Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
Beş cümlede dersin iskeleti.
Bir örnek iki ayrı iş görebilir ve ikisi aynı cümle biçiminde gelir: anlamı görünür kılmak ile iddiaya ağırlık katmak; birincisi gerçek bir iştir ve dayanak değildir.
İkisini ayıran adım tek: örneğin yerine uydurma bir örnek koy, iddia hiçbir şey kaybetmiyorsa örnek gösteriyordu, kaybediyorsa taşıyordu.
Ağırlık taşıyan bir örnek bile sonucu doğrudan vermez; Aristoteles'in gösterdiği gibi parçadan parçaya, söylenmemiş bir genel üzerinden geçer, ve o genel yazılmadıkça sınanamaz.
Örneğin gücü benzerlik sayısında değil, Gazâlî'nin dediği gibi hükmü doğuran illetin ikinci durumda da bulunmasında; on ilgisiz ortak yön bir tek ilgili yönün yerini tutmaz.
Destekleyici örnek bulmak kolaydır ve bulunması beklenen bir örnek hiçbir şey eklemez; oysa rakip görüş doğru olsaydı ortaya çıkmayacak bir örnek tek başına iş görür, ve Bacon'ın sorduğu gibi boğulanların resimleri sayılmadan duvardaki yığın bir şey göstermez.
Açılış sahnesi
Bir ekip toplantısında uzaktan çalışma tartışılıyor ve biri kesin bir kanaat bildiriyor: uzaktan çalışma yeni gelenleri yalnızlaştırıyor.
Sonra bir hikâye anlatıyor. Geçen yıl işe giren bir kişiden söz ediyor; adını veriyor, hangi ekipte olduğunu, ilk üç ayda kaç kere ekranın karşısında tek başına kaldığını, altıncı ayın sonunda nasıl ayrıldığını anlatıyor.
Hikâye doğru ve odadaki herkes o kişiyi hatırlıyor. Anlatım da iyi; masada kimse itiraz etmiyor ve birkaç kişi başını sallıyor.
Toplantının sonunda biri şunu soruyor: o kişi hiç var olmasaydı görüşün değişir miydi?
Kanaat sahibi bir an duruyor ve dürüst cevabı veriyor. Değişmezdi.
Bu cevap her şeyi değiştiriyor. Hikâye görüşü taşımıyordu, çünkü hikâye çekilse görüş yerinde duruyor. Hikâyenin yaptığı iş, görüşün neye benzediğini odaya göstermekti ve bu iş de gerçek bir iş.
Sorun hikâyede değil. Sorun, odanın o hikâyeyi bir dayanak sanmış olmasında; başlar sallandığında kimse yeni bir sebep duymamıştı, yalnız bir resim görmüştü.
Bu ders örneklerin hangisinin ağırlık taşıdığını, hangisinin yalnız gösterdiğini ve ikisinin aynı cümle biçiminde nasıl geldiğini çalışıyor.
Bu derste ne olacak
Önce bir örneğin görebileceği iki ayrı işi ayıracağız. Bir örnek anlamı görünür kılabilir ya da iddiaya ağırlık katabilir; ikisi aynı anda olabilir ve çoğu zaman olmaz.
Sonra ikisini ayıran sınamayı kuracağız. Sınama tek adımlı: örneğin yerine uydurma bir örnek koy ve iddiada bir şey eksilip eksilmediğine bak.
Ardından bir örneğin nasıl olup da gerçekten ağırlık taşıdığını göreceğiz. Cevap sayıda değil; örneğin bulunmama ihtimalinin ne kadar gerçek olduğunda.
Sonda da ayrımı zorlayan durumu ele alacağız: bazı iddiaları tek bir örnek tek başına kuruyor ve bunu yapması bir istisna değil, kuralın kendisi.
Merkez soru
Sorumuz şu: bir örnek bir iddiaya ne kadar ağırlık katar?
Sorunun yönüne dikkat et, çünkü bu seride örneği daha önce ters yönde kullandık. Dördüncü ve yirmi üçüncü derslerde karşı örneği başkasının tanımını sınamak için kullandık; otuz sekizinci derste onu kendi iddiana çevirdik ve bulduktan sonraki dürüst hamleyi aradık. Üçü de yıkma yönündeydi.
Bu ders kurma yönünde çalışıyor. Karşındaki bir şey savunuyor ve savunmasını desteklemek için bir örnek veriyor; örnek doğru, konuya uygun ve akılda kalıcı. Sorumuz bu örneğin sonucu ne kadar taşıdığı.
