İçeriğe geç

P00-D03-M01-05·Temel parçalar

Çıkarım

sıfırdan ileri2.324 kelime≈ 15 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.

Beş cümlede dersin iskeleti.

Çıkarım bir cümle değil cümleler arasındaki harekettir; doğru ya da yanlış olmaz, sağlam ya da bozuk olur ve bu değerlendirme öncüllerin doğruluğundan bağımsızdır.

Geçerlilik bir varsayım içinde ölçülüyor: öncüller doğru olsaydı sonucun yanlış olması mümkün müydü? Açılış sahnesinde üç doğru cümleli argüman bu sınavdan düştü, yanlış öncüllü argüman geçti.

Aristoteles terimlerin yerine harf koyarak gösterdi ki geçerlilik konuya değil dizilişe bağlı; bir argümanı sınamanın en hızlı yolu aynı kalıptan gözle görülür kötü bir örnek kurmak.

Carroll'ın kaplumbağası çıkarım kuralının bir öncül olmadığını gösteriyor; kural öncüller listesine eklendiğinde zincir sonsuza gidiyor ve geçiş hiç yapılmıyor.

Geçerlilik bir ödül değil bir eşik: döngüsel bir argüman geçerlidir ve geçtikten sonra önünde hâlâ öncüllerin doğruluğu ile bağımsızlık şartı duruyor.

Açılış sahnesi

İki argüman yan yana duruyor.

Birincisi şöyle: bütün balinalar memelidir; bu hayvan memelidir; öyleyse bu hayvan balinadır. Söz konusu hayvan gerçekten bir balina, yani üç cümlenin üçü de doğru.

İkincisi şöyle: bütün ağaçlar konuşur; çınar bir ağaçtır; öyleyse çınar konuşur. Birinci cümle yanlış ve sonuç da yanlış.

Şimdi sor: hangisi daha iyi bir argüman?

İlk tepki birincisini gösteriyor. Üç cümlesi de doğru, ikincisinin ise yarısı uydurma.

Tepki tersine dönmeli.

Birinci argümanın yaptığı hareket bozuk. Memeli olmak balina olmayı gerektirmiyor; o hayvan bir kedi olsaydı iki öncül yine doğru olurdu ve sonuç yanlış çıkardı. Sonucun doğru çıkması argümanın marifeti değil, hayvanın tesadüfen balina olması.

İkinci argümanın yaptığı hareket kusursuz. Öncülleri doğru olsaydı sonucun yanlış olması imkânsızdı. Öncüllerinden biri yanlış ve hareket ayakta.

Geçen ders öncüllerin nereye kadar taşıdığını sordu. Bu ders taşıma işini yapan şeye bakıyor.

Bu derste ne olacak

Önce iki ayrı değerlendirmeyi ayıracağız. Cümlelerin doğruluğu bir soru, aralarındaki hareketin sağlamlığı başka bir soru.

Sonra hareketin nasıl değerlendirildiğini göstereceğiz. İçeriğe bakmadan yapılabiliyor ve bu, ilk duyuşta inanılmaz geliyor.

Ardından iki bozuk hareketi tanıtacağız. İkisi de günde onlarca kez yapılıyor ve ikisi de doğru hissettiriyor.

En sonda en sert itirazı alacağız: kusursuz hareket yapan bir argüman hiçbir işe yaramayabilir ve bunun en açık örneği bu kursta zaten görüldü.

Merkez soru

Sorumuz şu: bir argümanda öncüllerden sonuca geçiş nasıl değerlendirilir?

Sorunun «öncüller doğru mu» olmadığına dikkat et. Öncüllerin doğruluğu ayrı bir iş ve genellikle argüman dışında araştırılıyor. Buradaki soru argümanın kendi içinde cevaplanıyor.

Sıfır noktası

İki soruyu ayıralım.

Şimdi asıl bulguya gelelim: geçiş, içeriğe bakılmadan değerlendirilebiliyor.

Argümanın yapısı

İddiayı öncüllere ayıralım.

Birinci öncül: bir çıkarımın geçerliliği, öncüllerin doğru olduğu varsayıldığında sonucun yanlış olup olamayacağıyla ölçülür.

İkinci öncül: bu ölçüm, öncüllerin gerçek doğruluk değerini bilmeyi gerektirmez; bir varsayımın içinde yapılır.

Üçüncü öncül: aynı yapıyı taşıyan iki argüman, aynı varsayım altında aynı biçimde davranır.

