İçeriğe geç

P00-D05-M01-04·Düşünce deneyi nedir?

Karşı örnek

sıfırdan ileri2.321 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümle dersin taşıdığı şeyi tutuyor.

Kurulmuş bir durum, bulunmuş bir örnekle aynı işi görmez; bulunan örnek kendi varlığıyla, kurulan örnek ancak tanımın sözcükleri ona uzanıyorsa iş görür.

Bir kurmaca karşı örneğin gücü çarpıcılığından değil, tanım sahibinin onu reddederken ödemek zorunda kaldığı bedelden gelir.

Bedel, tanım sahibinin beyanıyla değil, daraltılmış tanımın çekirdek vakalara uygulanmasıyla ölçülür; daraltma onlardan birini düşürüyorsa bedel ödenmiştir.

Kurmacanın kendine has gücü dikiş yerindedir: gerçek durumlar iki koşulu hep birlikte getirdiği için tanım sahibi onları ayıran bir durumla hiç karşılaşmamıştır.

Aynı özgürlük bir zaaf da taşır; tanımın en gevşek okumasına yerleştirilen bir durum, kimsenin savunmadığı bir cümleyi sınar ve reddi bedelsiz kalır.

Açılış sahnesi

Bir yardımlaşma kooperatifi, üyelerine acil durumlarda faizsiz borç veriyor ve yönetim kurulu hangi harcamanın acil sayılacağını yazıya dökmek istiyor. Tanım şöyle çıkıyor: üyenin iradesi dışında ortaya çıkan ve ertelenemeyen harcama.

Toplantıdaki bir üye hemen bir durum kuruyor. Diyelim ki bir üye kendi isteğiyle girdiği bir ortaklıktan dolayı borç altına giriyor ve borcun vadesi ertelenemiyor. Tanım bunu kapsıyor mu? Yönetim rahatça cevap veriyor: bu bizim kastettiğimiz şey değil, çünkü harcama kişinin kendi kararından doğdu.

İkinci üye başka bir durum kuruyor. Bir üyenin evinin çatısı bir fırtınada çöküyor; fırtına beklenmedik, ama çatı yıllardır onarılmamış ve üye bunu biliyordu. Harcama iradesi dışında mı ortaya çıktı? Yönetim bu kez duraksıyor ve tartışma uzuyor.

İki durum da uydurulmuştu ve ikisi de kurulda hiç yaşanmamıştı. Birincisi tanımı hiç sarsmadı, ikincisi sarstı.

Kooperatifin sorusu artık borç değil. İki uydurma durumdan birinin tanımı bağlayıp ötekinin bağlamamasının sebebi ne?

Bu derste ne olacak

Bu seride karşı örnek dört kez çalışıldı ve dördü de yerinde duruyor. Dördüncü derste bir tanımı sınamanın yöntemi kuruldu. Otuz sekizinci derste karşı örneği kendi iddiana çevirmeyi, canavar dışlamayı ve örneği içeri almayı gördük. Elli yedinci derste bulunan her adayın kendisinin de sınanması gerektiğini ve sahte karşı örneği ayırmayı çalıştık. Bu ders o yöntemleri tekrar kurmuyor; hepsini varsayıyor ve adlarıyla kullanıyor.

Dördünde de karşı örnek bulunan bir şeydi. Dünyada aranır, rastlanır, kayda geçirilir. Bu modülde ise karşı örnek kuruluyor ve kurulması onu farklı bir nesne yapıyor. Elli birinci ders örneğin ağırlığını gerçekten bulunmuş olmasına bağlamıştı; kurulmuş bir durumda o dayanak yok.

Öyleyse bu dersin işi dar ve belirli: kurulmuş bir durumun, başkasının yazdığı bir tanım üzerinde ne zaman söz hakkı olduğunu bulmak. Kurmacanın kendine has bir gücü var ve aynı yerden gelen bir zaafı var; ikisini ayırmak dersin omurgası.

Dersin son bölümünde iki eski konum karşı karşıya geliyor: tanımların yalnız gerçek örneklerle sınandığını söyleyen konum ile tanımın baştan gerçeği aşan bir iddia taşıdığını söyleyen konum.

Merkez soru

Hiç yaşanmamış bir durum, birinin kurduğu tanımı yıkabilir mi?

Cevabım şu: yıkabilir, ama kurmaca olduğu için değil. Bir durumun bağlayıcı olması, tanımı yazanın o durumu reddederken bir bedel ödemek zorunda kalmasına bağlı. Bedel yoksa durum ne kadar çarpıcı olursa olsun tanımın dışında kalır.

Sıfır noktası

Argümanın yapısı

İki reddin farkı bir argümana dönüştürülebilir.

