sorusu şu: her fiziksel gerçeği bilen biri, odadan çıkınca yeni bir şey öğrenir mi? Öğreniyorsa, fiziksel bilgi dünyadaki her şeyi kapsamıyor demektir ve bu sonuç felsefede uzun bir tartışma başlattı.

Bu argümana verilen en güçlü cevaplardan biri, kadının yeni bir olgu öğrenmediğini söyler. Bu cevaba göre kadın yalnızca yeni yetenekler kazanır: kırmızıyı tanımayı, hayal etmeyi ve hatırlamayı. Açılış sahnesindeki testler tam da bu üç yeteneği ölçüyordu ve bu derste o cevabı yakından sınayacağız.

İşimiz zihin hakkında hangi kuramın doğru olduğunu seçmek değil. İşimiz, "yeni bir olgu" ile "yeni bir yetenek" iddialarının gerçekten birbirinden ayrılıp ayrılamadığını görmek ve ayrılabiliyorsa hangisinin ayakta kaldığına bakmak.

Yöntem tanıdık: bir ayrıntıyı sahneden çıkarıp geri kalanın ayakta kalıp kalmadığına bakmak. Bu kez çıkarılacak iki ayrıntı var, yetenek ve deneyimin kendisi. Önce birini, sonra ötekini çıkaracağız ve her seferinde geriye ne kaldığını izleyeceğiz.

Merkez soru

Kadının odadan çıkarken kazandığı şeyi taşıyan ayrıntı, ölçülebilir bir yetenek mi, yoksa yetenekten gerçekten ayrılabilen başka bir şey mi?

Ölçülü iddiam şu: yetenek ile deneyim düşünce deneyinde birbirinden ayrılabiliyor, ama ayrıldıklarında hiçbiri tek başına tabloyu tamamlamıyor.

Bu iddianın birbirini tamamlayan iki yönü var. Yetenekleri deneyim olmadan kurduğumuzda bir şey eksik kalıyor gibi görünüyor. Deneyimi yetenek olmadan kurduğumuzda da başka bir şey eksik kalıyor. Ders boyunca bu iki eksikliği ayrı ayrı göstermeye çalışacağız.

Sıfır noktası

Önce tartışmanın iki temel kavramını tanımlayalım ve ilk olarak bu dersin sınadığı cevabın kendisiyle başlayalım.

İkinci kavram, yetenek hipotezinin dayandığı iki tür bilgi arasındaki farkı adlandırıyor.

Bu farkı herkesin tanıyacağı gündelik bir örnekle somutlaştıralım.

Jackson bu tür karşılaştırmaları bilir ve onlara bir cevap verir.

Şimdi açılış sahnesine dönüp ekibin testlerinin gerçekte neyi ölçtüğüne bakalım.

Argümanın yapısı

Şimdi yeteneği deneyimden ayırmayı deneyelim ve ilk olarak deneyimi sahneden çıkarıp yetenekleri yerinde bırakalım.

Birinci öncül: yetenek hipotezine göre kazanılan şey tamamen üç yetenekten ibaret. Bu doğruysa, yetenekler deneyim olmadan kurulduğunda hiçbir şey eksik kalmamalı.

Bunu sınamak için bugün yapılamayan, ama düşünülebilen hayali bir müdahale tasarlayalım.

Bu kurguya karşı ilk akla gelen itiraz, kurgunun kendisini hedef alıyor.

İtiraz ciddi bir sınır çiziyor ve bir sonraki adımı bunu göz önünde tutarak atmamız gerekiyor. Bir sahne kurulabilseydi ne olacağını sormak, onun kurulabilir olduğunu varsaymaktan farklıdır. Bir kurgunun gerçekte yapılamaması, ondan çıkan sonucu kendiliğinden geçersiz kılmaz.

İkinci öncül: yetenek nakli alan kadına da aynı soru soruluyor, bir şey eksik mi? Cevap hâlâ evetse, üç yetenek yerindeyken bile geriye bir şey kalıyor demektir ve yetenek hipotezinin iddiası bu noktada zayıflıyor.

Yetenek hipotezini en açık biçimde savunan filozof bu sonuca itiraz ederdi.

Şimdi ters yönde deneyelim ve bu kez yetenekleri çıkarıp yalnızca deneyimi bırakalım.