Cevabın peşinen bilinen bir yarısı var ve bu asimetri bütün dersin zeminini kuruyor. Genel bir iddiayı tek bir aykırı örnek düşürür; aynı iddiayı bin uygun örnek kanıtlamaz. Yıkma tarafı ucuz, kurma tarafı pahalı, ve ikisi aynı sözcükle anılıyor.
Sıfır noktası
Sınama işe yarıyor, çünkü uydurma bir örnek anlamı taşımakta gerçek bir örnek kadar iyi ve doğruluğu taşımakta hiçbir işe yaramaz. Bir kavramı anlatmak için bir hikâye uydurabilirsin ve kimse aldanmaz; bir olgunun var olduğunu göstermek için hikâye uydurursan iş çöker.
Argümanın yapısı
Şimdi bir örneğin ağırlık taşıdığı durumda ne yaptığına bakalım, çünkü mekanizma göründüğü kadar basit değil.
Burası dersin çekirdeği. Bir örnek sana asla doğrudan sonucu vermez; sessizce bir genel cümle kurar ve seni o genelin üstünden öteki duruma taşır.
Bu şart, bugün istediğimiz şeyin çok eski bir hâli. Destekleyici bir örnek getiren kişi işin yarısını yapmış oluyor; öteki yarısı, iddianın yanlış olduğu durumda ne görüleceğini söylemek ve o durumun görülmediğini göstermek.
Görüşler ve pozisyonlar
Örneğin kanıt değeri üzerine üç görüş var ve üçü de aynı olguyu başka bir yerden tutuyor.
Birinci görüş örneği süs sayar. Bu görüşe göre bütün iş söylenmemiş genelde biter; örnek yalnız o geneli akla getirir ve kaldırıldığında argüman aynı güçte kalır. Savunanlar şunu söylüyor: bir örnekten etkileniyorsak bu, düşüncemizin değil hafızamızın çalışma biçimi.
İkinci görüş örneği çıkarımın yapısal bir üyesi sayar ve süs olmadığını savunur. Nyāya geleneğinin şartı bu görüşün en berrak hâli: kural soyut bir ilke olarak öne sürülmez, karşı tarafın zaten kabul ettiği bir durum gösterilerek kurulur. Örnek burada geneli akla getiren şey değil, geneli kuran şey.
Üçüncü görüş örneğin değerini riskine bağlar ve iki tarafı da yerinden oynatır.
En güçlü itiraz
Şimdiye kadarki ayrımın karşısına, onu çürütür görünen bir durum koyalım.
İtiraz doğru ve dersin ayrımını çürütmüyor, tersine sınamanın nasıl işlediğini gösteriyor.
Farkı yaratan şey iddianın biçimi. «Böyle bir şey vardır» diyen bir iddiayı tek bir örnek tamamlar, çünkü iddia zaten tek bir durumun varlığını söylüyor ve o durum gösterilince söyleyecek bir şey kalmıyor. «Her zaman böyledir» diyen bir iddiayı ise tek bir uygun örnek hiç ilerletmiyor, çünkü iddia bütün durumlar hakkında konuşuyor.
Uydurma sınaması iki durumda da doğru cevabı veriyor. Yüzerek geçen kişinin yerine uydurma bir kişi koyarsan iddia çöker, çünkü örnek tam da varlığıyla iş görüyordu. Ders kitabındaki üçgenin yerine başka bir üçgen koyarsan teorem yerinde durur.
Bu itirazın cevabı yön ayrımında duruyor. Kurmaca bir durum, bir iddianın kavramsal olarak mümkün olan bir şeyi dışarıda bıraktığını gösterebilir ve bunun için gerçek olması gerekmez. Bir olgunun dünyada bulunduğunu göstermek için ise kurmaca hiçbir iş görmez. Sınama olgu iddialarında keskin, kavram iddialarında değil, ve hangi tür iddiayla uğraştığını söylemek senin işin.
Bu itiraza katılıyorum ve ders bunu küçültmek için yazılmadı. Gösterme örneği gerçek bir iş görüyor; hata onu kaldırmak değil, onu dayanak sanmak.
Açık kalan sorular
Bir örneğin ne zaman yeterince riskli olduğu burada kapanmadı. Riskin derecesi rakip görüşe göre belirleniyor ve rakip görüş değiştikçe aynı örnek değer kazanıp kaybediyor; bu göreliliğin nerede duracağı söylenmiş değil.
Kaç örneğin yeteceği de açık kalıyor. Ders sayının yanlış ölçü olduğunu söyledi, oysa hiçbir alanda tek örnekle yetinilmiyor; sayının hangi noktada anlam kazandığı ayrı bir sorunun konusu.
