Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Bir argüman üç denetimi de geçse sonuç kurulmuş sayılmıyor, çünkü aynı olguları toplayan ikinci bir hikâye olabilir ve olgular ikisi arasında seçim yapmıyor.
Rakip üretmek bir yetenek değil listeden okunan bir işlem; dört hazır aday var: yön ters olabilir, ortak bir üçüncü sebep olabilir, örüntü vakaların görüş alanına giriş biçiminden doğmuş olabilir ya da rastlantı olabilir.
En çok kaçırılan üçüncüsü; açılış sahnesindeki gönüllü katılım gibi, örüntü ölçümde değil kimin ölçüldüğünde kuruluyor.
İki açıklama arasında seçim inandırıcılıkla değil ayrılma noktasıyla yapılıyor: ikisinin farklı beklediği yer bulunduğunda karşılaştırma bir tartışma olmaktan çıkıp bir gözleme dönüşüyor.
Aletin kendi tehlikesi rakip uydurmanın kolaylığı ve tek koruması aday şartı: bir rakip, kendi lehine bir dayanağı olduğunda hesaba katılıyor, ve hesaba katıldığında da argümanı çürütmüyor, sonucun ne kadarının kurulduğunu daraltıyor.
Açılış sahnesi
Bir ekip altı aylık bir denemenin sonucunu sunuyor ve tablo ikna edici.
Yeni eğitim programına katılan çalışanların performansı, katılmayanlara göre belirgin biçimde yüksek çıkmış. Sayılar doğru, ölçüm düzgün yapılmış ve sunum boyunca hiçbir abartı yok.
Sonuç şu: program çalışıyor, bütün ekiplere yayalım.
Salonda biri elini kaldırıyor ve tek bir soru soruyor: programa kimler katıldı?
Cevap geliyor. Katılım gönüllüydü.
Odada bir şey değişiyor ve kimse henüz itiraz etmiş değil.
Çünkü şimdi aynı tabloyu açıklayan ikinci bir hikâye masada. Belki program işe yaradı. Belki de kendi gelişimine zaten yatırım yapan çalışanlar bu programa yazıldı ve performansları program olmasa da yüksek olacaktı.
İki hikâye de aynı sayılara uyuyor. İkisi de tabloyu eksiksiz açıklıyor ve tablo ikisi arasında seçim yapmıyor.
Argümanda hiçbir kusur yok. Öncüller doğru, geçiş sağlam ve karşı örnek de yok. Yine de sonuç henüz kurulmuş değil.
Bu ders bu modülün son denetimini yapıyor: aynı olguları toplayan başka bir açıklama var mı, nasıl üretilir ve iki açıklama arasında nasıl seçilir?
Bu derste ne olacak
Önce rakip üretmeyi öğreneceğiz. Çoğu kişi rakip açıklama bulamıyor ve sebebi hayal gücü değil; aramadıkları için bulamıyorlar ve nereye bakacaklarını bilmiyorlar.
Sonra dört hazır adayı sayacağız. Neredeyse her açıklamanın karşısına konabilecek dört standart rakip var ve dördü de listeden okunuyor.
Ardından karşılaştırmayı kuracağız. İki açıklama arasında seçim, hangisinin daha inandırıcı geldiğine bakılarak değil, ikisinin ayrıldığı noktayı bularak yapılıyor.
Sonda da bu aletin kötüye kullanımını engelleyeceğiz. Her açıklamanın karşısına bir rakip uydurulabilir ve uydurmak çürütmek değil.
Merkez soru
Sorumuz şu: önündeki argümanın sonucu, aynı olguları toplayan bir rakip karşısında ayakta kalıyor mu?
Ellinci derste açıklama ile argümanı ayırmıştık ve orada mesele karşımızdakinin ne yaptığını tanımaktı. Bu ders o ayrımı denetim masasına getiriyor.