Üçüncü öncül: deneyim yeteneklerden ayrılabiliyorsa, hiçbir kalıcı yetenek bırakmayan bir deneyim de düşünülebilmeli.

Dördüncü öncül: kişi hiçbir kalıcı yetenek kazanmadığı hâlde bir şeyin olduğunu bildiriyor. Demek ki bildirilen şey yeteneğe indirgenmiyor, çünkü burada ortada bir yetenek yok.

Bu sonuca da yetenek hipotezinin içinden bir itiraz geliyor.

Bu itiraz yetenek hipotezini kurtarıyor gibi görünüyor, ama bir bedeli var. Yetenek artık kalıcı bir beceri değil, anlık bir olay hâline geliyor. Hipotez başta "yalnızca beceri, yalnızca yapabilme" diyordu, bu genişleme ise o ayrımı bulanıklaştırıyor. Genişletilmiş bir yetenek, deneyimin kendisinden pek de farklı görünmüyor.

Sonuç: yetenek deneyimsiz kurulduğunda, yani yetenek naklinde, geriye bir şey kalıyor gibi görünüyor. Deneyim yeteneksiz kurulduğunda, yani flaş deneyimde, geriye bir bildirim kalıyor. Bu bildirimi yetenek saymak da yetenek sözcüğünü esnetmeyi gerektiriyor. İki yönde de saf ayrım tutmuyor, çünkü ne yetenek deneyimi tüketiyor ne de deneyim yetenekten tamamen bağımsız kalabiliyor.

Görüşler ve pozisyonlar

Bu bulanıklığın nasıl okunması gerektiği konusunda iki görüş ayrılıyor.

Birinci görüşe göre bulanıklık, iki kategorinin aslında tek bir şey olduğunu gösteriyor. Deneyim baştan sona bir yetenek türüdür, yalnızca çok zengin ve çok hızlı bir tanıma yeteneği. Flaş deneyimdeki bildirim de bu ailenin en kısa ömürlü üyesi. Kalıcı bir beceriye dönüşmemesi onu ayrı bir kategoriye sokmuyor, yalnızca ömrünü kısaltıyor.

Birinci görüşün çekiciliği sadeliğinden geliyor. Tek bir kategoriyle, yani yetenekle, hem yetenek naklini hem de flaş deneyimi açıklamayı vaat ediyor. Ama bu sadeliğin bir koşulu var: yetenek kavramı, neyi dışarıda bıraktığını hâlâ söyleyebilmeli.

Buna karşılık ikinci görüş aynı bulanıklığı tam tersinden okuyor. Yetenek hipotezi kendini kurtarmak için sürekli genişliyorsa, artık sınanabilir bir iddia olmaktan çıkar. Her yeni karşı örnek karşısında "bu da bir yetenektir" demek, hiçbir bedel ödemeden yapılan bir kurtarma işlemine dönüşür.

İkinci görüş bu noktayı, yetenek hipotezinin bedelini hesaplayan bir itirazla keskinleştiriyor.

Bu itiraz, yetenek hipotezinin gücünün nereden geldiğini gösteriyor: hipotez gücünü yeteneği dar tanımlamasından alıyordu. Dar tanım yetenek naklinde çatlıyor, geniş tanım ise flaş deneyimi kurtarıyor ama kendi iddiasını sulandırıyor.

Bu ikilem her tanım için geçerli bir kuralı da gösteriyor. Bir ölçüt dar tutulduğunda çok şeyi ayıklar, ama çürütülmesi de kolaylaşır. Geniş tutulduğunda az şeyi ayıklar ve neredeyse hiç çürütülemez hâle gelir. Bu derste ikisi arasında, hem ayıklayan hem de ayakta kalan bir orta yol bulunmadı.

Genişleyen bir tanımın sonunda nereye vardığını somut bir tartışmada görelim.

En güçlü itiraz

Bu iki denemeye yöneltilebilecek en sert itiraz, düşünce deneylerinin kendisine yöneliyor.

İtiraz güçlü, ama elimizde yetenek nakline şaşırtıcı ölçüde yaklaşan gerçek bir vaka olduğu için kısmen zayıflıyor.

Yine de itirazın önemli bir payı ayakta kalıyor. Kör görüş yetenek nakli değil, ona yalnızca kısmen benzeyen gerçek bir olgu. Hastanın üç yeteneğin tümünü kazandığı gösterilmedi, yalnızca birinin kısmi bir izini taşıdığı gösterildi.

