İçeriğe geç

P00-D05-M01-06·Düşünce deneyi nedir?

Yöntemin sınırları

sıfırdan ileri2.269 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Bu dersin taşıdığı şey beş cümlede duruyor.

Bir adım, yazılı bir yönergeyle başkasına verilebiliyor ve iki kişinin çıktısı karşılaştırılabiliyorsa yöntemdir; iki şart birlikte aranır.

Bu modülün dört aracından üçü bu ölçüyü karşılıyor, biri yalnız yarısını karşılıyor ve aralarındaki geçişler hiç karşılamıyor.

Öyleyse dörtlü kendiliğinden tek bir yöntem oluşturmuyor; onları birbirine bağlayan şey yazılı bir satır değil, yürüten kişinin yargısı.

Yargı payı bir açık değildir ve kapatılması da istenmez; ölçülebilir olan, payın adımların içinde mi yoksa arasında mı durduğu, çünkü yalnız birincisi yönerge düzeltilerek daraltılabiliyor.

Ölçü bir adımın yöntem olup olmadığını söyler ve işe yarayıp yaramadığını söylemez; bu yüzden ikinci bir soruyla, adım çıkarıldığında sonucun değişip değişmediğiyle birlikte yürür.

Açılış sahnesi

Bir okuma grubunun yürütücüsü, iki katılımcıya aynı yazılı yönergeyi veriyor. Yönergede bu modülde kurulan araçlar sırayla yazılı ve her birinin ne yapacağı tarif edilmiş.

İkisine aynı iddia veriliyor: bir söz, onu alan kişi öldüğünde bağlayıcı olmaktan çıkar. İki katılımcı ayrı odalarda, yönergeyi izleyerek çalışıyor.

Bir saat sonra sonuçlar karşılaştırılıyor. Birinci katılımcı iddianın düştüğünü söylüyor, ikincisi ayakta kaldığını. Yürütücü ikisinin de çalışmasını satır satır okuyor ve tek bir adımda bile yönergeden sapma bulamıyor.

Aradaki fark başka bir yerde. Birinci katılımcı, kurduğu senaryodan aldığı karşılığı yazarken duraksamış ve senaryoya geri dönüp bir ayrıntıyı değiştirmiş. Bu dönüş yönergede yok. İkinci katılımcı dönmemiş, çünkü dönmesini söyleyen bir satır yoktu.

Yürütücünün elinde şimdi tuhaf bir tablo var. İki kişi aynı yönergeyi eksiksiz uyguladı ve iki ayrı sonuca vardı, ve farkı yaratan hamle yönergenin hiçbir yerinde yazmıyor.

Bu derste ne olacak

Modülün geride bıraktığı dört araç burada yeniden anlatılmayacak. Her biri kendi dersinde kuruldu, kendi zaafıyla birlikte yazıldı ve bu ders onları yalnız adlarıyla kullanıyor.

Soru şu: bu dörtlü tek bir yöntem mi? Modül boyunca bu hiç sorulmadı ve sorulmaması bilinçliydi; her aracın kendi işini bitirmeden verilecek bir birleştirme kararı, araçların ayrımlarını eritirdi.

Kararı vermek için bir ölçüye ihtiyaç var ve ölçü bu derste kurulacak. Ölçünün geldiği yer bir önceki dersin bıraktığı gözlem: bir yürüyüşteki düzeltme hamlesi, yürüyüşün hiçbir adımında yazılı değil. Açılış sahnesindeki dönüş tam olarak o hamle.

Bunun bir sonucu var ve dersin omurgası o sonuç. Bir işlemin bir parçası hiçbir yönergeyle aktarılamıyorsa, o parçayı yapan şey yöntem değil kişidir; ve bu, bir yöntemin ne kadarının gerçekten yöntem olduğunu ölçülebilir bir soru hâline getirir.

Başlığın davet ettiği kolay yola girmeyeceğim. Hiçbir yöntemin kusursuz olmadığını söylemek her yöntem için kurulabilir ve hiçbir şeyi ayırt etmez. Burada aranan şey, bu yöntemin nerede durduğu.

Merkez soru

Bir düşünce deneyi yürütüldüğünde, işin ne kadarını yöntem yapıyor?

Savunduğum cevap şu: bir adım, yazılı bir yönergeyle başkasına verilebiliyor ve verildiğinde çıktısı karşılaştırılabiliyorsa yöntemdir. Bu modülün araçlarının bir kısmı bunu karşılıyor, bir kısmı karşılamıyor ve aralarındaki geçişler hiç karşılamıyor.

Sıfır noktası

Yirmi beşinci derste devredilemez soruyu kurmuştuk: cevabı başkası tarafından benimsenemediği için kapanmayan soru. Burada devredilemeyen şey bir soru değil, bir işlem adımı; benzerlik adın kendisinde duruyor ve iki kavram birbirinin yerine geçmiyor.