Sonuç: geçerlilik içeriğe bakmadan sınanabilir ve sınamanın yolu, aynı kalıptan bilinen bir kötü örnek kurmaktır.

Bu bulgunun eski ve keskin bir uygulaması var.

Buradaki sayıların yeri önemli. Stoacılar bir konudan söz etmiyorlar; konu koyulacak boşluklardan söz ediyorlar ve geçerliliği o boşlukların dizilişi belirliyor.

Görüşler ve pozisyonlar

Çıkarımın nasıl değerlendirileceği üzerine üç görüş var.

Birinci görüş değerlendirmenin tümüyle kalıba bakılarak yapılabileceğini savunuyor. İçerik boşaltılır, kalıp bilinen geçerli kalıplardan biriyse çıkarım geçerlidir.

Savunucuları bunun büyük bir kazanç olduğunu söylüyor: konuyu bilmeyen biri bile bir argümanın hareketini denetleyebiliyor.

İkinci görüş çıkarım türlerinin sınıflandırılabileceğini ve her türün kendi ölçütü olduğunu savunuyor.

Üçüncü görüş bu dersin ölçülü iddiası ve iki görüşü bir arada tutuyor.

Kalıp denetimi güçlü ve dar; her argümana uygulanamıyor. Uygulanamadığı yerlerde yapılacak iş, çıkarımın hangi bağa dayandığını sormak ve o bağı yazılı hâle getirmek. İki yol da aynı şeyi arıyor: geçişin ayakta durup durmadığını.

Bu metin dersin merkezindeki ayrımı en keskin biçimde veriyor. Çıkarım, cümlelerin yanına konan bir cümle değil; cümleler arasında yapılan bir şey.

En güçlü itiraz

Şimdi en sert itiraz ve geçerliliğin değerini vuruyor.

İtiraz şu: kusursuz bir çıkarım hiçbir işe yaramayabilir. Kırk beşinci derste gördüğümüz döngüsel gerekçe buna örnek; bir argümanın sonucunu öncül olarak koyarsan çıkarım geçerlidir, çünkü öncül doğruyken sonucun yanlış olması imkânsızdır. Yani en kötü argüman türü geçerlilik sınavını tam puanla geçiyor.

Bu cevap itirazın bir yarısını karşılıyor ve öteki yarısı ayakta.

Çünkü geçerli bir çıkarımın yeni bir şey söyleyip söylemediği ayrı bir sorun ve eski bir tartışma.

Ölçülü iddia şu: çıkarım bir cümle değil cümleler arasındaki harekettir ve kendi ölçütü var. Geçerlilik, öncüllerin doğruluğundan bağımsız olarak sınanıyor ve sınamanın en hızlı yolu aynı kalıptan gözle görülür kötü bir örnek kurmak. Geçerlilik bir ödül değil bir eşik; geçtiğinde argümanın önünde hâlâ öncüllerin doğruluğu ve bağımsızlık şartı duruyor.

Açık kalan sorular

Dört soru açık kalıyor.

Birincisi: gündelik argümanların kalıbı çıkarılamıyorsa, geçerlilik ölçütü onlara nasıl uygulanacak? Bu derste bağ sınıflandırması önerildi ve o da her duruma yetmiyor.

İkincisi: bir çıkarım kuralının kendisi nasıl gerekçelendirilir? Carroll'ın gösterdiği gibi öncül yapılamıyor ve karşı örnekle sınanması, kuralın nereden geldiğini söylemiyor.

Üçüncüsü: Dharmakīrti'nin üç bağı bütün geçerli çıkarımları kapsıyor mu? Öğreti böyle iddia ediyor ve bu iddianın kendisi ayrıca sınanmalı.

Dördüncüsü: geçerli olmayan ve yine de iyi olan çıkarımlar var; kırk yedinci derste Peirce'in tarif ettiği hareket böyleydi. Bu tür çıkarımların ölçütü geçerlilik değilse ne?

Yaygın hatalar

Bu konuda beş yaygın yanlış var.

Yaygın yanlışSonucu doğru olan argüman iyi argümandır.
Doğrusu

Açılış sahnesindeki birinci argümanın üç cümlesi de doğruydu ve hareketi bozuktu. Sonucun doğru çıkması argümanın marifeti olmayabiliyor.

Yaygın yanlışÖncülleri yanlış olan argüman kötüdür.
Doğrusu

Kötü olan öncüller; hareket kusursuz olabiliyor. İki değerlendirme ayrı ve karıştırıldığında ikisi de yapılamıyor.

