Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Öneri doğru ya da yanlış çıkmayan bir cümle; Aristoteles'in danışma konuşması dediği şey yararlı ile zararlıya göre değerlendirilir ve doğruluk ölçütü ona değdiğinde boşa döner.
Bu, öneriyi değerlendirmeden muaf tutmuyor: içindeki mekanizma iddiası tam anlamıyla olgusaldır ve M01'de kurduğumuz her alet ona uygulanır, çöktüğünde de öneri onunla birlikte düşer.
Olgu iddialarında hiç ihtiyaç duymadığımız adım şu: bir öneri tek başına değil, karşılaştırma kümesiyle birlikte değerlendirilir ve o küme genellikle söylenmez.
Kümeden en sık düşürülen seçenek hiçbir şey yapmamak; listeye eklendiğinde bazı öneriler anlamını yitiriyor ve eleştiren kişinin elinde her zaman en az bir seçenek olduğu görülüyor.
İki ölçüt daha var ve ikisinin de olgu iddialarında karşılığı yok: Machiavelli'nin ısrar ettiği yürütülebilirlik ve Popper'ın öne çıkardığı düzeltilebilirlik; beklenen faydası eşit iki öneriden hatası görülüp geri alınabilen olan ötekinden iyidir.
Açılış sahnesi
Bir toplantı uzuyor ve biri söz alıp şunu söylüyor: bence bu işi ertelemeliyiz.
Karşısındaki hemen cevap veriyor: bu doğru değil.
Cümle kulağa normal geliyor ve bir tuhaflık taşıyor. Erteleme önerisi doğru ya da yanlış çıkabilecek bir şey değil. Kötü olabilir, gerekçesiz olabilir, başka bir yoldan daha zayıf olabilir; yanlış olamaz.
Şimdi aynı toplantıda ikinci bir karşılık düşün: erteleme bize zaman kazandırmaz, çünkü bekleyen üç iş bu karara bağlı.
Bu karşılık işe yarıyor. Bir olguya dokunuyor, sınanabiliyor ve önerinin dayandığı yeri hedef alıyor.
İki karşılık arasındaki fark bu dersin konusu. Şimdiye kadar elimizde olgu iddialarını sınayan aletler vardı ve o aletlerin bir kısmı öneriye değdiğinde boşa dönüyor. Boşa dönen kısmı bilmezsen tartışma tuhaflaşıyor; iki taraf da haklı görünüyor ve kimse ötekine değmiyor.
Bu ders, öneri karşısında hangi aletin çalıştığını ve hangisinin çalışmadığını ayırıyor. Ayırdıktan sonra da bir öneriyi değerlendirmenin, olgu iddialarında hiç kullanmadığımız bir adımı gerektirdiğini gösteriyor.
Bu derste ne olacak
Önce öneriyi bir konuşma hamlesi olarak tanıyacağız. Bu modül boyunca yaptığımız işin sonuncusu bu; karşımızdakinin ne yaptığını tanımanın beşinci ve son kılığı.
Sonra öneriyi parçalarına ayıracağız. İçinde tam anlamıyla sınanabilir olgu iddiaları var ve o kısımda M01'de kurduğumuz her alet çalışıyor.
Ardından olgu iddialarında hiç ihtiyaç duymadığımız adıma geleceğiz. Bir öneri tek başına değerlendirilemiyor; ancak neyin karşısına konduğu belli olduğunda değerlendirilebiliyor.
Sonda da bu adımın doğurduğu sıkışmayı çözeceğiz: bir öneriyi karşılaştırmadan eleştiremiyorsan, elinde alternatif olmayan kişi hiç eleştiremez mi?
Merkez soru
Sorumuz şu: bir öneri nasıl değerlendirilir?
Bu seride «gereklidir» cümlelerine bir kez daha girmiştik ve orada başka bir iş yapıyorduk. P00-D02'de soru türlerini ayırırken normatif soruyu tanımıştık; orada mesele bir sorunun olgusal mı değerlendirici mi olduğuydu ve olan ile gereken arasındaki uçurumu görmüştük.
Bu ders o katmanı tekrar etmiyor. Buradaki iş, karşımızdaki kişinin masaya bir olgu değil bir eylem koyduğunu tanımak ve elimizdeki aletlerden hangisinin ona uygulanacağını bilmek. Yani soru türü değil, konuşma hamlesi.
Ölçülü iddiam şu: öneri doğruluk taşımaz ve değerlendirmeden muaf değildir; değerlendirilme biçimi tekil değil karşılaştırmalıdır.