Tam kontrollü deney hâlâ hayalde kalıyor, ama artık boş bir hayal sayılmaz, çünkü en azından bir köşesi gerçek bir vakayla desteklenmiş durumda.

Açık kalan sorular

İlk açık soru yetenek naklinin gerçekten kurulup kurulamayacağı: üç yetenek, deneyimden tamamen bağımsız olarak yüklenebilir mi? İtiraz bunun ilkece imkânsız olabileceğini gösterdi, ama bunu kanıtlamadı. Oysa iki yöndeki sonuç da bu sorunun cevabına bağlı. Kör görüş vakası bir işaret verdi, fakat üç yeteneğin tümünü değil, yalnızca birini ve onu da kısmen taşıyordu.

İkinci açık soru flaş deneyimdeki anlık bildirimle ilgili: bu bildirim bir yetenek mi, yoksa yeteneğin dışında bir şey mi? İki görüş de kendi tanımını genişletip daraltarak ötekini kapsayabiliyor. Genişleyen tanım durumu bu tartışmanın bir sınırı olması gerektiğini gösterdi, ama o sınırın tam olarak nerede durduğunu göstermedi. Bir yetenek tanımının hem kör görüşü hem de flaş deneyimi aynı anda doğru sınıflandırması gerekiyor ve böyle bir tanım bu derste kurulamadı.

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışBu dersi fizikalizm ile düalizm arasında taraf tutmak sanmak.
Doğrusu

Ders hiçbir kuramı savunmuyor. İki iddianın, yani yeni olgu ile yeni yeteneğin, gerçekten birbirinden ayrılıp ayrılamadığını sınıyor.

Yaygın yanlışBu dersi Jackson'ın argümanının baştan tartışılması sanmak.
Doğrusu

Ders argümanın bütününü yeniden kurmuyor. Argümana verilen tek bir cevabı, yetenek hipotezini alıyor ve onun yeteneği deneyimden gerçekten ayırıp ayıramadığını sınıyor.

Yaygın yanlışYetenek hipotezini "kadın hiçbir şey öğrenmedi" demek sanmak.
Doğrusu

Hipotez bir şey öğrenildiğini reddetmiyor, öğrenilenin türü hakkında iddiada bulunuyor: ona göre öğrenilen bir olgu değil, bir beceridir. Reddettiği şey, kazanılanın bir olgu olarak sayılması.

Yaygın yanlışKör görüşü Mary'nin durumuyla aynı saymak.
Doğrusu

Kör görüş yalnızca kısmi bir benzerlik taşıyor, çünkü hastada üç yetenekten yalnızca birinin izi bulundu. Tam sahneyle kısmi bir gerçek vakayı eşitlemek, kanıtın gücünü olduğundan fazla göstermek olur.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Yetenek hipotezi, Mary'nin odadan çıkınca yeni bir olgu değil, kırmızıyı tanıma, hayal etme ve hatırlama yeteneklerini kazandığını söylüyor.

Yetenek nakli sahnesi, bu üç yetenek deneyimsiz kurulduğunda geriye bir şeyin kalabileceğini gösteriyor.

Flaş deneyim sahnesi, kalıcı bir yetenek bırakmayan bir deneyimin de bir bildirim bırakabileceğini gösteriyor.

Bu bildirimi yetenek saymak, hipotezin tanımını onu sınanamaz kılacak kadar genişletmek demek.

Kör görüş, bu sahnelere kısmen yaklaşan gerçek bir olgu sunuyor, ama tartışmayı kapatmıyor.

Sonraki derse köprü

Bu derste bir sistemin doğru davranması ile içeride bir şey yaşaması arasındaki farkı, yetenek ile deneyimi ayırarak sınadık.

Sıradaki derste yine bir oda var, ama içindeki kişi renk değil dil işliyor. Eline gelen yazılı sembolleri bir kural kitabına bakarak doğru sembollerle yanıtlıyor ve dışarıdaki gözlemci onunla akıcı bir yazışma yürüttüğünü düşünüyor. Bu kez soru yaşamakla değil, anlamakla ilgili. Doğru sembolü doğru yerde üretmek, o sembolün ne anlama geldiğini kavramakla aynı şey mi? Mary'nin odasında bilgiyle deneyimi ayırmıştık; yeni odada bilgi işlemi ile anlamayı ayırmayı deneyeceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.