Yaygın yanlışGeçerlilik iyi bir argümanın kanıtıdır.
Doğrusu

Döngüsel bir argüman geçerlidir. Geçerlilik bir eşik ve geçildiğinde sınavın geri kalanı önde duruyor.

Yaygın yanlışBozuk bir hareket yanlış sonuç verir.
Doğrusu

Çoğu zaman doğru sonuç veriyor ve hatanın fark edilmemesinin sebebi bu. Yol ıslakken yağmur yağdığını söyleyen kişi genellikle haklı çıkıyor.

Yaygın yanlışÇıkarım kuralı bir öncül olarak yazılabilir.
Doğrusu

Carroll'ın kaplumbağası bunun sonsuz bir zincir ürettiğini gösterdi. Kural cümlelerin arasında yapılan bir şey, yanlarına konan bir cümle değil.

Kendin dene

Birinci adım: öncülleri ve sonucu ayrı satırlara yaz.

İkinci adım: şu soruyu sor ve öncüllerin gerçekte doğru olup olmadığını bir kenara bırak. Bu öncüller doğru olsaydı, sonucun yanlış olması mümkün müydü?

Üçüncü adım: mümkünse, mümkün olduğu bir durumu tarif et. Bu tarif çıkarımın geçersiz olduğunun kanıtı ve tek bir durum yetiyor.

Dördüncü adım: mümkün değilse kalıbı çıkar. Konuya ait bütün sözcükleri sil ve yerlerine birinci şey, ikinci şey gibi ifadeler koy. Sonra o kalıba gündelik bir konu yerleştir ve sonucu oku.

Beşinci adım: yerleştirdiğin gündelik örnekte sonuç saçma çıkıyorsa, ilk argüman da geçersizdi ve bunu konuyu hiç bilmeden bulmuş oldun.

Aklında kalsın

Beş cümlede dersin iskeleti.

Çıkarım bir cümle değil cümleler arasındaki harekettir; doğru ya da yanlış olmaz, sağlam ya da bozuk olur ve bu değerlendirme öncüllerin doğruluğundan bağımsızdır.

Geçerlilik bir varsayım içinde ölçülüyor: öncüller doğru olsaydı sonucun yanlış olması mümkün müydü? Açılış sahnesinde üç doğru cümleli argüman bu sınavdan düştü, yanlış öncüllü argüman geçti.

Aristoteles terimlerin yerine harf koyarak gösterdi ki geçerlilik konuya değil dizilişe bağlı; bir argümanı sınamanın en hızlı yolu aynı kalıptan gözle görülür kötü bir örnek kurmak.

Carroll'ın kaplumbağası çıkarım kuralının bir öncül olmadığını gösteriyor; kural öncüller listesine eklendiğinde zincir sonsuza gidiyor ve geçiş hiç yapılmıyor.

Geçerlilik bir ödül değil bir eşik: döngüsel bir argüman geçerlidir ve geçtikten sonra önünde hâlâ öncüllerin doğruluğu ile bağımsızlık şartı duruyor.

Sonraki derse köprü

Bu modülde beş parça ayırdık: iddia, gerekçe, öncül, sonuç ve çıkarım. Beşi bir arada bir argümanı oluşturuyor ve her biri ayrı ayrı sınanabiliyor.

Şimdi geriye dön ve bu derste kurduğumuz kalıp denetimine bir kez daha bak.

Kalıbı çıkarmak için önce bütün öncülleri yazmak gerekiyordu. Kırk beşinci derste dayanak kuralının genellikle yazılmadığını, kırk altıncı derste zeminin taraflarca sessizce paylaşıldığını söylemiştik. Yani bir argümanın kalıbını çıkarmaya çalışan kişi, her seferinde yazılmamış bir şeyle karşılaşıyor.

O yazılmamış şey bir eksiklik değil. Hiçbir argüman bütün öncüllerini yazmıyor ve yazsaydı hiç kurulamazdı; her cümle bir öncekine dayanırdı ve konuşma başlayamazdı.

Modülün son dersi o yazılmayan şeyi ele alıyor: varsayım. Beşinci derste varsayımları görünür kılmayı bir tutum olarak öğrenmiştik; bu ders onlara argümanın bir parçası olarak bakıyor. Bir varsayımın argümandaki işini, hangi varsayımların yazılması gerektiğini ve hepsini yazmanın neden hem imkânsız hem gereksiz olduğunu göreceğiz.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.