Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Öncüllerin hepsi doğru olduğunda bile argüman çökebiliyor, çünkü kopma cümlelerde değil aralarındaki geçişte oluyor ve o geçiş genellikle yazılı değil.
Denetimin asıl işlemi eksik basamağı yazmak; Frege'nin istediği gibi atlanan adım görünür kılındığında argümanın gerçekte neye bağlandığı ortaya çıkıyor ve tartışma o cümleye taşınıyor.
Yazılacak cümle işi gören en zayıf cümle olmalı, çünkü güçlü bir ek yazmak karşı tarafa savunmadığı bir yük bindiriyor ve çürütülen şey onun argümanı olmaktan çıkıyor.
İkinci yol konuya hiç girmeden çalışıyor: aynı kalıba başka terimler koyup açıkça saçma bir sonuç türetmek; Mohist metnin gösterdiği gibi koşut görünen iki geçişten biri tutabiliyor, bu yüzden koşut argümanı kuran kişi «bu ikisi nerede ayrılıyor» sorusunu da sormak zorunda.
Ölçüt her argümana aynı katılıkta uygulanmıyor ve denetimin en sık verdiği cevap ikili değil dereceli: sonuç düşmüyor, daralıyor.
Açılış sahnesi
Bir toplantıda iki cümle duyuyorsun ve ikisi de doğru.
Birincisi: bu takımda ayrılanların çoğu son bir yılda terfi alamamış. İkincisi: terfi alamamak insanı işten soğutur.
Sonra sonuç geliyor: demek ki terfi sistemini düzeltirsek ayrılmalar duracak.
Bu kez öncülleri denetlemene gerek yok. İkisi de kayıtlarda duruyor, ikisi de sınandı ve ikisi de geçti.
Argüman yine de tutmuyor.
Çünkü ayrılanların çoğunun terfi alamamış olması, ayrılmanın sebebinin terfi olduğunu söylemiyor. Terfi alamayanlar takımın zaten büyük çoğunluğu olabilir. Ayrılanların hepsi başka bir sebeple gitmiş ve terfi alamamış olabilirler.
İki doğru cümleden yanlış bir yere gidildi ve gidilen yolda hiçbir öncül çürük değildi.
Geçen ders zemine baktı. Bu ders basamaklara bakıyor: cümleler doğru olduğunda bile aralarındaki geçiş kopabiliyor ve kopma çoğu zaman sessiz oluyor, çünkü boşluk bir cümleyle değil bir sessizlikle dolduruluyor.
Bu derste ne olacak
Önce denetimin biçimini kuracağız. Gerçek argümanlarda kusur bir kural ihlali gibi görünmüyor; eksik bir basamak gibi görünüyor ve o basamak yazılı değil.
Sonra asıl işlemi öğreneceğiz: eksik basamağı yazmak. Yazıldığı anda argümanın gerçekte neye bağlandığı görünür oluyor ve denetim o cümleye taşınıyor.
Ardından bu işlemin kendi tuzağına geleceğiz. Eksik basamağı olduğundan güçlü yazmak, karşı tarafa savunmadığı bir yük bindiriyor.
Sonda da ölçütün nereye uygulanmayacağını ayıracağız. Argümanların çoğu zorunlu geçiş iddia etmiyor ve onlara zorunluluk ölçütü uygulandığında hepsi birden düşüyor.
Merkez soru
Sorumuz şu: bir sonucun öncüllerden çıktığını nasıl denetleriz?
Kırk sekizinci derste çıkarımı kavram olarak kurmuştuk. Geçerliliğin içerikten bağımsız olduğunu, sağlamlığın geçerlilik ile doğruluğun birleşimi olduğunu ve bir kalıbın denetlenebileceğini görmüştük.
Bu ders o bilgiyi eline alıp önündeki argümana uyguluyor. Fark şurada: kitapta duran bir kalıp temiz yazılmıştır, karşındaki kişinin kurduğu argüman ise eksiktir. Söylenmemiş bir basamağı vardır ve denetim, önce o basamağı görünür kılmayı gerektirir.