Sıfır noktası
Elli birinci derste bir örneğin söylenmemiş bir genel taşıdığını görmüştük. Öneride de benzer bir sessizlik var ve bu kez sessiz kalan şey bir genel değil, bir liste. Otuz dördüncü derste tanıdığımız gizli karşılaştırma burada cümlenin içinde değil, önerinin varlığında saklı.
Argümanın yapısı
Şimdi bir öneriyi parçalarına ayıralım, çünkü içinde birbirinden çok farklı türde cümleler var.
Bir öneri en az üç şey taşıyor. Bir hedef taşıyor: neyin sağlanmak istendiği. Bir mekanizma iddiası taşıyor: önerilen eylemin o hedefe götüreceği. Ve bir değerlendirme taşıyor: o hedefin sağlanmaya değer olduğu.
İkinci parça tamamen olgusaldır ve M01'de kurduğumuz her alet ona uygulanır. Öncüller doğru mu, sonuç onlardan çıkıyor mu, hangi varsayım taşıyıcı; hepsi burada çalışır.
İtiraz haklı ve ölçütü sınırlamayı gerektiriyor. Uygulanabilirlik itirazı bir öneriyi tek başına düşürmez; onu karşılaştırma kümesindeki ötekilerle aynı ölçüye tabi tutar. Yapılması güç bir öneri, karşısındaki seçenekler de aynı ölçüde güçse elenmiş olmuyor.
Görüşler ve pozisyonlar
Önerinin nasıl değerlendirileceği üzerine üç görüş var.
Birinci görüş öneriyi kılık değiştirmiş bir olgu iddiası sayar. Bu görüşe göre «ertelemeliyiz» demek «erteleme daha iyi sonuç verir» demektir ve bu cümle doğru ya da yanlış çıkar; öneriyi değerlendirmek, sonuçları hakkındaki öndeyiyi sınamaktan ibarettir.
İkinci görüş bunun tam tersini savunur ve önerinin hiçbir biçimde doğruluk taşımadığını, yalnız bir tercih bildirdiğini söyler. Bu görüşe göre öneriler karşılaştırılabilir ve değerlendirilemez; tartışma bir noktadan sonra tercihlerin çarpışmasıdır.
Üçüncü görüş ikisinin arasında duruyor ve bu dersin savunduğu yer burası. Öneri karma bir yapı: mekanizma kısmı tam anlamıyla sınanır, oysa hedefin değerli olduğu kısmı sınanmaz ve gerekçe ister. Bütün ise ancak karşılaştırma kümesiyle birlikte değerlendirilir.
En güçlü itiraz
Şimdi karşılaştırmalı değerlendirmenin doğurduğu sıkışmayı alalım.
Bu itiraz on dördüncü derste alternatif yükü diye tanıdığımız hamlenin en güçlü hâli ve burada yeni bir cevabı var.
Cevap karşılaştırma kümesinin kendisinden çıkıyor. Küme hiçbir zaman boş değil, çünkü içinde her zaman bir seçenek duruyor: hiçbir şey yapmamak.
Eleştiren kişinin elinde bu yüzden her zaman en az bir seçenek var ve yeni bir şey icat etmesi gerekmiyor. Söylemesi gereken şey şu: bu önerinin, hiçbir şey yapmamaktan daha iyi olduğunu gösteren nedir?
Katılıyorum ve bu, seçeneğin listeden çıkarılmasını değil aynı ölçüye tabi tutulmasını gerektiriyor. Yerinde durmanın da bir mekanizma iddiası ve bir bedeli var; ötekiler gibi yazılır ve ötekiler gibi sınanır.
Bu itiraz kümenin nasıl kurulacağını belirliyor. Kümeye giren seçenek, ortaya konmuş ve savunulmuş bir seçenek olmak zorunda; adı anılan her ihtimal değil. Savunucusu olmayan bir seçenek, elli ikinci derste gördüğümüz gibi masaya konmuş sayılmıyor.
Açık kalan sorular
Hedefin kendisinin nasıl gerekçelendirileceği burada kapanmadı. Mekanizma sınandı ve hedefin değerli olduğu iddiası sınanmadı; o iddianın hangi ölçütle savunulacağı değer alanlarının konusu.
Karşılaştırmanın hangi boyutta yapılacağı da açık. İki öneri maliyette, hızda, geri dönülebilirlikte ve etkilediği kişi sayısında ayrı yönlerde üstün olabiliyor ve bu boyutların nasıl bir araya getirileceği söylenmiş değil.