Söylenmemiş genelin kim tarafından yazılacağı da belirsiz. Örneği veren kişi mi yükümlü, yoksa itiraz eden kişi mi o geneli çıkarıp masaya koymak zorunda?
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışCanlı bir hikâyeyi dayanak saymak.
Bir örnek ne kadar somut ve akılda kalıcıysa o kadar güçlü sanılıyor, oysa canlılık anlatımın özelliği ve iddianın değil. Toplantı çıkışında herkesin hatırladığı şey hikâye oluyor ve kimse o hikâyenin hangi geneli kurduğunu sormamış oluyor.
Yaygın yanlışDestekleyici örnek yığmak.
Aynı yönde on örnek getirmek, bir örnek getirmekten yalnızca on kat daha uzun sürüyor. Arama tek yöne bakarak yapıldıysa yığının büyüklüğü aramanın körlüğünü ölçüyor; iddianın gücünü değil.
Yaygın yanlışBenzerliği illet sanmak.
İki durumun çok yönden benzemesi, taşınacak hükmü doğuran yönde de benzediklerini göstermiyor. Örneği veren kişiden istenecek şey benzerlik listesi değil, hükmü doğuran yönün adı ve onun ikinci durumda da bulunduğunun gösterilmesi.
Yaygın yanlışSöylenmemiş geneli tartışmadan geçmek.
Örnek doğru diye tartışma bitmiş sayılıyor ve asıl iddia olan genel hiç masaya gelmiyor. Doğru hamle örneğin doğruluğunu sınamak değil, örneğin üstünden geçilen geneli yazıya dökmek ve onu sınamak.
Yaygın yanlışGösterme örneğine kanıt muamelesi yapmak.
Bir kavramı anlatmak için verilen örneğe «bu tek bir vaka» diye itiraz etmek konuyu kaydırıyor, çünkü o örnek zaten vaka olarak sunulmamıştı. Karışıklık iki yöne de işliyor ve ikisinde de tartışma yanlış cümlenin etrafında dönüyor.
Kendin dene
Aklında kalsın
Beş cümlede dersin iskeleti.
Bir örnek iki ayrı iş görebilir ve ikisi aynı cümle biçiminde gelir: anlamı görünür kılmak ile iddiaya ağırlık katmak; birincisi gerçek bir iştir ve dayanak değildir.
İkisini ayıran adım tek: örneğin yerine uydurma bir örnek koy, iddia hiçbir şey kaybetmiyorsa örnek gösteriyordu, kaybediyorsa taşıyordu.
Ağırlık taşıyan bir örnek bile sonucu doğrudan vermez; Aristoteles'in gösterdiği gibi parçadan parçaya, söylenmemiş bir genel üzerinden geçer, ve o genel yazılmadıkça sınanamaz.
Örneğin gücü benzerlik sayısında değil, Gazâlî'nin dediği gibi hükmü doğuran illetin ikinci durumda da bulunmasında; on ilgisiz ortak yön bir tek ilgili yönün yerini tutmaz.
Destekleyici örnek bulmak kolaydır ve bulunması beklenen bir örnek hiçbir şey eklemez; oysa rakip görüş doğru olsaydı ortaya çıkmayacak bir örnek tek başına iş görür, ve Bacon'ın sorduğu gibi boğulanların resimleri sayılmadan duvardaki yığın bir şey göstermez.
Sonraki derse köprü
Bu derste karşımızdakinin verdiği bir örneği tartmayı öğrendik ve elimizde iki soru kaldı: bu örnek neyi taşıyor, hangi geneli kuruyor?
Şimdi konuşmanın başka bir parçasına geçelim.
Aynı tartışmada birisi şöyle bir cümle kuruyor: peki bu düzenlemeden zarar görecek olanları kim düşünecek?
Cümle bir soru biçiminde ve arkasına bir cevap beklenmiyor. Kimse cevap vermiyor, kimse cevap vermesi gerektiğini de düşünmüyor. Odadaki herkes ne söylendiğini anlıyor ve söylenen şey bir soru değil.
Bu cümlenin bir iddia taşıdığı belli. Belli olmayan şey, o iddianın hiçbir yerde açıkça kurulmamış olması; savunulmadan masaya konuyor ve soru biçimi tam da bu yüzden seçiliyor.
Sonraki ders bu aracı çalışıyor: retorik soru. Bir sorunun ne zaman gerçekten soru olduğunu, ne zaman kılık değiştirmiş bir iddia olduğunu ve karşındakinin sorduğu şeyi nasıl iddiaya geri çevirip masaya koyacağını göreceğiz.