Ölçülü iddiam şu: geçerlilik denetimi bir kalıp tanıma işi değil, eksik basamağı yazma ve yazılan cümleyi yargılama işidir.
Sıfır noktası
Beşinci derste örtük öncülü tanımıştık: konuşan kişinin dayandığı ve söylemediği cümle. Buradaki iş onu tanımak değil, onu yazmak; ve yazarken hangi biçimde yazacağın denetimin sonucunu belirliyor.
Argümanın yapısı
Şimdi ikinci işleme geçelim, çünkü köprüyü yazmak her zaman kolay değil ve bazen kusur köprüde değil biçimde duruyor.
İtiraz Mohist metnin kendi bulduğu sorun ve yöntemi kullanma biçimini belirliyor. Koşut argüman kurulduğunda karşı tarafa bir soru borçlusun: bu ikisi hangi noktada ayrılıyor? Cevap veremiyorsa biçim kusuru gösterilmiş oluyor; cevap veriyorsa tartışma o farkın üstüne taşınıyor ve iki durumda da ilerleme var.
Görüşler ve pozisyonlar
Geçişin nasıl denetleneceği üzerine üç görüş var.
Birinci görüş tek ölçüt tanır ve onu zorunluluk olarak koyar. Bu görüşe göre bir sonuç ya öncüllerden zorunlu olarak çıkar ya çıkmaz; ikisinin arası yoktur ve çıkmayan her argüman kusurludur.
İkinci görüş bunun gerçek argümanların neredeyse tamamını eleyeceğini söyler.
Üçüncü görüş ikisinin arasında duruyor ve bu dersin savunduğu yer burası. Denetim ikili değil, dereceli: soru «çıkıyor mu» değil, «ne kadarı çıkıyor» olarak sorulur.
Kırk yedinci derste kapsam aşımını ve güç aşımını tanımıştık. Kısmi geçiş, o iki kavramın denetim masasındaki karşılığı: sonucun ne kadarının gerçekten taşındığını söylüyor.
En güçlü itiraz
Şimdi denetimin nasıl bildirileceğine gelelim, çünkü burada yaygın bir eksiklik var.
İtiraz bir doğruyu taşıyor: sezgi çoğu zaman haklı ve adresten önce geliyor.
Yine de adres verilmediğinde iki şey birden kayboluyor. Karşı taraf neyi savunacağını bilmiyor ve senin itirazın sınanamıyor; sezgi yanılmışsa bunu gösterecek bir yer kalmıyor. Adres vermek itirazı zayıflatmıyor, onu da denetime açıyor.
Bu itiraz işlemi ortadan kaldırmıyor ve onu ortaklaşa yapılan bir işe çeviriyor. Yazdığın köprüyü karşı tarafa göster ve sor: sen hangi cümleyi eklerdin? Elli ikinci dersteki kuralın aynısı burada da geçerli; ek dayatılmaz, önerilir ve reddedildiğinde karşı taraf kendi cümlesini yazmak zorunda kalır.
Katılıyorum ve bu, denetimin sınırı. Denetimin işi hangi cümlenin taşındığını söylemek; o cümlenin yeterli olup olmadığı, kararın alındığı yerde ve başka ölçütlerle belirleniyor.
Açık kalan sorular
Bir argümanın hangi ölçüte tabi olduğunu kimin belirleyeceği burada kapanmadı. Zorunluluk mu yoksa ağırlık mı iddia edildiği çoğu zaman söylenmiyor ve iki taraf ayrı ölçütlerle konuşabiliyor.
Ağırlığın nasıl toplanacağı da açık. Tek tek yeterli olmayan bulguların birlikte taşıdığı ağırlıktan söz ettik ve o toplamanın nasıl yapıldığı söylenmiş değil.
Koşut argümanın ne zaman gerçekten koşut olduğu ayrı bir soru. Mohist metnin gösterdiği ayrım tanınıyor ve ayrımı önceden yakalayacak bir kural verilmiş değil.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışDoğru öncüllerden sonucun geleceğini varsaymak.