Yirmi ikinci derste de bu alana değmiştik. Orada bir sorunun olgusal olup olmadığını çalışıyorduk ve verinin rakip kuramlar arasında seçim yapamamasını görmüştük. Bu ders o durumu tanımakla kalmıyor; onunla ne yapılacağını soruyor.
Ölçülü iddiam şu: bir rakip açıklamanın varlığı sonucu çürütmez, sonucun ne kadarının kurulduğunu değiştirir; ve rakip üretmek bir yetenek değil, listeden okunan bir işlem.
Sıfır noktası
Ellinci derste bağımlılık yönünü ve barometre ile fırtınayı görmüştük; ilk iki aday oradan geliyor. Üçüncüsü bu dersin eklediği ve en çok kaçırılanı.
Argümanın yapısı
Şimdi karşılaştırmaya gelelim, çünkü iki hikâye masaya kondu ve seçim yapılması gerekiyor.
Yanlış yol şudur: hangisinin daha akla yatkın geldiğine bakmak. Bu ölçü kişiden kişiye değişiyor ve tartışmayı sezgilerin çarpışmasına çeviriyor.
Doğru yol ikisinin ayrıldığı yeri aramak.
Görüşler ve pozisyonlar
Rakip açıklamaların denetimdeki yeri üzerine üç görüş var.
Birinci görüş rakibi bir çürütme aracı sayar. Bu görüşe göre bir rakip açıklama gösterildiğinde argüman düşmüştür; olguları başka bir hikâye de topluyorsa ilk hikâyenin bir üstünlüğü kalmamıştır.
İkinci görüş bunu fazla cömert bulur ve rakiplerin sayılamayacağını söyler.
Duhem'in noktası ikinci görüşü de zora sokuyor. Rakipler tüketilemiyorsa, her argümanın karşısına bir rakip konabilir ve hiçbir sonuç kurulamaz.
Üçüncü görüş ikisinin arasında duruyor ve bu dersin savunduğu yer burası. Rakip bir çürütme değil bir daraltma aracı: aday şartını geçen bir rakip varken, argümanın kurduğu sonuç olgulara uymakla kalmayıp rakibinden de üstün olduğunu göstermek zorunda kalıyor.
İtiraz yerinde ve ölçütün nasıl uygulanacağını belirliyor. Dayanağın kaynağı sorulur: bu destek bağımsız bir gözlemden mi geliyor, yoksa yalnız yaygın kabulden mi? İkincisi bir dayanak değil, bir alışkanlık kaydı.
En güçlü itiraz
Şimdi bu aletin en tehlikeli kullanımına bakalım.
İtiraz ciddi ve dersin kendi aletine karşı en güçlü hâli.
Cevap aday şartında duruyor. Listeden okunan rakip bir aday değil, bir arama başlığı; onu adaya çeviren şey kendi lehine bulunan dayanaktır. Açılış sahnesinde seçim eseri bir aday oldu, çünkü katılımın gönüllü olduğu öğrenildi; bu bilgi olmasaydı ortada yalnız bir ihtimal olurdu.
Bu durumda denetim yine bir cevap üretiyor ve cevap şu: argümanın sonucu kurulmuş değil. Elli altıncı derste kısmi geçişi görmüştük; buradaki çıktı da aynı türden. Sonuç düşmüyor, taşınabilir hâline daralıyor ve daralmış hâli çoğu zaman «bu iki açıklamadan biri doğru» oluyor.
Açık kalan sorular
İki açıklama olgulara eşit uyduğunda basitliğin ne kadar ağırlık taşıdığı burada kapanmadı. Daha az parçadan kurulu açıklamayı seçmek yaygın bir alışkanlık ve bunun neden doğruya götürdüğü söylenmiş değil.
Aday şartının eşiği de açık. Rakibin kendi lehine bir dayanağı olması isteniyor ve o dayanağın ne kadar güçlü olması gerektiği belirtilmedi.
Dört standart rakibin listeyi tüketip tüketmediği ayrı bir soru. Duhem'in dediği gibi liste kapalı değil ve elimizdeki dört başlık, aramayı kolaylaştırıyor olsa da bitirmiyor.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışRakip aramadan sonucu kabul etmek.