Birinci öncül: bir tanım yazılmış bir cümledir ve hangi durumları kapsadığı o cümlenin sözcüklerinden okunur. Bir iddianın sınırlarını aramadan önce yazmaya elli yedinci derste kapsam okuması demiştik; burada aynı işlem bir tanıma uygulanıyor.

İkinci öncül: kurulmuş bir durum, tanımın sözcüklerinin içine düşüyorsa tanım hakkında konuşur; düşmüyorsa başka bir konu hakkında konuşur.

Üçüncü öncül: tanımı yazan kişi, sözcüklerinin içine düşen bir durumu ancak sözcükleri değiştirerek dışarıda bırakabilir.

Dördüncü öncül: sözcükleri değiştirmenin bir bedeli vardır, çünkü yeni tanım eski tanımın kapsadığı başka durumları da dışarıda bırakabilir.

Sonuç: bir kurmaca karşı örneğin bağlayıcılığı, onun inandırıcılığından değil, reddinin tanım sahibine yüklediği bedelden gelir.

Otuz sekizinci derste canavar dışlama diye adlandırılan hamle burada ölçülebilir hâle geliyor. O ders hamlenin işaretini vermişti: yeni tanımın tek gerekçesi rahatsız eden örneği dışarıda bırakmaksa hamle canavar dışlamadır. Bedel kavramı aynı hamleye ikinci bir yönden bakıyor ve şunu soruyor: daraltma başka neyi düşürüyor?

İtiraz gerçek bir açık gösteriyor ve ölçüyü tek soruyla bırakırsak haklı çıkar. Bedeli tanım sahibi ilan etmez; daraltılmış tanım alınır ve yirmi üçüncü dersin çekirdek vakalarına uygulanır. Daraltma o vakalardan birini dışarıda bırakıyorsa bedel ödenmiştir ve ilan edilmemesi onu ortadan kaldırmaz.

Görüşler ve pozisyonlar

Kurmaca bir durumun tanım üzerinde söz hakkı olup olmadığı konusunda iki konum var.

Birinci konum kurmacaya söz hakkı tanımıyor. Ona göre gündelik bir kavramın tanımı, dünyadaki şeyleri ayırmak için yapılmış bir alettir ve bir alet, hiç verilmeyecek bir işte başarısız olduğu için bozuk sayılmaz. Savunucuları şunu ekliyor: gerçekleşmeyecek durumlarda sezgilerimiz zaten güvenilir değildir ve orada alınan cevap kavram hakkında değil, hayal etme çabamız hakkındadır.

Buna karşılık ikinci konum kurmacayı asıl bağlayan şey sayıyor. Ona göre bir tanım yalnız bugünkü durumlar hakkında konuşmaz; hangi durumların kavrama gireceğini söyler ve bu, gerçekleşmemiş durumları da baştan kapsar. Kapsamadığını söylemek, tanım yapmayı bırakıp eldeki örnekleri saymaya geçmek olur.

Üçüncü bir konum, tartışmanın gerçeklikle kurmaca arasında geçtiğini reddediyor. Bu konuma göre asıl ayrım tanımın kendi sözcüklerinde: her kim olursa diye yazılmış bir tanım gerçekleşmemiş durumlara da uzanır, uygulamada diye yazılmış bir tanım uzanmaz. Yani soru tanım sahibine geri dönüyor ve cevabı çoğu tanım hiç vermiyor.

En güçlü itiraz

En ağır itiraz kurmacanın kendi özgürlüğünden doğuyor.

İtiraz doğru bir zaafa basıyor ve bu dersin ölçüsü onu tam olarak kesiyor. Kurmanın kolay olması bağlamanın da kolay olduğu anlamına gelmiyor; kurulan durumların çoğu, uykuda konuşan kişi örneğinde olduğu gibi, tanımın gevşek okumasına çarpıyor ve reddi bedelsiz kalıyor. Zorluk, durumu kurmakta değil, tanımın sözcüklerinin içine düşen bir durum kurmakta.

Yine de itirazın bir kısmı ayakta kalıyor. Bir durumu tanımın içine düşürmek için onu sürekli yeniden yazabilirsin ve bu yeniden yazma sırasında seksen altıncı dersin gösterdiği şey olur: tek bir ayrıntıyı değiştirirken başkaları da sürüklenir ve bir noktadan sonra sınanan tanım değil, senin kurduğun başka bir konu olur.

Açık kalan sorular

Üç yer kapanmadan kaldı.

Sözcüklerden okunan kapsam ile sahibinin savunduğu kapsam çatıştığında hangisi geçerli olur? Son karşı örnek bu çatışmayı açıkça gösterdi ve ders iki hamlesini bir araya getiremedi.