Öncüller denetlenip geçtiğinde iş bitmiş sayılıyor ve basamaklara hiç bakılmıyor. Bu, geçen dersin hatasının aynadaki hâli; iki denetim ayrı işler ve biri ötekinin yerine geçmiyor.
Yaygın yanlışEksik basamağı olduğundan güçlü yazmak.
Boşluğu dolduran cümleyi savunulamayacak kadar geniş kurmak, çürütmeyi kolaylaştırıyor ve çürütülen şey karşı tarafın argümanı olmaktan çıkıyor. Yazılacak cümle işi gören en zayıf cümle olmalı.
Yaygın yanlışKoşut argümanı kurup soruyu sormamak.
Aynı kalıptan saçma bir sonuç türetmek güçlü bir hamle ve tek başına yeterli değil. Karşı tarafa iki örneğin nerede ayrıldığı sorulmadığında yöntem, gerçekten farklı olan durumlarda da düşürücü görünüyor.
Yaygın yanlışHer argümandan zorunluluk beklemek.
Zorunlu geçiş iddia etmeyen bir argümana «bu kesin değil» demek doğru ve konuyla ilgisiz. Sorulacak soru ne kadar ağırlık taşındığı; kesinlik ölçütü uygulandığında matematik dışındaki her akıl yürütme aynı anda düşüyor.
Yaygın yanlışDenetimi adres vermeden bitirmek.
«Bu çıkmıyor» demek bir hüküm ve bir itiraz değil; karşı taraf neyi savunacağını bilmiyor ve senin sezgin de sınanamıyor. Kopmanın hangi iki cümle arasında olduğunu göstermek, itirazı tartışmaya sokan şey.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Öncüllerin hepsi doğru olduğunda bile argüman çökebiliyor, çünkü kopma cümlelerde değil aralarındaki geçişte oluyor ve o geçiş genellikle yazılı değil.
Denetimin asıl işlemi eksik basamağı yazmak; Frege'nin istediği gibi atlanan adım görünür kılındığında argümanın gerçekte neye bağlandığı ortaya çıkıyor ve tartışma o cümleye taşınıyor.
Yazılacak cümle işi gören en zayıf cümle olmalı, çünkü güçlü bir ek yazmak karşı tarafa savunmadığı bir yük bindiriyor ve çürütülen şey onun argümanı olmaktan çıkıyor.
İkinci yol konuya hiç girmeden çalışıyor: aynı kalıba başka terimler koyup açıkça saçma bir sonuç türetmek; Mohist metnin gösterdiği gibi koşut görünen iki geçişten biri tutabiliyor, bu yüzden koşut argümanı kuran kişi «bu ikisi nerede ayrılıyor» sorusunu da sormak zorunda.
Ölçüt her argümana aynı katılıkta uygulanmıyor ve denetimin en sık verdiği cevap ikili değil dereceli: sonuç düşmüyor, daralıyor.
Sonraki derse köprü
Bu derste biçimi denetledik ve bir yöntem kullandık: aynı kalıba başka terimler koyup saçma bir sonuç türetmek.
O yöntemin ne olduğuna dikkat et. Kurduğumuz şey bir karşı örnekti; yalnız içeriğe değil biçime karşı bir örnekti.
Şimdi aynı aleti öteki yöne çevirelim.
Bir argümanda genel bir öncül duruyor: «bu durumdaki herkes şöyle davranır» gibi. Öncül doğru görünüyor ve biçim de sağlam. Argümanı düşürmek için elinde tek bir yol var ve o yol tek bir örnekten geçiyor.
Otuz sekizinci ve elli birinci derslerde karşı örneğe iki kez baktık; birinde onu kendi iddiana çevirdik, ötekinde örneğin ne taşıdığını tarttık. Sonraki ders onu bu modülün üçüncü denetim adımı olarak eline veriyor: önündeki argümanda karşı örnek aranacak yer neresi ve arama nasıl yapılır?