Argümanın yapısı

Ölçüyü araçlara tek tek uygulayalım.

Bağ listesi el değiştirmeyi geçiyor. Yönergesi yazılabilir ve çıktısı bir liste; iki kişinin listesi yan yana konur, farkları gösterilir ve hangisinin bir maddeyi atladığı söylenebilir.

Geri yerleştirme de geçiyor. Yönergesi açık, çıktısı yine yazılı bir cümle; iki kişinin daralttığı cümleler karşılaştırılabilir.

Reddin bedeli geçiyor ve fazlasını yapıyor. Kendi denetimini de yönergesinin içine almıştı; daraltılmış tanım, çekirdek vakalara uygulanarak yoklanıyor. Yani hem yönergesi hem yönergenin doğru uygulanıp uygulanmadığının ölçüsü yazılı.

Oynatma denetimi ise yalnız yarısını geçiyor. Yönergesi eksiksiz yazılabiliyor: her ayrıntıyı değiştir ve cevabın değişmesi gerekip gerekmediğine bak. Çıktısı ise bir karşılık, ve seksen beşinci dersin bulgusuna göre bir karşılık tek başına hiçbir önerme bildirmiyor. İki kişi aynı yönergeyi uygulayıp başka çıktılara varabilir ve hangisinin yanıldığı yönergeden okunamaz.

Eklemlere gelince, orada gösterilecek bir yönerge yok. Bir önceki ders üç eklemi adlandırdı ve üçünün de bir borç taşıdığını gösterdi; hiçbiri bir adım olarak yazılmadığı için el değiştirmeye sokulacak bir metinleri de yok.

Sonuç: dört araçtan üçü devredilebiliyor, biri yarım devrediliyor ve aralarındaki geçişler hiç devredilmiyor.

Bu itiraz ölçünün ne söylediğini daraltıyor ve söylediğini ortadan kaldırmıyor. El değiştirme bir adımın sonsuza kadar yazılamaz olduğunu söylemiyor; bugünkü yönergenin o adımı taşımadığını söylüyor. Aradaki fark önemli, çünkü ikinci ifade ölçülebilir ve birincisi ölçülemez. Yürütücünün üçüncü haftası ise şunu gösteriyor: her eklenen satır, ayrılmayı ortadan kaldırmak yerine bir sonraki satıra taşıyabiliyor.

Görüşler ve pozisyonlar

Bir yöntemin ne kadarının yazılabileceği eski bir anlaşmazlık ve yukarıdaki ölçüm onu yeniden açıyor.

Birinci konum, iyi bir yöntemin kişiyi neredeyse tamamen dışarıda bırakabileceğini söylüyor. Bacon'ın ölçüsü buradan geliyor: yöntem adımları önceden yazıldığında sonuç, uygulayanın keskinliğine bağlı kalmaz. Bu konuma göre yargı payı bir kusurdur ve kapatılması gereken bir açıktır.

Buna karşılık ikinci görüş, bir işin en önemli kısmının hiçbir zaman yazıya geçmeyeceğini savunuyor. Yazılabilen şey işin kabuğudur ona göre; asıl olan, ancak yaparak edinilen bir ustalıktır.

Üçüncü görüş bu ikisi arasında seçim yapmıyor, oysa tartışmayı olduğu yerde de bırakmıyor; soruyu bölüyor. Bu okumaya göre sorulacak şey bir yöntemin ne kadarının yazılabildiği değil, yazılamayan kısmın nerede durduğu. Adımların içindeki yargı payı, el değiştirmede görünür hâle gelir ve yönerge iyileştirilerek daraltılabilir. Adımların arasındaki yargı payı ise görünmez, çünkü orada iyileştirilecek bir yönerge yok; olmayan bir metin düzeltilemez.

En güçlü itiraz

En ağır itiraz ölçünün kendi yerini hedef alıyor.

İtirazın gösterdiği şey doğru ve ölçüyü bırakmayı gerektirmiyor. Ölçü kendini bir istisna ilan etmiyor; kendi yargı payını taşıdığını kabul ediyor ve bu kabul onu tutarlı kılıyor. Tutarsız olan, yargı payı taşımadığını iddia eden bir ölçü olurdu.

Yine de bir kalıntı kalıyor ve örtmek yanlış olur. Ölçü, yargı payının nerede durduğunu göstermek için kendi yargı payını kullanıyor; gösterdiği harita, kullandığı araçla aynı hamurdan.

Burada ölçünün ne yakalamadığını da yazmak gerekiyor.

El değiştirmenin yanlış pozitifi bu. Ölçü bir adımın yöntem olup olmadığını söylüyor, iyi bir adım olup olmadığını söylemiyor; bir işlem tamamen devredilebilir ve tamamen boş olabilir. İkinci soru ayrı sorulmalı: bu adım çıkarıldığında yürüyüşün sonucu değişiyor mu? Elli birinci dersin uydurma sınaması aynı biçimi taşıyordu: bir parçayı çekip geriye bir şey kaybedilip kaybedilmediğine bakmak. İki soru birlikte yürütülmeden ölçü yanıltıyor.