Bir dikiş yerinin gerçek mi yoksa kurulmuş mu olduğu nasıl anlaşılır? İki koşulun gerçek durumlarda hiç ayrılmaması, ayrılamayacakları anlamına gelmiyor ve ayrımın hangi tarafta durduğu ölçülmedi.

Dördüncü dersin açık bıraktığı soru burada da açık kalıyor. Tanımı düşüren şey bir sezgiyse ve sezgiler ayrışıyorsa, bedel hesabı kimin sezgisine göre yapılacak? Seksen beşinci ders sezginin bir cümleye çevrildiğini gösterdi ve hangi çevirinin geçerli sayılacağını söylemedi.

Yaygın hatalar

Kurmaca karşı örnek kurarken beş hata tekrarlanıyor.

Yaygın yanlışÇarpıcılığı bağlayıcılık sanmak.
Doğrusu

Kurulan durum ne kadar şaşırtıcıysa o kadar güçlü sanılıyor. Şaşırtıcılık anlatımın özelliği; bağlayıcılık ise durumun tanımın sözcüklerine düşmesine bağlı ve ikisi çoğu kez ters yönde gidiyor.

Yaygın yanlışTanımın en gevşek okumasına saldırmak.
Doğrusu

İtiraz eden kişi tanımı elinden geldiğince geniş okuyup oraya bir durum yerleştiriyor. Elli yedinci dersin cömert okuması bir hak tanımaktı ve sahipsiz bir iddiayı sınamaya dönüştüğünde tartışma boşa dönüyor.

Yaygın yanlışHer reddi canavar dışlama saymak.
Doğrusu

Tanım sahibi bir durumu reddettiğinde hemen kaçamak yapıldığı düşünülüyor. Ret tanımın kendi sözcüklerinden geliyorsa ve hiçbir değişiklik gerektirmiyorsa, ortada kaçamak değil doğru bir kapsam okuması var.

Yaygın yanlışBedeli tanım sahibine sorup cevapla yetinmek.
Doğrusu

Daraltmanın neye mal olduğu, daraltmayı yapanın beyanıyla değil, yeni tanımın çekirdek vakalara uygulanmasıyla ölçülüyor. Beyanla yetinmek, sınamayı sınananın eline bırakmak oluyor.

Yaygın yanlışKurmacayı gerçek örnek yerine koymak.
Doğrusu

Kurulan bir durum bir tanımın neyi dışarıda bıraktığını gösterebiliyor ve dünyada bir şeyin bulunduğunu gösteremiyor. Elli birinci derste ayrılan bu iki iş burada da ayrı; kurmaca ikincisinde hiçbir ağırlık taşımıyor.

Kendin dene

Aklında kalsın

Beş cümle dersin taşıdığı şeyi tutuyor.

Kurulmuş bir durum, bulunmuş bir örnekle aynı işi görmez; bulunan örnek kendi varlığıyla, kurulan örnek ancak tanımın sözcükleri ona uzanıyorsa iş görür.

Bir kurmaca karşı örneğin gücü çarpıcılığından değil, tanım sahibinin onu reddederken ödemek zorunda kaldığı bedelden gelir.

Bedel, tanım sahibinin beyanıyla değil, daraltılmış tanımın çekirdek vakalara uygulanmasıyla ölçülür; daraltma onlardan birini düşürüyorsa bedel ödenmiştir.

Kurmacanın kendine has gücü dikiş yerindedir: gerçek durumlar iki koşulu hep birlikte getirdiği için tanım sahibi onları ayıran bir durumla hiç karşılaşmamıştır.

Aynı özgürlük bir zaaf da taşır; tanımın en gevşek okumasına yerleştirilen bir durum, kimsenin savunmadığı bir cümleyi sınar ve reddi bedelsiz kalır.

Sonraki derse köprü

Bu derste tek bir tanım karşısında tek bir durum kurduk ve hep aynı anı inceledik: durumun tanıma çarptığı an.

Sıradaki ders bu anı bir işleme çeviriyor. Bir düşünce deneyi tek bir çarpışma değil, baştan sona yürütülen bir işlemdir; senaryo kurulur, tepki alınır, cümleye çevrilir, bir değişken oynatılır ve sonuç bir iddianın karşısına konur. Bu modülde bu adımlar ayrı ayrı çalışıldı ve hiçbiri ötekilerle birlikte çalıştırılmadı. Sıradaki dersin sorusu şu: adımlar bir araya geldiğinde deney gerçekten yürüyor mu, yoksa her adımın kendi payı bir sonrakine mi taşınıyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.