Kimin önerdiğinin fark edip etmediği ayrı bir soru. Bir öneri kim söylerse söylesin aynı öneri, oysa uygulanabilirliği çoğu zaman onu uygulayacak kişinin kim olduğuna bağlı.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışÖneriye «bu doğru değil» demek.
Ortada yanlış çıkabilecek bir cümle yok ve karşılık hedefsiz kalıyor. Doğru hamle önerinin mekanizma iddiasını bulup ona dokunmak; o iddia gerçekten doğru ya da yanlış çıkar ve düştüğünde öneri de düşer.
Yaygın yanlışKarşılaştırma kümesini hiç sormamak.
Bir öneri tek başına sunulduğunda tek seçenek gibi görünüyor ve tartışma «kabul mü ret mi» ekseninde sıkışıyor. Sorulacak soru şu: bunun karşısına hangi seçenekler konuyor ve neden bu üçü?
Yaygın yanlışYerinde durmayı listeden düşürmek.
Öneriler çoğu zaman «bir şey yapmalıyız» diye başlıyor ve o cümle beklemenin seçenek olmadığını varsayıyor. Varsayım savunulmadan yerleşiyor ve listeye eklendiğinde bazen en iyi seçenek olarak çıkıyor.
Yaygın yanlışUygulanamazlığı arzu edilmezlik sanmak.
Bir öneriye «bu yürümez» demek, onun iyi bir şey olmadığını söylemiyor ve iki itiraz sürekli birbirine karışıyor. Ayrı tutulduklarında tartışma ilerliyor, çünkü yürütülebilirlik sorunu çoğu zaman öneriyi değil, uygulama biçimini değiştiriyor.
Yaygın yanlışEşit faydalı iki öneriyi eşit saymak.
Beklenen fayda aynı olsa bile hatanın görülebilirliği ve geri dönülebilirliği ikisini ayırıyor. Bu boyut hesaba katılmadığında, en büyük vaadi veren öneri kazanıyor ve yanılma ihtimalinin bedeli hiç konuşulmuyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Öneri doğru ya da yanlış çıkmayan bir cümle; Aristoteles'in danışma konuşması dediği şey yararlı ile zararlıya göre değerlendirilir ve doğruluk ölçütü ona değdiğinde boşa döner.
Bu, öneriyi değerlendirmeden muaf tutmuyor: içindeki mekanizma iddiası tam anlamıyla olgusaldır ve M01'de kurduğumuz her alet ona uygulanır, çöktüğünde de öneri onunla birlikte düşer.
Olgu iddialarında hiç ihtiyaç duymadığımız adım şu: bir öneri tek başına değil, karşılaştırma kümesiyle birlikte değerlendirilir ve o küme genellikle söylenmez.
Kümeden en sık düşürülen seçenek hiçbir şey yapmamak; listeye eklendiğinde bazı öneriler anlamını yitiriyor ve eleştiren kişinin elinde her zaman en az bir seçenek olduğu görülüyor.
İki ölçüt daha var ve ikisinin de olgu iddialarında karşılığı yok: Machiavelli'nin ısrar ettiği yürütülebilirlik ve Popper'ın öne çıkardığı düzeltilebilirlik; beklenen faydası eşit iki öneriden hatası görülüp geri alınabilen olan ötekinden iyidir.
Sonraki derse köprü
Bu dersle modül kapandı. Beş derste karşımızdakinin ne yaptığını tanımayı öğrendik: açıklama mı argüman mı, örnek mi kanıt mı, soru mu iddia mı, aktarım mı hüküm mü, olgu mu öneri mi.
Beşinin ortak bir yanı vardı. Hepsi tanıma işiydi ve hiçbirinde şunu sormadık: elimizdeki argüman iyi mi?
Şimdi bunu soracağız.
Karşındaki kişinin bir argüman kurduğunu artık ayırt edebiliyorsun. Parçalarını da sökebiliyorsun; öncülü, sonucu, çıkarımı ve varsayımı ayrı ayrı görüyorsun.
Peki bu argümana neden inanasın?
Sonraki modül bunu dört adımda çalışıyor ve ilk adımı en temel yerden başlıyor: öncüller doğru mu? Bir argümanın kusursuz kurulmuş olması, dayandığı cümlelerin doğru olduğunu göstermiyor ve en düzgün görünen argümanlar çoğu zaman burada kırılıyor.