Argümanın kendi içinde kusursuz olması sonucu kurmuyor ve bu, modülün önceki üç denetimini geçmiş argümanlarda en çok yapılan hata. Sorulacak soru şu: aynı olguları toplayan ikinci bir hikâye kurulabilir mi?
Yaygın yanlışRakibi hayal gücüne bırakmak.
Aklına gelmediği için rakip yok sanılıyor ve dört standart başlık hiç okunmuyor. Yön ters olabilir mi, ortak bir sebep olabilir mi, örüntü vakaların seçilme biçiminden doğmuş olabilir mi, rastlantı olabilir mi?
Yaygın yanlışİki açıklamayı inandırıcılıkla karşılaştırmak.
Hangisinin daha akla yatkın geldiği kişiye göre değişiyor ve tartışma sezgilerin çarpışmasına dönüşüyor. Aranacak şey ayrılma noktası; ikisinin farklı beklediği yer bulunduğunda karşılaştırma bir gözleme dönüşüyor.
Yaygın yanlışUydurulmuş rakiple argümanı düşürmüş saymak.
Bir ihtimali dile getirmek onu aday yapmıyor ve aday şartını geçmeyen rakip hiçbir şeyi çürütmüyor. Rakibi öne süren kişi kendi lehine bir dayanak da göstermek zorunda.
Yaygın yanlışYerleşik olmayı dayanak saymak.
Bir açıklamanın uzun süredir kabul görmesi, açıkladığı olguların dışından gelen bir destek değil. Dayanağın kaynağı sorulmadığında ölçüt, sınanması gereken görüşü koruyan bir kalkana dönüşüyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Bir argüman üç denetimi de geçse sonuç kurulmuş sayılmıyor, çünkü aynı olguları toplayan ikinci bir hikâye olabilir ve olgular ikisi arasında seçim yapmıyor.
Rakip üretmek bir yetenek değil listeden okunan bir işlem; dört hazır aday var: yön ters olabilir, ortak bir üçüncü sebep olabilir, örüntü vakaların görüş alanına giriş biçiminden doğmuş olabilir ya da rastlantı olabilir.
En çok kaçırılan üçüncüsü; açılış sahnesindeki gönüllü katılım gibi, örüntü ölçümde değil kimin ölçüldüğünde kuruluyor.
İki açıklama arasında seçim inandırıcılıkla değil ayrılma noktasıyla yapılıyor: ikisinin farklı beklediği yer bulunduğunda karşılaştırma bir tartışma olmaktan çıkıp bir gözleme dönüşüyor.
Aletin kendi tehlikesi rakip uydurmanın kolaylığı ve tek koruması aday şartı: bir rakip, kendi lehine bir dayanağı olduğunda hesaba katılıyor, ve hesaba katıldığında da argümanı çürütmüyor, sonucun ne kadarının kurulduğunu daraltıyor.
Sonraki derse köprü
Bu dersle modül kapandı. Dört denetimi elimize aldık: öncüller doğru mu, sonuç öncüllerden çıkıyor mu, karşı örnek var mı ve rakip bir açıklama var mı?
Şimdi dördünü de uyguladığını düşün.
Denetimi kendi görüşüne uyguladın ve görüşün kaldı. Bu ders bitti.
Peki denetim geçmeseydi?
Diyelim ki karşı taraf haklı çıktı. Öncüllerinden biri yanlıştı, ya da rakip açıklama seninkinden güçlüydü ve sen bunu odanın ortasında gördün.
Şimdi elindeki alet işe yaramıyor. Çünkü asıl zorluk görüşün yanlış olduğunu anlamak değil, anladıktan sonra bunu söyleyebilmek.
Sonraki modül bunu çalışıyor ve ilk dersi işin adını koyuyor: entelektüel tevazu. Ne olduğunu, kararsızlıkla nerede karıştığını ve bir beceri olarak nasıl kazanıldığını göreceğiz.