Açık kalan sorular

Üç yer kapanmadan kaldı.

Yargı payının büyüklüğü ölçülebilir mi? Ders payın nerede durduğunu gösterdi ve ne kadar yer tuttuğunu söylemedi; iki yürüyüşün ayrılması bir işaret veriyor ve bir miktar vermiyor.

Geri dönüşün nerede duracağı bu derste de kapanmadı. Seksen beşinci ve seksen sekizinci derslerde açık kalmıştı; burada sorunun neden kapanmadığı görünür oldu, çünkü durma kararı tam olarak yazılamayan hamlenin içinde.

Yönergeye eklenen her satırın ayrılmayı bir sonraki satıra taşıması bir kural mı, yoksa yürütücünün üç haftasında görülen bir rastlantı mı? Bu ders bunu bir gözlem olarak bıraktı ve bir iddia hâline getirmedi.

Yaygın hatalar

Bir yöntemin sınırını ararken beş hata tekrarlanıyor.

Yaygın yanlışSınırı genel bir kusurluluk ilanıyla karıştırmak.
Doğrusu

Hiçbir yöntemin kusursuz olmadığını söylemek her yöntem için aynı biçimde kurulabiliyor ve bu yüzden hiçbir şey ayırt etmiyor. Sınır, yöntemin nerede durduğu gösterildiğinde çizilmiş oluyor.

Yaygın yanlışAdı olan her hamleyi yöntem saymak.
Doğrusu

Bir hamleye ad vermek onu tartışılabilir kılıyor ve devredilebilir kılmıyor. Kırkıncı dersin yargı yükleri bunu başka yönden göstermişti: yetkin kişiler aynı yönergeden farklı sonuçlara varabiliyor.

Yaygın yanlışYargı payını kapatılacak bir açık saymak.
Doğrusu

Pay bir boşluk değil; iş orada da yapılıyor ve yapılmadığında yürüyüş tıkanıyor. Kırk dokuzuncu dersin dile gelmeyen bilgisi aynı şeye argüman tarafından bakmıştı.

Yaygın yanlışDevredilebilirliği değerle karıştırmak.
Doğrusu

Bir adım eksiksiz devredilip hiçbir işe yaramayabiliyor. Özel adları listeleyen satır bunu gösteriyor ve ölçünün ikinci bir soruyla birlikte yürümesi gerektiğini söylüyor.

Yaygın yanlışÖlçüyü kendisinden muaf tutmak.
Doğrusu

El değiştirme kendi yargı payını taşıyor ve taşımadığını söylemek ölçüyü tutarsız kılardı. Muafiyet iddiası, ölçünün gösterdiği şeyin tam tersini yapıyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Bu dersin taşıdığı şey beş cümlede duruyor.

Bir adım, yazılı bir yönergeyle başkasına verilebiliyor ve iki kişinin çıktısı karşılaştırılabiliyorsa yöntemdir; iki şart birlikte aranır.

Bu modülün dört aracından üçü bu ölçüyü karşılıyor, biri yalnız yarısını karşılıyor ve aralarındaki geçişler hiç karşılamıyor.

Öyleyse dörtlü kendiliğinden tek bir yöntem oluşturmuyor; onları birbirine bağlayan şey yazılı bir satır değil, yürüten kişinin yargısı.

Yargı payı bir açık değildir ve kapatılması da istenmez; ölçülebilir olan, payın adımların içinde mi yoksa arasında mı durduğu, çünkü yalnız birincisi yönerge düzeltilerek daraltılabiliyor.

Ölçü bir adımın yöntem olup olmadığını söyler ve işe yarayıp yaramadığını söylemez; bu yüzden ikinci bir soruyla, adım çıkarıldığında sonucun değişip değişmediğiyle birlikte yürür.

Sonraki derse köprü

Bu ders modülü kapatıyor. Modül boyunca araçlar hep küçük ve kendi kurduğumuz durumlar üzerinde denendi; kooperatif tanımı, kulübe, fazla mesai. Hiçbiri kimsenin adını bildiği bir sahne değildi ve bu kasıtlıydı, çünkü ünlü bir düşünce deneyi elinize geldiğinde onu çözmeye değil hatırlamaya çalışırsınız.

Sıradaki modül ünlü sahnelerle çalışıyor ve ilk durağı bir gemi. Bir geminin tahtaları yıllar içinde tek tek değiştiriliyor ve sonunda ilk tahtalardan hiçbiri kalmıyor; soru, karşımızdakinin hâlâ aynı gemi olup olmadığı. Sıradaki dersin işi bu sahnede bir ayrımı kurmak: bir şeyin parçalarının değişmesi ile o şeyin başka bir şey olması aynı anda mı oluyor, yoksa aralarında bir yer mi var?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.